Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Bilmem öne çıkartılmış görselin bir bölümünü siyah beyaz yaptığım için size gerçek dışı mı geldi? Ancak öyle olmadığını yazının sonunda görsellerle vereceğim.

Günümüzdeki dizi ve filmlere hiç dikkat ettiniz mi? Sigara, alkol ve kan buhulu, küfür biplenmiş. Oysa her gün onlarca kez karşımıza çıkan şeyler. Fakat silah, mafya, yengeyle birlikte olma, Sürvıyvır gibi yarışmalarda “arkadaşını satarak”, tartışarak, kavga ederek birinci olma gibi şeyler gırla! Üstelik bu karakterler televizyondan normal hayatımıza taştı. Artık herkes barut fıçısı. 13 lira park cezasına kızıp, belediye çalışanını öldürebilecek manyaklıkta.

Yeşilçam’da sevgi, aile, bütün zorluklara rağmen direnmek gibi şeyler işleniyordu. Birde şimdi işlenenlere bakın.

 

Zenginlik ve Lüks

Bu yazımda yukarıdakileri atlayıp, diğer bir olaya geleceğim. Dizilerin ilk bölümlerinde akbil basan arkadaşlar neden sonrasında lüks ciplere bindiğine? Nedir bu milleti lükse ve zenginliğe özendirme? En basiti Kara Sevda. İlk bölümü mükemmeldi. Bir kişinin savaşını veriyordu, maden ocağına ve işçilere gönderme vardı ama sadece İLK BÖLÜMDE… Sonra akbil basan bu arkadaş, aldı başını yürüdü…

Bu toplumun her sorunu bitti, anlatacağınız her şey bitti; toplumu buraya yöneltmek mi kaldı? Sabah akşam ulaşamayacakları arabaları ve hayatları vermek mi? Aslında ulaşabilirler, ancak ulaşma yolunu göstermek gerek. Fakat bu yok televizyonlarda. Kolay yol işleniyor sürekli. Ego işleniyor…

 

Karşı Kültür

Bu saçmalıkları sevmediğim için, karşı kültür yapımları seviyorum. Örneğin Ağır Roman! Yeşilçam’ı ayrı tutarak söylüyorum ki izlediğim en iyi Türk filmidir ve defalarca izledim!

Derken İsmail Tunçbilek’in nesi var nesi yok bakayım dedim ve Yolunda A.Ş. diye bir şeye rastladım. Filmi varmış. Filmini izledim. Hoşuma gitti… Önce kıza dizisini izledim (youtube’da mevcut 1).

yolunda aş

 

İşte istediğim bu. Milyonlarca Roman vatandaşımız var büyük sıkıntılar çeken. Ankara’da Çinçin var, benzeri mahalleler her ilde var. Karadenizde, Doğu’da sıkıntı çeken insanlar var. Bu insanlar nelerle boğuşuyor. NELERLE! Tahmin bile edemeyiz.

Fakat biz evlendirme programındaki asalakların kavgasını, sörvayvırı, lüks içinde yaşayanların uydurulma hayatlarını izliyoruz, birileri tarafından buna özendiriliyoruz… Tiksiniyorum bu durumdan (gerçekten).

Bu insanlar asgari maaşı alamıyor bile, sigorta hayal… Suçun içinde, tecavüze uğruyorlar, uyuşturucunun içinde yaşıyorlar, hayatları suç…

Her şeyi yaşayabiliyor. Aile içi tecavüzden tutun, dilenciliğe kadar neler var. Yetmiyor, devletin umursamazlığı ile uğraşıyorlar yada “kentsel dönüşüm” adı altında başka yerlere sürülüyorlar.

Unuttuğumuz, bakmak istediğimiz gerçekler… Gerçek dediğime bakmayın, her biri ayrı hayat olan insanlar.

 

Savaş olduğunda cepheye ilk koşan, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı ruhunu yansıtan insanlar bunlar. Gidecek hiçbir yeri olmayanlar… Çocuklarının suç ve bin bir çeşit zorluk içinde büyümesini İZLEMEK ZORUNDA OLANLAR!

Oysa sen yengesiyle birlikte olan Behlül’ü sevdin. Kavga gürültü içeren yarışmaları, evlendirme programları, dizileri sevdin. Kapattın gözünü bu insanlara…

 

İşte size iki güzel karşı kültür filmi, hemde yerli. Daha fazlası var. İleride eklerim. Ancak benimki sadece hatırlatma. Unuttuğunuz şeyleri hatırlayabilirsiniz belki, görmezden geldiğinizi, görmek istemediklerinizi… Aşağıladığınız insanları.

 

 

Zengin Fakir Ayrımı

(Meksika)

fakir zengin 3

fakir zengin

fakir zengin 2