Bu yazımda gerçek yerli araba Devrim ve Etimesgut uçak fabrikasını inceleyeceğim.

Yüzde 100 Yerli Araba : Devrim Arabaları

Bugünlerde iflas eden şirketin kalıpları alınıp “yerli” diye yutturulmaya çalışılsa da; 23 Türk mühendisinin (TCDD), 130 gün gibi kısa sürede “MOTORUNDAN KAPUTUNA, ELEKTRİĞİNDEN CAMLARINA” her şeyi yüzde 100 yerli olarak yaptığı mükemmel ötesi bir başarı hikayesidir[1] [2]. Kaldı ki 129 günde tamamlamışlardır.

Bakın, günümüzde bile motoru yapmak çok zor ve zahmetlidir. O günlerde, bu yüce insanlar başarmıştır. Günümüzde ise “batan firmanın” kalıpları ve projeleriyle “sözde yerli” araba çıkartmaya çalışıyoruz. O proje, Devrim’in aksine fiyasko ile sonuçlanacaktır (maalesef).

Çekilen filme göre 2 tane (siyah ve beyaz), benim bildiğime göre (yazı) 4 tane üretilmişti ancak 130 gün denildiğine göre, 2 tane olması muhtemel.

Düzeltme: bağlantıyı buldum, 4 tane üretilmiş [Tülomsaş sayfası].

Peki proje neden rafa kalktı ?

Liderlerin bineceği arabaya benzin koymayı unutmuşlar, dolayısıyla araba durmuştur. Diğer araca geçerek devam etmişler ancak (kusura bakmayın ama tutamayacağım) tarihin en şerefsiz basını olma özelliğini taşıyan dönemin basını bu olayı “100 metre gitti ve bozuldu” olarak millete iletmiş ve proje rafa kaldırılmıştır. Oysa 1969’da devam ettirebilecek siyasi irade olsaydı, şu an yerli arabalara biniyor olacaktık.

Bu konuda daha fazla konuşmayacağım çünkü kirli rant uğuruna ve ahlâksızlıkları yüzünden bir milletin geleceğinle oynayan gerek basın gerek liderlerin ardından güzel şeyler söylemeyeceğim.

23 aslanımızın ruhları şad olsun, yattıkları yerde dinlensinler.

İşte aslan, milliyetçi, halk sever ve mühendislerden arabanın her parçasına “YERLİ” olan Devrim’in resmi:

(bir tanesi Eskişehir’deki TCDD’de hâlâ çalışır haldedir).

devrim

Etimesgut Uçak Fabrikası

Kaynak Makina ve Mühendisler odasıdır [bağlantı] ve her ihtimale karşı derginin PDF dosyası : ucakfabrikasi

Evet kendi uçağımızıda ürettik hem de Devrim arabalarından çok önce.

1941-1950 yılları arasında:

Miles Magister Uçağı’ndan 30 adet üretildi.
THK-2 Akrobasi Eğitim Uçağı’ndan 3 adet prototip üretildi.
THK-5 Ambulans uçağından 2 adet üretildi ve 1950’de Danimarka’ya satıldı.
THK-5A Turizm Uçağından 5 adet üretildi.
THK-7 İleri Öğretim Planöründen (sanırım) 1 adet ürtilmiş.
THK-9 iki kişilik eğitim planöründen 1 adet üretildi.
THK-10 Hafif Nakliye Uçağından 3 adet üretildi.
THK-11 Turizm Uçağından bir adet üretildi.
THK-15 Uğur Eğitim Uçağından 60 adet üretildi.

DC-3 Douglas askeri taşıt uçağından 12 adet yolcu uçağı haline çevrildi.
1947-1949 yılları arasında Milli Savunma Bakanlığı için 263 adet ve THK Havacılık Dairesi için 48 adet uçak onarılmıştır.

 

**

Hatta üretilen uçaklara sipariş gelmeye başlandı ve bir tane satıldı (devamı vardı aslında). Yine “bazı ülkeler” paniğe kapıldı ve ülkenin bu güçlü gidişatını durdurmak istedi ve fabrika “siyasal nedenlerle” kapandı.

Düzenleme:

Türkiye’ye Amerikan Yardımı

Banu Avar ile Dünya Düzeni, 1. sezon 2. bölümden alıntı yapıyorum:

Amerikalı uzman Max Weston Thornburg, 1947’de Türkiye’ye gönderilir. Ameirkan devletine verdiği raporun adı “Türkiye’ye Niçin Yardım” adını taşıyordu. Atatürk ile başlayan sanayileşme atılımları devam ederse, Türkiye’de komünist bir tehlike yükselebilir diyordu.
 
Thornburg raporu sonunda, Türkiye, Amerikan yardımını aldı. Amerikan yardımıyla Türkiye; yargı, ekonomi, politika, savunma konusunda Amerika’ya bağlanmıştır. İşte o yardımın maddeleri:
 
1- Türkiye, Amerikanın arzuladığı yasal düzenlemeleri yapmak zorundadır.
2- Yardımlar sadece Amerikan hükümetinin izni kapsamında kullanılabilir.
3- Amerika Birleşik devletleri memurları, basın ve istihbarat mensupları; yardıı denetlemek üzere Türkiye’ye istediği an girip çıkabilir.
 
Türkiye hükümeti, bu yardımın propagandasını basın yoluyla yapmayı kabul etmiştir.
 
Atatürk’ün ölümü üzerinden sadece 9 yıl geçmişti! İşte böyle sömürgeleşmeye başladık…

Türkiye Daha Güçlü Olabilirdi

1939’dan itibaren uçak, 1969’dan itibaren araba üretip; yurtdışına bile satabilirdik. Devamında nice teknolojik gelişmeler olurdu düşünün.

Ancak diğer ülkeler bundan rahatsız oldu. Çünkü Türkiye güçlü olursa Sevr’i uygulayamayacaklar. Bırakın üretimi, günümüzde tanıtı (tabelalar) ve halk dili yabancı sözcüklerle, Arap ve Avrupa kültürüyle dağılıyoruz. Göktürkleri bilmeyen ama atalarımız diye Osmanlı’yı alan garip tipler türedi. Bir kısmıda şirketlerde “şedulları çek ettik mi” diye saçma sapan konuşan bir kitle türedi.

Hâlâ geç değil, birleşirsek yaparız. Güçlü eğitim, örgütlenme, belirlenen amaçlar için çalışma…

Türkiye; Avrupa, Amerika, Rusya, Çin gibi devletlerle boy ölçüşebilecek hukuk, eğitim sistemi, teknoloji, bilim, sanat ve spor yeniliklerine imza atabilir ve amaçlarına ulaşabilir.

Yeteri kadar güçlü ve azimli olursa 20 sene içinde Güney Kore’nin benzeri bir devrimi Türkiye’de gerçekleştirebiliriz. Ancak günümüzdeki bölünmüş ve kutuplaşmış halk ile olmaz. Birilerinin bu gidişatı değiştirmesi gerek.

2030’a kadar sabredin.
Gerekeni, birlikte başaracağız.

Kaydet