Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Son günlerde bazı HUKUKÇULARI, politikacıları, köşe yazarlarını şaşkınlıkla izliyorum. ŞAŞKINLIKLA!

Bu insanların söyledikleri, yeni düşüncelere neden oldu. Meğersem ben senelerdir yanlış yapıyormuşum. Şimdi doğru yola geliyorum ve hakkımı savunmak için gerekeni yapacağım.

Öncelikle bunları neden yapacağımı kısaca anlatayım.

**

Kopyayı bir ahlâksızlık, emek hırsızlığı, hukuksuzluk olarak gördüm. Çoğunuz için inanması güç olabilir, böyle hukuksuzlukları ve ahlâksızlıkları nefes almak gibi doğal bir olay kabul ettiğiniz için, anlıyorum. Türkiye’deki başarısızlığın, başkalarının ürettiği fikirlere “konmanın” ve bir çok olayın nedenini de bu kopya olayı olarak düşünüyorum. Gözümün önünde bir çok öğretmenin kopyaya göz yummasıda cabası.

İşte yarın okul basıp, bölüm yakıp; gelen ambulans ve itfaiyelere ateş açacak olmamın nedeni bu KOPYA olayı.

Ben, hayatım boyunca bildiğim kadarını yapma ve kendi sorumluluk veya sorumsuzluklarımın sonuçlarına katlanmayı göze aldım. Öte yandan okulumuzda, kimlerin hangi derslerden nasıl kopyalarla geçtiğini ve hatta bütün üniversite hayatı boyunca böyle davranarak NASIL MEZUN OLDUKLARINI çok iyi biliyorum.

**

Bütün bunlar göz önüne alındığında;

Haksızlığa uğradım. İstediklerim yapılmadı. Sistem kötü, yönetim sıkıntılı. Yasalarda sorun var, eğitim sitemi berbat.

Günlerdir izlediğim kadarıyla asker ve polisin orada ne iş var derken; terör örgütünün cami ve okul yakmasını, yerleşim yerinin tek sinemasını ve 38 bin kitabı ÖĞRENCİLER ve personel içerideyken yakma girişiminde bulunan (ve 2. saldırıda yakan), SAVAŞ SIRASINDA BİLE dokunulmaması gereken hastahane ve ambulanslara saldıran terör örgütünü kınamayan politikacılara, köşe yazarlarına, hukukçulara, araştırmacılara baktım. Bu insanlardan öğrendiğim kadarıyla; şimdiye kadar hep yanlış yapmışım be!

Okuldan mezun olup, sistemi yavaş yavaş değiştireceğim. Bu ülkeden, gelişmiş ülkelere kafa tutan projelere imza atan gençler yetişecek. Ancak bu da başka konu.

Çünkü amacım; kimseye zarar vermeden, mantık ve hukuk içerisinde sorunları çözmektir. Sorunu göstermek kolay, nasıl çözüleceğinle ilgili (sadece eğitim değil bir çok sorun), sayfa sayfa yazılarım var evde ve bazılarını buradan paylaşıyorum.

AMA YANLIŞMIŞ!!!

**

Bu okumuş(!), bilgili(!) insanlardan öğrendiğim; bunun böyle olmaması gerektiği.

Meğersem “böyle olmaz” diyecekmişim.
Kazacakmışım hendeği.
Yakacakmışım okulumu, bakanlıkları.
Yangını söndürmeye gelen itfaiyeye, zarar verdiğim insanlara yardım eden ambulansa ateş açacakmışım.

Öğrendim işte. Sağolsun bu yüce(!) insanlar. Bana doğruyu gösterdiler.

**

Adam araştırmacı, gazeteci, yazar kimliğinle çıkıp “bu anayasaya hükümet sırtını yaslamış, bu darbe anayasasıdır, bütün sorunların temeli budur” diyor. Doğru, bir çoğumuz gibi bende 1982 anayasasının değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ancak aynı ŞAHSİYET, Anayasa içindeki 177 maddeden 110 küsürünün Ecevit ve AKP döneminde ve hatta CHP’nin desteğiylede değiştiğini bilmiyor herhalde. Daha da önemlisi; ne kadar “darbe anayasası” da olsa, halkın %91,4 oyla anayasayı kabul ettiğini de bilmiyor gibi.

İşlerine geldiğinde, anayasayı değiştirecek kadar hukukçu,
İşlerine gelmediğinde; hukukun üstünlüğünü yok sayacak kadar anarşik.

İşlerine geldiğinde, asker ve polis orada şiddet uyguluyor diyecek kadar aydın,
İşlerine gelmediğinde, terörün verdiği zararı anlatmayacak kadar yanlı ve iki yüzlü.

İşlerine geldiğinde; hak, hukuk, demokrasi, eşitlik diyecek kadar demokrat,
İşlerine gelmediğindeyse sadece devletin meşru olarak güvenlik gücüne sahip olabileceğini, terör örgütünün YASAL OLMAYAN bir oluşum olduğunu unutacak kadar şaşkın.

İşlerine geldiğinde “çocuklar ölüyor” diyecek kadar hümanist,
İşlerine gelmediğinde; teröristlerin kapısına açmadı diye vurduğu, kapısını çarpıyla boyadığı, öğrencileri okullarda yaktığını göremeyecek kadar akıl yoksunu.

İşlerine geldiğinde; “faşik dövlet” diyecek kadar özgürlükçü,
İşlerine gelmediğinde; Doğu ve Güney Doğu halkının yarısının bu bölgeler dışında yaşadığını pas pas altı edecek kadar, “madem devlet faşist, neden bu insanlar devletin mutlak gücü olduğu bölgede yaşıyor?” diye sorgulamayacak kadar ENTERESANLAR!

****

Akıl alır gibi değil. Gerçekten akıl alır gibi değil.

Doğu’da yaşayan Kürt kökenli vatandaşların sorunları olduğunu bugün çoğunluk kabul ediyor. Bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyor. Fakat Kürt kökenli vatandaşların, alevilerin, Roman kökenli vatandaşların sorunlarıyla; uluslararası ve ulusal yasalara aykırı olan ve amaçları doğrultusunda ufak çocukları kullanmaktan kaçmayan terör örgütünü ayrı tutamak gerek.

PKK bir terör örgütüdür.

Kürtlerle, alevilerle, Romanlarla, lazlarla, türbanlılarla yada diğer hakkı yenmiş insanlarla ve sorunlarla bir tutmamak gerek. Devlette, terör örgütü ile masaya oturma yanlışına düştü bak sonuç! Terör örgütleri için kavramlar sadece araçtır!

Eğer Kürtlerle terör örgütünün arasına mesafe koyamayacak kadar akıl yoksunu olursan,
Terör örgütü, ezilen halkın çıkarlarını koruyor diye kollarsan,
O zaman yarında IŞİD; dinini rahatça yaşamayanların sesi olur.
Şiiler tarafından ezilen(!) Sünnilerin sesi olur.

**

Bu ülkede Kürt kökenli olan vatandaşlar, Kürt kökenli olmayan vatandaşlar ile bütün eşit şartlara sahip.

HÜMANİSTLERE DUYRULUR!

Hümanistler sürekli olarak bunları seslendiriyor, dile getiriyor. Ancak aynı zamanda unuttuları, gözden kaçırdıkları bir şeyler var…

Örneğin;
Kürt kökenli vatandaşlar milletvekili oldu, oluyor ve olacak.
Kürt kökenli vatandaşlar bakan oldu, oluyor ve olacak.
Kürt kökenli Başbakan ve Cumhurbaşkanları oldu, oluyor, ve olacak.

Peki Roman kökenli vatandaşlar ne durumda hiç sordunuz mu?
MECLİSTEKİ İLK VE TEK ROMAN KÖKENLİ VATANDAŞ OUÇU, BU DÖNEM MECLİSE GİRDİ!

Siz bunca senedir; eğitim alamayan, asgari ücretin altında yaşayan, barınmadan yiyeceğe kadar temel sorunları olan ve MECLİSTE BUGÜNE KADAR TEMSİLCİSİ OLMAYAN Romanların hakkını ne kadar savundunuz?

İbadet ettikleri Cem Evleri ibadethane sayılmayan Alevileri ne kadar savundunuz?

En az Doğu kadar  yatırım konusunda sıkıntı yaşayan Karadeniz bölgesindeki halkı ne kadar savundunuz???

(biliyorum ne kadar savunduğunuzu, senelerdir takip ediyorum)

Sadece Kürtlere Yada Bir Gruba Yönelmek Yanlıştır

Kürtlerden Romanlara, alevilerden türbanlılara; bu ülkede herkesin hakkı yendi. Bütün bunlar göz önünde bulundurulup, bir anayasa hazırlanmalı. Sadece Kürtler için değil, bütün hakkı yenen insanlar için bir anayasa yapılmalıdır.

**

Adında “Demokratik” bulunan DTK’nın, politikacıların, hukukçuların; hendekleri kazanlara, bunlara göz yumanlara ve destekleyenlere selam göndermesi, desteklemesi nasıl bir akıl yoksunluğudur??

Bilmem. Ancak sizden bir şeyler öğrendim işte.

Bu yüzden yarın “hakkımı savunmak için” gidip, okulda hendek kazacağım. Bir iki bölüm yakarım. Belki kütüphaneyi tutuştururum. ÖĞRENCİLER İÇİNDEYKEN tabi. Nasılsa hiçbir politikacı, hukukçu, hümanist bunlarla uğraşmıyor. Okula asker ve polis gelirse, “ne işi var bunların burada?” diye tepki gösterirler.

Öğrenciler yaralanırsa, gidip zaten berbat şartları olan devlet hastahanelerinde tedavi görürken füze falan atarım onlara. Sonra bütün bunları “bak demokratik hakkım, bunları dile getirme özgürlüğüm olmalı” diye falan savunmalarını seyrederim.

**

HAKKIMI SAVUNUYORUM CANIM!

Bütün bunlar HDP’lilerden, HDP’nin selam yolladığı, direnişe devam dediği teröristlerden (aman özgürlük savaşçılarından!!!), bunları destekleyen hukukçu, köşe yazarı, hümanistlerden, akademisyenlerden öğrendim.

**

Nasıl? Bunları burada okuyunca pek bi absürd geldi değil mi?

Ahanda ülkede olan durum bu…

Terörü, sorunlardan ayrıştıramayacak kadar zihin bulanıklığı yaşayanları bütün bu süreçte şaşkınlıkla izliyorum.

**

Dipçe: şimdi olur da bunları okuyan bir savcı ve hakim olayı anlayamaz, ne olduğunu çözemez, bir soruşturma bir şey açar; üstteki olaylar tamamen kurgusaldır, olayları açıklamak için yazdığım senaryodur.

Savcım sana söylüyorum, normal vatandaş sen anla!

 

Kategori: Genel - Hayat - Politika
Etiketler: , ,