Videoları izlerken, A Haber paçavrasının bir videosuna denk geldim. Paçavra diyorum çünkü habercilik nedir, haber etiği nedir hiçbir fikirleri yok. İşleri güçleri propaganda ve politik tetikçilik. Hoş şirket ve holding sahiplerinin medya grupları var. Haliyle kaçı objektif, kaçı gerçekten haber yapabiliyor tartışılır. Bütün haber kanalları ve gazeteler tamamen bir şeylerin propagandasını yapıyor.

Fakat A Haber’in kafası başka boyutta. Siyaset bilimi, diplomasi, politika bilmedikleri gibi; adında “haber” geçmesine rağmen, habercilik ile ilgili en ufak bir fikirleri yok. Gelen EMİRLERİ mi uyguluyorlar yoksa yaranmak için kendileri bu şekilde saçmalıyor mu bilmiyorum. Fakat Türk basını A Haber, Akit gibi saçmalıklar varken fazla uzağa gidemez.

Hoş muhalefet bölümünün de aşağı kalır yani yok ama neyse…

 

15 Temmuz İçin Putin Ne Dedi?

Önce paçavra kanaldan bakalım:

Sözleri tekrar burada yazayım:

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hiçbir zaman bana ABD’nin darbe girişiminde yer aldığını söylemedi ama ben şu mantıktan yola çıkabilirim;
Eğer Gülen, gerçekten de darbe girişiminde yer aldıysa, o zaman ABD istihbarat güçlerinin olan bitenden haberi vardır

Şimdi de yine yanlı fakat Avrupa’nın ve Amerika’nın beyin yıkamaları dışında konulara başka açıdan bakmak için başvuracağımız kaynağa bakalım ki RT ve Sputniknews bunlardan 2 tanesi. Sputniknews’te bunu haber yapmış [1]. Şöyle yazmışlar:

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin darbe girişiminde yer aldığını hiçbir zaman bana söylemedi. Ama ben şu mantıktan yola çıkabilirim: Eğer Gülen, gerçekten de darbe girişiminde yer aldıysa —ki bu konuda bir fikrim yok-, o zaman ABD istihbarat güçlerinin olup bitenlerden haberdar olmamasını tasavvur etmek çok zor.

**

Rus haber ajansı olduğu için, Türkçe çevirisini herhalde daha iyi yaparlar. Ne demiş?

-ki bu konuda bir fikrim yok-

Fakat paçavra ve etikten nasibini almayan politik tetikçiler tabi ki bunu kırpacak. Hatta başlığı ve içeriği “ABD’nin haberi vardır” diye verecek. Çünkü halkı bir şeye ikna etmeye çalışıyorlar. Haa normalde bu Türkiye’nin Rusya’ya yaslanması için iyi olabilir, fakat açıklama bu kadar basit değil.

Sputniknews bile bunu yapmazken, A Haber ve iktidar yanlısı bunca sözüm ona “basının” bu kadar çaba sarf etmesinin nedeni ne acaba? Merak etmeden geçemiyorum.

 

Şimdi Sözlerini İnceleyelim

Biliyorsunuz Putin eski KGB ajanı. Doğu Almanya’da yetkiliydi ve kim bilir kaç bin sayfa rapor yazdı. Hukukçu aynı zamanda, yani hukuku iyi bildiği gibi gerek KGB ve hukuk geçmişinden; gerek politika ve diplomasi anlayışından, söylediği her söze dikkat ediyor ve çok ince şekilde anlatıyor.

Bu inceliği ne A Haber çalışanları, ne de iktidar içindekilerin görebileceğini düşünmüyorum. Ancak kendini yetiştirmiş diplomatlar ve bürokratlar anlayabilir fakat liyakat yerine sadakati seçtiklerinde, bu insanları da uzaklaştırarak bütün bakanlıkları rezil ettiler ve bu hale düştük. Neyse…

**

Erdoğan, ABD’nin darbe girişiminde yer aldığını hiçbir zaman bana söylemedi.

Diyor ki, böyle bir iddiası yok, böyle bir bildirimi yok! Burada önemli bir mesaj var. Önemli bir açıklama var. Rusya, 15 Temmuz’u çok hızlı şekilde kınayan ülkelerden biriyken, bunu söylemesi gerçekten düşündürücü. Erdoğan neden ABD’yi sorumlu tutmadı? Haberi vardı bile demedi?

 

Ama ben şu mantıktan yola çıkabilirim: Eğer Gülen, gerçekten de darbe girişiminde yer aldıysa —ki bu konuda bir fikrim yok-, o zaman ABD istihbarat güçlerinin olup bitenlerden haberdar olmamasını tasavvur etmek çok zor.

Sizi bilmem ama ben burada çok ince mesaj görüyorum.

1- Diyor ki bu konuda bir istihbaratımız yok! Fikrim yok diyor yani Gülen’in darbe girişiminde yer alıp almadığına dair. Böyle bir istihbarat gelmedi diyor. Fikrim yok demesi kendi yorumu değil, Rusya Devlet Başkanı olarak diyor bunu. İyice bir düşünmek gerek bu sözleri.

2- Eğer Gülen’in darbe girişimiyle ilişkisi varsa; yani söylendiği gibi Gülen planladı ve uyguladıysa, bu işi ABD biliyordur diyor. Bizim bu darbe girişimi ile ilgili hiçbir ilgimiz yoktur.

AYRICA,

“Bu işi biz yapmadık, yaptırmadık” fakat SİZ (ki buradaki SİZ kim  anlayın),  yaptırmadıysanız; 15 Temmuz’un kimler tarafından yaptırıldığını iyice düşünün diyor.

ÖTE YANDAN,

Cidden bir şey bilmiyor mu Putin? Gerçekten? PEH! Öyle açıklamalar yapıyor ki, iki tarafa da çekilebilir. Çok uyanık, gerçekten çok uyanık.

Bizim Cumhurbaşkanı duygularını saklayamıyor, esip gürleyip sonra duruluyor. Tipik balık burcu gibi…
Fakat olay sakin kalabilmekte.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Robert Green’in Güce Ulaşmanın 48 Yasası adlı kitabını öneririm. Evet çok büyük güce ulaştı ancak, daha önemlisi o gücü koruyabilecek mi? İktidardan sonra, kendini Türkiye’de halkın içinde yaşayabilecek kadar garanti altına alabilecek mi? Önemli olan bu. Ve gidişat; ülkeyi ve kendini yok ettiğini gösteriyor.

 

Sonuç Olarak

Size politik çarpıtmaları göstermek istedim. Sadece iktidar yanlısı değil; silikon haberleri sunan, daha fazla tıklansın diye ünlülerin bikinili hallerini koyan, “yem” (clickbait) için başlık atan muhalefet medyaları da aynı durumda.

Her görüşü okuyun ama hiçbirine tam anlamıyla inanmayın derim. Gördüğünüz gibi tamamen çarpıtma ve algı yönetimi. Propaganda yapılıyor.

**

Öte yandan 15 Temmuz’da Gülen cemaatine ait kişilerin yediği bokları biliyoruz. Bu insanlar yüzünden nice genç çocuklar baskıya dayanamayıp TSK okullarından ayrıldı. Kendi adamlarını yerleştirdiler. Üniversitelerden TÜBİTAK’a, bakanlıklara; her yere aynı şekilde girdiler. Onlardan değilsen, yanına çekmeye çalışıyorlar. Yine diretirsen, makam güçlerini kullanıp baskı kuruyorlar ve duygusal olarak zayıflatıp, istifa etmeni ve sonrasında “senin yerine” kendi adamlarını getirmelerini sağlıyorlar…

Tabi sadece Gülen cemaati mi suçlu?
Ne istedilerse verenlere ne olacak?
Gülen cemaatinin yani FETÖ’nün gazıyla Atatürkçü, laik ve aydın insanları yakanlar ne olacak?
Yanlı, politik karar veren hakim ve savcılara ne demeli?

Hepsini geçtim, Gülen gitti Menzil geldi. O olmaz, başkası olur. Kula kulluk etmek niye?

Tarikatler olmadan bu ülkeyi yönetemiyor musunuz?
Hepsini geçtim, cemaatle iç içe olan AKP’lilere ne olacak? Belediye Başkanları ile bu işi aşabilecek misiniz?

**

Başından beri söylediğimiz gibi şeyhler, dervişler, tarikatler ile ülke yönetilmez. Laikliği dinsizlik anladınız, aksine herkesin inancına saygıydı; fakat en çokta devleti dini gruplar ve kişilerle yönetmemekte laiklik. Laikliğe karşı olduğunuz için Türkiye bunları yaşıyor! Laikliği dinsizlik olarak görenlerle savaşmadı Atatürkçüler, aydınlar. İşte bizim de suçumuz burada var…

Fakat aynı yanlışlar devam ediyor.

Liyakat yoksa,
Tarikat ve sadakat varsa; yine aynı şeyler olur.
FETÖ gider MENZÖ gelir.
O gider, bu gelir fark etmez…

Eğitimden, bilimden ve sorgulayan insanlardan oluşan bir yönetim kadrosu yoksa; hukuk bağımsız değilse, hukukun üstünlüğü aşınmışsa ve daha önemlisi “üstün hukuk” kurallarına uygun bir ülke yoksa, sistem ve hukuk, siyaset bilimi, ekonomi, hukuk kavramlarına zıtsa (kendimi kurtarayım diye Türk tipi Başkanlık getirilmişse) o ülkede yama üstüne yama yapılır ama sistem yine işlemez!

Biran önce bu yanlışlardan dönülmesi dileğiyle.

Bir de, adam gibi; yansız, sadece olayları anlatan ama yorum yapmayan bir gazetenin çıkmasını gönülden diliyorum. Yeter artık. Paçavralardan sıkıldım. Dünyadan haberler verilsin, Türkiye’den haberler verilsin…

**

Ayrıca, 8 Şehidimizin yeri uçmağ olsun.
Birileri “yanılabilir”, kandırılabilir sorun değil,
Çünkü biliyorlar ki; politik olarak yaptıkları yanlışı, genç askerlerin kanlarıyla düzeltebilirler.
Olay bu genç çocuklara oluyor, politik saçmalıklar yüzünden ölüyorlar.

1999,2000,2001’de neredeyse biten terörü tekrar canlandırdılar. Ne diyelim? Sabır…