Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Son günlerde hem özel mesajla, hem blog üzerinden bana gönderilen ve “veganlık kötü bırak” mesajlarından tut, “veganlığa özendirmekten vazgeç” mesajlarına kadar bir çok mesaj bu haberle birlikte geldi.

Önce bir çoğunuzun güvendiği NTV’den habere bakalım [haber]. Sadece buradan haber okusanız, “yahu veganlık ne kötü şeymiş” diyeceksiniz. Çünkü buradaki haber editörleri kimlerin, nasıl oyuncağı olmuşsa, haberciliği ne kadar iyi biliyorsa(!) bu kadarını vermiş.

Habercilikten “bihaber” olanlara göre haberin özü : ailesi vegan olduğu için çocuk, devlet güvencesine alındı.

Sabahta aynı şekilde [1]. Hepsine bakmadım ama 10 haber sitesi varsa, 9’u bu şekilde haber yapmıştır.

Gerçekten böyle mi?

Allahtan NTV, Sabah gibi paçavralardan haberleri takip etmiyorum. Bu olay zaten Türkiye’de duyulmadan önce facebooktaki yabancı vegan/vejetaryen gruplarında duyrulmuştu ve haberi ingilizce okumuştum. Ancak Türkçeside mevcut olduğu için oradan vereceğim. Şimdi Sabah, NVT gibi kendilerine haberci diyen saçmalıklara değil de, haberi doğru düzgün yapan bir yere bakalım:

BBC’de olay şöyle duyrulmuş[2]:

Çocuk eksik gelişim göstermiş, kalsiyum eksikliği ve kalp ile ilgili sorunları olmuş… Şuraya dikkat:

İtalyan basınında yer alan haberlere göre anne-baba, hastanede de doktorlara bebeğe hayvanlardan elde edilmiş herhangi bir gıda ya da ilaç vermemelerini söyledi. Oğullarının kalp rahatsızlığı için ameliyat edilmesine de karşı çıkan çift bebeği evlerine götürdü.

Ancak San Donato Hastanesi yetkilililerinin şikayette bulunması üzerine mahkeme, bebeğin velayetinin anne-babasından alınarak geçici olarak hastaneye verilmesine karar verdi. Bunun üzerine Andrew kalp ameliyatı geçirerek hastanede tedavi altına alındı.

Mahkeme, bebeğin velayetinin büyükanne-büyükbabasına mı yoksa bir kuruma mı verileceğine karar verene kadar bebeğin hastanede kalmasına hükmetti.

**

Bilemem haber dikkatinizi çekti mi? Sorun vegan olması değil!

Ameliyat olmayı reddetmeleri!

Ayrıca II Foglio gazetesinde şöyle bir görüş var “Dengeli beslenmek için gerekli gıda maddelerinin doğru miktarlarda alımına dikkat edilirse vegan usulü beslenmek zarar vermez”.

 

Artan Veganlığa Karşı Milyar Dolarlık Sektör Direnci

Şimdi gelelim ilgi alanıma… Vegan ve vejetaryenlik artışta. Kendi annesinin sütünden başka süt içen tek varlık olan insan ve sanayi devriminden sonra, kapitalizminde doruğa çıkmasıyla “süt için” mesajları veren; para uğruna hayvanları rezil şekle sokan et, süt ve süt ürünleri sektörü veganlığın artmasını izleyecek mi?

Tabi ki hayır! Bir bölüm iş adamları kapitalizmin “kâr” amacıyla veganlığı kabul edip soya sütü falan üretecek, diğer kısmı ise veganlığa karşı koyacak ve hatta karalayıcı kampanyalar başlatacak.

Böyle haberlerin şişirilmesini sağlayacaklar ve parayla, lobi faliyetleriyle “ameliyat etmek istemedikleri için ellerinden alındı” demek yerine, “vegan ailenin ellerinden alındı” şeklinde başlık atılmasını sağlayacaklar.

 

Ya Abur Cuburlar Hazır Yemekler Sağlıksız Ürünler Yediren Aileler?

Dünya üzerinde üretilen antibiyotiklerin %60-65’i hayvancılık sektöründe kullanılıyor. Neden?

Tavuklar, konuldukları kafeste adım atamıyor. İnek yavruları yeterince beslenemiyor çünkü onların sütünü insanlar içiyor. Haliyle bu hayvanlara hastalanmasın diye antibiyotik basacaklar, gelişsin diye hormon basacaklar.

Bakın Türkiye’de öküzün inekle çiftleşmesi devlet tarafından yasak! Tabi buradaki “yasak” kısmını, köylülerle konuştuğum şekliyle anlatıyorum. İlla ki tohumlama yapılacakmış. Yahu bilmam kaç milyon yıldır çifleşerek çoğalan hayvanları doğal olmayan yöntemlerle doğurtturup (ki burada veteriner tecavüzü diyebiliriz), ardından antibiyotikler ve hormonlar ile büyüyüp gelişmesini sağlıyorsunuz ki büyürken emmesi gereken sütü İNSANLARA VERİYORSUNUZ!

Bknz: SÜTÜN BEDELİ

 

 

Glüten hassasiyetim olduğu için; işin buğday ve tarım kısmını da söyleyebilirim. Normalde 14 kromozom olması gereken buğdaylar 48 kromozoma çıktı [3]. Çünkü genetiği değiştiriliyor (ilaçlarla ve/veya böcekten korunması için, dayanıklı olması için özel klinik çalışmalarla) ve doğal ürünler yemiyoruz. Haliyle 50.000 yıldır var olan modern insan (ve öncesinde atalarımız), doğal beslenirken, son 50 yılda bir şeyler değişip duruyor. Haliyle bedenler uyum sağlayamıyor.

Çocuklarımıza hamburger yediriyoruz; baharatsız ve pişmemişken lezzetli olmayan, ve lezzetli olmadığı gibi zararı olan, sindirilemeyen eti; sindirmek, lezzetli hale getirmek için pişiriyoruz ve yine de otçul bedenimiz sıkıntı çekiyor. İnek sütündeki laktoza karşı direniş gösteriyor.

Bunları çocuklarına yedirtenler hiçbir şekilde ceza almıyor, çocukları ellerinden alınmıyor! Çünkü toplumsal olarak bunlar normal karşılanıyor. Oysa ne kadar trilyon dolar yada daha fazla edeceği konusunda hiçbir fikrimin olmadığı et, süt, süt ürünleri sektörlerinin oyuncağı olan, lobileşerek bir şeyleri değiştirmeye çalışan kuruluşların elinde insan geleceği oyuncak oluyor.

 

Dikkatli ve Düzenli Beslenme Bu Sorunları Ortadan Kaldırır

Eti çok tüketenlere bakın. Hayvanlara acımadan ve zevk için avcılık yaparlar, Pazar günü ormana temiz hava almaya diye gidip mangal dumanına boğulurlar ve bu insanların çoğu genelde sporla uğraşmaz, yediklerine dikkat etmez, AŞIRI KİLOLUDUR!

Bir kaç vegan tanıma fırsatım oldu. Hayvan ve doğanında insanlar gibi hakları olduğunu düşünüyorlar. Doğaya ve hayvanlara verilebilecek en az zararı vermeye çalışıyorlar. Bu insanlar ağaç sever, bu insanlar hayvan sever, bu insanlar SEVER!

Sevgi ya vardır ya yoktur! Hayvanlar katledilirken sessiz kalıp, evindeki kedi ve köpeği sevmek İKİ YÜZLÜLÜKTÜR! Zaten evinde kedi, köpek yoksa ve hayvanları sevmiyorsa; içinde sevgi namına hiçbir şey yoktur. Sevgi insanlara karşı şekillenip, ağaçlara karşı şekillenmeyen bir şey değildir. Yaşama, yaşatma isteği ve saygı duymak, sevginin temelindedir.

**

Özellikle kapitalist sistem ile birlikte her şey para oldu. HER ŞEY! Evlilik, yiyecek, giysi… Her şey para. Kapitalizmi bir noktaya kadar seviyorum (rekabet bölümü). Fakat bu, sistem olmaktan çıkıp insanların bakış açısını değiştirecek, birilerinin insanlara “öretilmiş alışkanlık” kazandırmasına neden olacak bir yapıya kavuştuğunda (bknz: politikacı ve iş adamı birlikteliği), buna karşı çıkarım.

 

Düzenli Beslenin!

Bunu söylemek zorunda kalmam bile komedidir! Bize trigonometri öğretiyorlar, fizik, edebiyat vs öğretiyorlar (ne kadar öğreniyorsa bu millet). Fakat alışkanlık kazandırmak, daha cesur olmamızı sağlamak, hayal kurmayı öğretmek konusunda eğitim sistemi koca bir HİÇ!

Vegan olsan da olmasan da sağlıklı, dengeli ve düzenli beslenmek ZORUNDASIN! Spor yapmak ZORUNDASIN! Fakat iş veganlığa geldiğinde buna daha fazla dikkat etmek gerekiyor.

demir

kalsiyum

 

 

Bu tarz tablolar hazırlayabilir, haftalık dengeli beslenmek için yemeniz gerekenlerin miktarını ve cinslerini çıkartıp bu şekilde beslenebilirsiniz.

 

Dipçe

Olurda bu haberi yapan yaratıklardan birisi okursa; ufacık bebeğe buğday, kepek, bulgur, arpa gibi şeyleri vermek, yani kırılması zor glüten proteinini vermek gaz ve sindirim sistemi sorunlarına neden olur. Aynı şekilde laktoz hassasiyetide olacaktır ufak çocukların.

Haliyle kardeşim, otu boku yeyip, kendini sağlıklı sanan ama dünyada neler olduğu konusunda hiçbir fikri olmayan cahil olmak elinizde. Yada nasıl bir gelecek bırakacağınız konusunda bir şeyleri değiştirmek isteyebilirsiniz.

Çünkü sizi gören en son insan öldüğünde, isminiz sonsuza kadar yok olabilir. Hiç yaşamamış gibi olabilirsiniz. Yada büyük işler yapıp, isminizi tarihe bırakabilirsiniz. Büyük işler yapmanın, insanlığa katkı sağlamanın yolu da; hayvanlara, doğaya, insanlığa karşı yokedici girişimlere kör, sağır ve dilsiz rolü oynamak değildir!

Bir silkinip kendinize gelmeniz dileğiyle..

Bknz: Veganlık Deneyimim, Nasıl Vegan Oldum?

 

Kaydet

Kategori: Genel - Hayat - Politika