Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Togo’nun Başkenti olan Lome Belediye Başkanı’nın, Genel Sekreteri’nin eşinin çalıştığı firmadaki müdür yardımcısı hakkında uzun süredir istifa bekleniyordu ve sonunda istifa mektubu kabul edildi.

Afrika’nın batı kıyısındaki Togo adlı ülkede…

**

Bu Ne?

Etik, ahlak ve habercilik namına hiçbir şeyin bulunmadı Türk haberciliğinin geldiği nokta! Böyle başlık, böyle içerik…

Yemleme (click bait) dedikleri şeyi yapıyorlar. Çok önemli ve herkesin takip ettiği konuda, sonuca bağlanmış bir başlık. Ardından saçma sapan, alakasız bir içerik. Bu şekilde işlemedim ama 2 cümleyi alıp evirip çevirip 4 paragraf yazıyorlar. Haberin özü 2 cümle, fakat salağa anlatır gibi aynı şeyleri tekrarlamışlar.

Tiksiniyorum artık.

 

İşte Türkiye’deki Habercilik

Sabah kalktığımda genelde köşe yazarlarına bakıyorum. Akşam yatmadan önce de haberleri tekrar tarıyorum. Son dakika haberler de önemli ajansların telefon uygulamaları ile uyarı olarak geliyor.

Haberlere baktığımda gerçekten tiksinmeye başladım. Ben ki sadeliği ve minimalizmi seven biri olarak haber sitelerinde 2000’li yılların başından kalma iğrençlikler görüyorum. Her yere reklam döşenmiş. Olur da reklamlardan kafanızı kaldırabilirseniz, haber bölümlerini görebilirseniz orası daha rezillik

Şu an haber sitelerine bakarsanız şu şekilde:

 

***

Haa merak eden olursa, müze ile ilgili detayları anlatmış. Açıklama bu (:

 

Düzenleme:

Bugün, bir haber daha gördüm, e bunu da ekleyeyim.

Yahu ananas kilo verdiriyor anladık ama neden kadın görseli? Üstelik kiloyu değil, sanki takvim çekimi??? Ne iş kardeşim? Kilo ilgisi yok görselin.

Hit mi düşüyor? İnsanlar siteye gelmiyor mu? Yapıştır cinselliği. Yapıştır “beklenen oldu” diye başlığı tatammm.. Rezaletin daniskası.

 

Saçma Sapan Gazetecilik

Eğer düzgün yazıyorsa ve sahte, şişirme habercilik yapmadıysa; birilerinden aldığı emirle değil gerçekten düzgün habercilik yapıyorsa her görüşten köşe yazarlarını takip ediyorum. Görüşleri anlamak için önemlidir. Tek yanlı olarak okumayın. Sevdikleriniz falan olabilir fakat başka görüşten “köşe yazarlarını” okuyun. Tabi koşul, birilerinin “tetikçiliğini” (haber konusunda) yapmasın.

Haber sitelerine bakın; hepsi bir yana dayanmış durumda. Eskiden bazı gazeteler (Hürriyet gibi), gerçekten farklı sesleri barındırırdı. Fakat git gide baskıya boyun eğdiler. Şimdi hepsi kutuplaştı. Aynı halk gibi.

Köşe yazarları hariç, yorum yapmayan; birilerine yalakalık yapmadan ya da karalamadan gerçekten haberi kısa ve öz şekilde veren kaç tane haber sitesi, kaç tane gazete var? Türkiye’de iddia ediyorum 1 tane bile yok! BİR TANE BİLE YOK!

**

Hepsinden reklam fışkırıyor, hepsi eciş bücüş; tasarım konusunda bir halt bildikleri yok, daha yazıları okuyamıyorsun. Bakıyorsun etik ve ahlak yok. Birisi, başka birisi hakkında bir şey söylemiş; zahmet edip iddianın hedefindeki adama “siz ne düşünüyorsunuz” diye sormuyorlar. “Telefonlarımıza çıkmıyor”, “yorum yapmadı” da yazılabilir illa cevap almak şart değil ancak GÖRÜŞÜNÜ ALMAK en azından cevap hakkı tanımak gerek.

Bunları geçerseniz hele hele haber portallarında bol bol şunları görürsünüz:

  • İlk sırada gündeme ilişkin yemleme bir görsel ve başlık. ŞOK, SON DAKİKA adı altında üstteki görsellere benzer şişirilme ve gereksiz heyecan yaratan bir haber.
  • Siyasi görüşüne göre; ya gaz alma amaçlı “eyy Ameriga, eyy İsrayıl” ya da “dış politika şöyle çöktü böyle çöktü” ya da Türkiye’deki solun sıkıntısı; BArış İçin Akademisyenler ile ilgili haber var şöyle yazmışlar ilk cümlede “Kürt illerinde yaşanan…”. Efendim? Kürt ili? Türk sanatçı deyince faşist, ırkçı diyen tiplerin Kürt ili demesi? Türkiye’de böyle ayrım yoktur! Türkiye’de sol adı altında mikro-milliyetçi ve ırkçılık yapan iğrenç kitle.. Neyse..
  • Apple, Apple, iPhone… Sunumdan 2 ay önce başlıyorlar yok şöyleymiş, yok böyleymiş, yok bunlar olacakmış; sunum bitiyor iPhone fiyatı, iPhone şu ülkede bu kadar… Yahu Apple’ı seven biri olarak bezdirdiniz beni. Gerçekten yeter.
  • O bitiyor teknoloji bölümünde, karşı taraf başlıyor; “Bu sefer Google kesin Apple’ı yerle bir etti”, “işte yeni iPhone killer(!) Samsung modeli”… Ya kardeşim birisinle ya da bir şey ile sürekli kıyaslama yapıyorsan zaten gerisindesindir… Apple olmayanların başka özellikleri var, onları çıkartın ön plana. Apple ile kıyaslama kompleksi yüzünden zaten geride başlıyorsunuz. Altta da yok Apple kullananlara laf atanlar, onlar cevap veriyor… Uzuyor gidiyor.
  • Bikinili kız resmi; bilmem kim silikon yaptırdı! Bana ne be. Cidden bana ne?
  • Bilmem kim tam 300 kilo verdi! Eski sevgilisine kızan yeni sevgilisinin kız kardeşinin nikahı(!) kilo verdi.
  • Diğer haber: aşırı kilo veren X’in son hali.
  • Şehit haberi (maalesef yine). Tabi burada şehit haberi 30 dakika önde veriliyor sonra aralara sıkışıyor. Gerçi insanlar da alıştı artık şehit haberlerine. Şehitler sadece birer rakam. 4 şehir, 5 şehit…
  • Komikli kedi, köpek videoları (zaten Youtube’da ve instagram’da tonla var).
  • Yine sosyal medyadan buldukları, “paylaşım rekorları kırıyor” içeren bir haber. Paylaşım rekoru nedir? Kaçtır? Paylaşım rekoru kırdı diyor; bakıyorum Youtube’a, video 200 bin ancak izlenmiş.

***

Dahası için (güzel özetlemiş adam):

 

**

Kopyala Yapıştır Habercilik

Bizzat gördüm. Gerek yerel seçimler sırasında, gerek blogtan, gerek başka durumlardan…

Haberci göt üstü oturuyor. Ardından internetten az bilinen ama yeni yeni duyulmaya başlayan bir konu hakkında Google’a yazıyor. Az bilinen, duyulmamış bir blog yazısı bulup; en iyi ihtimalle haber verip, görüş alıp yayınlatıyor. Onda da hiçbir şey sormuyor. Ben oturup yazıyorum yazıyı, zaten blog yazısı var. Benden fotoğraf istiyor. Yolluyorum. Sonra bastırıyor gazeteye. Ooo ne kadar büyük habercilik!

Bir diğeri;
Kurumların vs basın büroları vardır. Bu bürolar yaptıkları çalışmaların görsellerini düzenliyor. Videolarını düzenliyor. Sonra bir haber metni yazıyor. Ardından tüm haber sitelerine, ajanslara vs mail ile hepsini yükleyip yolluyor.

Sonra?

Büyük büyük haber ajansları, büyük büyük haber siteleri bunları alıyor; KONTROL ETMEDEN, direkt olarak kopyala/yapıştır yapıyor. Bir hata varsa, hepsinde takır takır görüyorsunuz hatayı. Bakmamışlar bile. Görseli eklemişler, başlığı atmışlar, haber metnini aynen koymuşlar.

Alın size habercilik!

HARİKA TÜRK HABERCİLİĞİ!

 

Nasıl Olmalı?

Benim aklımda var da buna ne zaman ulaşırız bilmiyorum. Çokta zor olmasa gerek!

Öyle her yerden reklamlar zıplamasın. Gerekirse aylık 3-5 lira gibi uygun bir fiyatla uygulama yapılsın, siteden ulaşılsın. Ne zayıflama formülü istiyorum, ne kimin silikon yaptırdığını. Ne spor haberi istiyorum ne de Acun programlarını…

Türkiye’deki gelişmeleri TARAFSIZ ŞEKİLDE versinler. İHA mı yapılıyor? Yazsın, silah takıldı desin. Bazı haber siteleri gibi “CHP neden İHA istemiyor anlaşıldı” diye başlıkta atmasın, “işte AKP’nin İHA planı” gibi başlıkta atmasın. Sadece haberi versin geçsin. Yorumu yapma, bırakta ben yapayım yorumu.

Her türlü fikirden insanların olduğu köşe yazısını versin. İlla tanınmışlar olmasına gerek yok. Parayla köşesini satmayan, birilerine yaranma çabası olmayan birileri yazsın. Farklı bakış açıları olan, internette yazan… Bulun kardeşim. Amatöre yaptırın demiyorum ancak köşe yazarı da olmasına gerek yok. İşin içinde olan, akademisyen olan vs gibi bazı adamlara yazdırabilirsiniz.

Analiz yazıları olsun ya da. Bir akademik makale gibi analiz yazıları olsun. Akademisyenlere yazdır. Düzgün insanlar var ülkede. Bırak seslerini duyursun işi bilen akademisyenler. Salak salak jöleli tipler, tuvalet kağıtları köşe yazıp fikir beyan edeceğine; işi bilen ama liyakat olmadığı için Türkiye’de sıkışan insanlar seslerini duyursun.

Sadece Türkiye Değil!

Ben Orta Doğu’da olan önemli gelişmeleri takip etmek istiyorum. Orta Asya, Güney Kore, Rusya, Çin, Japonya, Nijerya… Biz sadece Amerika ve Avrupa’ya bağımlıyız. Olmaz böyle iş!

Bir ara TRT 3’te, dünyadan haberler sunuluyordu. Saat 10 civarıydı yanlış hatırlamıyorsam. Bölge bölge, ülke ülke anlatılıyordu. O ülke gazetelerinin ön sayfası okunuyordu çevrilip. Fransa’da ne olmuş, Rusya’da ne olmuş…

Varsa yoksa Türkiye ve gündemdeki ülke. Bu Irak olur, Suriye olur, İsrayıl(!) olur; sürekli Almanya, Ameriga(!) olur… Yeter yahu. Rusya’daki manşet haber neydi bugün? Japonya’daki nedir? Güney Kore… Çok büyük bir atılım başardı. Orada ne var? Tayvan mesela, Çin’in baskısı altındaki ülke. KKTC gibi sıkıntılı bir durumda. Fakat adamlar dünyaya teknoloji satıyor. Nedir başlı? İsrail’de nedir başlık?

Ülkelerin sağlık sistemi hakkında eleştiri mi var? Eğitim sistemi ile ilgili gelişme mi var? Başka bir şey mi var? Yazın hepsini. Dünyadan haberdar olalım yahu. Çok mu zor?

**

Sonuç Olarak

1980 darbesi sonrasında bir şey bulamayınca cinsellik yazıp ülkeyi garip yöne sürükleyen Türk medyası, şimdi de politik baskılarla yine saçma sapan işler yapıyor.

Sadece basına da kızamıyorum. Okuyucu kitlesi var. Kızıyorsunuz değil mi evlilik programlarına? E kardeşim izleniyor ki yapıyorlar. Mesela Acun’un programları. Bana göre en ufak bir yararı yok. Aksine insanları eleştirmeye, hiçbir şeyi beğenmemeye, kavgaya itiyor. İlkelleştiriyor. Fakat izleniyor. Kötü…

Bakıyorsun ama Kim Milyoner Olmak ister yıllardır yayınlanıyor. Kelime Oyunu ilgi görüyor. Fakat ne yapmışlar? Kötü kanallara atıyorlar ya da saati geç yapıyorlar. Aman millet uyanmasın. Yani bu millet kaliteyi seviyor aslında. Fakat engelleniyor. Millet buna tepki göstermeli. Fakat susuyor. Tepki gösterirseniz, neler olduğunu göreceksiniz… Neyse.

Porno siteleri yasaklarsan, haber sitelerindeki bikinili kadınlara tıklamama sayısı artar. Youtube’da patlar cinsellik. Baskı, sapkınlık getirir. Gazeteciler de bunu kullanır işte böyle abuk subuk şeyler ortaya çıkar.

Sadece sayfa görüntülenme ve reklam tıklamasını arttırıp para kazanmaya bakar. Kaliteli içerik, düzgün site falan hikaye…

**

Şöyle siyah-beyaz, işin ciddiyetinde olan, düzgün bir haber sitesi/uygulaması gelmedi; gelemeyecek galiba. Dünyadaki haberleri çevir, ver bana. Sonra gelişmeleri yayınla yorumsuz. Köşe yazısı ve analizi geçtim. Haa akademisyenlerin, siyaset bilimi hocalarının analizlerini, makalelerini de yayınlarsan arada ohh yeme de yanında yat.

Diplomatique diye gazete vardı D&R’da, bir ara bulamadım. Bunun uygulama halini yap kardeşim. VAllahi cugara parasına satarsan alanların olacağını tahmin ediyorum. En azından gerçekten haber okumak isteyen, ekonomi ve dünyayı takip etmek isteyen; siyaseti rakı masası, kahve köşesi ya da aile meclisinde değil de akademisyenlerden yani uzmanlardan ve işin içindeki insanlardan (danışmanlar vs’de olabilir) okumak isteyen adamlar size destek olur.

Yani yok mu böyle insanlar? Benim gibi Türk haberciliğinden bıkanlar yok mu? Düzgün iş yapmak isteyenler yok mu? Düzgün iş yapıldığında aylık 5 lira-10 lira, işine göre verip destek olacak yok mu?

Yıl 2017; artık teknolojiyi kullanmak gerek. Böyle pis haberciliğin yapıldığı ülkede birileri taşın altına elini sokup Türkiye’deki iğrenç gidişata tepki göstermeli… Umarım sesimi duyanlar olur…

Böyle salakça başlık ile yazıya çektiğim için kusura bakmayın…