Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Anlayabileceğim şekilde, böyle dediğim için şaşırmış olabilirsiniz. Başta bende Trump konusunda şüpheliydim ancak dikkat ettim de Trump’ın politikaları değil, karakteri eleştiriliyordu. Trump kadına hakaret etti, Trump şöyle yaptı böyle yaptı…

Düzenleme: Trump kazandı. Önce seçim ile ilgili yorumumu yazayım, sonra nedenleri açıklarız:

Benim adayım Amerika’nın Kılıçdaroğlu, Barnie Sander idi. O da olmazsa Marco Rubio. Sonuçta 300 milyonluk Amerika’dan çıka çıka bu ikisi çıktı. Normal. Amerikalılar aptaldır. Devşirme insanlarla geliştiler, güç oldular. Siyasette de aptallıkları devam ediyor. Peki neden Clinton değil? Clinton, dışişleri bakanı, Obama döneminin. Obama döneminde ve dolayısıyla Clinton’ın dışişleri bakamlığı döneminde Ortadoğu’da IŞİD çıktı, Rusya ile gerilim yaşadılar ve dialogu keseceklerdi,Irak 3’e bölündü, kanın gövdeyi götürdüğü Arap baharı yapay şekilde desteklendi, Ukrayna, Gürcistan gibi yerlerde renk devrimleri yapıldı ve Rusya’ya karşı idi. Ukrayna’da iç savaş çıktı. Kısacası bu ve daha fazlası, Obama ve Clinton’ın içinde bulunduğu politikalardı. Trump ise Rusya ile dialog diyor, Soğuk Savaş bitti ve NATO neden var? Diyor. Amerikan’ın Irak savaşını ve askerlerin “rejim değiltirmek amacıyla” Ortadoğu’da bulunmasını eleştiriyor. Geriye ne kaldı? Duvar olayı mı? Bulgaristan’ın, İsrail’in ve Avrupa’daki göçmen karşıtı engel ve çitlerin yapılmasına ses çıkartmayanlar duvara ses çıkartmış. Öte yandan İslam düşmanlığımı? O iş tamamen seçime dönük. Amerika’da güçler ayrılığı var, STK’lar var, adalet var… temsilciler de parti ve parti başkanlarına bağlı değil. Haliyle öyle Müslümanları teste almak falan hikaye. Ha şeriat isteyeni sınırdışı edeceklermiş. Etsinlerde. Demokrasiyi yıkmak isteyen siktirsin gitsin Arabistan’da, İran’da hatta IŞİD bölgesinde yaşasın, ne işi var Amerika’da? KÖTÜNÜN İYİSİDİR TRUMP. Siteme parmak attı Amerikalılar. Onlarca yıldır aynı isimler, aynı tarz insanlar ülkeyi yönetiyordu, iyi bir parmak geldi. En azından her şey değişecek şimdi. İyi mi olur kötü mü olur göreceğiz. Fakat daha az Ortadoğu’ya karışan, NATO’yu zayıflatacak, kendi işine bakacak bir Amerika kurmak istiyorlar gibi görünüyor açıklama ve söylemlerinden.

Bu yazıma başlarken şunu unutmayın, “Hillary Clinton, Obama döneminin Dışişleri Bakanı’dır”. Yani Suriye’deki sorunlar, Libya gibi bir çok ülkede kötü durum ve daha büyük katliamlarla sonuçlanan Arap Baharı, yine Ukrayna ve bölgedeki renk devrimleri Clinton’ın döneminde ortaya çıkan bazı olaylardır. Libya, Suriye, Ukrayna gibi ülkelere baktığımızda; IŞİD’i değerlendirdiğimizde, Amerika’nın ya kasıtlı olarak bunları desteklediği ya da hiç müdahale edemediği ortada. Yani Clinton ve Obama dönemi dışişleri sıkıntılı.

Peki Türkiye’de durum nedir? Şöyle bir video vereyim, ki Banu Avar’ın TRT’de yayınlanmış belgesellerinden:

 

***

Türkiye kilit ülke: 20. yüzyılın ilk 50 yılını Türkiye belirledi ve 21. yüzyılın ilk 50 yılı da Türkiye’nin alacağı şekille belirlenecek demiş Hillary’nin kocası Bill Clinton. Henüz bunun üzerinde çalışıyorlar. Bugün yaşadıklarımız, hukuk ve özgürlüklerin, demokrasinin ve daha önemlisi Türk milletini ve hatta Türk dünyasını ayakta tutacak tek şey olan Atatürkçülük ve Türklüğün yıkımını başlatan AKP’de bunların projesi değil miydi? Bknz :

 

Şimdi… Dönelim Clinton’a. Clinton diyor ki:

  • “Clinton, Türkiye’nin limanlarını istiyor”. Peki özelleştirmelerle en büyük 26 limanın 22 tanesi elimizden çıktı mı? Çıktı.
  • Fener Rum patriği ekümenik olsun diyor. Hatta Sözde Kürdistan, ardından Ermenilerin toprak istemesi başımıza gelecek ve devamında, İStanbul’da Vatikan benzeri bir özerk yer istenecek.
  • “Kürt devletine hamilik yapın”. Hamilik, yani himaye etmek yani korumak. Kardeşim Çözüm Süreci’nde bunlar ne yapıyordu? Onu da geçtim, şu an çıkarlar öne sürülerek Kuzey Irak’ta çeşitli adımlar var. Tabi politik olarak hepsi bize güzel bir şeymiş gibi sunuluyor ve işlerine gelmezse, “kandırıldık” diyerek sıyrılacaklar. Çünkü hukuk yok, demokrasi oturmuş değil ve en önemlisi halk cahil.
  • “Ermenistan ile bir bütün olun”. E Ermenistan ile anlaşmalar, sınırların açılması bunun bir parçası değil miydi?

**

Kısaca Clinton

Türklüğü, Atatürkçülük yok ederek; planladıkları Yeni Dünya Düzeni’ni hayata geçirmek istiyorlar. Ortadoğu projesi yani. Henry Kissenger’ın kitabı var ama Huntington’ın “Yeni Dünya Düzeni” nedir kısaca?

Nedir bu? Diyorsanız, Yugoslavya tam iyi bir örnek. Çözünme, farklılıkların bütünden ayrılması ve kendi devletlerini kurması. Aslında olay “medeniyetlerin çatışması”. Çok kısaca anlatmam gerekirse (konu dağılmasın), Huntington’a göre bir kaç medeniyet var: Batı Hristiyanlığı, Ortadox dünyası, İslam dünyası, Japon, Hindu, Budist, Afrika ve Latin Amerika medeniyetleri.

Yeni Dünya Düzeni‘ni açıklamak için belkide en önemli kriter şu; Huntington’a göre ufak azınlıklar bilinçleniyor. Yani ayrılmak istiyor. Oltadaki Balık Türkiye kitabına bakarsanız; bazı güçlerin dünyayı ufak ufak devletçiklere çevirmek istediğini ve ekonomik olarak daha kolay yöneteceklerini görürsünüz. İşte Yeni Dünya Düzeni budur.

Yugoslavya gider; Bosna-Hersek, Hırvatistan, Slovenya, Makedonya, Sırbistan, Karadağ, Kosova gelir. 7 ÜLKE!

Irak gider; Kürt, Sünni, Şii bölgesi gelir.  Suriye’de de aynı bölünme var Libya’da da bölünmeler var.

İşte budur. Türkiye’de önce Kürt-Türk denmeye başlar, ardından Türk, Laz, Çerkez, Alevi, Kürt, göçmen denir.

Dikkat: bakın Suriye savaşından hemen önce Suriye ile vizeleri kaldırdık. Şimdi Irak ile kaldıracağız. Suriye’den göç dalgası geldi bir sürü çocuklu 3 milyondan fazla Suriyeli aile. Yani Türklük ne olacak? E pkk’nın temelini atan 1,5 milyon peşmerge, Özal zamanında bu şekilde gelmişti?

İşte böyle böyle, milim milim küçültüyorlar. Türklük olmasın, ATatürkçülük olmasın ki ülkeler bölünsün.

Trump’ın Politikaları

Çok basit bir soru sordu Trump: Artık Soğuk Savaş yok, neden NATO var?

Neden var arkadaşım? Birleşmiş Milletler kurulduğundan bu yana Kıbrıs’taki katliamları önleyemedi. Bosna’daki, Ruanda’daki katliamları önleyemedi. Hala Suriye, Afrika gibi bir çok yeri önleyemedi. Barış için kurulan bir kurum bile katliam önleyemezken, savunma amaçlı (ki aslında saldırıdır) kurulan bir örgüt ne yapacak? ARtık Soğuk Savaş’ta yok.

Yani sürekli Rusya’ya bir tehdit var. Trump bu konuda haklı değil mi?

En basitinden BBC’nin haberini vereyim okumanız için (bağlantı). Şunları diyor Trump:

  • Ortadoğu’da rejim değiştirmek için yapılan askeri müdahalelere neden kaynak aktarıyoruz?
  • BM kararı olmadan, yani aslında başka ülke yapsa cezasının kesileceği Irak savaşını eleştiriyor. Irak gerçekten de daha kötü durumda. Saddam bugün Irak’ta olsaydı, IŞİD olabilir miydi? Irak 3’e bölüne bilir miydi? Haa yok insan hakları diyorsanız; Kıbrıs Türk’üne soykırım yapan, adanın %3’üne sıkıştıran Rumlara ne yaptı Amerika? BM? NATO? Avrupa Birliği, sırtını sıvazlar gibi AB’ye aldı birde utanmadan.
  • Diyor ki Suriye krizini çözmek için Rusya ile dialog kurmalıyız. Yalan mı? Rusya sayesinde Esad orada değil mi? Rusya olduğu için bu iş uzamadı mı? Rusya’yı ikna etmediğiniz sürece orada bir çözüm OLMAYACAK.
  • Öte yandan Clinton YPG’yi destekliyor, bunu da belirteyim. MÜTTEFİKİ terörist demesine ve Amerika’nın verdiği silahlar bir gün bize dönecek olmasına rağmen!
  • Hoş Trump’ta “Kürtlerin hayranıyım” sözünü kullanmış, Erdoğan’dan bahsedilince; çok iyi ilişkilerimizin olacağını düşünüyorum demiş.

Sonuç Olarak

Türkiye Cumhuriyeti başkanını seçmiyoruz. Haliyle Türkiye’nin çıkarını savunmayacaklar. Özellikle lobi faaliyetleri ve bazı büyük şirketler çeşitli planları oluşturmuşken (bknz Irak’ın petrol şirketleri haritası), tabi ki planlar işlenecek.

Amerika’dan Rusya’ya, Fransa’dan İran’a; Suriye’deki Kürtler destekleniyor. IŞİD ile savaş için bir maşa görevindeler. IŞİD’in elindeki Amerikan, Rus ve İsrail yapımı silahları ne yapacak? Ve hatta Alman? Tanklar mesela? Yada PKK elindeki Amerikan yapımı İHA ve keskin nişancı silahını? bknz: Yılmaz Özdil-Zagros.

**

Demek istediğim şu; Clinton (muhtemelen kazanacak), fakat Trump’tan daha iyi değil. Sadece Trump, yapacaklarını söyleme cesaretine sahip. Clinton ise Obama döneminde yaptıkları ya da yapamadıkları veya neden oldukları ile ortadadır. Amerika hâlâ borç içinde yüzüyor, Amerikalılar hala cahil.

Trump en azından daha içe yönelen ve daha farklı biri. Clinton’ın izinden gidip, Ortadoğu’yu cehenneme çevirmeye çalışacağını düşünmüyorum çünkü bu, Amerika için para. İşadamı olarak buna karşı çıkıyor.

Ya İslamafobi?

Duvar yapacakmış… E kardeşim Türkiye olarak sen yapmadın mı? Bulgaristan yapmadı mı? Avrupa’nın göbeğinde mültecileri durdurmadılar mı? Demek ki büyütülecek olay değil.

Müslümanları kovarmış… Yok efendim öyle bir şey olmaz. Belki mülteci olan ya da çalışma vizesi olan insanları suç vs işlediklerinde sınır dışı ederler fakat; uluslararası anlaşmalar, insan hakları vs var. Öyle kolay kolay tüm Müslümanları atamazlar. Kaç şirkette Müslüman çalışıyor bir düşünün. Kendi şirketlerinde bile vardır.

Politik Söylemler

Bunlar politik söylemler. Avrupa’da, AB karşıtlığı yapan hükümetlerin, seçimi kazanınca paşa paşa sisteme uyması gibi. Seçimi kazanmak için sertleşebilirler fakat iş uygulamaya geldiğinde kolay değil. Amerika’da buna izin verecek, Trump’ın her şeyi halletmesine neden olacak bir yapı yok. Yasama var, bağımsız yargı var… Bu işler kolay değil. Bir bütçe onaylanmıyor, Amerika’da hükümet kepenk kapatıyor(!).

Trump Karşıtlığı

Tekrar diyorum; 10 yıldır psikolojik savaş, propaganda gibi konularla uğraşan biri olarak, Trump’ın üzerinde çok ilginç bir propaganda kampanyası olduğunu şiddetle söylüyorum. Altını çiziyorum. Politikaları konuşulmuyor. Konuşulduğu zaman DUVAR YAPACAK YUUHHHH deniyor. Birader zaten yapıldı. Bulgaristan ve müttefikiniz İSrail’e yuhh diyebildiniz mi? Diyenemediniz.

Haliyle söylemleri değil, politikaları değil; daha çok kişiliği eleştiriliyor. İşte bu propagandadır. Politika değil de kişiliğe vurgu yapılmak isteniyorsa, orada bir sıkıntı vardır.

***

Bütün bunları değerlendirirsek; iki adayında Türkiye için sıkıntı olacağını söyleyebilirim. Fakat Obama zihniyetinin bir dönem daha devam etmesi, Ortadoğu’nun bokunun çıkması demektir. Amerika’nın en azından buradaki saçma sapan birliklere destek vermesi, Trump ile birlikte kesilir.

Yani Trump’ın gelmesinin, Ortadoğu bölgesini sakinleştireceğini düşünüyorum. Clinton gelirse, ülkeler en az 3’e bölünene kadar Ortadoğu’da kan gövdeyi götürecek.

*

Dipçe: CIA İstasyon Şefi, 13 yıl CIA çalışanı olarak 2000’lerin başında diyor ki; doğrudan yada direkt operasyonlar yüzünden 6 milyon kişinin ölümüne neden olduk. Sen Trump faşist, ırkçı falan dersin de… Irak’ta 1,5 milyon insan ölür umursamazsın… Bu işler böyle..

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, hele olay politikse…

Kategori: Genel - Politika