Türkiye çok zor bir dönemden geçiyor ve ne yazık ki, bu dönemde halkı yönlendirmek ve halka gerçeği öğretmekle yükümlü bir takım insanların ve kanaat önderlerinin ne yaptığı konusunda bilgisi yok. Toplum desen zaten dilini, tarihini, kültürünü bilmekten aciz. Bakın bir Halil İnalcık uzmanlığından bahsetmiyorum bile ancak ecdad derken Orhun yazıtlarından bihaber olmak?!!

Daha önce elindeki kapitalizmin bir yansıması olan iPhone ile Che, Castro, Marks önünde poz verenleri ve sosyal medyada bunları yayanları yazmıştım. O posteri basan makine, liberalizm yani kapitalizm ürünü. Giydiği markalı giysiler yine kapitalizm ürün; hatta instagram’da yiyecek, içecek ve “bak ne komünistim ama” fotoğrafı paylaşmakta popüler kültür ki bu da kapitalizm ile çok içli dışlı.

Hadi bunu geçtim, Hitler’den daha fazla insan öldüren, Hitler’den daha vahşi olan Stalin’in ve Sovyet Komünizminin serbest olmasının hesabını yıllardır soruyorum. Nazi selamı verenlere Avrupa’da çatır çatır cezalar yağarken, başta Ukraynalılar ve Türkler olmak üzere milyonlarca kişinin katili olan SSCB’nin bayrakları ve marşı rahatça paylaşılıyor.

Komünizmin anlatılmayan tarihi ve kanlı yüzünü bilmeyenler, belirli kalıplarla yaşayanlar bunları yapıyor.

**

Neyse, bu solcular için yönelttiğim eleştirilerdi. Derken günümüzde, Türkiye’deki Atatürkçülerin ve milliyetçiliğin halini gördüm. Rezillik, içler acısı…

Hangisinden başlasam bilemiyorum. Aslında Atatürk ilkelerinde güzel bir milliyetçilik var, ama ben önce Türklüğü öne alan milliyetçilerden başlamak istiyorum.

Tamamen Bilinçsiz Bir Halk

Yıllardır gerek bu blogtan, gerek çevremdeki insanlara gerekse sosyal medyadan insanlara Türkçe’nin Diriliş Hareketi gibi oluşumlar başta olmak üzere, Göktürkçe’yi, Göktanrı’yı, Göktürkleri, Orta Asya dönemlerini anlatmaya çalışıyorum. TÜRKLÜĞÜ!

Örneğin “Muhteşem Yüzyıl gerçeği anlatmıyor yeaaa” diyerek (ki dizidir sonuçta tarih kitabı veya belgesel değil), Diriliş Ertuğrul’u izleyenler var. İkisini de izlememiştim ama son 2 haftadır ikisine de biraz baktım. Uzman değilim, tarihçi değilim ancak bunların tarih belgeseli değil dizi olduğunu bir kenara bırakırsak; Muhteşem Yüzyıl ne kadar tarih konusunda sorunluysa, Diriliş Ertuğrul’da o kadar sorunludur.

Diyor ki; “vatanımız için…”, “sultanımız…”. Yahu arkadaş, bu sözcükler bize çok sonradan geldi. İlber Ortaylı’nın programlarında anlattığı bir şey vardır; “vatan, Cumhuriyet” gibi sözcükler, Türkler ile birlikte şimdiki anlamlarına gelmiştir. Vatan, “sıla” ya da İngilizce’deki “home” yani doğup büyülen yer anlamına gelir. Fakat biz onu ülke olarak kullandık. Cumhur halk demektir ancak Cumhuriyet diyerek, yeni bir anlam yükledik.

Haliyle vatan o dönemde kullanılmıyordu. YURT diyorduk. Ondan sonra “sultan” değil, “hanım” diyorduk. Öyle sultan, valide falan yoktu.

Şahsi fikrim ikisi de güzel dizidir. En azından tarihsel gelişim için “temel düzeyde” bir şeyler öğretti insanlara. Türkler obalarda nasıl yaşamış, Osmanlı’ya geldiğinde nasıl değişmiş, Cumhuriyette durum ne kabaca görebilirsiniz. Tabi ki sonrasında kitaplara başvurmak gerek.

Yani, “dizi” olarak güzel ancak Türkiye’de tarihsel dizi diyerek, tarihi buradan öğrenmeyin. 2 saat, 3 saat bunlara vakit ayıracağınıza, kitap okusanız daha fazlasını öğreneceksiniz.

Fakat televizyonlara bakın; 2 elbise için birbirini yiyenler, evlilik müessesesini “maddiyata göre elektrik alıp verme” olayına çevirenler; her yapımda sürekli tartışma, kavga, gürültü, silah kullananlar var ve halk geriliyor. Her gün görebileceğimiz sigara, alkol, kan televizyonda buhulu ancak yengeyle birlikte olma, silah, kavga, gürültü serbest. Ne güzel dünya be!

Şaban’ın “eşoğlu eşek” lafı bipli, ancak siyasilerin aptalca konuşmalarıyla milleti germesi serbest…

E böyle millete ne sunarsan sun, kabul eder.

***

Çok basit bir şey: bugün Erdoğan dedi ki “anayasal değişiklik bir sistem değişikliğidir, rejim değil” [1]. Oysa birazcık siyaset bilimi okuyan ki asla girip üniversite bitirmekten bahsetmiyorum; sürekli önerdiğim kitaplardan birini, hiç değilse “Ahmet Taner Kışlalı”nın yazdıklarını okusalar rejim ne demek bilecekler. Bunu bilmeyen adamlar, bunu bilmeyen Cumhurbaşkanı çıkıp saçma sapan konuşuyor. Bilmeyenler için:

Rejim : yönetme sistemidir.

Etimoloji: 
regime (fr.) : system of government or rule,” 1792
regimen (lat.) : rule, guidance, government, means of guidance

Zaten Cumhurbaşkanı’nın siyaset bilimi konusunda bir şey bilmediğini; daha önce devleti şirket gibi yönetmeye çalışmasından, Nazi almanyası örneklerinden falan defalarca gördük. Ancak bu tarz saçma açıklamalara millette balıklama atlıyor. Haliyle altta yazacaklarım konusunu birleştirip düşünün.

Yolunu Kaybetmiş Milliyetçiler

Atatürk, Cumhuriyeti kurduktan sonra 2 kurum kurdu. Bir tanesi Türk Dil Kurumu, diğeri Türk Tarih Kurumu. Bu iki tanesi çok önemliydi. Çünkü tarihini bilmeyen kültürler, (3 harfli sözcük kullanmak istemiyorum) ancak babasızdır, kendini kaybetmiştir, yok olmaya mahkûmdur.

Öte yandan dil…. Bir milleti bir arada tutan en önemli öğe. Eğer dil varsa, millet var, medeniyet var. Dil bozulmadığı sürece biz buradayız. Türkiye’de dil durumunu sıkça anlattım, İngilizce özentiliği almış başını gitmiş [2] [3] [4]. Sömürge olmuşuz.

**

Kişisel olarak meclisteki 4 partiyi de sevmiyorum. Yanlış buluyorum, saçma olduklarını düşünüyorum. Hepsi kavramları kullanıyor, ancak doğru düzgün icraat yok. Sadece sözde kalıyor düşünceleri ve oy toplamak için…

Bakın size “ülkücü” haber sitesinden bir haber [5]:

 

Türkçülük ile ilgili, “Trump derken tamam ama biz yaparken niye karşı çıkılıyor?” gibisinden bir şey yapmışlar. Dikkatinizi çekti mi bilmem ama soldaki yazıda diyor ki; “herşey Türk’e göre…” diyormuş ülkücüler.

Ülkücüler önce otursun, Türkçe öğrensin ve herşey değil, “her şey” şeklinde arada boşluk olması gerektiğini öğrensin değil mi?

Madem önce;
Ülkücüler ve MHP’liler Türklük konusunda,
CHP’liler Atatürkçülük konusunda,
AKP’liler din konusunda,
HDP’liler ise Kürt kültürü konusunda halka bir şey anlatmalı.

E hani? Kürt kökenli aydın kaç tane biliyorsunuz? Daha kendi dillerini bilmiyorlar. Foşik TeCe falan bahanesine sığınmayın! SSCB ülkelerinde Türk kökenli topluluklara yapılmak rezillik kalmadı, okullar bile açılmadı, peki durum ne? Alın size “Kırım belgeselinden” bir bölüm, ki anlarsınız kızın ne dediğini:

 

Demek ki neymiş? Olay devletle ilgili değilmiş. Kürt tarihini, Kürt kültürünü bilmeyen tipler gelip Kürtçülük taslıyor. Mensubu olduğun şeyi öğren önce. Sonra gel bize de öğret saygı duyalım.

Aynı şekilde Atatürkçü geçinen CHP’liler, dindar geçinen AKP’liler… Rezilsiniz yahu.

Sözde Müslüman ülkeyiz değil mi? E bu ne:

**

Türkçüler Ne Yaptığının Farkında Değil

Diğer görüş ve yaşam biçimlerinde olduğu gibi Türkçü geçinenlerde de sıkıntı büyük. Adam diyor ki “hedef Turan, rehbet Kuran”.

Bak kardeşim yıllardır okuduğum okul; 70 ulustan 20 bin öğrenciyle dolu. Senin hayatında tanışmadığın Türkmenler, Azerbaycan Türkleri, Tebriz Türkleri, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan Türklerinin bir çoğu ile tanıştım. Kafalarındakileri anlamaya çalıştım… Tek bir şey diyeceğim; adamlar tarihini bilmiyor daha! Sen diyorsun ki Turan kuralım.

Zaten üniversite Kıbrıs’ta olduğu için, Turan’ı kattığın Kıbrıs Türklerinin de ne düşündüğünü deneyimleme fırsatım fazlasıyla oldu ve Turan’ın bu açıdan zorluklarını biliyorum.

Öte yandan “gardaşım” dediğin Azerbaycan Türklerine “azeri” diye Fars saçmalığını söyleyenler mi dersin, Nahçivan’ın Azerbaycan’ın parçası olduğunu bilmeyenler mi; çeşit çeşit garip “milliyetçi” türemiş durumda Türkiye’de.

Hepsini geçtim; Turan olabilir, Türk birliği konusunda neler yapabiliriz yıllardır kafa yoruyorum ancak bu ülke ve millet buna yeterince kafa yormuş değil. Eğer bir “ulusal amacın” varsa, bununla ilgili çalışmaların olacak. Bak Büyük İsrail çalışmaları var, sözde Kürdistan için çalışmalar var, var da var…

Büyük milletler bunların etüt çalışmalarını yapıyor, araştırıyor, geliştiriyor; neler yapılabileceğini konuşuyor. Siz ise göt üstü oturup “hedef Turan, rehber Kuran”…

Ne Kuran’ı Yahu?

Yani İslam’ın ümmetçilik anlayışı bilmediğini geçtim zaten, Türklüğü de bilmiyorsun.

Hristiyan Türkler var,
Göktengrici Türkler var,
Ateist Türkler var,
Hatta ve hatta Yahudi Türkler var, sayısı az da olsa…

Kuran ile neyi nasıl birleştireceksin bre dangalak! Söylediğin şeyin geçerliliği yok, laf olsun torba dolsun diye; aklınca milliyetçilik damarlarını kabartıyorsun.

Hani Milliyetçilik Ruhuyla Bezenmiş Çalışmalar?

Eğitim konusunda nasıl Batı sömürgesi olduğumuzu, Batı hayranı olduğumuzu; buna rağmen Türk tarihi, Osmanlı ve hatta Persler, Arap kültürü ve tarihi nasıl öğrenemediğimizi (evet siyaset bilimi bölümünde dahi) size sürekli alatıyorum [6] [7].

Hani neredesiniz milliyetçiler? Akademik makalelerde neden Osmanlı’yı, Türklüğü, Göktürkçe’yi anlatmıyorsunuz? Niye milliyetçi duygularınızı akademik çalışmalara, bilim ve teknolojik olaylara yöneltmiyorsunuz?

Alttaki Osmanlı vilayetleri haritasını bulmak için canım çıktı. Almancaydı, İngilizce ve Türkçe kaynaklardan yararlanarak isimlerini düzelttim. Hani neden devlet dairelerinde bunlar yayınlanmıyor? Türkçü sitelerde neden yayınlanmıyor? Niye yatıyorsunuz?

 

Düşünün Osmanlı’da yönetimsel bölgelerin haritalarını bile doğru düzgün bulmak işkence.. E milliyetçiliğinizi buralara bekleriz.

Sadece burada da değil, çalışmalara da bekleriz. Biz sürekli “liberalizm, komünizm, realizm” öğreniyoruz. Fakat hani Osmanlı yönetim sistemi ve teknikleri? Yüzlerce yıl hükmetmiş bir ulusun nerede Sun Tzu- Savaş Sanatı gibi bir kitabı ya da Machiavelli – Prens gibi bir rehberlik kitabı???

Bakın Osmanlı yönetim tekniklerini kim araştırıyor buluyor (bizim susak akademisyenlerimiz batı hayranlığı ve Batının sunduğu konuların peşinde koşarken), ki ülkede ne kadar milliyetçilik bilinci yoksunu olduğumuzu görün:

 

Celal Şengör’ün Kitabından

Bir Toplum Nasıl İntihar Eder (2016, s. 73) kitabında diyor ki:

Geçenlerde muhterem hocam ve dostum Prof. Doğan Kuban ile birlikte kütüphanemde bulunan iki enfes atlasa bakıyorduk. Her ikisi de Ermeni diyasporasının üyelerinin ürünleri. Biri Ermenistan tarihsel atlası, doğal olarak bizim tüm Doğu Anadolu’yu içeriyor. Diğeri de Ermenistan’ın tarihi haritaları. En eski devirlerden başlayarak en geniş anlamıyla eldeki Ermenistan haritalarının tıpkı basımlarını veriyor. Bunun içine Türkiye’nin neredeyse yarısı alınmış.

Türkiye ile ilgili ne birine ne diğerine benzeyen bir çalışma yapılmadı günümüze kadar. Bir gün biri çıkıp bizlere Ptolemaios’un Atlası’ndaki Gardaion Oros’un veya Kiepert’in Atlas Antiquus’undaki Gordaia’nın anlamlarını da kendince hatırlatacaklar. Bu terimlerinin anlamlarını buraya yazmıyorum. Bekliyorum ki artık Türkiye’yi yönetenler akıllarını başlarına alsınlar[…]

Aklın yolu bir. Osmanlı vilayetlerinin düzgün haritasını bulamadım! Elimden geldiğince farklı kaynaklardan birleştirdim ve işte yukarıda (hele şükür) bir harita var. Bu benim şahsi çabam. Nerede milliyetçi akademisyenler, uzmanlar, tarihçiler falan? Nerede ülkü ocakları???

Türkiye’de doğru düzgün Türkçe, Türk tarihi ve Türk kültürü bilinmiyor.  Böyle boş milliyetçilik olmaz!

Gelelim Atatürkçüyüm Diyenlere

Çoğunun Nutuk’u okumadığını zaten biliyorum. Dahası, inandıklarını iddia ettikleri Atatürk’ün mücadele azminden eser taşımıyorlar! Atatürk’ün hayatını ve yaptıklarını bilmekten acizler.

Atatürk kimlere karşı mı savaşıyordu? Buyrun ben vereyim de belki aramızdaki “ya adamlar her yerde, ben ülkeyi ter etçem(!) yea” diyenler utanır:

 

Yani bu tarz adamlardan cidden usandım.

Bakın profil resminde, paylaşımlarında Atatürk resmi olan biriyle geçen bir konuşma :

***

Anlamak güç. Halkı uyandırması gereken insanlar “özde değil, sözde” söylemlerin peşinde ve yazık. Böyle gereksiz, saçma sapan bilgileri anlatıyor. Neymiş Kemalizm, daha Atatürk ölmeden önce anayasaya girmiş.

2017’de yaşıyoruz, 21. yüzyıl. İnternet çağı. Açar bakar insan, o kadar zor değil. Sonra bu bilgileri sağda solda anlatıyorsunuz. Yazık.

**

 

Nasıl Davranılmalı? Milliyetçilik Nasıl Yapılmalı?

Şunu kesin olarak belirteyim; ben doğarken anlaşma yapmadım. Ailemi, cinsiyetimi, boyumu, kanımı, soyumu seçmedim. Haliyle bu özellikler yüzünden kendimi üstün hissedip, başkalarını aşağılamam.

Fakat bu, Türklüğün bir parçası olmamı engelleyecekte değil. Türk olmasaydım, yine kendimi Türk hissedebilirdim. Haliyle ırkçılık ve kafatasçılığı yapmamak gerek. Kimseyi Türk olmadığı ya da Türk hissetmediği için aşağılamamk gerek.

Fakat yarı cahil, zır cahil tipler gelip “dövlet bize bohmiğ, foşik TeCe” diye söylenip, sonra kendi dilini, tarihini ve kültürünü bilmiyorsa bu alnını karışlamama da engel değil.

**

Öğrenin kardeşim. Önce kendi tarihinizi, kültürünüzü, dilinizi; ardından bölge ve dünya tarih, dil ve kültürlerini. Kürtçe öğrenin, bir Türk milliyetçisi olsanız dahi öğrenin. Hatta Kürt kültürünü öğrenin. Elin Amerikalısı, Fransızı, İngilizinden sizin neyiniz eksin? Bu insanlara kendi kültürlerini, dillerini, tarihlerini anlatın ki birileri yanlış şekilde anlatmasın.

Fransız Devrimini de bilin ama Pers tarihi ve kültürünü de tanıyın. Türkçe’yi çok iyi bilin ancak başka dil de öğrenin. Ben sıkı Atatürkçüyümdür, bunu söyleyebilirim ancak Osmanlı tarihi ve kültürünü de araştırıyorum, Göktürklere kadar hatta Tomris Hatun, Mete Han dönemlerine kadar da öğrenmeye çalışıyorum.

Bir bölüm Atatürkçü olup Osmanlı’yı,
Diğer bölüm Osmanlıcı olup, Cumhuriyeti tanımıyor.

Saçmalıktır! Birbirinin devamı iki devlettir. Saçma sapan işlerin peşinde koşup kendi cahilliğinizi ve ahmaklığınızı millete göstermeyin.

Sonra Ermeni soykırımı iddiaları ile ilgili ne okudunuz mesela? Milliyetçi dolaşıyorsunuz ya, yarın bir kongre de ya da yurtdışında Fransız milliyetçileri, Ermeni milliyetçileri ile bir ortamda denk gelip konuşursanız nasıl tartışacaksınız?

Haa milliyetçi geçinenlerin büyük bir çoğu zaten İngilizce öğrenmekten yoksun. Öte yandan İngilizce bilse de sırf Ermeni falan diye millete düşmanlık besliyor. Böyle akademik, güzel ortama giremez de hadi girdi diyelim; kavga da çıkartmadı, İngilizce de biliyor… Mesela ne anlatacaksınız? Önce Türk düşmanlığı yaparak, arşivlere giren ancak sonra Türklerin lehine yazılar yazan hangi tarihçileri örnek verip alıntılar yapabileceksiniz???

İşin özü, en kötü durum olan cahilliğin farkında olmama durumunu üzerinizden atın öncelikle…

***

Kitap okuyun, dil öğrenin, başka kültürleri tanıyın, araştırın. Bir kaynağa bağlı kalmayın; farklı kaynaklardan öğrenmeye çalışın. Öyle dizi, televizyon, belgeselden de tarih falan öğrenilmez. Çok genel bir şey öğrenilir.

Üstelik elinize aldığınız bir materyali okuyup geçmeyin. İçinde ne yazıyor, o dönemde çevre coğrafyalarda neler oluyordu, anlatılan olaylar nasıl gelişmiş ve önemli insanlar neden o şekilde kararlar almış bunları da bağdaştırın.

**

En önemlisi, Atatürkçülere söylüyorum;

Nutuk, Tek Adam, Kazım Karabekir Günlükleri, Kuvayı Milliye Ateşi, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele gibi şeyleri okuyun.

Politika ile ilgilenecekseniz; Ahmet Taner Kışlalı’nın kitaplarını okuyun, Machiavelli’nin Prens’ini okuyun, Henry Kissinger’ın Diplomasi kitabını, Yordam Kitap’tan Siyaset Bilimi’ni okuyun. Tabi bunlar temel niyetine.

Osmanlı’yı öğrenecekseniz başta (Celal Şengör, İlber Ortaylı ve Halil İnalcık’ın tavsiye ettiği) Joseph V. Hammer’ın Büyük Osmanlı Tarihi ve Kırım Hanlığı Tarihi kitaplarını okuyun. Sonra Halil İnalcık ve İlber Ortaylı’nın eserlerini okuyun.

İlber Ortaylı’nın Türklerin Tarihi, Osmanlı Milletler ve Diplomasi ve Halil İnalcık’ın Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ kitapları falan var mesela.

***

Bunlar sadece giriş, genel bilgi arkadaşlar. Bunları okuyup, notlar alıp genel bir bilgi edinebilirsiniz. türk halkı ortalama günde 5 saat televizyona ayırıyor ama yılda, dikkat edin 365 günde sadece 6 saat kitaba ayırıyor. Televizyon izleyeceğinize kitap okuyun. Genel bilgileri alın, her konuda.

Sonra dilerseniz, İletişim yayınlarından Türk Dış Politikası adlı 3 ciltlik eseri okuyup Türk dışişlerini öğrenin ya da İan Kershaw’ın yazdığı 2 ciltlik Hitler kitabını okuyup Nazi Almanyasını anlayın…

Fakat ne yaparsanız yapın, birbirine bağlayın. Anlamaya çalışın; değişimleri, kararları, neden o şekilde davranıldığını fakat sadece kitaptan değil. Öğrendiğiniz her şeyi birleştirmeye çalışın.

**

Bu ülkeye okuyan, araştıran, sorgulayan insanlar gerekir. Türklükten eğitime, sanattan bilime her şey böyle olmalı.

 

Ben inanıyorum, başaracağız. Son yıllarda sosyal medyada böyle bir kitleye şahit oluyorum. Mevcut 4 partiyi sevmeyen; İslam adı altında Araplaşmaktan, Çağdaşlık adı altında Batı özentisi olmaktan bıkmış insanları görüyorum. Arapça sözcüklerden de “meetingleri set edelim” şeklinde saçma plaza dili ve yabancı tanıtılardan da bıkmış insanları görüyorum.

Atatürkçü, Türk kültürü ve tarihine meraklı insanları görüyorum (mesela 4-5 yıl önce okçulukla uğraşırken zihgiri keşfetmiştim, şimdi daha da yaygınlaştığını görüyorum). Ne yazık ki Türk strateji oyunu Mangala’dan yeni haberim oldu ancak bunu sürekli yaymaya çalışıyorum.

İşte bu insanlara başaracak. Okuyan, araştıran; diline, tarihine, kültürüne sahip çıkan insanlar. Eski Türk kadınlarına bakın; ne Arap gibi, çöp torbası gibidir ne de Batıda olduğu gibi cinselliğini dışarı çıkartır! Halk içinde eşittir. İşte bunları bilen insanlar geliyor…

İnanıyorum, başaracağız. 2030’da her şeyi değiştireceğiz.
O zamana kadar okuyun, araştırın, takipte kalın…