Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Uçak sınırımıza girdi. Düşürdük. Buraya kadar haklıyız. Angajman kuralları belli.

Peki Ruslar bunu biliyor muydu, angajman kurallarımızı? EVET!

Şimdi iki tane dikkat edilmesi gereken ifade vereceğim.

1- Uçağın milliyeti gizliydi [1]. Rus uçakları, Suriye’de milliyeti gizli olarak operasyon yapıyor. Peki neden? Ortam bu kadar karışıkken, hangi uçağın hangi ülkeden olduğunu gizlemek neden?

2- Rus pilot: hiç bir uyarı almadık, füzeyi göremediğimiz için karşı manevra yapamadık [2]. Hatta tam açıklamasını vereyim:

İşin aslı bize hiçbir uyarı yapılmadı. Ne radyo trafiği yoluyla ne de görsel olarak uyarıldık. Hiçbir şekilde iletişim yoktu. Bu nedenle normal rejimde uçuyorduk. Su-24 bombardıman uçağı, F-16 jetleriyle aynı hız kapasitesine sahip. Eğer bizi uyarmak isteselerdi, paralel seviyeye gelerek kendilerini gösterebilirlerdi. Ama böyle bir şey olmadı. Uçağın kuyruk tarafına birden füze geldi. Füzeyi göremediğimiz için karşı manevra da yapamadık.

**

Uçak, diğer uçağı vurmak için, düşman uçağa kilitlenmeli (hani şu yuvarlak, üçgen falan?). Uçak, diğerine kilitlendiğinde bunun bilinmesi gerekmez mi?

Bu konuda fazla bilgim yok, çıkarım yapıyorum; güdümlü füze atıldı diyelim. Füzeyi uçağın radar sistemleri tespit edemez mi? Yani Suriye gibi bir yere yollanan uçağın radarı, gelen füzeyi tespit edemeyecek kadar kötü müydü???

Rusya Bilinçli Yapmış Olabilir

Zaten Amerika’dan Avrupa’ya bir çok ülke ve vatandaşları “Türkiye IŞİD’e destek veriyor” diyordu. Bunu kullanarak, “bak ben terörle mücadele ediyordum ve Türkiye beni vurdu” bahaneside Rusya açısından çok rahat kullanılabilirdi.

Uçak 17 saniye Türkiye sınırında kaldı, vuruldu.. Peki sonra?

s400 füze menzili Lazkiye (Suriye) Türkiye

s300 füze menzili Lazkiye (Suriye) Türkiye

Bakın S-300 ve S-400 füzeleri Lazkiye’ye yerleştiriliyor ve menzili bu. Sadece buda değil; Rus avcı uçakları, fırkateynleri Suriye’ye getirildi.

Menzil böyle olunca, oralarda NATO ve koalisyon uçakları olunca NATO korktu ve “Rusya’nın Suriye’ye konuşlandırdığı S-400 füze savunma sistemlerini ABD öncülüğündeki koalisyon uçaklarına karşı kullanmamasını bekliyoruz” dedi [3].

Bu işten en çok Rusya kârlı çıktı? Suriye’deki varlığını güçlendirdi. Türkiye’nin bu işten kazancı olmadığı gibi, Rusya’nın misliyle kazancı oldu (güç anlamında). Ekonomik olarakta sıkıntı yaşıyoruz ne iş?

Toplumsal Olaylar ve Saldırılara Dikkat

Neden bunu dediğimi anlamanız için şu yazıyı paylaşmam gerek (Yılmaz Özdil – Paris [4]):

Arap baharı ayaklarıyla Libya petrolüne oturan Batı bloğu, gözünü Suriye’ye dikmişti. Kuzey Irak’ın petrolünü Akdeniz’e akıtmak için, Kuzey Suriye’de koridor açılacaktı. Müdahale an meselesiyken, Rusya hamle yaptı, zurt diye Ukrayna’ya daldı. Ukrayna’da çarşı karışınca, Suriye geri planda kaldı, Esad rahat nefes aldı. Batılı ülkeler, Rusya’ya ambargo uygulamaya kalktı. Sadece bir kişi itiraz etti… Fransız petrol devi Total’in ceo’su Christophe de Margerie, Batı’nın Rusya’ya ambargo uygulamasına karşı çıktı. “Oyun kuralları”nın dışına çıkmıştı. Kendi ülkesinin kararını bile sallamamıştı. Total dediğin zurna değildi, dünyanın en büyük 11’inci şirketiydi, 130 ülkede faaliyet gösteriyordu. Total ceo’sunun görüşü, pekçok ülke liderinden önemliydi. Ve o da, Putin’in yanında saf tutmuştu. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Geçen sene ekim ayında Moskova’ya gitti, Putin’le görüştü. Paris’e dönmek üzere Vnukova havalimanına geldi, özel uçağına bindi, havalanmak üzere pistte hızlanırken, haşırt, önlerine kar küreme aracı fırladı, burnundaki dört metrelik kar küreme kepçesi uçağa çarptı, tekerlekleri yerden kesilmiş olan uçak, piste çakıldı, alev alev sürüklendi. Total ceo’su, pilotlar, hostes, uçakta dört kişi vardı, hepsi öldü. Batı bloğunda yeralıp, Putin’i destekleyen tek kişi, kendisini en güvenli hissettiği yerde, Putin’in başkentinde, tuhaf bir kazayla can vermişti. Talihsizlik işte!

**

Üç ay sonra… Libya petrolüne oturan Batı bloğunun, Libya harekatını yürüten merkezi Paris’te, Charlie Hebdo basıldı.

Paris’e mesaj mıydı acaba?
Çalma kapımı, çalarlar kapını mıydı?

Işid görünümlü iki tetikçi saldırmıştı. Peki gerçekten öyle miydi? Kuklaların, kuklacıyı tanıması mümkün müydü?

Charlie Hebdo’dan sonra bazı sürprizler oldu… Fransa, Rusya’yla 1 milyar 200 milyon euroluk anlaşma imzalamıştı, iki adet helikopter gemisi satacaktı, 210 metre uzunluğundaki gemiler 70’er adet helikopter taşıyabiliyordu, ismi helikopter gemisiydi ama aslında indirme-çıkarma gemisiydi, güvertesinde 16’şar helikopter taşırken, kargosunda 55’er adet tank taşıyabiliyordu. Şak… Paris bu anlaşmayı iptal etti, bu sene teslim etmesi gereken gemileri vermedi.

Ve, 14 gün önce… Mısır’da tatil yapan Rus turistlerin bulunduğu Rus yolcu uçağı, Şarm El Şeyh’ten Sankt Petersburg’a gitmek üzere havalandı, 20 dakika sonra patlama oldu, Sina’ya düştü, 224 kişi hayatını kaybetti, bavulların arasına bomba konulduğu ortaya çıktı. Sıradan Rus vatandaşları hedef alınmıştı.

14 gün sonra… Paris’te silahlar patladı, canlı bombalar patladı. 152 kişi hayatını kaybetti. Sıradan Fransız vatandaşları hedef alınmıştı. Acaba gene… Çalma kapımı, çalarlar kapını mıydı?

******

Şimdi bu yazıyı neden verdim? Yılmaz Özdil’in dediğine göre bir komplo teorisi. Ben de bu komplo teorisinden, komplo teorisi üreteceğim.

Olaylardan sonra Rusya, vatandaşlarını Türkiye’den dönmeleri ve gitmemeleri için uyardı. Politik adım diye düşündüm. Fakat işler değişti!

Bugün tekrar açıklama yapıldı[5]:

Türkiye’de terör tehdidinin varlığını koruması nedeniyle, Rus vatandaşlarına Türkiye’ye gitmemeleri yönündeki tavsiyemizi teyit ediyoruz. Özel sebeplerden dolayı şu anda Türkiye’de bulunan vatandaşlarımıza ise Rusya’ya dönmelerini tavsiye ediyoruz

Şimdi Yılmaz Özdil’in komplo teorisi ile bunları birleştirirsek olay baya baya Rusya destekli terör saldırılarının olabilecekmiş gibi duruyor???