Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Sabredip okuduğunuzda neden Avrupa ve Amerika’nın aksine bir sürü sorunlarla boğuştuğumuzu, Atatürk’e ve Atatürk’ün Cumhruiyet’ine bu kadar kin ve öfke olduğunu anlayacaksınız. Lütfen okuyun, etrafınızdakilerlede paylaşın. Bazı konuları okulda yada başka yerlerde bu kadar bütün halde görebilmek mümkün olmuyor.

***

Türkiye Cumhuriyeti toprakları, dünyanın en değerli topraklarıdır. Açık ve net !

bknz : Türkiye Nasıl Bölge ve Dünyada Bir Güç Olabilir?

Diyeceksiniz ki abartıyorsun. Hayır. Kara Hakimiyet Teorisi, Deniz Hakimiyet Teorisi ve Hava Hakimiyet Teorisi konularını araştırdığınızda göreceksiniz ki ; Türkiye çok önemlidir. Farklı kıtaları birbirine bağlayan, çok çok çok önemli bir ülkedir.

Kara olarak bakıldığında Türkiye Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, İpek Yolu gibi ekonomik açıdan çok önemli güzergâhı elinde tutan bir ülkedir. Zamanında İngilizler için Osmanlı bu yüzden önemliydi ve İngilizlerden destek aldı : sömürgelerine ulaşmak için bu yolu kullanıyordu. Sonra donanma ortaya çıkınca işler değişti çünkü sömürge devletlere ulaşım daha kolaylaştı. Türkiye, aynı zamanda deniz açısından da çok önemlidir. 1. Dünya Savaşı’na giriş nedenlerinden birisi Sivastapol limanının bombalanmasıdır. Boğazlar, çok çok önemlidir ve bu yüzden dünya devletlerince kontrol edilmek isteniyor (geleceğim). Öte yandan konu hava hakimiyetine geldiği zaman ; sadece Asya’yı Avrupa’ya bağlamakla kalmıyor, Afrika’dan Kafkaslara, Rusya’ya, Doğu Avrupa’ya önemli bir ülke haline geliyor. İşin özü bu kadar önemli bir ülkeyi kontrol etmeye çalışan çok olur !!!

***

Biraz daha geriden toparlanalım. Toprakları ekim açısından zengin, 4 farklı iklimi gören, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri bakımından çok değerli olan, stratejik açıdan (yukarıdaki teorilerde görüleceği üzre) fazlasıyla önemli bir ülke olan Osmanlı’yı parçalama planları tabi ki sömürgeci güçler tarafından uygulamaya konulacaktı. Doğuda İngilizler’in propagandaları ile Arap ve Kürt isyanları, batıda Fransız devriminden etkilenen ve Osmanlı’nın ibadet ve yaşantıyı serbest bırakması nedeniyle dini ve milli kimliklerini kaybetmeyen ülkelerin (Bulgaristan, Yunanistan vs) Osmanlı’ya karşı başkaldırmaları başlamıştı.  Neticede Osmanlı Padişahları Sevr adı verilen çirkin antlaşmayı kabullenmişti. Antlaşma haritası şuydu ;

Sevr antlaşma haritası

Sevr antlaşma haritası

Yukarıda gördüğünüz yerdeki “kırmızı” kısım Osmanlı’ya yani Türklere bırakılan yerdi. Her yer talan edilmiş ! Boğazları ise, uluslararası bir organizasyon kontrol edecekti ! Osmanlı Padişah’ı ise Anadolu’dan kopuk olarak, İstanbul’da özel sarayında kalacaktı. Böylece Anadolu halkı kontrol altında olacaktı.

Tarihi yanıltmak isteyenlerin aksine, Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan milli örgütlenme ve ardından Kurtuluş Savaşı sonucunda artık her şey yepyeni olacaktı. Dönemin en güçlü ülkelerinden İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanlılar ve Ermeniler hayatlarında bir daha göremeyecekleri bir hezimeti tatmışlardı.

Atatürk, imparatorun Sevr’i imzalamasını ; halkına yapılan bir hainlik olarak gördü ve Osmanlı tamamen bitirilerek, gelişmiş devletlerdeki gibi, yani geleceğin sistemi olan demokrasiyi kurdu. Diplomatik zaferlerin yanı sıra tarihin en büyük krizlerinden biri olan Büyük Burhan döneminde dahi binbir çeşit kurum, kuruluş, maden açtı ve ülke borçları ödendi, yabancılara verilen kurumlar ve fabrikalar geri alındı.

Peki Atatürk Bu Başarıları Nasıl Yaptı ?

Yüz binlerce sene, “zamanın gerektirdiği gibi”, din ile yönetilen Osmanlı ; değişime direndiği için ve halkını birleştiremediği için çöktü. Doğuda Araplar ve Kürtler, batıda ise Yunanlar ve Bulgarlar. Atatürk bunu gördü ve bir millet olmanın bu sorunu ortadan kaldıracağını düşündü. Kurtuluş Savaşı süresince ve Cumhuriyet kurulduktan sonra “ayrımcı değil, birleştirici” bir Türk Halkı yarattı. Yani ırkın, kanın, dinin, mezhebin önemli değildi, Türk’tün. Hâlâ da öyledir. Ne olduğun fark etmez, Türk’üm diyorsan, benimsiyorsan, Türk’sün. Türkiye Cumhuriyeti’ni Kurtuluş Savaşı süresince savaşıp kuran halka Türk halkı dedi. Amaç Osmanlı’nın çöküş nedeni olan ulus olarak parçalanmayı ortadan kaldırmaktı. Batılı devletler bunu gördü. Türkler eğer Türk halkı olarak bir olursa, kenetlenirse ; Batının işi zordu.

Atatürk, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu gibi 2 önemli kurumu Türk Halkına ve Türk tarihine verdiği önem ile açtı ki, düzgünce çalışsalardı Türk Halkı için çok önemli işler yapacaklardı. Atatürk döneminde de yaptılar. Türkler’in tarihi eskidir, Mu Kıtasından geldiğini söyleyenler vardı, Atatürk hemen araştırdı. Tahsin Bey, Mu ile Türk dilinin ortaklıklarından bahsedince hemen görevlendirdi (bu konuda bir yazı). Bu konuda çalışmaları bulabilirsiniz.

Türk devletleri için bir çok adım attı. Birleştirmek istedi ancak zamanı yetmedi. Örneğin Azerbaycan ile Türkiye’nin sınırı olmalıydı. Bu yüzden İran’dan parayla 11 kilometrelik toprak satın aldı ve böylece Türkiye’nin bir kolu Azerbeycan vasıtasıyla Türk dünyasına bağlandı.

11 km nahcivan (azerbaycan) Türkiye sınırı

Hemen belirteyim ; bazı vatandaşlarımız Nahçivan’ı başka ülke sanıyor ancak Azerbaycan’ın parçası. Ermenistan’ın işgal ettiği yerleri görüyorsunuz. O konuyada geleceğim. Hepsi birbiriyle bağlantılı. Kırmızı daire içindeki yer ise Ümit Köprüsü (yanlış hatırlamıyorsam) adı verilen o 11 kilometrelik sınır.

Ermenistan ve Azerbaycan hala savaş halinde. Azerbaycan’ın toprakları sağ üstte göremiyorsunuz ancak ikiye bölünmüştür. Azerbaycan’dan Nahçivan’a gitmek için Ermenistan’dan geçemiyorlar çünkü orası işgal edilmiş. Mecburen İran üzerinden geçiyorlar. Hatta haritayı vereyim ;

azerbaycan haritası

Gördüğünüz üzre Türk dünyası ile iletişimimiz “birilerinin” desteği ile kesilmiştir. Nahçivan’da son buluyor. Peki kesilmese ne olacaktı biliyor musunuz ? Bakalım ;

Türk Dünyası ve Türk devletleri haritası (Türklerin ataları)

Bu renkli yerler Türkçe’nin konuşulduğu ve Türklerin olduğu yerlerdir. Bir kısmı Türk Cumhuriyetleridir. Ne kadar fazla olduğunu, ne kadar geniş olduğunu, ne kadar önemli olduğunu (Kara Hakimiyet Teorisine göre vs) görebiliyorsunuz sanıyorum ?

Çok az kaldı, bütün hepsini toplayacağım ancak bir kaç şey söylemek istediğim konumuza geri dönelim ;

Atatürk diplomasi döneminde, 1920 Misak-ı Milli’sine göre Yunanistan ve Bulgaristan’ı ayrıca Musul, Kerkük, Erbil’i ve Halep’i almayı planlıyordu. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra önce Balkanlara ardından Doğuya gidip gerekeni yapacaktı ancak tarihçilerin sunacağı geçerli nedenlerle (ki emin olmadığım için yazmıyorum), burada durduk. Atatürk’ün istediği ; bu bölgelerde plebisit yani sadece o bölgelerde bir referandum yapmak ve “sadece orada yaşayanlara” Türkiye Cumhuriyetine bağlanmak isteyip istemediklerini sormaktı. Tabi ki engellendi, bazı sıkıntılar çıktı. Eğer gerçekleştirseydi harita aşağı yukarı şu şekilde olacaktı;

1920 Misak-ı Milli Haritası

Herkesin çeşitli haritalar çıkarttığı şu günlerde bende bu haritayı çıkartmaktan gurur duydum. Bu amaç için çalışabiliriz. O başka konu neyse… 8-9 ay önce demiştim ; sınırımıza bomba ve meriler gelirken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak hem devletin bekası hemde halkın güvenliğini gerekçe gösterip Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’a girebilirdi. Oradaki her türlü unsuru temizlerdik. IŞİD’den böbrek satıcısına, kapkaççısından pkkya kadar ne kadar pislik varsa hepsi o bölgedeydi ve hepsini temizlerdik. Bu, uluslararası hukukta verilmiş bir haktır ! Devletimize ve milletimize karşı bir hareket mevcut. (yıllar sonra gelen düzenleme: Türkiye, Suriye’ye girdi. Geç oldu ama girdi).

Tabi ki işgalci olarak gözükmemek gerekirdi. Bunun için şunu ileri sürecektik ; bu bölgedeki iç savaş ve çatışmalar bittikten sonra, merkezi yönetime bu bölgeleri geri vermek şartıyla bu bölgelerin kontrolünü ele alıyoruz ve buralarda tampon bölge oluşturacağız. Tabi işin sırrı şu ; Suriye ve Irak’ta iç savaş biter mi ??? Yani 50-60 sene bizimdi. Bu sefer Türkleştirebilirdik. Ancak bunun için zeka, vizyon gerekir ve en önemlisi yabancılarla iş birliği yapmayan, vatan haini olmayan bir iktidarın olması gerekir. Neyse….

Konuları toplamak gerekiyor. En can alıcı kısım budur.

***

Türkiye’de Yaşanan Oyunların Nedeni

En değerli topraklar dedik, Türk dünyası haritasını gördünüz. Batı, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının Türk halkı olmasından korkuyor. Eğer bir olursak, önce bu coğrafyada güçleneceğiz, ardından diğer Türk Cumhuriyetleri ile ittifak kuracağız. Buda hakimiyet teorilerinde mutlak güç ve dünyada süpergüç olabilme şansı demek. Çok tehlikeli bir olaydır (batı için).

Türkler’in önce aralarında huzursuz çıkartmak gerekiyordu. Bunun için Osmanlı çöküşünde olduğu gibi gerici ayaklanmalar ve etnik ayrımcılık üzerine oynadılar. Yetmedi mezhep ayrımcılığı… Türkiye’de görmek istedikleri 2 tane proje vardır : 1- kürdistan, 2- büyük ermenistan. Sürekli bunun için atılımlar yaparlar. Bunların haritalarınıda inceleyelim. Ama önce ;

Türkiye Cumhuriyeti’ni Türk dünyasından kurtarmak için Ermenistan desteklendi, kışkırtıldı ve Azerbaycan’a saldırtıldı. Azerbaycan zor durumda bırakıldı, bölündü. Türkiye, Türk dünyası ile arasında kopukluk yaşadı. Türkiye gerekirse Nahçivan’a askerlerini gönderim, Azerbaycan üniforması giydirip, o bölgedeki işgalcileri temizlemeli ve Türk dünyasıyla arasında bağ kurarak, Azerbaycan’ı tekrar birleştirmeliydi. Buda yukarıdaki Kuzey Suriye ve Kuzey Irak planlarından sonra gelen önemli adım olacaktı… Buna da neyse… Maalesef Türkiye güçlenmeden böyle işler olmayacak.

Gelelim Türkiye İçinde Oynanan Oyunlara

Malum kürdsitan ;

sözde kürdistan

Musul, Kerkük, Erbil gibi kısımlar şimdi yavaş yavaş eriyor. Televizyonda Ayn-El Arab (kobane) bölgesinde yapılanları izlerken, Suriye’li göçmenleri izlerken ; Türkmenler Irak’ta katlediliyor ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından resmen kendi hallerine bırakıldı.

Şimdi bu haritaya ek olarak şunada bakalım ;

sözde büyük ermenistan

Şimdi iki haritayı birleştirin (bazı yerler çakışıyor ama hiçç merak etmeyin, İsrail’in ve Batının bunlara planı vardır).

Birleştirince ne oldu ? Türkiye’nin doğusu Azerbeycan’dan tamamen koptu mu ? Bunun üzerine Hristiyanlarının bir mezhebinin Türkiye’de, İstanbul’da olduğunu ve Boğazların önemini hatırlayın. İstanbul’da da özerklik isteniyor !!!

Şimdi batı tarafını bir kenara koyarsak tekrardan şu haritaya bakın ve sözde kürdsitan ile sözde büyük ermenistan başarılı olursa ne olacağını düşünün ;

 

Türk dünyası ile tamamen ilişkimiz kopuyor değil mi ????

Atatürk, Kurtuluş Savaşı ile batının planlarını en az 200 sene geriye attı. Batı buna kızgın, tepkili. Bu yüzden bir takım partiler ve organizasyonlar ile gerici ve bölücü hareketleri başlattılar. Atatürk’e, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne olan kin ve öfkenin nedeni budur.

Zaten islam topluluk lideri olarak “birilerinin” Arabistan yada müslüman topraklar yerine Amerika’ya CIA desteği ile yerleşmesi ve diğer “birilerinin” Atatürk’e laf atması, başka “birilerinin” ise ısrarla Türklüğü kapsayıcı bir şemsiye olarak görmek yerine Türk-Kürt diye diye ırk seviyesine indirmesinin nedeni budur.

Yani ;
1- Türklük kavramını ırklaştır,
2- Atatürkçülüğü bitir,
3- Türklüğü bitir.
4- askeri bir millet olan Türklerin ordusunu bitir.

İstenenler bundan ibarettir. Başarılı olacaklar mı ? Kısmen olabilirler. Belki tamamen. Ancak başarılı olduklarını düşündüklerinden hemen sonra, biri çıkar ve gerekeni yapar;

1920 Misak-ı Milli Haritası

Saygılarımla…

Emre Çetin