Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Hukuk dersleri ararken güzel bir derse denk geldim (hukukun temel kavramları). Heh dedim acaba uluslararası hukuk falan olacak mı ama ne yazık ki, her konuda olduğu gibi bunda da “amaca yönelik” bir şey oluşturulmuş yani “KPSS’ye hazırlık” amacı.

Sonra diğer siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler derslerine baktım ve ne yazık ki doğru düzgün dersler mevcut değil. Evet uluslararası hukuk dersi var ancak uluslararası hukuk profesörü olan; siyaset bilimi okuyup ardından uluslararası hukuka yönelen ve Kıbrıs sorununda temsilci olarakta görev yapan ve bölümümün hocası Kudret Özersay’dan (şimdi parti kurdu ve Kıbrıs’ın şu dönemdeki tek kurtuluşudur, tabi hukuka uygun çözüm için) aldığım hukuk dersinden sonra bunlar hikayedir arkadaşlar. Açık açık söylüyorum hikayedir.

Sadece uluslararası hukuk görmedim. Hukukun temellerini, hukuk bitiren öğrencilerin bilmediği kavramları (daha doğrusu Latince sözcükleri falan bilmiyorlar), siyaset ile ilişkisini ve gerçek hayatta Kıbrıs sorununda nerelerde kullanılmış ve karşısına çıkmış hepsini anlattı. Ondan sonra Açık Öğretim falan hikaye gelir.

Bu ara kitap önerisi vereyim: Hüseyin Pazarcı’nın kitaplarına bakın. Kudret Hocaynın tarzındadır. Sanırım sınıf arkadaşıymışlar. Neyse..

Üniversitenin Amacı Nedir?

Mantar gibi özel üniversite çoğaldı. Çünkü bankaya yatırsan faiz gelmeyecek, inşaat desen bu kadar kazandırmaz fakat özel üniversite güzel bir gelir kapısı. Hal böyle olunca mantar gibi türediler.

Zaten gerçek anlamda; yani deney sınıfları, bilgisayarları, teknolojisi, yurtları, spor merkezleri vs ile gerçek anlamda ÜNİVERSİTE diyebileceğimiz çok az yer var. Kampüslü falan fişman. Bir de en az 30-40 yıllık olsun dersek, uluslararası alanda ağırlığı olsun falan dersek Türkiye’de 8-10 tanedir en fazla.

Şimdi bunları düşünürsek en son 180’lerdeydi de, 190’lara yaklaşması muhtemelen üniversitelerin kaçı sağlam?

Daha önemlisi BUNLAR NE İŞE YARIYOR?

Bana Göre Üniversite Halka Yarar Sağlayacak!

Sadece çocuklardan para alıp, karşılığında diploma veren bir yer olmamalı. Kopyanın yanlış olduğunu, aşırmanın yanlış olduğunu anlatmalı (ki bu konuda çok disiplinlidir üniversitemiz). Kısacası kağıt parçalı insanlar yetiştirmeyeceksin! Hoş kopya ve ezber yüzünden son sınıfta temel şeyleri bile bilmeyen çünkü (kendi savunmaları) bu alanda çalışmayacak olan öğrencilere de acıyorum üniversiteyede. Aynı zamanda kızıyorum. 4-5 yılını neden cahil olarak tükettin 1, ikincisi ise bilmeyen adamla bana aynı diploma veriyorsun eyy üniversite…

Haliyle üniversite dediğin başta öğrencileri eğitmelidir. Geliştirmelidir. Ezber değil; düşünme, sorgulama, olayları analiz etme yetisi kazandırmaldır.

Bunların dışında çevredeki halka yarar sağlayacak! Önce mahallesi ve ilindeki insanlara katkı sağlayacak araştırmalar, spor merkezleri, teknoparklar vs sağlamalı. ARdından mesela bizim üniversite. 1979’da açıldı. Kıbrıs ada ve ada için gemi çok önemlidir. Ne kaptan yetiştiriyorlar ne gemi bakım ve onarım mühendisi, teknikeri vs.. Hatta ve hatta su ve su ürünleri ile ilgili bölüm yok. Yazık. Denizin ortasında ama bunlardan yoksun.

Anadolu Üniversite’sinin iletişim bölümüne bakıyorum; şimdi değişti ama zamanında TRT’de olmayan ekipmanlar vardı. Hoş Açık Öğretim yüzünden sağlam para kazanıyor ancak bahane değil. Bak Yılmaz Hocam ne yaptı? Sivil havacılık açtı. Eskişehir ve Türkiye için büyük bir kazanç…

Yani halka yarar sağlayacaksın!

 

Halkı Eğitmek ve Bilinçlendirmek

Bakınız, youtube’a “international law” yazıyorum. Hukuk konusunda sağlam üniversitelerden biri olan Cambridge, Leiden Hukuk Okulu (Hollanda), RSIL (resarch society of international law – yani uluslararası hukuk araştırma topluluğu) gibi tonla ülke ve okuldan bir sürü şey var…

Şimdi size şunu da anlatayım;
Bir antlaşma ya da uluslararası anlaşmazlığa düşüldü. Uzman çağrılacak antlaşma ya da mahkeme için. Suriye ile anlaşmazlığa düşelim mesela. Dava için Oxbridge (Oxford ve Cambridge) “uluslararası hukuk profesörlerinden” birini biz çağrıyoruz; deli gibi para, kalacak yer, yiyeceği, ulaşım masraflarını çekiyoruz. Bakanlıkta falan böyle yapılıyor HÂLÂ!!! Suriye’de bu şekilde yapıyor. Böyle yapmayan sayılı ülke var. Sonra işlem tamamlanınca yallah.

Çünkü uluslararası hukuk, normal hukuka benzemiyor ve biz uluslararası hukuk üzerine düzgün bir üniversitede, düzgün bir bölüme sahip değiliz.

2030’dan sonra uygulayacağım Yönetke Okulu projemde bunu gidereceğim. O zamana kadar yandık demek!

**

Anadolu kasabası Eskişehir’de, “uluslararası ilişkiler” açılmış mesela. Yahu bizim okulda 20 bin öğrenci var, 6 bini yabancı. Sınıflar 35-40 kişilikse en fazla 6-7 Türk var. Afrika, Orta Doğu, Orta Asya, Kafkasya, hatta İtalya, Pakistan’dan falan öğrenci vardı. Libya, Nijerya, Irak, Türkmenistan, Gürcistandan falan gelen var. Haliyle Eskişehir’de uluslararası ilişkiler olması “sadece diploma vermektir”. Bu kadar.

Aç uluslararası hukuk mesela Eskişehir’e? Fakat Türkiye’de toplasan 5 tane hoca vardır uluslararası hukuk üzerine ders verebilecek kadar bilgili. Hadi bilmeden 10. Daha fazla olmaz. Hal böyle olunca delirmemek elde değil. Eğer bilgisayar mühendisliğinde 4 yıl kaybetmeseydim uluslararası hukuk üzerine yüksek lisans yapardım. Kim bilir belki hem çalışıp hem yüksek lisansa devam ederim. Neyse..

**

Üniversiteler Eğitim Videolarını ve Dersleri Çekip Youtube’a Yüklemeli

Bakıyorsun bol bol tanıtım filmi var. Şöyle iyiyiz böyle iyiyiz. Bana ne kadar iyi olduğunu söyleme, göster!

Örneğin desem ki;

Emniyet kemeri takmadığım için ceza yememem gerek! Negatif özgürlüğe (liberty) karşıdır ve liberal bir ülkede olmaz. Bunu kimle nasıl tartışacağım? Bununla ilgili bir yasa tasarısı hazırlamak istiyorum mesela. Anayasa mahkemesine başvursam iş çok uzar ve sonuç alamam. Fakat bu kişisel kararırımdır. Alkollü araç kullanmak, makas atmak gibi bir şey değil; benim kararım, benimle ilgili. Negatif liberty dediğimiz kavrama göre de uymuyor.

Öte yandan desem ki;
– eğer 30 yaşını geçmişse, böbreğini vs para karşılığında satabilir,
– Eğer şu şu şu hastalıklara sahipse ve KENDİ İSTEĞİYLE, kişi uyutulabilir (ilaçlı ölüm).

Şimdi bunları tartışsam, milletin %90’ı bana olur ya da olmaz diye kaynağı götü alıp, sallamaya başlar. Bir bölümü bana cevap yetiştiremediği için küfür edecek. Çünkü çoğu “kişisel hak ve özgürlüklerin” nereden doğduğunu, kimler tarafından nasıl geliştirildiğin; işin felsefe ve teori kısımlarını bilmez.

Haliyle bunları anlatmak gerek. Temle hak ve özgürlüklerden, siyasi felsefeye kadar her şey! Kim anlatacak?
ÜNİVERSİTELER!

Ders yap, herkesin anlayabileceği şekilde. Yayınla kardeşim kısa kısa, basit basit. Hem hocalar kendini göstersin, hem halktan ilgilenenler bunları izlesin. Blogta ben bunun amacını güttüm ama ben uzman değilim. Her konuyu bilemem. Hocaların derslerini çekin, yükleyin internete.

Çok mu zor yani? Ne ticari sır mı nedir olay? Hocalar tırsıyor mu yoksa “yanlışlarımı çıkmasın” diye?

***

Ayıp… Halkı bilinçlendirin! Siyaset bilimi dersleri olduğu gibi youtube’a eklenmeli. Hem okulunuzu tanıtır, kalitenizi gösterirsiniz. Tabi Sıla’nın şarkısındaki gibi; götüne güvenen şöyle gelsin. Eğer kendine güvenen üniversite varsa açar bunları, dersleri yayınlar.

Derslerin yanında gerekiyorsa; temel anlamda halk için “demokrasi nedir, hukuk nedir” gibi tonla şeyi yazar.

Eğer üniversite insanları bilinçlendirmek, eğitmek, bünyesindeki şeylerden yarar sağlatmak amacıyla kurulmuyorsa; kimse kusura bakmasın da orası benim için üniversite değildir. Diploma fabrikasıdır.

Hele hele kaynakça olmayan tez gördüyse bu gözler Türk üniversitelerinde, ezber ve kopyanın dibini gördüyse; Türkiye’dekiler üniversite değildir. Olsa olsa yüksek lisedir.

Yani koskoca insanlarsınız, aklınız çalışıyor, uzmansınız. İnsanlara nasıl yardımcı olalım diye hiç mi düşünmüyorsunuz üniversitelerde? Tamam internet çağı insanları değilsiniz de, hiç mi aranızda bunu akıl eden 1-2 kişi yok? “Efendim bu olmaz, denedik” falan diyorsanız; bak adamlar Avrupa’da Amerika’da yapmış.. Eee???

Walter Levins’in fizik dersine bak [bağlantı], MİT ünivesitesinin calculus derslerine bak [bağlantı]… Ee?? Türkiye’de eğer alanında iyi üniversite varsa, bölümü bir zahmet derslerini yayınlasın. Bölüm olarak, öyle bilmem ne 101 yayınlayıp 102 yayınlamamazlık yapmayın. komple bir bölümün başından sonuna bütün derslerini yayınlayın bölüm hesabından. Youtube’da izlendikçe bölüme para kazandırsın ve malzemeleri falan alın. Ne diyeyim daha?