Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Türkiye’de AKP tek başına iktidar çıkmadıktan sonra bu kaçıncı saldırı?
Hiççç öyle “dış mihraklar”, illüminati, uzaylılar diye sallamayın efendim.
Anadolu, yüz yıllardır çok değerli ve bin bir çeşit devlet oyun oynuyor.
Osmanlı döneminde de oynandı, Cumhuriyetin ilk yıllarında da.

Bu kaçıncı saldırı?
Üstelik mekan sahibi diyor ki; “istihbarat vardı, bir kaç gün güvenlik önlemi alındı, sonra bıraktılar” [1].
Yani göz göre göre geldi diyor.

İstihbarat ne yapıyordu? Kaç saldırıyı önledi arkadaşım?
Ya istihbaratta iş yok, beceriksiz.
Ya gelen istihbaratı değerlendirenler beceriksiz.
Bu işin başka açıklaması yok: DEVLET KURUMU ÇÖKTÜ!

1980’de sağ ve solcular içeri alınıp idam edilirken; Fethullah Gülen elini kolunu sallayarak dolaştı.
Boşalan makamlara, Fethullah Gülen’in adamları oturdu.
Bu darbeyi yapanlar, 1980’den sonra Doğu’da Kürt kökenli vatandaşlara yaşamı zehir etti.
Buradan anlaşılıyor ki; 1980 darbesini yapanlar ile Gülen, aynı yere hizmet ediyordu.

Anlıyoruz ki; konu Fethullah Gülen olduğunda,
Özal’dan Demirel’e, M. Yılmaz’dan Çiller’e, hatta Ecevit’e kadar herkes göz yummuş.
Boy boy fotoğraflarını biliyoruz. Çünkü cemaatti, oy gücü vardı.
Bu sırada her yeri eli geçirdiler HER YERİ!
AKP’ye başta söyleyince, dava adamı dendi, savunuldu. 15 Temmuz’a kadar!

 

Gülen ne kadar hainse, Gülen hakkında methiyeler düzenler de o kadar haindir.
Açın gazeteleri bakın, açın tarih tarih kim ne demiş, nasıl destek çıkmış bakın.
Hepsi en az Gülen kadar haindir!
KANDIRILDIK ayağına da yatamazsınız efendim olmaz!

**

Bu adamları devlete sokan, devletten temizlemeyen, kontrolü eline verenler suçludur.
Ne istedilerse verenler suçludur.
Sadece AKP’de değil, 1980 ve sonrası bütün iktidarlar ve siyasetçiler SUÇLUDUR!

Göz göre göre ölümler yaşanıyor bu ülkede.
Devlet bu pisliği fark edemediği için suçludur. Temizleyemediği için suçludur.
Devlette liyakâte dayalı sistem olmadığı için suçludur.
İstihbarat çökmüş, dış politika felç geçirmiş ve sürekli dansöz gibi kıvırtılıyor.
Çünkü işin başında hesap kitap yapılmamış.

Demokrasi ve uzlaşı bitmiş, kimse ne yapacağını bilmiyor.
Üniversiteler rezil, devlet kurumları rezil, özel sektör rezil.
Öğrenciler desen daha bir rezil.
Yetmezmiş gibi, milleti dinlemeden (YİNE) proje okullar getirmeye çalışıyorlar.

Neresinden tutarsan tut tek gerçek var.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET KURUMU YIKILMIŞTIR!
Tek kişinin, iki dudağına bakıyorsa bütün herkes, orada ne demokrasi vardır ne devlet.
Devlet hikayeden var. Ancak daha kötüsü KURUM OLMA YETİSİ kaybolmuş demektir.

Tarihini, dilini, kültürünü bilmeyen bir millet,
Kurumsallıktan çıkmış bir devlet…
Bu devlet bırakın 2023’leri, burnun ucunu görürse şanslı sayarım.
İsrail ile fırıldak vari ilişkilerden, döndükleri Suriye politikalarından,
AB üyeliği diye gelip, şimdi AB ve ABD ile aralarının bozulmasından da anlıyoruz zaten.

KANDIRILDIK diyorlar… İşte devlet kurumunun çöktüğünün en net itirafı.
TÜRKİYE’DE DEVLET BİR KURUM DEĞİL!
İngiltere’nin aksine..
Böyle bir ülkede de daha çok kan ve göz yaşı akar.
Yazık… ONLAR 500 korumayla, zırhlı arabalarına binip, polis ve asker eşiliğinde uzaklaşacak.
Geriye ise tek göz odalı evden okumaya giden kızın yanmış cenazesi,
Anadolu’da sıvası bile olmayan evden VATAN SAĞOLSUN feryatları kalacak…

35 ölü, 10 ölü, 3 şehit, 5 gazi…

Her şey sayı olacak. İsim yok.
Oysa her biri çocuk, abi, kardeş, ana, baba, evlat, arkadaş, sevgili…
Fakat önemli değil. Yeter ki iki dudak arasından çıkan sözler gerçekleşsin.
Sizi bilmem ama ben KABULLENMİYORUM!
ALIŞMIYORUM!
Ne bu sisteme, ne şehitlere, ne terör saldırılarına ALIŞMIYORUM!
Alışmayacağım, kabullenmeyeceğim.

Bu uğurda, gerekirse Roma’yı da yakmaya hazırım. Yeter ki huzur dolu bir ülkede yaşayalım. Bizi geçtim, çocuklarımız yaşasın. Bir gün yahu, bir gün, YALNIZCA 1 GÜN; dertsiz, tasasız, huzurlu bir gün geçirelim.

Kategori: Genel - Politika
Etiketler: , ,