Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Sömürge üçlemesi: Türkiye; ekonomik olarak olarak bir sömürgedir, kültürel olarak bir sömürgedir, eğitimsel olarak bir sömürgedir.

Gökçenlerin özçekimi paylaşılırken Türk abecesine uygun olmayan damgalar kullanılmış dersem kaçınız anlar?

Belki özçekimi anlarsınız, gökçenin de hostes olduğunu… Fakat abecenin alfabe olduğu ve damganın harf olduğu? Bunlar Türkçedir. Sömürge olmamızın eseridir.

Örneğin “belleğim beni yanılmıyorsa, Yeygün idi” dersem; “hafızam beni yanıtmıyorsa Cuma idi” demekle aynı. İlki Türkçe fakat ikincisi Arapça sözcükler olan (kelime değil, sözcük!) hafıza ve Cuma.

Heterojen = Ayrışık,
Huzur = Erinç,
Grafik = Çizge, çizit,
Galaksi = Gökada,
Yat = Gezi gemisi…

Türkçenin Diriliş Hareketi‘ni takip etmeniz dileğiyle… İşte bilmediğiniz, kullanmadığınız Türkçeler. Peki yerine ne kullanıyoruz? İngilizce, Fransızca, Arapça, Farsça….

Kültür Kaybı

Şimdi bu dil konusuna geri döneceğim de bir şeyi göstermek istiyorum. 1960 Türkiyesi.

1960 Türkiyesi

Kadınlara bakın!

Ne “Barbie bebek” gibi cinsellik ve süs püsten ibaret, cinselliği öne çıkmış ne de çarşafa, türban dolanıp sosyal ortamlardan uzaklaşıp erkeğe köle olmuş.

Erkeklere bakın! Beyefendiler… Saygılılar… Bir kültür var. Herkesin birbirine gülümsediği, ağırlığı olan bir kültür. Şimdi olduğu gibi götüne eşortman çeken, çarşıya çıkmıyor. Şu çağdaşlığa bakar mısınız?

Tabi o zamanlar neo-liberal ekonomi ortaya çıkmamış (Türkiye’de 1980 sonrası geldi), adını unuttuğum alman hemşire Türkiye’ye gelip “bakın türban bağlamanız gerek, size dininiz böyle söylemiş” diye bizi Yahudi vari türban ve çarşaf içine sokmamış!

Kültürel başörtmeli kadınlarımız var. Toplum batı ve Arap özentisi olarak ikiye ayrılmamış. Toplum tek! Türk kadını mevcut. Kendine bakan, çağdaş (medeni) faka bu çağdaşlığı ve bakımı sadece dışgörünüşten, seks objesi gibi davranmak ve cinsel çekicilik yaratmaktan ibaret değil.

İşte kültür bozulması bu dönemlerden sonra başladı…

Türk Kadını (5)

Türk Kadını (4)

 

Arapların kız çocuklarını gömdüğü, Avrupa’da kadının birey sayılmadığı dönemlerde Türk kadınlarımız boyları yönetiyordu (Tomris Hatun), at biniyordu, ok atıyordu… Daha önemlisi “eriyle” omuz omuzaydı. Topluluğu yöneten erkek hakan idi, eşi ise hatun idi. Hatun, siyasi kararlara karışır, hakanın yokluğunda elçileri ağırlardı.

Sonra ne oldu da bir bölümümüz Avrupa kütürünü çağdaşlık sandı, diğeri Arap kültürüyle köleleşti?
Arap kültürünü İslam sanmak ile, Batı kültürünü çağdaşlık sanmak aynı hatadır. Çağdaş olan şey kültür değil, kurallar, uzlaşı yetenekleri, sistemdir.

Hristiyan ve Alman hemşirenin köy köy dolaşarak türbanı tanıttığı dönemler, 1980 sonrası ortaya çıkan cinsellik adımı, dinin siyasallaşması; sağ ve soldan herkes içeri alınırken dini toplulukların serbest kalması bizi bugünlere sürükledi.

Bakalım ne var bugünlerde…

 

Tanıtılarda Yabancı Kirliliği

Diyelim ki Rusya gezisi yaptınız ve “bi burger yiyelim” dediniz. Nerede yiyeceksiniz? Şöyle bir yerde muhtemelen:

Rusya mc donalds

 

“Ama özel isim” bahanesini çok duydunuz değil mi?

Şimdi size doğup büyüdüğüm ve öğrencilerin başili (il Türkçedir, ilbeyi vali demektir, yüzlerce yılldıktır) Eskişehir’de size bir yer göstereceğim.

Bakın Türkiye’de, Türkler için açılmış bir Türk lokantası!

 

red burger house

 

Rusya’ya gidiyorsun, Krill abecesine dönüştürülüyor. Türkiye’ye geliyorsun, açan Türk, hizmet verdiği kişiler Türk, yer Türkçenin resmi dil olduğu Türkiye ve tanıtı adı İngilizce. Neden arkadaşım neden?

Süprizler bu kadar da değil, hemen bakalım facebook sayfasına [1]:

 

red burger ingilizce

 

Demek “classic Burger ve çok da small değil yani”. İyi ki diil falan yazmamış. “Kırmızı burger evi” yazmak yerine “red burger house” yazdığında daha “cool” geldiğini düşünenlerin cevabı da böyle olacak tabi ki…

 

**

 

Bu bir örnek. Hepimizin gördüğü başka nasıl örnekler var?

pet shop

 

Pet Shop… Neden pet shop? Çünkü “hayvan dükkanı” dense, herkesin içi burkulur (evet Cem Yılmaz Joystick). Pet shopken sıkıntı değil. Ne kadar da sevimli değil mi? Pet shop…

Eskişehir’de sadece 2-3 sokakta dolaşıp çektiğim ve sinir bozucu olan yabancı tanıtılar için : Tanıtı Kirliliği. Eskişehir’de olması büyük sıkıntı çünkü yaşadığımız il bizi eğitir. Öğrencilerin çoğu bu tarz tanıtıları sorgulamayacak. Normal gelecek.

Eskişehir’de İngilizce, İstanbul ve bazı bölgelerde Arapça… Böyle olmaz. 1980 öncesi nasıl “Washington” yerine “Vaşingtın” diyorduk (ki Azerbeycan Türkleri hâlâ öyle yazar), şimdi işler değişti…

**

Türkiye ekonomik olarak bir sömürge, kültürel olarakta bir sömürge…

Tarihini, dili, kültürünü bilmeyen daha da kötüsü umursamayan gençler yetişiyor. Acun izleyicileri, kadın progamları izleyicileri ve tamamen ilkel dürtüleriyle ( savaş yada kaç, çiftleş ) yaşayan toplum ortaya çıkıyor. Arapça, İngilizce her yerde kültürümüzü ve dilimizi zehirliyor. Yabancı kültürü durdurup, bizim İnsanlıkla başlayan Türk kültürümüzü, tarihimizi, dilimizi öğrenmemiz gerekiyor.

Bir toplum böyle çöker. Eskiden sömürge olmak için ülke işgal edilirdi, şimdi ise ekonomik ve kültürel olarak sömürlüyoruz. Herkes Amerikan gençliği gibi oldu, yada Araplara benzedi. Türklük neydi? Ne oldu?

Ekonomik ve kültürel sömürgeye dur demek gerekiyor.

 

Sömürge üçlemesi: Türkiye; ekonomik olarak olarak bir sömürgedir, kültürel olarak bir sömürgedir, eğitimsel olarak bir sömürgedir.