Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, iktidarı ve muhalefeti dahil olmak üzre; ıslah olmayacak bir bataklığa batmış bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenler ve iktidarın yanlışlarına engel olmakla yükümlü muhalefet partileri tamamen çığrından çıkan işlere girişmiştir.

Devletin ve milletin geleceğini kurtarmak için, biran önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurumsallaşmalıdır !

İşte benim yöneteceğim Türkiye Cumhuriyeti Devletinin; devlet içinde, milletine karşı ve uluslararası alanda yapacakları ve yapması gerekenleri içeren manifesto ;

 

Suç Oranı Düşürülmeli
Türkiye Cumhuriyeti Devletinde “Vatandaşlık Okulları” projesi hayata geçirilerek, suç işlemiş olanlar ve temelde “halkın huzurunu bozanlar” rehabilitasyon ile topluma tekrar kazandırılmalı. Eğitim ve ceza yasalarında reformlar yapılarak, suç oranı hızlı şekilde düşürülmelidir.
Her vatandaş ve her turist, günün her saatinde ve her sokakta özgürce ve korkusuzca gezebilmelidir.

 

Yolsuzluk Bitirilmeli
Devletin içinde her türlü haksız kazanç (yolsuzluk) ve benzeri hak ihlallerine karşı savaş açılıp, biran önce Türkiye Cumhuriyeti topraklarında devletin başından millete kadar her alanda haksız kazanç ve hak ihlalleri bitirilmelidir.
Topluluğu yönetenin karakteri, topluluğa yansır. Önce yönetici kademesi düzeltilmeli.

 

Medya Kontrol Altına Alınmalı
Televizyon ekranlarında yayınlanan programlara derhal ağır denetlemeler getirilmelidir. Aile içi cinsel ilişki (ensest), silah, kavga, dövüş gibi programlar kaldırılmalıdır. Ekranlarda kavga eden futbolcular, gençleri şiddete teşvik edeceği ve sporda şiddet kabul edilemeyeceği için; bu tarz yaklaşımlara ağır cezalar getirilmelidir.
Medya; milli kültürü bozmak için ve propaganda amacı için kullanılmamalıdır.

 

Türkçe’nin Diriliş Hareketi Gerçekleşmeli
Televizyon, gazete ve internette yayımlanan reklamlardan yabancı sloganlar kaldırılmalıdır. Yine bu alanlarda Türkçeden uzak tutum sergileyen programlara yaptırım getirilmelidir. Ayrıca dükkan tabelalarında Türkçe olmayan isimlere müdahale edilmeli, “yalnızca yurtdışı” firmaların yabancı isimler kullanılmasına izin verilmelidir.
Dil, milletin ve kültürün en önemli unsurudur. Türkçe korunarak geliştirilmelidir !

 

Milli Birlik Sağlanmalı
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, birbirine karşı oldukça hassas bir dönemdedir. Politik ve kültürel gerilim en üst seviyeye ulaşmıştır. En ufak sıkıntıda, ülke içi şiddet tırmanacaktır. Din, dil, mezhep, siyasi görüş, kıyafet gibi çeşitli alanlara; “bilinçli şekilde” ayrımcılık ve kutuplaşma getirilmiş ve böylece oyun başka yerlere gitmemesi garanti altına alınmıştır. Çeşitli sosyal değerler üzerinden oy sömürüsü yapılmıştır.
Buna karşı önlemler alınarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarında barış ve birlik bir an önce sağlanmalıdır. Barış, huzur ve güven ortamı oluşturulmalıdır.

 

 Uluslararası Barış ve İşbirliği Sağlanmalı
Türkiye Cumhuriyeti devleti bugün komşularınla sıfır sorundan, sıfır iletişim seviyesine kadar gerilemiştir. Önce kendi içinde barış sorununu halletmeli ve ardından bölgede önemli bir güç ve örnek ülke olarak, komşularının ardından bölgenin sorunlarını çözebilmek için gerekli rolleri üstlenmelidir.
Türkiye, tekrardan “yurtta sulh cihanda sulh” anlayışını benimseyen bir ülke haline gelmelidir.

 

 Üreticileri Kalkındıran Bir Devlet Olmalı
0.80-1 liraya üreticiden çıkan bir ürün, bugün sizin sofranıza 4-5 liraya gelmektedir. 85 kuruşa üreticiden çıkan mandalinada ve muhtemelen 30 kuruş anca kazanan üreticiye karşılık, 3-4 el değiştiren aracılar üreticilerden fazla kazanç sağlamaktadır. Dağıtımcıların üreticilerden kazandığı bir piyasada, yerli üretim zarar görür.
Kooperatifler tekrardan güçlendirilmeli ve tarım bölgelerinde üretici pazarları açılarak, üreticilerin direkt olarak tüketicilerle buluşması sağlanmalıdır. Böylece 2 liraya satılacak mandalinden hem üretici çok daha yüksek kazanç sağlayacak hemde tüketici ucuza alacaktır.
Aynı zamanda dünyanın en pahallı benzinine sahip olan Türkiye’de; geçiminde mazotun önemli etkisi olan şöförlere, çiftçilere ve fabrika sahiplerine verilecek fiyat değiştirilmelidir ! En az yarısına satılmalı ve böylece “üreticiler” tekrardan kalkındırmalıdır.
ÜRETEN KAZANMALI, KALKINMALI !

 

Yöneticilerin Değil Vatandaşın Kalkındığı Devlet Olmalı
Sağlık, eğitim hizmetleri ve temel ihtiyaçlar (barınmak, yemek vs) vatandaşların dert etmeyeceği bir hale getirilmelidir. Bunun için yatırımlar ve para, devletin başındakiler ve onlara yaranan yandaşlara değil; vatandaşlara yönlendirilmelidir.
Onlarca sene çalıştıktan sonra sağlık hizmetlerine para vermemek, çocukların eğitim masrafları için sıkıntı çekmemek, emeklilik sonrasında dünyayı gezebilecek kadar birikim elde edinebilmek ve hayatı boyunca çalışırken, en azından ortalama bir araba ve ev sahibi olabilmek her vatandaşın hakkıdır.

 

Yerli Üretim ve AR-GE Yatırımları Yapılmalı
Teknoloji bir itici güçtür. Sosyal medyadan arama motoruna, arabadan cep telefonlarına, işletim sistemlerine kadar teknolojik üretimlerde büyük yatırımlar yapılmalı; Türk silikon vadisi kurulmalı ve teknoloji millileşmelidir.
Aynı zamanda gelecekte önemli olacak tarım ve biyoloji gibi alanlara ağırlık verilmeli ve olası biyolojik silah ve tarımsal zehirlenmelere karşı Türkiye Cumhuriyeti hazırlıklı olmalıdır.
Yerli arabaya binmek, yerli telefon kullanmak milletimizin hakkıdır. Milletimizin kesesine göre ucuz ve dünya liderleri ile rekabet edebilecek kadarda “yenilikçi” ve “kaliteli” olmalıdır.
Her alanda araştırma geliştirme ve yerli üretime büyük yatırımlar yapılmalı.

 

Tarihi ve Kültürel İşler Yapanlar Kalkındırılmalı
Türk tarihi ve geleneklerine ait işler yapan çarşı esnafı bilinçlendirilmeli, eğitilmeli, vergi vs gibi kolaylıklar sağlanmalı ve devlet eliyle yurtdışında reklamlar düzenlenmelidir. Bakırcılar, halıcılar, Türk tekstili gibi çeşitli önemli alanlarda fabrikasyon ürünlere karşı “eşit rekabet şartları” oluşturularak ; kültürümüz ve kaliteli, sağlıklı ürünlerimiz güvence altına alınmalıdır.
Türk tarihi ve kültürüyle ilgili kitap, film, dizi yapanlar; devlet güvencesiyle desteklenmeli ve teşvik getirilerek kültürümüzü korumak ve dünyaya tanıtmak için çalışmalar başlatılmalıdır. Dünya sinemasındaki büyük yapımlar; İstanbul’un Fethi, Kurtuluş Savaşı gibi çeşitli tarihi olaylarda da uygulanarak dünyaya kültürümüzü sunmalıyız.
Aynı zamanda Türk televizyonlarında tarih, kültür ve Türkiye coğrafyası gibi çeşitli belgesellerle; yaşadığımız ülkenin çevresi halkına tekrar tanıtılmalıdır.

***

Bir çok şey var ancak bu 10 maddelik manifesto ; 5 sene içinde Türkiye’ye uygulayacağım ve önemli ölçüde “gelecek yatırımı” olacak maddelerdir.