Düzenleme: biraz etrafa soruşturdum, ne oldu ne bitti, neden böyle diye; anlattılar. En sona ekliyorum, “Turkcell’in Mevcut Durumu” başlığı altına.

19.3.2017 tarihinde Superonline ile yaşadığımız ve çözülemeyen bir kriz vardı. Yazı yazdım, yayınladım, kaldırdım yayından. Neden mi?

Öncelikle depolama alan sorunu oldu. Önce beceremediler, sonra 2 hesap açıldı. Fakat yaşanılan sıkıntı şu; oradan oraya yönlendiriliyor, çözemiyorlar. Defalarca görüştük, iletişim merkezini kaç kez aradık yok. Delirtecek cinste. Muhattab yok. Konuştuğumuz kişiler işi bilmiyor. Kimin bileceğini de bilmiyorlar. Saçma sapan işti.

Bir diğer sorun, internet hizmetinin kalitesi, pardon rezilliği. Verdikleri modemden mi, başka şeylerden mi bilmem. Aynı sorunu (İstanbul’da yaşamıştım), Eskişehir’de akrabalarımda görüyorum. İnternet donması, şusu busu. Anladığım kadarıyla modeme bir kaç cihaz bağlandığında sapıtıyor. Frekanslarını falan değiştiriyorsun yok.

Çözüm ne mi oldu? Ehh zahmet edip, gelip kablolardan çözemediler. Tabi Turk Telekom altyapısını kulanınca, eve kadar giremiyorlar herhalde. Turk Telekom’a geçtik evde ve şirkette. Yine sorunlar oluştu, bildirdik ve Turk Telekom’dan geldiler, çocuk apartmanda 1,5 saat harcadı ve yıllardır çektiğimiz eziyet bitti.

 

Şark Kurnazı Şirket Temsilcisi

5-6 ay önceydi sanırım, şirkete temsilci geldi. Kızı gözüm tutmadı. Tam fırıldak (tost malzemesini söylemeyeyim şimdi). Anneme bekle diyorum, dinlemedi. Kız bize neredeyse hiçbir şeyi doğru düzgün anlatmamış. Paketleri seçtik, bir kaç hattı geçirdik. “Efendim şuraları imzalayın ben halledeceğim” dedi. Annem 11 yıllık Platinum kullanıcısı. 2 yıl öncesine kadar her konuda yardımcı oluyorlardı. Güvendik. Ailenin tüm hatları Turkcell (1 hafta içinde Turkcell idi olacak).

Kız gitti. Sağolsun açma-kapama bedelini söylememiş. Normalde hiç böyle şeyleri atlamayız fakat güvendiğimiz Turkcell. “Ben hallederim” demesine güvendik. Bizim paketleri değil, yüksek paketleri seçmiş. Ben Kıbrıs’a gittim. Paket seçiminin 3 katı geliyor.

Aylarca annem orayla, burayla konuşuyor; Turkcell’in başına mı kim geldi, artık yapısını Superonline’a mı çevirdiler ne oldu bilmem ama aynı rezillik. Temsilci merkeze, merkez TİM’e, TİM ise temsilciye yönlendiriyor. Temsilciyi arıyorsun açmıyor. İletişim merkezini aradığımızda bağırmamış, küfür etmemiş veya saygısızlık etmemişken yüzümüze kapatıldı telefon.

Fatura Şoku : Açma-Kapama Geçirmesi

Ben twitter ve internetten diplomatik bir dille sorunu anlattım. Çözdüler sözümona. Paketi, doğru pakete geçirdiler. Fatura çıkıyor, ekstralar. Vergiyi falan anladım da ne oluyor dedim. Ne olacak, açma kapama bedeli kesiyorlar.

Fatura geliyor, 2 gün sonra telefon kapanıyor yahu. Açma-kapama bedeli. Sağolsunlar geçirilen hatlardan 1 tanesini açık bırakıp, hepsini kapatıyorlar. 2 gün içinde! Evet, benim bütün işim gücüm fatura çıkar çıkmaz, 1 saat içinde ödemek olmalı zaten değil mi?

Terbiyesizlik Bitmiyor: Sistem Hatası

Gece saat 1’de bunları yazıyorsam, artık sinirim had safhada demektir. Annemin iPad’i için fatura kesilecek. Fakat yarın. Annem bakıyor, iPad kapanmış. Arıyor müşteri hizmetlerini, “efendim sistem arızası olmuş”. Hadi yaa… O sistem arızası açma-kapama parasını alacak mı?

O sistem arızaları nedense hiç bizim yararımıza olmuyor. Hiç hattın kapanması 1-2 hafta ertelenmiyor nedense?

Uyanıklık yapıp açma-kapatma parası alacaklar. Kendini uyanık sanan aptal şark kurnazları vardır. İStanbul’da çok görürsünüz. Aynı terbiyesizce hesap. Koskoca Turkcell’in düştüğü duruma bak yahu. İşi uyanmasak, Superonline’ın adsl cihazına bir daha para alacaklardı. Zaten başında almış olmalarına rağmen!

İnanılır gibi değil yani.

 

Çöküşünü Hazırlamaya Mı Çalışıyor?

İstanbul’da olunca çok ilginç şeyler görüyorsunuz. Şirketlerden “kovuldu” gibi gösterip, rakip firmalara giden; orada yıllarca yer edinip, iyi insanlara baskı uygulayan ve ayrılınca yerlerine kötü çalışan alıp şirketleri zayıflatanları gördük. Ya böyle bir şey, ya iktidar baskısı vb gibi saçmalıklarla , kötü çalışanları aldılar bünyelerine.

Bu kadar sağlam firmanın 2 yılda bu hale gelmesi imkansız yahu. Hadi bu sonuç, 4-5 yıl öncesinden ne oldu da bu kadar rezilleşebildi? Önce Apple, şimdi Turkcell… Çok ilginç.

Ayıp olacağı için Turkcell’e her ay ne kadar fatura ödendiğini söylemiyorum. Fakat hepsini kaybettiler. Bütün her şeyi bitirip, bir sürü hattı başka firmaya geçireceğiz.

Sizin hizmetleriniz de, 3g kaliteniz de batsın ne diyeyim. “Efendim Vodafone çekmiyor”. Lan bütün gün İstanbul ve Eskişehir göbeğindeyim. Zaten kırda, kumda bayırda da çekmesin; doğanın tadını çıkartayım. O işte anlaşılan 4,5g ve 5g ile bozulacak. Yapılan yatırımlara bakın anlayacaksınız.

Vallahi sinir hastası yaparlar bunlar insanı. İşim gücüm olmasa oturup tüketici haklarıdır, mahkemelerdir uğraşacağım.

**

Turkcell böyle giderse ağır darbe alacak bir kaç yıl içinde. Biran önce toparlaması gerek kendini. Ulusal değerin bu hallere düşmesi üzücü. Gerçekten aklım alamıyor, nasıl başardınız bunu? O güzelim kurumsal firma gitmiş; temsilciden müşteri hizmetleri çalışanlarına kadar hepsi mahalleden toplanmış gibi. Yazık.

Bunu okuyacaklarını bildiğim için yazıyorum.
Aradık, aylarca çözemediniz.
Temsilciniz yarım yamalak anlattı ve saygısızlık yaptı.
Turkcell’e olan güvenimize zarar ver.
Yetmedi, bu tarz küçük hesaplar ile para kazanma hırsına büründünüz.
Ehhh, ben bizzat yazmıştım. İnternet ve twitter üzerinden söylemiştim.
Şimdi buradan söylüyorum, umarım önlemler alınır, gereken yapılır.
Benim için önümüzdeki hafta işlemler tamamlanacak,
Turkcell artık aylarca sıkıntı çektiren bir sorun olmaktan çıkacak benim için.
Ama,
Hiç değilse, Turkcell kendini düzeltmeye başlasın.
Şimdi başlasa, 2-3 yıl alacak… İyi çalışırlarsa.
O 2-3 yılda da neler olur kimse bilmez. Yazık etmeyin bu toprakların markalarına yeter!

**

Turkcell’in Mevcut Durumu

İş sandığımdan biraz daha uzadı ancak yarın İstanbul’a gidip, kartları alıp; geçişi tamamlayacağım (Eskişehir’deydim bir süredir). Bu süreçte neden Turkcell bu duruma düştü?

Yönetim değiştiğinden bahsediyorlar. Tabi sorun şimdi ortaya çıktıysa dün olmamıştır diye bakarken, internette “Turkcell, Akcell oldu” başlıklı habere denk geldim. Tabi sorduğum kişiler böyle bir şey demedi; yönetim değişti dedi ancak olayı bu haberi okuyunca anladım.

Çok fazla da didiklemek istemiyorum da; bana anlatılan şeylerde, yeni gelen yönetim ve eş-dost mevzusu açılıyor. Ne gibi? Bize gelen temsilci, Turkcell’in temsilcisi değilmiş. Turkcell ile partner olan firmalar tutuluyor, bu firmalar komisyon şu bu şeklinde çalışıyor dediler. Haliyle bize düşük paket söyleyip, katekulliye getirip, yüksek pakete geçirmiş. Numara almalar, paketler falan bir sürü şey anlattılar.

Esas sorun nerede?
Kim denetleyecek? Yapılan anlaşmalardan kaynaklı da sorunların olduğunu ve bir sorunla karşılaşıldığında Turkcell’in buna destek vermediği ve bu durumdan mağduriyet yaşandığını söylüyorlar. Zaten 4 aydır çok net şekilde gördük, bu mağduriyet ne demek.

İşin daha ilginci; biz ucuz yırtmışız. Turkcell’e iş yapan insanlara dahi bize yaşattıkları sıkıntıları yaşatmışlar ve adamlar biz de numarayı başka şirkete taşıdık deniyor. Yani Türkiye’deki likyakatın yok edilip, sadakatin getirildiği; eş-dost iş yürütülen ve koltuğunu bırakmamak için ofis politikasına ve günü kurtaran projelere başvuran ve bu yüzden nice insanları kaçıran zihniyet, burada da kendini göstermiş gibi duruyor.

**

Teknoloji firmalarında, teknolojik casusluğu duymuştum. İlaç firmaları için konuşacağım; bizzat, başka şirketten adam yollanıp, orada yıllarca insanları bezdirip, istifa ettirildiğini (mobing) görmüştüm. Artık bu iki olaya benzer durum mu var yoksa tamamen Türkiye’deki garip iş ilişkilerinin sonucu olarak mı böyle oldu bilmem.

Yıllardır kullandığımız, güvendiğimiz Türk şirketi; şimdi gittikçe sapıtıyor. Vodafone’dan gelen adama da anlattım durumu ve dedi ki, zaten son dönemde geçişler başlamıştı, şimdi anlaşıldı neden olduğu dedi.

Tek bir şey söyleyeceğim: bu toprakların firmasını bu hale getirenler, Allah’ından bulsun! Yıllarca nice emek, nice uğraşla buralara geldiler ve Avrupa’dan kaliteli hizmet vermeye başladılar. Fakat özellikle son 2 yılda sapıttı ve bunun 4 yıl öncesi desek; 6-7 yıldır Turkcell’e el atılmış anlaşılan. Bundan 3-5 yıl sonra da ne olur göreceğiz.

İŞLER KÖTÜ GİTTİĞİ İÇİN!! (sözümona), satış vs olursa; bu yazımı hatırlarsınız. Turkcell’i gerçekten severdim. Türkiye’nin Apple’ı gibi bakardım. Yazık.

Şu yazıyı yazarken bi ortaklarına, geçmişine bakayım dedim de…

**

Turkcell’in küçük ortaklarından Sonera Holding, 2017’de hisselerinin bir bölümünü (155 miyon) satmış[1] (toplamda 1 milyar 774 milyon TL). Peki kime satıldı? Hah orası biraz karışmış. Onu, buradaki yazıdan okuyunuz.

Mevcut hali bilmem ancak 2012 için Ekşisözlükte (burada), bir açıklama yapılmış. Karman çorman iş. Ehh şirketlerin avukatları, taktikler, şunlar bunlar…

Bunları araştırırken, Çukurova Holding’in sahibi ve Forbes 2010’da, en zengin iş adamları listesindeki en zengin iş adamı olarak görülen Mehmet Emin Karamehmet’in ise dava vs ile uğraştığını gördüm [2] [3].

**

Neler dönmüş neler. Ekonomi alanında bilenler vs daha iyi izah edecektir. Fakat görünen o ki, Turkcell ile ilgili bir takım sıkıntılar var. Yönetimdeki değişiklik ve değişen yönetim ile birlikte şirket yapısına baktığımızda; 3 aşağı 5 yukarı bir şeyler tahmin edebilirsiniz. O bölümü size bırakıyorum.

Sıkıntılı olan durum nedir? Dediğim gibi, zaten tek tük çıkan ülke marka değerlerinin, bu hallere düşmesi. O kadar ki, Turkcell’e iş yapan firmalar bile Turkcell’in bu sorunlarından nasibini alıyor ve hatlarını değiştiriyor. Japonya’da olsa, harakiri yapılırdı, o derece büyük sıkıntı.

Stratejik bir kaç alan vardır ülkeler için. Haberleşme, sağlık, savunma, gıda ve tarım vs… Savunmada çok şükür askeri disiplin ve kültür ile birlikte kendi işlerimizi yüzlerce yıldır yapıyoruz. Elimizden geldiğince. FAKAT… Gıda ve tarımda bizi soktukları durum ortadadır. Kendi kendine yeten ülkeden etten samana kadar çoğu şeyi ithal eder, ithal etmiyorsak bile tohumlarını ithal eder hale geldik. Yani gıda ve tarımı da bitirdiler. Peki haberleşme?

Turk Telekom’u yabancılara sattılar. Vodafone zaten yabancı. Şimdi Turkcell’i de rezil edip, bir şekilde satma derdine mi giriştiler? İnsan düşünmeden edemiyor.

Bu ülkede yerli ve milli diyorlar, tek millet diyorlar iyi hoş fakat ne o “tek milletin” ne olduğunu yani Türk olduğunu söyleyebiliyorlar ne de ülkede, dünyaya kafa tutabilecek markaların gelişmesine ve dünyada rekabet sağlamasına imkan sağlıyorlar. Herhalde geçtiğimiz 2 yılda, sağlık alanında işe girerek neler çektiğimizi de burada tekrardan anlatmayayım. Bizim Türk şirketleri sıfırdan şirket kurup, büyütüp, yabancılara satacak kadar “milliyetçi”. Haliyle sağlığın durumu da rezil… Anlayacağınız dilde anlatayım: Türkiye’ye kayıtlı ilaç yok! İlaç bulup, geliştirip, dünyaya satabilmiş değiliz. Olan ve hukuksal açıdan düşen ilaçları yapıyoruz. Jenerik ilaçlar falan…

Yani şöyle geliştik, böyle yaptık deniyor ya; size 4 yıldır yaklaşık 600’e yakın yazıyla bunları anlatmaya çalıştım. Sistem kurmaya çalışmadıkları gibi, kurulan sistemi de rezil ettiler ve bu yüzden her şey kişi ve proje işine dönüştü. Yani kişi ve projeye bağlı her şey. Sistemin olduğu yerde standart vardır, işler tıkır tıkır çalışır. Fakat sistem yoksa bu şekilde 1-2 proje çıkartıp koltuğunu kurtarmaya çalışan tipler vardır ki, bunlar acımasız olur. Önüne geleni yakar yıkar.

Ülkemizin geldiği durum budur. Bundan 4-5 yıl önce Turkcell argesinde çalışan; boylu poslu, İngilizcesi gerçekten iyi olan, dünyayı takip edebilen, oturmasını kalkmasını bilen, alanlarında da uzman insanlar o dönemde mobing yani baskıdan şikayetçiydi. Anlaşılan alayını yollamışlar.

Sonra? YAANİ! İşte çıkarttıkları projeler ve geldikleri nokta. Yazıktır, bu Türk firması, bu ulusal firma da tökezlenmeye başladı. Böyle giderse durum belli. Bu hale düşürenler gerçekten Allah’ından bulsun.

 

Kaynaklar

[1] Haber Türk. Turkcell’in ortağı Sonera Holding’ten hisse satışı. 9 Mayıs 2017. http://www.haberturk.com/ekonomi/is-yasam/haber/1489065-turkcellin-ortagi-sonera-holdingten-hisse-satisi

[2] Cumhuriyet gazetesi. Karamehmet’in hapis cezası kesinleşti. 29 Mart 2017. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/709544/Karamehmet_in_hapis_cezasi_kesinlesti.html

[3] Demokrasi Haber. Mehmet Emin Karamehmet’in hapis cezası onandı. 30 Mart 2017. http://www.demokrasihaber.com/ozel-haber/mehmet-emin-karamehmet-in-hapis-cezasi-onandi-h25419.html