Üzülerek sizlere 2 farklı olay anlatacağım. Anlatacağım olaylar, başkalarından duyduklarım değil; bizzat mahkemelerce mağdur edilen kişilerin kendisinden dinlediklerim ve sıkıntılı süreçte yaşadıklarıdır.

Yıllardır kadına şiddet, cinayet vs haberlerini okuyup kızarız. Taciz, tecavüz, boşanma vs gibi nedenlerle mahkemeye gidiyorlar ancak ya yaralanıyor ya öldürüyor. Peki nedendir merak ettiniz mi? Ya da mahkemelerde oluşan eksikliği?

Taraftar Tipi Millet

Biz, taraftar tipi milletiz. Yıllaaaar önce bir kapkaççı yakalamıştım. Karakola falan gittim, işte ifade vs. Sonra mahkemeye şahit olarak gittim. Etrafımdan neler neler… Vay efendim bir şey olursa, gitme, etme…

Biz, televizyonda taciz, tecavüz, hırsızlık, gasp, kapkaç haberlerini okuyoruz ancak; önümüzde bir şey olsa karışmama taraftarıyız. Aman bir şey olmasın. Haa kızına, eşine, ablana vs bunlar yapıldığında ve kimse yardım etmediğinde de; “insanlık ölmüş” diyebilecek kadar da yüzsüz bir kitle yaşıyor ve sayıları da az değil.

Her şeyin başında bu sıkıntı var. Aman bize bulaşmasınlar da…

Sıkıntı Nedir?

Daha başında anlatayım: özel hayatın gizliliği… Ya da kanunla ilgilenen arkadaşlar tam olayı bilir, söyler. Fakat olay şu; can güvenliğini ortadan kaldıracak şekilde, iletişim bilgileri ve adres (buraya dikkat) MAHKEME TARAFINDAN isteniyor. Vermiyorsun daha büyük sorun, veriyorsun; karşı tarafta orada, değilse bile ulaşıyorlar ve taciz telefonları, tehdit telefonları başlıyor…

Bu, bizzat mahkemelerce, koskoca hakim tarafından yapılan bir AHMAKLIKTIR. Hadi dedim 1-2 dava mı böyle? Yine kim olduğunu söylemeyeyim fakat sürekli böyle duruşmalar ve suçlularla ilgilenenlerce de bu olay doğrulandı ve “maalesef” şikayetçi olan tarafından bilgileri açık ediliyor. Hakim tarafından soruluyor. Belki hukuku bilsen, belki sürekli mahkemeye çıksan başka yol izlersin; fakat bizim gibi mahkemeyle işi olmayan insanların devlet ve mahkeme çekincesi farklı şeylere de yol açabiliyor. Başta vermek istemesen bile sürekli diretme ve bizzat mahkeme tarafından bin bir ısrarla bu bilgilerin alınması daha beter sorun.

Bu bilgiler, “karşı tarafın” eline geçtiğinde de; telefonlar, tehditler, ev basmalara kadar uzanan süreçler gidiyor. Diyeceksiniz ki mahkemeye verilsin. Heh kardeşim, burnu boktan kurtulmamış; işi gücü mahkemede olan ya da sevdiği kadını öldürme teşebbüsünde bulunacak kadar vahşi olan adamı da “tutuksuz yargılayarak” ikinci bir mahkemede adam edersin… Sen öyle san yani!

Bu işin gereği yapılmalı. İnsanların can güvenliği için gereği yapılmalı.

 

Olay -1

Çok şükür bu olayda insanlar müdahil olmuş. Kız, metroda gidiyor. Bir tane sapık, eteğini ve bacaklarını falan çekiyor telefonla taciz vs olayları da var. Yakalanıyor. Millette hemen devreye giriyor, telefonu elinden alıyorlar ve görüntüler telefonda var. Mahkeme açılıyor. Davacı olan taraf zaten haklı olduğu için avukat tutmuyor. Karşı taraf avukat tutuyor tabi. Gencecik, hayatının baharında olan ve gurbette yaşayan kız; karşısında aşiret-vari tiplerle uğraşıyor. Hakim soruyor nerede yaşıyorsun vs. Söylemem diyor, söylenir mi diyor kız. Cesaretle ve doğru olarak. Fakat defalarca ısrar. Sonunda telefon bilgisi alınıyor bir şekilde.

Günler geçiyor, telefon çalıyor. Tacizci pisliğin eşi. Yok öyle bir insan değil, yok düğünümüz var, yok şu bu… Bu tarz davalara katılan avukata soruyoruz, 5 yıl suça karışmama cezası verilir çıkar gider bir şey olmaz. Sonra dilersen tazminat davası aç diyor kıza. İspatlı suç var, telefonunda var görüntüler. Herkes görmüş fakat Türkiye’deki muhteşem adalet sistemi.

Araya, suçsuz olduğu halde içeri giren ve GURURUNA YEDİREMEYİP intihar eden nice Türk askerini de sıkıştırayım ki; dışarıda ne kadar pislik içinde yaşadığımızı, adaletin de nasıl sakız olduğunu görün.

Mahkemenin APTALLIĞI İLE alınan telefon numarası (Allah’tan adresi vermemiş kız uyanıklık edip) ve numaranın dava açılan şahsın ailesine kadar gidip; önce yalvarması, sonra tehdide varan konuşmaları.

SAĞOL HAKİM!

Olay -2

Yine bizzat tanıdığım kişilerin durumudur.

Kadının birisi çocuğunu doğuruyor ve bakamıyor. Devlete veriyor. Tanıdıklarım ise evlat edinmek istiyorlar ve bebeği alıyorlar. Prosedür, kanun nedir yetkin değilim fakat; aile ve genetik annesi görüşmüyor, kimden alındığı da kimden verildiği de bilinmiyor.

Şimdi hatırlayamadığım neden yüzünden mahkeme açılıyor. Hakim, iletişim bilgileri ve adresi istiyor mahkemede. Evlat edinen aile de “annesidir” falan diye kıyamıyor veriyor. Sonra bin bir sıkıntı devam ediyor. Zaten adresi vermeseler de telefon bir şekilde gidecek, yine neler olacağı belli.

Genetik anne bu sefer sorun çıkartmaya başlıyor ve bazı olaylar devam ediyor…

**

Sonuç Olarak

Hadi bakanlığı falan geçtim, hakimler neyin kafasında anlamak güç. İşin içinde olmadığım için, bu süreçte kişinin bilgilerine ihtiyaç vardır şeklinde bir şey düşündüm başta. Fakat bu mahkeme ortasında, herkes oradayken mi alınmalı, yoksa gizlilik içerisinde mi alınmalı? Üstelik davalı nasıl ulaşıyor buna?

Hadi gereklilik; yahu mahkemede insana ulaşmak, insan canınından olma pahasına, bunca tehdit, taciz, zorbalık pahasına mı alınır? E-devlette var bakarsın, avukat vardır onun aracılığı ile iletişime geçilir bir şey olur.

Avukat vs olmadığım ve bu işler çok ayrıntılı olduğu için olayları net şekilde yazmam zor. Bilen varsa bilgi@emrecetinblog.com adresine mail atsın ben de buradan aktarırım.

**

Benim burada özellikle parmak basmak istediğim nokta; mahkemenin bu bilgileri almakta diretmesi ve alenen alması, davalının bir şekilde eline geçmesi ve devamında telefonla ya da eve giderek taciz, zorbalık ve tehdit ile vazgeçirmeye çalışması.

Yani yitirilecek canlar, darp edilme ihtimali, hatta taciz ve tecavüzün tekrarlanması gibi ihtimaller bu kadar yüksek ve neredeyse her gün bir kadın cinayeti yaşanırken, bir kısmının bu şekilde mahkemenin bizzat hatasıyla mağdurun açığa çıkma gibi sıkıntıları olurken neyin kafasıdır anlayabilmiş değilim.

Bu kadar yetkin, bilgin adamlar varken ve bu kadar sorunlar oluşuyorken; işleyiş hâlâ böyleyse ben burada kasıt ararım. Yok bir aptallığın ürünü ise ve yıllardır değiştirilmiyorsa; artık değiştirilme zamanıdır. Yok sistemle ilgili bir sorun varsa, kardeşim 192’si tanınıyor olmak üzere 206’dan fazla ülke var dünyada. Birinde değilse bile diğerinde bununla ilgili bir sistem vardır. Gideceksin, bulacaksın, değiştireceksin.

Mahkemelerdeki sorunlar, hakimlerin bu şekilde davranması ya da nedeni neyse bu yüzden insanın canına zarar gelmesinden daha mı önemlidir?

Bu blogu okuyan yetkililer varsa bir zahmet araştırsın ve kaç insan, mahkemelerdeki bu sıkıntı yüzünden canından olmuş veya zarar görmüş ortaya çıkartabiliyorsa çıkarsın. Bugün gördüğümüz sorunların bir bölümü belki buradaki zaafiyetten kaynaklanıyor.

Cumhurbaşkanı çıkıp, “çok fazla tecavüz haberi veriyorsunuz, millet iyice delirecek” gibi bir söz etti. Yahu her şey elinizde be insaf. Gittiğiniz yol, yol değil belli. Bir şeylerin değişmesi gerekiyor. Görün artık. Basını bir şekilde sansürlemeye çalışmak yerine, bu işin önüne nasıl geçeriz diye düşünün.

1990’lardaki suç sayısına bakın,
2000’lerdeki suç sayılarına bakın,
2010’lardaki suç sayılarına bakın…

300 binlerden nasıl 3-4 milyonlara çıkmış ve bu sorunlar neden büyümüş araştırın, gereğini yapın. Bir canın yitirilmesi büyük sorun iken; mahkemeler yüzünden, devlet yüzünden, sistemdeki bir hata veya devletin zaafı yüzünden insanların zarar görmesi ve can yitirmesi, tarif edilemeyecek bir sorundur. Devletin başlıca görevi -ki buna en başta mahkemeler dahil- halkının can güvenliğini korumaktır.

E bakıyorsun….

Ya sabır. Başka bir şey demekte zorlanıyorum.