Bu yazıyı yazmak mecburi hale geldi. Çünkü medyanın yönlendirmesi ve bazı konular yüzünden o kadar saçmalık dönüyor ki etrafta… Bunların bir bölümünü açıklama, Trump’ın nasıl kazandığını anlatmak ve seçim sonrası Amerikalıların saçmalıklarını (bknz: New Balance markası Trump’ı destekledi diye ayakkabıları yakmak), göstermek istedim.

Trump Nasıl Kazandı?

Bunun iki bölümü var. Birincisi Trump’ın ne dediği, ne yaptığı; ikincisi de rakiplerinin neler yapamadığı.

Seçim ve kararlar üzerinde çok düşündüm. Nasıl açıklanabilir diye. Sanıyorum ki en güzel söz; “Amerikalılar güzel konuşan bir yalancı yerine, çirkin konuşan dürüstü tercih etti” olur. En güzel açıklama bu. Geri döneceğiz buna.

1- Trump

Trump, politik açıdan yanlış olan fakat bir çok kişinin düşündüğü şeyleri söyledi. İngilizcesi “politically incorrect” olan bu sözcüğün halk ağzına tam dönüştürülmesi “patavatsızlık”.  Örnek vermek gerekirse; Trump, bir kadın için domuz dedi, engelli bir gazeteciyle dalga geçti, Meksikalılara tecavüzcü ve hırsız dedi.

Bu söylemleri tepki çekti ve medyatikleşti. Buna şaşırabilirsiniz ancak şunu söyleyebilirim ki; sizin için çalışan bir çok milletvekilini bilmiyorsunuz. Sayfaları orada, harıl harıl uğraşıyorlar; ancak sizin bildiğiniz sadece 10-15 isim var. Haliyle Türkiye’de de “medyatik olursan bilinirsin” durumu geçeri. Bu, yıllardır bizi televizyonun ve “şokkk, azzz sonra” magazinciliğinin getirdiği noktadır.

**

Dili: İngilizce bölüm okuyorum ve İngilizcemi geliştirmek için kitaplar, filmler, diziler şart. Youtube’tan vlog vs gibi şeyleri de takip ediyorum. Fakat bana en çok katkı sağlayan şeyler; başlangıç için masal kitaplarıydı çünkü ilkokul ve daha öncesi çocuklar için kullanılmış bir dil vardı. Sonrasında da South Park, How I Met Your Mother gibi çeşitli temel dizi ve animasyonlardı. Minionlar gibi çeşitli filmleri de anlayabiliyorum.

Obama’nın da dili hafifti, sadeydi. Fakat Clinton bir giriyor  ki… Süleyman Demirel gibi. Eviriyor, çeviriyor, herkese teşekkür edip yağlıyor… Tartışmalarda Clinton’ın bölümlerini atlamak zorunda kaldım ancak Trump’un bölümleri anlaşılırdı.

Daha önce size minimalizm konusunda anlatmıştım: en büyük etkileri, en sade işler yapar. Haliyle Trump’un gerek halk ağzıyla (Erdoğan gibi lan lun, ananı al, eyyy, heyt hüyt gibi) konuşması ve dilinin sade olması (Erdoğan çok Arapça kullanıyor, haliyle burada iyi bir örnek değil), Trump’ın daha fazla kişiye hitap etmesine neden oldu.

**

Milliyetçiliği: Amerika, bir çok ürünü Çin’e yaptırıyor ve işsizlik aldı başını gitti. Amerika’da sağlık hizmetleri Türkiye’deki gibi değil. Biz çoğu şeyi ücretsiz ya da düşük ücretle kullanıyoruz. Şimdi bazı AKP karşıtları eleştirebilir, ancak size Amerika’da yaşayan Türklerin vlogunu gösterebilirim. Bknz: Amerika’da Sağlık Sistemi.

Kapitalizmin getirdiği ve AKP’nin de bir çok yerde uyguladığı “özelleştirmeler” yüzünden bu durumda bir çok yer. Adamlar, bir sektörde hizmet ve üretim sağlıyorken; tabi ki şirket olarak kâr yapmayı düşünecek. Haliyle sağlık, eğitim gibi alanlar devlet elinden çıkarsa, hasta ve öğrenci değil; müşteri gözüyle bakılır.

İşte Obama’nın Healthcare denilen sağlık reformu bu şekilde patladı. Bunu eleştirdi ve insanlar haklı buldu. Öte yandan üretimin azalması ve Amerikalı şirketlerin Çin’de vs üretim yapması, işsizliği arttırdı.

İşte Trump bunları da eleştirdi ve “Make America Great Again” yani Amerika’yı yeniden güçlendirelim/büyük yapalım gibi bir slogan ile yola çıktı ve tuttu.

**

Dış politikada uzlaşı: Size Trump’ın bir kaç sözünü anlatacağım zira çoğunuz manyak diye biliyorsunuz. Doğru patavatsız, egosu yüksek ve ırkçı biri fakat bu; politikalarını öğrenmeden Clinton demeniz anlamına gelmez.

  • Diyor ki Irak’ta ne işimiz vardı? Irak bir yanlıştı.
  • Amerikan askerlerinin Ortadoğu’da rejim değiştirmek için olması yanlış (o paraları Amerika’ya harcayabiliriz, ne işimiz var oralarda) diyor.
  • IŞİD konusunda, bırakın Rusya çözsün olayları. Biz niye karışıyoruz diyor.
  • Soğuk Savaş bitti ama NATO var, haliyle Rusya için tehditkâr davranıyoruz ve sonra ilişkilerin iyi olmasını istiyoruz gibi bir söylemi var.

Bakın Trump işadamıdır. Haliyle bakış açısı politikacıdan farklı.

**

Yeniliğin temsilcisi: Kennedy ailesi, Baba Bush, oğul Bush, Bill Clinton, araya Obama, sonra yine Clinton…

Amerikanın politikası belli başlı aile isimlerinin etrafında şekilleniyor. Söylemleri aynı, başa geldikten sonra yaptıkları aynı. Halk dedi ki yeter. Turmp iyi ya da kötü değişimi simgeliyor. Solcuların aslında değişimi simgelemesi gerekirdi ancak sağcı Trump simgeliyor. Biz, sizin politikalarınızdan bıktık usandık!

2- Clinton

Bana göre Trump’ın kazanmasının en büyük nedenlerinden birisi Clinton’dır. Barnie Sanders gibi bir adam varken Clinton’ı seçti Demokratlar.

Clinton neden kötü? Öncelikle Obama döneminin Dışişleri Bakanıydı. Aşağı yukarı aynı politikaları sürdürecekti. Obama döneminde Ortadoğu karıştı, Ukrayna, Gürcistan karıştı. Arap Baharı denilen yapay demokrasi yüzünden bir çok ülkede kan döküldü ve kan dökülmeye devam ediliyor.

Bu Arap Baharı döneminde merkezi otoritenin zayıflamasıyla birlikte, devletler güçsüzleşti ve bu boşluğu IŞİD doldurdu. Bakın bir Irak şimdi 3 farklı bölünme yaşadı. Suriye aynı şekilde. Ukrayna’da iç savaş başladı (renk devrimi/Turuncu Devrim yüzünden).

İşte bunlar Obama dönemi olaylarıdır. Amerika’nın bu tarz “demokratik adımlarda” desteği yok derseniz, size gülerler. Haliyle Suriye ve Irak’taki durumlar Clinton döneminde de devam edecekti.

**

Yalancı Clinton: “Lies of Clinton” şeklinde Hillary Clinton’ın yalanlarına bakarsanız, yemin altında mahkemede emailler hakkında yalan söylediğini de görürsünüz, eşcinsl evlilik hakkında tıpkı “Bir Başbakan İki Erdoğan” videolarında Erdoğan gibi sürekli söylem değiştirdiğini de. Millet Clinton’ın yalanlarından bıktı usandı.

**

Dili çok ağır ve karışık: Bahsettiğim üzere Clinton’ın dili fazlasıyla karışık, ağır ve sürekli kibar olmaya çalışan ama bunu zoraki şekilde yapan biri olarak göründü. İnsanlarda olumsuzluk uyandırdı. “Bana bu soruyu sorduğunuz için teşekkür ederim, biz daha iyi….” şeklinde konuşurken Trump çıkıp “her şeyi batırdınız, hiçbir şeyi doğru yapmadınız” dedi…

Olayları Savuşturma

Trump’ın “amını avuçladım” şeklindeki iğrenç söylemi ortaya çıktı. Trump bunu alıp, arkaplanda konuşulan şeylerdi, yayınlanması hataydı ancak kadınlardan özür diliyorum dedi. Fakat bunu da savuşturdu nasıl?

Bizim medyada yok, Google’dan bulmanız (Türkçe kaynağı) çok zor ancak Bill Clinton’ın tecavüz ettiği ile ilgili bir suçlama şurada var ve diyor ki:

Juanita Broaddrick: Odaya girdikten kısa süre sonra beni taciz etti. Direnince zorla öptü. Kaçmamam için dudağımı ısırdı. Fazla direnemedim ve tecavüze uğradım…

Olayı buna getirdi ve bununla vurdu tartışmada. Dedi ki, söylememem gereken bir söz söyledim ancak kapalı kapılar ardında özel bir konuşmaydı ki dünyadaki bir çok erkeğin bu tarz konuşmalar yaptığını biliyoruz. Özür diliyorum kadınlardan ancak bu tecavüz etmekten iyidir dedi.

 

**

Trump’ın Medya Tarafından Çarpıtılması

İslam

Başta ben de herkes gibi Trump’a gıcık oldum. Türk medyasından takip ettiğim kadarıyla. Sonra dedim ki yahu bu adam ne diyor acaba? Tartışmalardan önce gazete demeçlerini ve sonra tartışmaları izleyince ilginçlik fark ettim.

Diyor ki, “Amerika’ya yasadışı gelen Müslümanları Amerika’dan atmalıyız çünkü ne olduklarını, nereden geldiklerini ve ne için geldiklerini bilmiyoruz”. Gazeteler bunu nasıl yansıtıyor? “Trump, Müslümanları Amerika’dan atmalıyız dedi”.

Öte yandan şeriat ile ilgili bir söylemi vardı, şeriat isteyenler bu ülkeden defolsun gibi sert bir söylemdi. Ve bilin bakalım ne? Aynı fikirdeyim. Hayatı boyunca laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye’de yaşayıp; görmedikleri ve deneyimlemedikleri şeriatı yani benim özgürlüğümün elimden alınmasını isteyenlere diyorum ki SİKTİRİN GİDİN ARABİSTAN, İRAN HATTA IŞİD BÖLGELERİNDE YAŞAYIN!

İşadamı olarak tabi ki Müslümanların ülkeden gönderilmesi söz konusu olamayacak.

Duvar Meselesi

Meksika sınırına duvar yapacağız dediler. Bir çok kişi buna karşı çıktı Amerika’da. Irkçı dediler.

Bu konuda fazla bir şey demeyeceğim; Bulgaristan, Türkiye sınırına duvar örerken, Avrupa ülkeleri göçmenleri durdurmak çit çekerken neredeydiniz? İsrail, Filistinlilere koca duvar örerken neredeydiniz?

Hayatınız iki yüzlülük üzerine kurulmuş.

Trump’ın Kötü Yanları

Kadınlara saygısı yok. Politika nedir bilmez ve diktatör-vari davranabilir. İklim değişikliği yalan, öyle bir şey yok diyecek kadar saçmalayabiliyor. Egosu yüksek vs gibi şeyler eklenebilir.

**

Bu İşler O Kadar Kolay Değil

Dünyanın, düzgün çalışan tek başkanlık sistemi şimdi teste tutulacak. Trump Başkan olduktan sonra tabi ki söylemlerinde yumuşama olacak. Bazı söylemler tamamen oy almaya yönelikti, bazıları oy almak için sertleştirildi.

Fakat uluslararası anlaşmalar var, yasama-yürütme-yargı var, anayasa var, anayasa mahkemesi var… Yani bazı şeyler öyle çat diye değiştirilemez, uygulanamaz. Ne kadar çoğunluğu alsa da, temsilciler; parlamenter sistemdeki gibi partiye bağlı değil Amerika’da…

Üstelik bir çok kurum (FED gibi), özerkliği kazanmış durumda. Trump yap dedi diye yapmazlar. Orası Türkiye değil! Trump’ın yeni danışmanları olacak, evet işler değişecek ama beklendiği kadar karamsar olacağını düşünmüyorum.

Dialog Açık Olur

Putin ile arası iyi, Erdoğan’ı yağlamak için kızım İvanka, Erdoğan hayranı dedi… Ülkelerde konuşalım, anlaşalım diyor. Haliyle Ortadoğu’da bazı konularda çözüm gelebilir.

Heee Türk çıkarlarını koruyacak değil tabi ki, Clinton gibi Trump’ta PYD terör örgütünü destekleyecektir çünkü IŞİD’e karşı savaşıyorlar.

Değişim Gelir

Bazı konularda değişim gelecektir ve işbirliği içinde olacağını düşünüyorum. Değişim iyidir. Obama’nın saçma ve kan dolu dışpolitikasının bir dönem daha Ortadoğu’da sürdürülmesi sıkıntıydı. Trump ise Ortadoğu’dan çok iç işlerine dönecek. Hee tamamen vazgeçecek ya da yılbaşından itibaren her şey oturacak demek değil. Fakat Clinton’a göre daha olumlu bakıyorum.

Bunu İzleyin: Trump’ın Kazanmasında “Solun” Rolü

İster AKP karşıtı olun ister Trump; kendinizi istediğiniz kadar bilmiş, solcu, Atatürkçü konumlandırın. Şunu izlemenizi istiyorum:

 

**

Amerikalılar Çıldırmış Olmalı

Trump başkan seçildi ve gayet demokratik bir seçim gibi duruyor. Amerikalılar ise her yeri ateşe vermeye başladı.

trump-ayaklanmasi

trump-ayaklanmasi-2

trump-ayaklanmasi-3

***

Bayraklarını yakan mı dersiniz, ateşe veren mi?

Gezi Parkı protestolarına hak vermeme rağmen, bu şekilde yakma ve yıkmaları desteklememiştim ve protestoların desteğinin bu anarşist hareketler yüzünden azaldığını düşünüyordum.

Şimdi aynısı Amerika’da oluyor. Peki başka ne oluyor biliyor musunuz? AYAKKABI YAKIYORLAR!

yok artık derseniz işte : haber bağlantısı ve görseller:

ayakkabi-yakma

**

Amerikalıların kendi ülkelerinden başka bir şey düşünmeyen insanlar olduğunu bilirdik. Burunları büyüktür “biz süperiz” derler ve dünyanın geri kalanıyla ilgilenmezler. Amerika’daki bir çok aydının ülkesini nasıl eleştirdiğini biraz araştırırsanız bulabilirsiniz.

Amerika, Amerikalılar sayesinde değil; beyin göçü sonucunda devşirilenler sayesinde gelişti. Bilim, teknoloji vs..

**

Solcular, akıllı ve devrimci olması gereken solcular ne yapıyor? Bayraklarını yakıyor, ayakkabı yakıyor (e kafanızı siksinler yani), hile olmayan seçimleri protesto etmek için resmen Arap Baharı başlattılar.

Ha, Amerika yüzünden diğer ülkelerde kaç milyon kişi öldü, öldürüldü ; bu yüzden Amerika istediği kadar batabilir ancak Türkiye dahil, dünyada solun geldiği nokta ve insanların ne kadar aptallaştıkları ortadadır.

*****

Amerika’da sol dahi böyleyken Trump’ın kazanması süpriz değildir.

1- Medyaya inanmayın,
2- Her denilene inanmayın,
3- paylaştığım videoyu izleyin anlayacaksınız.

Amerika’daki durum 14 yıldır Türkiye’de geçerli. Hiç kusura bakmayın kardeşim 1980’lerde “aman evladım siyasete bulaşma” diye ortamı boş bıraktınız ve ipsiz sapsız adamlar doldurdu. Şimdi bunlar yönetici işte.

Solcuların, Atatürkçülerin, demokrasi yanlıların yeteri kadar çalışmaması ve DSP-CHP gibi partilerin rezil işler yapması yüzünden bu durumdayız. Ha Amerika ha Türkiye…

Azıcık iğneyi kendimize batıracağız.

Seviler, saygılar.

Kategori: Genel - Hayat - Politika