Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Türkiye’de başarıya ulaştıracağım, ve ardından Türkiye’yi başarıya ulaştıracağım projedir.

Suçlular sokakta, otobüste, sevdiklerimizle birlikte yan yana… Bazıları suç işlememiş, ancak suç işleyebilecekleri potansiyeli gösteren hareketlerde bulunuyorlar. Yani suç engellenebilir.

Sorunları göstermek çok kolaydır, önemli olan çözüm üretebilmektir. İşte size suç oranını azaltacak, Türkiye’yi daha ileriye taşıyacak çözümler.

Başarı Suçu İşlenmeden Engelleyebilmektir!

Ağır cezalar suçtan caydırmaz. Öyle olsaydı “İDAM CEZASI OLAN” İran’da suçlar işlenmezdi. Ancak suç işlenmeye devam ediyor. Suçluyu yakalayıp ceza vermek “ödeşme” isteğinin sonucudur. Adaletle ilgilidir. Ancak adalet hiçbir zaman suçu çözmeyecek. Suçu azaltacak şey; erken tespit, tedavi ve eğitimdir.

Bakın 10 yaşında engelli bir kardeşimiz bakkala giderken, insanlık dışı bir yaratık gasp etmişti ve bugün yakalanmış[1]. Üstelik “çocuk özürlü” diye soru yöneltilince savunması “ben de özürlüyüm” diye olmuş. Bu eleman yakalandı. Tamam mı? Her şey bitti mi? Sorun çözüldü mü?

Bu Ülkede İnsanlar Özgürce ve Korkusuzca Yaşamalı!

Turistten kadına, yaşlıdan engelliye herkes günün her saatinde özgürce dolaşmalı bu topraklarda! Özellikle çocuklar! ülkelerinin, şehirlerinin, doğanın tadını çıkartabilmeleri gerekir. Bu ise suçtan arınmakla olur.

Erken Tespit

Kurallar ve kanunlar, TOPLULUK için vardır ve düzeni sağlar. Kırmızı ışıkta geçmemek, yere çöp atmamak, kopya çekmemek… Her şeyin bir nedeni var ve bu neden “insanlık ve toplum için”. İnsanlar bu kuralları biliyorsa ve buna rağmen “kendi iradeleriyle” kuralları çiğniyorlarsa kesinlikle psikolojik sorunları vardır. Bu insanlar tespit edilmeli.

Ayrıca sadece kuralları çiğneyen değil; insanları rahatsız edenler, kavga edenler, gece 12’den sonra yüksek sesle müzik dinleyenler… Kısacası toplumun huzurunu bozan ve bunu defalarca tekrarlayanların ağır sorunları var demektir. Bu insanlar erkenden tespit edilecek ve tedavi edilmek üzere Vatandaşlık Okullarına yerleştirilecek.

Bu projede “toplum içinde yalnızca toplumla yaşamayı bilenler kalacak!” düşüncesiyle yola çıkıldı.

Cezai Durum Gerektiren Hareketler ve Cezalar

Bir kediyi öldüren adam bir kaç yüz lira ile kurtulmamalı. Daha büyük sorunların habercisidir, psikolojik sorunlarının göstergesidir. Yere çöp atacak kadar sorumsuz bir insan büyükşehirlerde yaşamayı hakediyor mu ? Hepimiz bireyiz ancak sokağa çıktığımız an, toplumun bir parçasıyız. Her çocuk melek gibi doğar ve önce ailesi, sonra arkadaşları ve öğretmenleri, ardından toplum çocuğu ve hayallerini kirletir. Toplum olarak diğerlerine örnek davranış geliştirmek zorundayız.

Kopya Çekmenin Cezası

Önce neden kopya çekildiğini anlatayım ; çocuk ortaokula kadar çalışmayı öğrenmeden gelmiştir, ortaokulda dersler ağırlaşınca birler karnede çoğalır. Baba “seni döverim” der yada baskı yapar. Çocuk korkar, çalışmayı zaten bilmediği ve sevmediği için tek çözüm olan kopyaya başvurur. Ortaokul, lise, üniversitede başkalarının hakkıyla ödül alan bu arkadaş, işe girdiğinde tabi fikir çalacak ; başbakan olduğunda tabi yolsuzluk yapacak.

Ceza mı ? Üniversite’de nasıl müsamma gösterilmiyorsa ilkokul ve ortaokulda çeşitli sorumluluk projelerine yönlendirilerek “sorumluluk alma bilinci” geliştirilmesi gerekecek.

Toplumu Rahatsız Etmenin Cezası

Rahatsız etme boyutuna göre (kavga, teciz vs);

– AVM gibi topluluğun olduğu yerlere girememe,
– Yalnız dışarı çıkamama,
– Büyükşehirlerde yaşayamama,
– Sadece köy ve ilçelerde yaşama

gibi çeşitli cezalar ve yaptırımlar uygulanacaktır.

***

Vatandaşlık Okulu

Suçlar; eğitim ve ağır yaptırımlarla azaltılır. Eğitim olursa ve ceza olmazsa yada tam tersi durumda suç oranları düşürülemez. Önemli olan, ikisinin birden olamsı ve ikisininde hem iyi uygulanması hemde kalitedir. Yaratıcılıktır. Yukarıdaki cezalar ağır gelmezse, fazlaca tekrar edilirse ; çözüm vatandaşlık okuludur.

Atanamayan öğretmenler  burada göreve başlayacak, psikologlar ve eğitimciler olacak. Suçlunun psikolojik durumu ve suçuna göre Vatandaşlık Okulunda kalma süresi belirlenecek ve süre bitse dahi, eğitimciler tarafından onay verilmeden dışarı çıkamayacaklar.

Nasıl Bir Yer Olacak ?

Çocuklara doğanın önemini, kurallarını anlatamadık. Ardından ormanlarda piknik yaparken temiz tutulmasını, dikkatli olmasını istedik. Olur mu? Olmaz… Çimlere basma yasağı koyduk. Madem ben çim üzerinde yürüyemeyeceğim, basamayacağım, yuvarlanamayacağım ; o zaman oraya çim ekme. Ben doğaya temas edemeyeceksem sırf güzel görünüyor diyerek oraları yeşillendirme.

Buna en güzel örnek okulumuzun rektörü (DAÜ) Abdullah Öztoprak’ın çözümüdür. Ormanlık alanlar var okulumuzda ve öğrenciler kestirme yolları kullanıyor. Öğrencileri engellemeye çalıştılar olmadı. Rektörümüz ise akıllı bir çözümle ortaya geldi: yürünen yolları ağaç gövdeleriyle belirginleştirdi, kenarlara çiçek ekti ve tabana çakıl taşı döktü. Şimdi ormanın içinden yürüyoruz.

Vatandaşlık Okulunun Özellikleri

Vatandaşlık Okulunda ise insanlar teknolojiden uzaklaşacak, ormanın içinde olacak “korumalı ve kapalı” kamp bölgelerinde yaşayacak. Doğaya geri dönecek. Modern insan 50 bin senedir var ve son 100 senedir (özellikle) doğadan koptuk. Bu yüzden bir çok psikolojik sıkıntı çekiyoruz.

Örnek;

Biraz daha gelişmiş olacak, korunmalı ve kapalı olacak ancak orman içinde, teknolojiden uzak olacak.

Biraz daha gelişmiş olacak, korunmalı ve kapalı olacak ancak orman içinde, teknolojiden uzak olacak.

Çeşitli hayvanlar ile hayvanseverlik aşılanacak ve sorumluluk duyguları gelişecek

Çeşitli hayvanlar ile hayvanseverlik aşılanacak ve sorumluluk duyguları gelişecek

Böylece, insanlar tekrar ait ve parçası oldukları doğaya geri dönüş yapacak ve rahatlamaya başlayacak. Saçma sapan dizi, film ve programlar beynimizi uyuşturmayacak.

Eğitimler ve Aktiviteler

Hayvanların bulunacağı kampta; kurallar, trafik kuralları, neden kurallara uymalıyız, toplum , demokrasi, tarih, biyoloji gibi çeşitli temel eğitimler verilecek. Kitap, gazete, müzik aletleri, çeşitli spor aktiviteleri gerçekleştirilecek. Böylece buraya giden insanlar hem rahatlayacak, hem doğaya dönecek ve bilinçlenecek(!).

Yürüyüşler, çeşitli (ufak) bilimsel deneyler gerçekleşecek. Kendi kamplarının bakımlarını üstlenecekler. Yataklarını, çarşaflarını temizleme görevi, yemek pişirme görevleri (aşılar gözetiminde) gibi çeşitli faaliyetler olacak ve sorumluluk bilincini geliştirecek.

Bunun dışında kumar, içki, sigara gibi çeşitli bağımlılıklar varsa bunlarda bıraktırılacak.

Vatandaşlık Okulunu Reddetmek ?

Tabi ki size kalmış bir şey, kesinlikle reddedebilirsiniz. Para cezasının yanı sıra vatandaşlık okulunda geçireceğiniz 3-4 haftaya karşılık; bileğinizde kelepçeyle evde 5-6 ay geçirmeniz gerekecek. Toplumdan uzaklaşmanız gerek.

Yasal Durum ve Uygulanabilirlik

Hiçbir şey imkansız değildir, ben politikacı adayı olarak fikri söylüyorum; eğitimciler, psikologlar, akademisyenler, kanun adamları bir araya gelerek nasıl olması gerektiğini ve uygulanabilirliği tartışarak, “uygulanabilir” hale getireceğiz.

Ceza olarak olmasada, teşviklerle iş çözülebilir. Kampta süre yarıya düşer, para cezası olmaz, vergi oranı düşürülür vs. Yani çözüm bulunur. Gerekirse 10 milyon insan eğitim kampına gider ancak ben bu toplumu uygar bir hale getiririm !

***

Son zamanlarda yaşanan ölümler, kediye tecavüzler, erkek terörü gibi olaylarda Vatandaşlık Okullarına olan ihtiyacın ne denli büyük olduğunu görebilirsiniz. Yukarıda anlattıklarım “toplumda yaşamaya uygun olmayanların” durumları ve yapılması gerekenlerdi. Bu bölüm Vatandaşlık Kampı denebilir ve Vatandaşlık Okulları bütün vatandaşları eğitmeye yönelik büyük bir hareketin parçasıda olabilir.

Buradaki Amaç

1- İnsanların toplum içinde yaşamayı öğrenebilmesidir. Birbirine karşı saygılı olabilmesi, kurallara ve kanunlara uymasıdır.

2- Suçu işleyecek insanların psikolojik olarak rahatsız olduğunu varsayabiliriz. Bu insanlar zaten kendilerini beli ediyorlar. Bu arkadaşları suç işlemeden yakalamak ve hem kişinin hayatını kurtarmak, hem de olası kurbanın hayatını kurtarmak (yada zararı önlemek) için adım atmak gerekir.

BAŞARACAĞIZ!

Eğitim, sanat, spor, teknoloji, bilim gibi yatırımlarla ve toplumsal gelişim projeleriyle TÜRKİYE’Yİ İLERİYE GÖTÜRECEĞİZ!