Aklımdakileri eklemek istiyorum ve madde madde yazacağım .

Terör Sorununun Çözümü

Terör nedir; çeşitli istekleri silah yoluyla gerçekleştirilen yıldırma eylemidir. Ne yapılacağı ince şekilde analiz edilmeli. Çözüme gelmeden önce şu sorun analizini yapalım.

Devlet açık açık yetersizdir. Güvenlik, eğitim, iş, sağlık gibi konularda YETERSİZ! Yerel halk cahil. Eskişehir, Anadolu’da nasıl modern bir şehre dönüldüyse, Belediye olarak orada bu projeler uygulanmalı. Halk cahillikten, işsizlikten kurtarılmalıdır. Yada böyle olmayacak. Madde madde aklımdakileri sınırlandırmaya çalışayım.

Hepsinden önce! Bu işte duygusal davranmak yok! “Ama biz yardım götürüyoruz, pkk kamyonları yakıyor, o yüzden olmuyor” diye bir şey yok. O zaman pkknın istediği yola geliyorsunuz demektir.

1- Halkın Teröre Destek Nedenleri Araştırılıp Bu Nedenler Ortadan Kaldırılmalı!

İşsizlik, sağlık, eğitimsizlik, memurların halka kötü davranışları. Yabancı devletlerin istihbarat çalışmaları….

Neyse, hepsi bir bir bulunmalı ve uzmanlarla oturup; siyasi partilerle (meclise giren değil, giremeyen ama %1 oy alan herkesle), derneklerle, STK’larla görüşülüp çözümler aranmalıdır. Öyle ünlüleri “akil adam” yapmakla olmaz bu işler. HDP, Öcalan yada başkası birincil derecede muhattap değildir! HDP; CHP ve MHP kadar muhattaptır. Terör örgütü KESİNLİKLE MUHATTAP DEĞİLDİR! Suçu bir örgüt, devlet tarafından muhattap alınmamalı.

Ancak yerel güç, belediyeler kesinlikle muhattap alınmalıdır.

2- İstihbarat çalışmaları

Propaganda ve Psikolojik savaş çalışmaları önemlidir. Birliktelik, birlik mesajları verilmelidir.  Bu konuyla ilgili yapılacak çalışmalar bana kalsın. Diyeceğim tek şey; markalaşma, psikolojik savaş ve propaganda konusunda uzmanlarla birlikte önemli çalışmalar yapılmalı.

3- Terör Örgütü Meşru Değildir Bu Yüzden Üstüne Gidilmeli

Öncelikle sınır güvenliği ve belirli noktalarda güvenlik şart. Bu yüzden yer altına “güvenlik mantarı” adını verdiğim (gözetleme kulesi-karakol arası) yapılar yapılmalı. Resmlerini göstereyim (Atlantik Duvarı ve Siegfried Hattı’ndan ancak yapılar benzer olacak):

Atlantik hattı nazi sığınakları Atlantik hattı nazi sığınakları Atlantik hattı nazi sığınakları Atlantik hattı nazi sığınakları

Gördüğünüz üzere, yerin altında (yani füzeye, bombaya, tüfeğe dayanıklı) sığnaklar yapılması gerek. Dağ tepesindeki kışlalarda iste özel kaleler yapılmalı. Yine rokete falan dayanıklı.

Operasyonel olarak; Osman Pamukoğlu zamanında olduğu gibi gerilla askerler eğitilmeli. Her türlü vur emrinin ve sınır ötesi operasyonun verildiği (yani merkeze sormadan, komutanıyla birlikte gördüğü teröristleri vurabilen) özel birlikler şart. Terör meşru değildir, yok edilmesi gerek. Terör örgütünde çatışan ancak geri dönmek isteyenler ise “cezasını çektikten sonra” Türkiye sokaklarına dönebilir. Tabi bildiğimiz ceza evleri olmayacak. Psikolojik olarak tedavi edilecek; sanat, spor, eğitim, bilim alanlarında eğitimler verilecek. Bir nevi Vatandaşlık Okulu.

4- Kaynaştırma Projeleri

Doğu ve Batı, Kuzey ve Güney bölgelerinden çocukları bir araya getirip kaynaştırmak gerek. Bunun için “gençlik kampları” projem var.  Bunun dışında, yabancı öğrenciler gibi değişim programları olmalı 1 haftalığına. Çocuklar ülkenin her tarafını görmeli. Bunun için okul gezileride olmalı. Sadece tarih değil; bilimsel ve teknolojik projeleride göstermek gerekir.

**

Gelelim esas konuya:

5- Siyasi Yaklaşım (Parti Seviyesi)

Meclis barajının %3 (değilse bile %5) olması gerektiğini ve baraj altında kalan ancak %1 oy alan herkesin mecliste hiç değilse 1 koltuk elde etmesi gerektiğini düşünüyorum. 2002’de 2 parti meclisteydi (AKP ve CHP) ancak baraj %5 olsa, 7 parti meclise girecekti. En demokratik dönemimizde, tiranlığa geçiş yaptık.

Örneğin DYP  %9,54 oy almış, 3 milyon kişinin oyunu almış ancak girememiş. Ve barajı geçemeyen ama %5 oy alan partilerin aldığı oy toplamı 11.509.452 yani 11,5 milyon insan TEMSİL EDİLMEMİŞ! [kaynak]. Saçmalık! İşte bu insanlar temsil edilmelidir. Fikirlerine baş vurulmalıdır. Çözüm bulmak için masaya oturulmalı. Orta yol her zaman vardır ve bulunmalıdır.

6- Uluslararası Alanda Destek Alınmalı

Terör örgütüne desteğin kesilmesi için harekete geçilmeli. BM, NATO, AB, BRICS… Hangi organizasyonu kullanabiliyorsak, hepsini kullanmalıyız. Bu konuda söylentilerin dışında bir bilgim olmadığı için; yasaları iyi bilmediğim için direkt söyleyemiyorum. Fakat Türkiye’nin müttefikleri, kendilerini göstermeli. Kanı durdurmak için baskı kurmalı. Diğer ülkelerle yardımlaşarak; terörün üzerinde siyasal baskı oluşturulmalıdır.

Örneğin : Terör örgütü ile bağlantısı olan kanallar, banka hesapları, şirketler vs dünyanın her yerinde kapatılmalı. Açıklama istenmeli. Bu konuda gurur bırakmak gerek. Bölge gücü kimler? İran, Türkiye, İsrail. O halde herkesle oturup konuşmak gerek.

**

Hatta bölgeye özgü toplantılar yapılmalı ve ülkeler çağrılıp; sorunlar tespit edilmeli, çözüm için adımlar atılmalı (hayır gerçekten istenirse atılır).

Bu işe, Türkiye komşularından başlamak gerek. Komşularımız için özel etkinlik oluşturup, temsilciler çağrılmalı ve Türkiye’den beklentileri sorunup, kendi beklentilerimizi açıklamak gerek. Yine çeşitli projelerle (eğitim, spor, sanat, bilim, teknoloji) aradaki bağ, güçlendirilmeli.

7- Terör Örgütü Destekçileri Köşeye Sıkıştırılmalı

Terör örgütü ile ilişkisi tespit edilenler, devlet olanaklarından uzaklaştırılmalı. İlki için süreli, devamında ise tamamen olacak. Böyle bir durumda “devletin istediğini yaptığı sürece” bu haklardan yararlanabilecek. Bu istenilenler ise; eğitim, tedavi gibi terör örgütüne mensup suçlular için uzmanların geliştirdiği özel süreçlerdir.

Öğrencilerin bursları kesilmeli, pasaportlarına el konulmalı, kelepçe takılmalı (bileğine) vs.. Uzmanların görüşüyle, yapılabilecek ve etkili olacak kısıtlamalar yapılmalıdır. Tabi yasal çerçevede.

DİKKAT!

Bu sorunlar; birilerini idam etmekle, katliam yapmakla (twitter’daki bilinçsiz fikirlerinizi okuyorum) çözülmez. Çözüm yolu kararlılık, istikrar, ısrarcı olmak, politik olmaktır. Çipraz gibi “siz kimsiniz, borcumuzu ödemeyiz” diye sözler söyleyip, ardından politik hamleler yapamazsanız gidersiniz. Putin gibi “sakin olup” (Putin’in KGB’den öğrendiği ve hayatını değiştiren 6 madde) adımları sağlam atmak gerek. Konuşarak, terör örgütünün üstüne yürürken; pişman olanları ve Kürt kökenli olup Türk bayrağı altında birleşenleri kimseye ezdirmemek gerek.

Size bir olay anlatayım, politik incelik ne kadar önemli göreceksiniz.

Ukrayna’nın bazı bölgelerinde Ruslar yaşar. Kırım, Rusya’ya bağlandı ancak Donetsk ve Lugansk bölgelerinde çatışmalar var. Kırım’ı almadan önce ve aldıktan sonra, Ukrayna ve ayrılıkçılar arasında barış görüşmesi olması için Amerika ve Avrupa Birliği baskı kurdu. Putin, tamam dedi; masaya otursunlar. Masaya oturdular, 3 senelik bir anlaşma imzalandı. Özerklik ile ilgili. Olaylar bir müddet duruldu, yeniden başladı…

Çok normal bir şey gibi görülüyor ancak değil. Şu an Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün Türkiye topraklarına kontrol ediyor. Ancak ben Eskişehir’de silahlı güç kursam ve TC devletinin memurlarını sokmasam, çatışmalar yaşansa ve desem ki “masaya oturup anlaşma yapalım”, ardından oturup anlaşma yapsak bu ne demek olur? Artık Eskişehir, TC Devleti tarafından kontrol edilmiyor demek olur. Özerk olmuş olur, bağımsızlığa doğru yol çizmiş olurum.

Ukrayna devletinin masaya oturup, anlaşma yapması büyük hataydı. Hayır, o topraklar bizim parçamız diyerek isyanı bastırması gerekirdi. Bu hamlesiyle, o bölgeyi tamamen kaybetti.

**

İşte yasaları iyi bilen ve tecrübesinde politik olarak birikim olan insanlar böyle akıllı işler yapar. Bu şekilde üzerlerine gitmeliyiz. Çünkü Türk askeri ve polisi oralardan geri çekilir, ortam pkk’ya kalır yada ; özerklik adı altında yerel güvenlik birimleri kurulursa (başkanlık sistemi tehlikesi), fazlasıyla sorun yaşayacağız.

Sakinlik, politik deha, devlet gücü….

Elimizden geleni yapmalıyız.