Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Yıllar önce “teröristle müzakere edilmez, mücadele edilir” dedik.
Çözüm süreci bunları dağdan alıp şehre indirir dedik.

DOĞRU ÇIKTI MI? Böyle bir konuda paranoyalarından muhalefeti dinlemeyen iktidar sözümüze geldi ve sonunda maalesef daha fazla kan dökülmesine neden olarak operasyonları başlattı mı?

1990’lardan bu yana yürütülen en büyük operasyon (Osman Pamukoğlu’na selam olsun). Teröristler bir bir teslim oluyor. En son Cemil Bayık’ın güvendiği terörist teslim oldu[1]. Yanında 6 kişiyle birlikte. Önemli bombacılar öldürülüyor [2]. PKK’ya büyük darbe vuruluyor. PKK fazlasıyla kan kaybetti ve zaten zar zor topladığı terör örgütü üyelerini onar onar kaybediyor. Sayıları çoktan bini aştı.

 

En Az 1,5 Yıl Devam Etmeli

İllerde tutunamadılar. KAÇMAK zorunda kaldılar ve şimdi çocukların, sivillerin olduğu yerlerde dahi; tonlarca patlayıcıyı gömdükten sonra kaçıyorlar. Kimleri öldürdükleri umurlarında değil. Bu kadar köşeye sıkıştılar, bu kadar çözülmeye başladılar.

Terör örgütü ne zaman köşeye sıkışsa propagandaya başvurduğunu söylemiştim [3] [4] [5] [6]. Neler söylediler neler yaptılar ortadadır…

Ne zaman köşeye sıkışsalar; kontrol ettikleri, yakın ilişkiler içinde oldukları STK’ları, sosyal medya hesaplarını, ünlüleri, politikacılar, akademisyenleri devreye sokarak kendilerini kurtarmaya çalıştılar. “Barış İçin” diyen akademisyenleri biliyorsunuz. Tam önemli bir durumda açıklama yaptılar. İsteyerek yada istemeyerek, bilerek yada bilmeyerek terör örgütü pkk’ya hizmet etmiş oldular.

 

Ya Dinlenseydiler?

İmza atanların sadece %3’ü hukukçu. Onlarında çoğunun özel üniversitelerde nasıl diploma aldıkları ortadadır. Terör örgütü sempatizanları üniversitelerde erkekse hukuk yada işletme, kadınsa psikoloji yada öğretmenliğe yöneliyor. Doğu Akdeniz Üniversitesi yani yaşadığım üniversitede incelenirse görülür. Hatta cemaat ve terör örgütü yuvalarına da ulaşabilirler.

İşte bu tarz hukukçuların imzaladığı; buna rağmen içindeki saçmalıkları fark edenler tarafından geri çekilip sadece %3’ünün hukukçu olduğu bir metin. Görünürde barış için! Metin ile ilgili görüşlerimi burada bildirdim.

 

Bu insanlar dinlenseydi ve operasyonlar son bularak müzakere sürecine geçilseydi neler olurdu fark edebiliyor musunuz? Tonlarca bomba, silah, mühimmat ele geçirilmeyecekti; yüzlerce terörist kırsalda ve illerde yuvalanıyor olacaktı, terör örgütü çözünmeleri başlamayacaktı…

Okullar, tiyatrolar, kütüphaneler, camiler yakılırken BARIŞ diyemedi bu insanlar. Ne kadar objektif ve barış yanlısı olduklarını görebilirsiniz.

 

Devam Edilmeli

Bu işin çözümü böyledir. Terör örgütüne askeri yönden temizlik yaparsın ve gücünü zayıflatırsın. FAKAT POLİTİK OLARAK ADIM ATMAZSAN BİTİREMEZSİN!

Kısacası askeri harekat sürdürülmeli. Bölge iyice temizlenecek. Şimdi bırakılırda müzakereye falan geçilirse; daha beter günler bizi bekler.

ANCAK,
Teröristle savaşıyoruz. Teröristi etkisiz hale getiriyoruz. Peki ya terör? Terörle savaşmamız gerek. Bunun için politik olarak uluslararası alanda baskı kurmamız gerek. Doğuyu yeniden yapılandırmamız ve oradaki halka huzur, iş ve güvenlik sağlamamız gerek. Bölgeyi kalkındırmamız gerek.

Eğitim ŞART! Gerçekten şart.

Çocuklar eğitilmeli, sanatla, sporla, teknolojiyle uğraşmaları için teşvik edilmeli. Hem yaşadıkları bu zor günleri kolay atlatacaklar hemde terör örgütüne maşa olmayacaklar. Ne kadar bilinçlenirlerse terörü o kadar reddederler.

Yani bu noktadan sonra terörle savaşmaya başlamak gerek. Yeteri kadar terör örgütü ve teröristle savaştık.

ÖTE YANDAN,
Arkadaş, bir avuç yöneticisi var terör örgütünün. Türkiye Cumhuriyetinin gücü ne kadar? Bu insanları bulup, hangi ülkedeyse özel bir birimle infaz edecek kadar güçlü değil mi? Göz önünde olmasına gerek yok! Üst tarafı yok etmedikten sonra, alttaki maşaları yok etsek ne olur?

Kimsenin dokunulmaz olmadığını göstermek gerek.

Kategori: Genel - Hayat - Politika
Etiketler: , , ,