Öncelikle şunu kesinleştirerek başlamak gerek; Suriye’de Uluslararası alanda tanınmış tek bir yasal organ var o da Suriye hükümetidir. Devlettir.

Teröristlerin aksine; devletlerle anlaşma yapabilirsiniz, dialog kanalları açıktır, sorunları çözmek daha kolaydır.

Suriye’de, “yasal organ” ile birlikte çalışan 3 devlet var; Rusya, Çin, İran.
Türkiye dahil olmak üzere; ABD, AB, Araplar, NATO, İngiltere (kısaca koalisyon güçleri) teröristlere doğrudan yada dolaylı olarak yardım etmektedir. Yani terörü desteklemekte, silah sağlamaktadır. Üstelik Suriye’de olan şey, iç çatışmadır. ABD’NİN VEYA BAŞKA BİR DEVLETİN, SURİYE’NİN İÇ KONULARINA MÜDAHALE ETME YETKİSİ YOKTUR!

Bazıları insan hakları ihlallerinden söz edebilir. Şunu da bilmek gerekir; meşru olarak güç kullanabilen ve bu konuda diğer organizasyon ve topluluklardan ayrılan tek bir organ vardır. O da DEVLETTİR! Yani devletin güç kullanması ve hatta daha açık konuşursak; birilerini öldürme yetkisi vardır. Çıkan isyanları bastırabilir, idam edebilir.

***

Rusya, AB, Çin kalkıp ABD’deki polislerin tutumu yüzünden siyahlara silah sağlaması nasıl olurdu?
Bizim, Almanya’da Neo-Nazi karşıtlarına silah sağlamamıza ne dersiniz?
Suriye’de 3 ülke harici yapılan budur.
ÖSO, PYD, IŞİD gibi bir çok terörist organizasyon var. Ülkeler açık açık bunlara yardım ediyor.

Rusya’nın yaptığını saldırganca bulacaklar çünkü işlerine gelmiyor. Oysa Rusya, orada meşru güç olan devletin isteği doğrultusunda davranıyor. Biyolojik silah krizinde Esad ile konuştu ve imha edilmesi için silahları Esad’dan alıp, ortak komisyona devretti.

 

Türkiye Açısından Suriye

Suriye’de olaylar ilk başladığında, arka yollardan konuşulan konuşmalara bakarak bizimkiler gaza geldi ve “3 saatte Şam’dayiz, Esad 3 aya gidecek” falan demeye başladılar. Ancak politikada bu tarz aceleci tutum, döner dolaşır seni yakar.

Rusya oyunu değiştirdi, işler karıştı. Şimdi Esad’lı geçiş süreci olabilir deniyor. Obama gitmeden önce bu sorunu çözmek isteyecek (seneye seçim var).

Türkiye olarak;

  • Bazı rejim karşıtlarına yardım ettik (eğittiler[1] [2], tıbbi bakım sağlandı[3] [4] , eğittiler-donattılar[5]),
  • Güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge istedik [6]
  • Esad’ın gitmesini istedik [7]

Gel gelelim plânlar değişti. Rusya oyunu tamamen değiştirdi:

  • Esad’ın elini güçlendiriyor: havadan bombalıyor ve karadan Esad güçleri ilerliyor,
  • Sadece IŞİD değil, bütün rejim karşıtlarını terörist olarak görüyor ve hepsinin stratejik yerlerini tespit edip vuruyor,
  • Amerika, AB, NATO, koalisyon güçlerinin Suriye’de hava harekatı yapmasını zorlaştırıyor (bir anlamda onlar için uçuşa yasak bölge oluşturdu) ve karışmalarını engelliyor.
  • Bir çok ülke; “Esad gitmeli” noktasından, “Esad’lı geçiş olabilir” noktasına geldi.

Yukarıda görebileceğimiz üzere, bizim bütün isteklerimiz ve plânlarımız imkansız hâle geldi. Kısacası “Suriye’de bütün ağırlığımızı kaybettik”. Siyasette bu kadar kekin açıklamalar ve bu kadar kesin görüşlerle, acele hareket etmenin sonuçlarıdır bunlar.

***

Sadece bu kadar değil; pkk’nın uzantısı pyd’ye silah yardımları yapıldı. Ortadoğu’daki her terör örgütü, günün birinde silahlarını Türkiye’ye çevirecek. Terör örgütleriyle konuşamazsın, anlaşamazsın. Bu yüzden devletlerle, hükümetlerle arayı sıcak tutup; böylesine karışık bir durumu engellemeye çalışmak gerek.

Eğer Suriye hükümeti güçlü olsaydı, Irak’la ilişkilerimiz güçlü olsaydı; Irak ve Suriye’de terör örgütlerinin kampları olmazdı. Onlar o taraftan bombalar, biz bu taraftan yok ederdik. Ancak durum böyle olmadı. Çünkü Türkiye’nin özellikle 13 senedir uyguladığı dış politika neredeyse TAMAMEN YANLIŞ!

Ortadoğu’da Yeni Planlar

Rusya, Suriye’de operasyon yapmadan önce;

Erdoğan, Moskova’da cami açılışına gitti ve Putin ile görüştü[8] -23 Eylül,
Ardından Putin BM için New York’a gitti ve Obama ile görüştü[9] -29 Eylül.
Ve Rusya, Suriye’de bombalama sortilerine başlar[10] – 30 Eylül (bir gün sonra).

Ortadoğu’da yeni plânlar var. Bunlar Rusya-ABD-AB arasındaki gerilimden oluşmuyor. Danışıklı dövüş olması muhtemel. Gelen günlerde;

  • Merkel Türkiye’ye gelecek,
  • Erdoğan, Putin ile görüşmeye gidecek,
  • Bu arada 2 gün önce Obama ile Erdoğan telefonda görüştü [11].

***

Benden size söylemesi; ABD-Rusya-AB-Suudi Arabistan orada istediği gibi at koşturacak; Türkiye ise göz önüne atılan, herkesin “teröre destek veriyor yea” diye ortada dolandığı maşa olacak. AVUCUMUZU YALAYACAĞIZ!

Ahmakların dış politikasıyla ancak bu kadar.

Düzenleme:

4 gün sonra, gelişmeleri eklemem gerekti. Çünkü dediğim yönde bir ilerleme var.

Esad, Moskova’da Putin ile görüştü[12].
Erdoğan ile Putin, telefonda görüştü [13].

Bitti mi? Hayır, 15-16 Kasım’da Antalya’da G20 zirvesi gerçekleşecek. O zaman liderler bu konuyu detaylıca görüşür.

Ancak,
Reuters’ın iddiasına göre; Türkiye, Esad’lı geçiş sürecinde anlaştı dedi[14].

**

İşin özü ne mi? Büyüklerin hepsi, “yeni haritaları” çizdi bile. Şimdi masa başını hesaplamaya çalışıyor. Türkiye için her durum sıkıntı. Türkiye ise sadece “denileni yapan” ufak bir ülke haline geldi. Diplomasi masasında Türkiye’yi bu durum içine düşürdüler.

Yazık. Sorulması gereken soru şu; Esad’ın gitmesi, bizim için daha mı iyi olacak? Yada dünya için?

Kategori: Genel - Hayat - Politika - Tarih
Etiketler: , , , , , , ,