Bütün dünya, Esad’ın gidip gitmeyeceğini konuşuyor. BÜYÜK HATA!

Konuşulması gereken konu Esad’ın gidip gitmemesi, gidecekse ne zaman gideceği değildir! Suriye’nin normalleşme sürecidir. Suriye’de tek sorun Esad mı? Olayların çıkmasının nedeni Esad mı? Esad suçludur. Devletin, halkına silah doğrultması insan hakları konusunda suç işlemesi demektir. Ancak bugün gelinen durum, Esad’ın gidişiyle birlikte daha büyük tehlikeleri beraberinde getirir.

Suriye’deki Etnik ve Kültürel Yapı

Sorun, Suriye’deki etnik ve kültürel yapıdır. Birbirleriyle anlaşamamalarıdır. Esad gittikten sonrada anlaşamayacaklar.

Suriye’de; Araplar, Kürtler, Ermeniler, Çerkezler, Süryaniler, Türkmenler var. Sadece bu kadar değil; Aleviler, Şiiler, Sünniler, Hristiyanlar, Druzeler var.

Yasal Hükümet ve Gayri-Resmi Terör Örgütleri

Tekrar tekrar söylüyorum; Suriye’de yasal olan bir devlet/hükümet var. Esad’ın halk desteğini ve yaptıklarının kabul edilme seviyesi ile “yaptıklarının meşruluğunu” tartışabiliriz. Ancak Esad ve Suriye hükümeti, uluslararası alanda KABUL GÖREN BİR YASAL MERCİDİR!

Bakın, Türkiye dahil olmak üzere Ortadoğu’daki ükelerin çoğunda sorun var ve bunları çözmek için “DİALOG” gerekir. Tarafların oturup konuşması gerekir. Bu “görüşme süreçleri” terörist örgütlerle olmaz. Bunun için yasal bir ortam gerekir. Bunun için demokratik bir ortam gerekir ve temsilciler gerekir.

En basit örnekle; Türkiye’de terör sorununu çözmek için pkk ile görüşülmesi yanlıştır. Dahası, pkk’nın sözlerinin ne kadar güvenilmez olduğunu da görüyoruz. Ancak HDP milletvekillerine bakarsanız, halk tarafından seçilmiştir ve en az MHP, CHP, AKP temsilcileri kadar “meşrudur”. Terör sorununu çözmek için adres terör örgütü değil, HDP olmalıdır.

Terörü Destekleyen Batı

Irak’ta yaptıklarını, Suriye’de yapamadılar. Arap Baharı ile yaptıklarını (bazı ülkelerde başarıya ulaştı, bazılarında ulaşamadı), Suriye’de yapamadılar. Ancak şu an Suriye’deki terörist örgütlere silah, mühimmat, para gibi yardımlar yapılıyor. En basitinden terör örgütü tarafından kontrol edilen kuyulardan çıkan petrolü kullanıyorlar. Bu yanlıştır.

Esad Gittikten Sonra Ne Olur?

ORTADOĞU ÇÖKER, ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINA SÜRÜKLENİRİZ! Başka bir açıklamaya gerek yok. Suriye’de herkesin plânı var ve büyük topların anlaşmaya varmış olabileceğini burada duyurdum. Türkiye, argo tabirle “avucun yalayacak” gibi duruyor. Farklı ülkeler, farklı terör örgütlerini destekledi. Şu an birleşiyor gibi görülsede, IŞİD ve Esad’a karşı birleşiyor. Peki ya Esad giderse?

Terör örgütü denilince, yok değil onlar ılımlı muhalifler deniyor. Kafa kesen ılımlı muhalifler, Esad giderse birbirine düşecek. Suriye açık açık bölünecek. Olay zaten, bölünürken petrollü kısmın kim ve kimlerde olacağı.

Suriye ic savas haritasi ve petrol

Siyah “şeyler” petrol kuyuları. Buraları, “birilerinin” kontrolü olduğunda ve bu petrolü Akdeniz’e taşıyacak Kürt koridoru kurulduğu sürece “birilerinin” sesi çıkmayacaktır. Ülke bölünebilir ve Esad; alevi, sünni, hristiyanların bulunduğu ancak petrolün olmadığı ufak bir bölgeyi kontrol edebilir.

Hatta göreselide vereyim:

Suriye'in etnik ve kültürel yapısı

Kırmızı ve pembe alanın Esad’ın elinde kalması muhtemel (Esad kalırsa).

**

İşin özü, Suriye’de bu kadar farklı köken ve dini yapı varken ve birbirleriyle savaş içindeyken; elleri silahlanmışken ve her biri farklı ülkeler tarafından destekleniyorken çözüm zor. Hiçbiri meşru değildir. Bu örgütlerin arasından ismi öne çıkan kansız, barışçıl, yani lider potansiyelinde biri yokken bu iş nasıl olacak?

İşin özü şudur:

Savaşla yıkamadıkları Suriye’yi ve Esad’ı, barış masasında yıkacaklar. Suriye’nin yıkılmasıyla Türkiye için zor bir döneme girilecek. Kuzey Irak yetmezmiş gibi Kuzey Suriye’den de saldırılar başlayacak. Sadece bizim için değil, tüm dünyanın acısını çekeceği günler yakın.

Hükümet Suriye Konusunda Yanlış Adım Attı

Neredeyse her saat başı yeni bir gelişmenin olduğu, yani sürekli olarak “değişken” durumların olduğu bir bölgede “sabit” politikaya sahip olmanın cezasını Türkiye çekmeye başladı. Suriye konusunda resmen “elimiz boş”. Bu olaylar başladığında, kapalı kapılar ardında konuşulanlara göre televizyona çıkıp “Esad gitmeli, gidecek, Şam’a gireriz” diye bağıranlar ve Bodrum’da ailece birlikte yüzmelerine rağmen bir anda Esad’a ve Suriye’ye düşman oldular. O günden bu güne kadar gitmeli dediler. Türkiye olarak oradaki terörist örgütlere yardım yaptık. Destek verdik. Suriye’yi açık açık yıkmaya çalıştık. Olmadı. En son Rusya, hükümetin bütün umutlarını kırdı.

Türkiye’de terörün bitmesi, Ortadoğu’nun sakinleşmesi için; Türkiye’nin ve çevresindeki ülkelerin çok sağlam devletler haline gelmesi gerekir. Askeri ve politik yönden güçlü olmaları ve Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olması gerekir. Irak, Suriye ve İran’ın bu alanlarda güçlü olması ve Türkiye ile ilişkilerinin iyi olması demek; bölgedeki teröristlerin saklanacak yer bulamadan yok edilmesi demektir.

Ancak AKP hükümeti bunun tam tersini yaptı. Suriye devletini yıkmak için uğraştı, terör örgütlere (istediğiniz kadar ılımlı muhalifler diyebilirsiniz, ancak gerçek budur ve bunlara) yardım ettiler. Sonuçta yıkamadılar. ABD, AB, Araplar; Rusya/Çin/İran’ın adımlarından sonra fikirlerini değiştirmeye ve “Esad’lı geçiş olabilir” demeye başladılar.

Türkiye ise direndi, ancak mecbur kabul edecek. İstediğimiz hiçbir şey olmadığı gibi, rezil olduk.

Dahası, dünya medyasında Türkiye’nin IŞİD’e yardım ettiği ve Türkiye’de eğitim kampları olduğu ile ilgili bir çok haber yapıldı[1]. İnsanlar Türkiye’yi bu yüzden sorumlu tutuyor. İleride bu yüzden tazminat ödeyebiliriz. Ödemesek bile, Türkiye’nin marka değeri ve kabul edilirliği düştü. Yabancı yatırımcı Türkiye’den çekiliyor. Rezil ettiler.

TÜRKİYE, AKP İKTİDARI SÜRESİNCE BERBAT BİR DIŞ POLİTİKA DÖNEMİ GEÇİRMİŞTİR! Yazık…

 

Kategori: Genel - Hayat - Politika - Tarih
Etiketler: , , , , ,