Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Türkiye’yi bir yöne çekmeye çalışanlar var. Amaçları, Türkiye’de iç savaş, sivil savaş olduğu algısını yaratmak. Operasyonlardan sonra bunları çokça görüyoruz. Kürt kökenliler eziliyor, devlet halka ateş ediyor gibi bir takım mesajlarla Türkiye’ye çeşitli uluslararası organizasyonları çekmeye çalışıyorlar. Neyse siyaset tarafına girmeyeceğim.

Psikolojik savaş ve propagandaya 9 senedir ilgiliyim. Goebbels’in (Hitler’in propaaganda bakanı) tekniklerinden Putin’e (biraz daha saldırgan), Obama’nın markalaşma ve seçim sürecinde kullandığı güzel tekniklere kadar bir çok şeyi incelemeye çalıştım.

Bugünlerde Türkiye üzerinde yıpratıcı propaganda uygulanıyor. Size örneklerini ve mantıksız kısımlarını anlatacağım.

Yıpratıcı Propaganda Nedir?

Bu konuda okuduğum güzel kitaplardan birisi Nevzat Tarhan’ın kitabıdır. Psikolojik Savaş. İlgileniyorsanız, tavsiye ederim.

Gelelim yıpratıcı propagandaya. Bu benim tarif etmek için kullandığım bir söz. Amaç hedefi yıpratmaktır. Aynı mesaj tekrarlanır. Burada Türkiye üzerine uygulanan mesajlar; Kürt kökenlilerin, köken yüzünden dövüldüğü ve Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı asker ve polisin çocukları ve sivil halkı katlettiğidir. Bunu İngilizce ile uluslararası medyaya duyurmaya çalışıyorlar. Bununla ilgili paylaşım yapıyorlar. İnceleyeceğiz.

Çok organizedir, görsel gerektiği için; Google’da falan bulunmayan görselleri bulurlar ve paylaşımlar sel gibi gelir. Birini açıklarsın, diğeri gelir. Başa çıkmak zordur.

**

Öncelikle 1 günümü harcadıktan sonra gerçeği bulduğum ve sabahında haber ajanslarına düşen bilgi:

Eskişehir’de Dövülen Kürt İşçi

Eskişehir'de ülkücüler tarafından dövülen Kürt işçi yalanı

Bu resimlerle birlikte, Eskişehir’de ülkücüler tarafından Kürt işçi dövüldü diyorlardı. Oysa haberlerde yoktu, yerel haberlerde yoktu, resimde palmiye ağacı vardı, görevlide mavi kamuflaj vardı ki merkezde olay olsa polis, kırsalda olsa jandarma gelir ve ikiside mavi kamuflaj giymez. Sonunda olayın Şam’da yaşanmış olduğunu buldum. Ayrıntısıyla : Eskişehir’de Dövülen Kürt İşçi Yalanı.

Analizi

Verilmek istenen mesaj şu: sırf Kürt kökenli olduğu için dövüldü. Nerede? Anadolu’nun en gelişmiş, en demokrat şehrinde; sanat, spor, bilim gibi alanlarda gelişmiş Eskişehir’de ki asla böyle olaylar olmaz, dünyanın en güvenli 4. şehri seçildi [kaynak]. Doğruluğunu ispatladık. Bitti mi? Hayır.

Özel Harekatçı Kaçırıldı

Bir izleti (video) vardı, Türk’ün gücünü göreceksiniz diye onlarca kişiyi yere yatıran biri. İzletinin ne olduğunu bilmiyorum ama özel harekatçıymış, O’nu terör örgütü kaçırmış. Resmide var, ANF ajans diye geçiyor. Yıpratma amacını taşıyorlar. Ancak gerçek ortaya çıktı:

Özel harekatçı kaçırıldı yalanı

Deli Ersin diye birisinin resmini , özel harekatçı kaçırdık diye yayınlamışlar. Millette inanmış. anf, yanlış bilmiyorsam terör örgütü yanlısı bir ajans.

Cemile 10 Yaşında Ölü ve Buzlukta

Gerçek mi değil mi bilmiyorum, anlatılan hali çok saçma. Öncelikle olayın arkasını anlatayım.

Dün (10.9.2015), polis ve asker Cizre içindeki teröristleri bölgeden uzaklaştırdı ve evlerde arama yaparak silah ve mühimmatlara el koydu. Bir kaç gündür giriş ve çıkışlar yasaktı. Demirtaş’ın içinde olduğu HDP heyeti oraya giremedi. Bu sırada “işine gelmeyen” bir takım insanlar, Cizre’de sivil katliam var diye twitter’dan bas bas bağırdı. Cizre’de bir kaç gündür elektrik yok, su yok deniyor, giriş çıkış yasak ancak görüntüler geliyor. Ne ilginç? Neyse.

Söylentiye göre çatışmalarda ölen Cemile, 10 yaşındaymış ve izin verilmediği için bir yere gidemiyormuş. Bu yüzden buzlukta saklıyorlarmış. Hemen haber sitesinden bir kaç resim paylaşıyorum.

2015-09-11 00-37-11 Ekran görüntüsü

c

Dersiniz ki nerede bilgi, işte : kaynak. Dersiniz ki, yok yahu yalan, işte archive.org linki (sayfayı kaydeder). İşte onedio.com adresi: burada.

Şimdi burada bir kaç sıkıntı var.

1- Selahattin Demirtaş Cizre’ye giremedi. Bakanlıktan emir var. Kimsenin girmesi ve çıkması yasak. Yasal yoldan giremez, dönüp pkk yolundan gitmiştir milletvekilleri bilmem ancak giriş bildiğim kadarıyla hala yasak. İşte izletisi:

 

2- Resimlere tekrar bakın. Başlığa ve kırmızı çizdiğim yere;

Başlık : Cemile, 10 yaşında, ölü, bir buzlukta…
Kırmızı yerde yazan : “…elektriğin ve suyun olmadığını,…”

E peki elektrik kesikse, o buzdolabında nasıl kalıyor?

 

Bu kesin yalan demiyorum ancak şunlara dikkat, CHP basın bildirisi [kaynak]:

CHP, dünyanın hiçbir yerinde 7 gün süren bir sokağa çıkma yasağı olmayacağını belirterek 150 bin nüfusu olan Cizre’de 150 bin tutuklu insan olduğuna dikkat çekerek “Ya sokağa çıkma yasağını kaldırın ya da bakanların ulaşmasını engellemeyin” çağrısı yaptı.

Bakanların giremediği yere, 7 gündür giriş-çıkışın yasak olduğu yere milletvekilleri nasıl girdi?

BBC Türkçe’nin haberine göre [kaynak],

BBC Türkçe’nin ulaştığı kaynaklar kentte elektrik ve suyun sokağa çıkma yasağından hemen sonra kesildiğini; ilçede halihazırda suyun dönüşümlü olarak verildiğini belirtiyor.
Cizre’de bazı mahallelere ara ara elektrik verildiği, sadece bir cep telefonu şebekesinin kesintilerle çalıştığı ve ancak sabit telefon hatları üzerinden iletişim kurulabildiği bildiriliyor.

diyorlar. Tekrar söylüyorum, olası bir durum; ancak o kadar net konuşuyorlar ki…

Dönelim diğer yıpratma paylaşımlarına…

***

Zırhlı Araçtan Açılan Ateş

Yine onedio’dan.

2015-09-11 00-48-42 Ekran görüntüsü

 

Merak ediyorum; kimsenin sokağa çıkamadığı, elektriklerin kesik olduğu, çatışma yüzünden camlara bile çıkılmasının güç olduğu bir bölgede; zırhlı araçtan ateş ile birilerinin öldürüldüğü nasıl anlaşılıyor? Şu da var, zırhlı araçtan ateş edildiyse, bu çocuğun elinde silah var mıydı? Eğer terör amacıyla, çatışma amacıyla bir hamle yaptıysa evet öldürülmesi muhtemel. Ancak gönderiye bakın; sivil, bebek, devletin baskıcı tavırları!

Anlayacağınız yine sivil savaş, iç savaş ve devletin terörü gibi bir algı yaratılmaya çalışmış.

Derin Dondurucuda Saklanan Çocuk

Durun başlamışken bir tane daha vereyim. Twitter’da saçma sapan etiketlerde görürsünüz, binlercesi var. Hiçbir kesinliği olmayan.

Söylentiye göre çocuk ölmüş(ki kastedilen asker yada polis vurmuş), ve Cizre’den çıkışına izin olmadığı için cesedi derin dondurucuda saklanıyormuş. Bakalım gerçeği nedir;

Cizre'de derin dondurucuda tutulan çocuk cesedi yalanı

Yine Ortadoğu’da olan bir olay.

**************

Düzeltme:

Valilikten Bebek ile İlgili Açıklama

Şırnak Valiliği, Cizre İlçesi’nde ölen 30-35 günlük bebekle ilgili yapılan otopside bebeğin üzerinde ateşli ve delici alet yarası olmadığı açıklandı.[kaynak].

Gördüğünüz üzere “bebek öldürüyorlar” gibi karalama haberleri yalan ve yıpratma amacı taşıyor.

**

Cizre’den sonra Yüksekova’da aynı operasyonlar sürüyor. Sokağa çıkma yasağı ve operasyonlar başladı.

Bakalım son haberler neler (içeriden kesin bilgi):

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, 7’nci Hudut Alay Komutanlığı Üs Bölgesine teröristlerce düzenlenen havanlı saldırıda, merminin düştüğü Dağlıca köyündeki bir kadın yaralandı.
Alınan bilgiye göre, ilçe merkezine 45 kilometre uzaklıktaki 7’nci Hudut Alay Komutanlığına bağlı Dağlıca Tabur Komutanlığına, terör örgütü PKK mensuplarınca havan topu ile saldırı düzenlendi.
Tabur komutanlığında herhangi bir zayiatın oluşmadığı saldırıda, havan mermisinin Dağlıca köyündeki bir evin yakınına düşmesi sonucu 41 yaşındaki Vetfa Buldan yaralandı.
Sırtına şarapnel parçası isabet eden kadına ilk müdahale askeri birliğin revirinde yapıldı.
Sağlık durumu iyi olan Buldan’ın 6 yaşındaki kızı Nurşin de 4 Ağustos’ta teröristlerce atılan havan mermisinin düştüğü köyde yaralanmıştı. Küçük kız, Yüksekova Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştı.

Tedavi altına alındığını da kaynak göstererek ispatlayayım: Hürriyet. Demek ki neymiş? Ölü ve yaralı olsa, yüzyıllardır kadına ve çocuğa silah doğrultmayan mehmetçik yardım edermiş. Yani yukarıdakilerin ne kadar saçma olduğu anlaşılıyor.

Gaza gelip hemen doğruluğuna inanıyorsunuz.

***

Devlet Görevlilerini ve Haber Ajanslarını Bekleyin

Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Bülent Ecevit her iki saatte bir gelişmeleri paylaşırdı. Bunun ne kadar yüce bir davranış olduğunu görüyoruz. Devletten açıklama yok, haber bültenleri baskı altında (şehit haberi Hollanda Maçı bitene kadar açıklanmadı oysa saldırı 3’te yapıldı, 7’de maç başladı). Böyle bir durumda güvenilirlik sorgulansa dahi; duygusal davranıp, mantığı bir kenara atıyorsunuz. Lütfen doğrulanana kadar bekleyin.

Göz ardı edin demiyorum ancak cevap vermeyin, paylaşmayın. Haber merkezleri doğrulasın (Anadolu Ajansı ve Doğan Haber Ajansı gibi), devlet görevlileri açıklama yapsın ancak o zaman kesinliğine inanın.

Türkiye Cumhuriyeti’ni yıpratma çalışmaları devam edecek. Twitter’da bu etiketlere cevap yazarak parçası oluyorsunuz (TT yani en çok konuşulan konular arasına giriyor). Bir şey yapmamak, doğrusunun ortaya çıkmasını beklemek en mantıklısı. Duygularınızla değil, mantığınızla hareket edin. Böyle zamanlarda yapılacak en doğru iş budur.