Terör örgütlerinin saldırılarında amaç, insanları öldürmek değildir. Bu, araçtır.

Saldırılarla iki şey gerçekleştirmek istiyorlar;

1- Devletin güçsüz olduğu algısı,
2- Halk içinde kutuplaştırmayı arttırmak

Devleti güçsüz gibi göstermeleri, halkta panik havası estirecektir. Haliyle halk, normal zamanda davranmayacakları şekilde davranacaktır. Örneğin normalde birini öldürmek suç iken, savaş sırasında düşmanı öldürmemiz zorunluluktur. Hayatı boyunca ölümün kötü şey olduğuna inanan birisini düşünün… Savaş sırasında farklı moda girer, çünkü artık olağandışı durum vardır.

Peki bu olağandışı durumda ne olacak? Bu sadece bir adım. Halkı birbirine düşürmek geliyor devamında.

Bakın 2015 yılında, devlet olarak Doğuda, teröristler ile şehir savaşı verilmişti. O dönemde açtığım bir konuda [link], bunun bazı örneklerini vermiştim. Örneğin o dönemde anlatılan, “Eskişehir’de dövülen Kürt işçisi yalanı“. Bu olayı blogta duyurduktan sonra, çeşitli haber siteleri de araştırmaları genişletip, yalanlamıştı. Özel harekatçı kaçırıldı, 10 yaşındaki kız buzlukta bekletiliyor…

Türkiye’de, terör örgütü PKK ne zaman köşeye sıkışsa, birileri sosyal medyadan bu tarz gönderiler yaymaya başlıyor. Şimdi interneti iyi kullanan IŞİD bu olayı derinleştirdi.

 

Sosyal Medya Hesaplarına Dikkat

Bu tarz kargaşa (saldırı vs) anlarında, özellikle twitter’da açılan TT (trend topic, en çok konuşulanlar) bölümüne dikkat ediniz. Hızla bir şeyler yukarıya çıkar, sonra değişir. Çünkü botlar (kullanıcısı olmayan sahte hesaplar) sayesinde bu TT hazırlanır ve yukarı çıkar; twitter bunu fark ettiği anda, hemen listeden engeller.

Fakat bu süreçte bir çok kullanıcı bu tarz etiketlere destek ya da nefret mesajları yazmış olur. Bakın o etiketi eleştirmek için dahi yazsanız, yukarı çıkacaktır.

Şimdi size bir örnek göstereceğim. 5 tweeti olan birisi yazmış bunu, tabi hedef göstermemek adına buhuluyorum; çünkü yeni mi yoksa trol hesap mı bilemiyorum. Ancak söylemine bakılırsa kesinlikle toplumda infial yaratmaya çalışır gibi bir tarzı var.

 

 

 

**

 

Bu elemanın 5 tweeti vardı o sürede. Bakın tam bir trol davranışı. Direkt olarak bilmiş gibi gösteriyor kendini. Biri çıkıp diyecek ki “sen kimsin”. Sonra tartışmalar başlayacak.  Küfürleşmeler.

Bu elemana bakanlar, dindar olarak görecek ve Müslümanlar ile ilgili paylaşımlar yapılacak. Bunlara cevap ise, alevilerden başlat, ateistlere hatta siz CHP’liler böylesiniz demeye kadar gider.

 

Bakın size 2 yavşağı göstereceğim, ama buhulamadan. Bunun bir tanesi, şimdi profil resmine Erdoğan falan koymuş ama bu kurtaramaz seni. Sosyal medya hesapları illa ki incelenir. Suç duyuruları başlamıştı. Ben de bu tarz manyaklıkları görünce emniyet birimlerine mesaj atıyorum. Resmini çekin, bağlantı adresini kopyalayın ve gönderin.

 

 

Bilinçli ya da bilinçsiz hiç fark etmez; sokakta söyleyemeyeceğin şeyi, sosyal medyaya güvenerek yazmayacaksın. Normalde böyle hakaret etse, ya dayak yer, ya şikayet edilir. Fakat sosyal medyadan sallıyorlar.

Bakın bunlar trol hesap olmasa dahi, bu şekilde öfke, kin ve nefret dolu tweetleri; insanlar arasında ayrımcılığa neden olacaktır.

 

Hoşgörüyü Yıkma Çabaları

Olay oldu, twitter hemen listeden çıkarttı ancak yanlış hatırlamıyorsam Müslümanlara terörist diyen bir TT idi. Tabi hemen silindi. Sevindiğim konu şu; olay olduktan sonra hemen başaramayacaksınız, kaosa fırsat verme, oyuna gelme gibi etiketler TT oldu.

Bu iş kesinlikle planlıdır. Terör örgütü saldırısı birinci basamak. Hemen arkasından sosyal medyada halkı birbirine düşürecek paylaşımları yapmak var. Zaten Türkiye gibi duygusal ve kutuplaşmış bir ülkede; bir kaç trol hesabın başlatacağı şey, yukarıda gördüğünüz görsellerde olduğu gibi küfür, hakaret, küçümsemeyle devam edecektir. Bunun devamında da, karşılıklı küfürler ve karşılıklı suçlamalar gelecektir.

Bakın arkadaşlar Irak’ta bu oldu, Suriye’de bu oldu… Kutuplaştırdılar, böldüler.
1980 öncesinde de bunlar yaşanıyordu.
O zamanda da alevilerin evlerine kırmızı X konuluyordu,
Cami bombalanacak diyorlardı (ki o dönemin trolleri).
Bütün taraflar birbirine vatan haini diyor ve hepsi vatan sever olduğunu söylüyordu.

Bakın yine bölünüyoruz. Sol, sağ bitti; Türk-Kürt diye bölmeye çalışıyorlar. Alevi-Sünni henüz tutmuyor ancak bir sorun değil bunu yapanlar için. Siyasi görüş olarak bölüyorlar. Artık sosyal medyadan bölüyorlar.

Dikkat Ettiniz Mi?

Saldırılardan sonra daha da kutuplaştık, daha öfkeliyiz; millet olarak pimi çekilmiş bomba gibi dolanıyoruz. Önceden özellikle muhalif kesim bunu mizahla bir miktar üzerinden atıyordu. Fakat eskisi gibi mizah göremiyorum. Yani artık muhalif kesimler bu sıkıntılı durumu üzerlerinden atamıyorlar. Daha halk ağzı ile, içlerine atıyorlar. Öte yandan iktidarı destekleyenler; bütün her şeyi “dış mihraklar” sözüne bağlamış durumda.

Devletin görevi, bizi korumaktır. Eğer istihbarat alınmıyorsa, ya da alınıyor ve işlenemiyorsa, ya da işleniyor ama gereken yapılamıyorsa ortada bir sorun var demektir. Görevini yapamayan insanların, daha iyi yapacaklara yer açması için istifa etmesi en doğrusudur. Buna bir politik anlam yüklemeyin arkadaşlar.

Kime baksam çok dolu, kime baksam birilerine patlamaya yer arıyor. Sosyal medyadaki bu tarz sahte hespalar ya da densizler buna tüy dikiyor ve herkes girip sosyal medyadan patlıyor. Olacak iş değil!

**

Özellikle Dindar Arkadaşlara Sesleniyorum

İçinde sevgi olan, hoşgörüye inanan, araştıran, okuyan dindar arkadaşlara sesleniyorum. Satranç günah diyen, Noel ile yılbaşını karıştıran bilinçsiz cemaatlerin mensuplarına değil!

Sizin neden önemli olduğunuzu şu şekilde açıklamak istiyorum:

Numan Kurtulmuş, IŞİD’in bir dini motivasyona sahip olması Müslümanlıktan ayrıdır, İslam barış dinidir dedi (bugün, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra).
Evet; Pakistan, Suriye, Irak, İran, Lübnan, Mısır, Tunus, Nijerya ve hatta Türkiye gibi ülkelere baktığımızda; Müslüman toplulukların ne kadar barış yanlısı olduğunu görüyoruz. Özellikle cemaatlere baktığımızda ne kadar barışçıl, başka düşüncelere ve görüşlere, mezheplere ve inanışlara karşı ne kadar barışçıl olduğunu görebiliyoruz.
Allah’tan bu coğrafyada İslâm var da, gavurlar Avrupa’da, Amerika’da eziyet çektiği için; bu coğrafyaya göçüyor, mülteci olarak buralara geliyor ve karınları ekmek, ruhları barış, bedenleri sevgi görüyor.
Ne diyeyim ki!
Dini tartışmak değil amacım, bu mantıksızlık olur. Bir yazarın kitabını, bir müzisyenin bestesini tartışmak kadar saçmadır. Okursun ya da okumazsın, dinlersin ya da dinlemezsin; din içinde inanırsın ya da inanmazsın. Haliyle tartışmak mantıksız.
Fakat Müslüman olduğunu iddia edenler; kendileri arasında kırka bölünmüş. Sadece mehzepler değil, aynı mezhepler içinde bile bölünmüşler.
Kuran’ın Türkçesini okumamış, bilmiyor. İslam tarihinden bihaber (en basiti : El-Farabi dönemi), içindeki ayetlerin ne dediğini anlayacak kapasitede değil.
İçinde ne yazıyor olursa olsun; İslam’ın insanlara ne öğrettiği daha önemli, hatta daha doğru deyişle İslâm’ın insanlara nasıl öğretildiği… İslam coğrafyasına ve Müslüman topluluklarına bakınca durumun ne kadar sıkıntılı olduğunu anlıyoruz.
Saygı yok, sevgi yok, hoşgörü yok…
Kin, nefret, öfke var ama…
Tüm Müslümanlar böyle mi? Tabi ki bunu düşünmek için ahmak olmak gerek. Ancak böyle bir çoğunluğun olduğunu ve hiçte gözardı edilemeyecek kadar fazla olduğunu anlamak, bilmek gerek.
Komünizmde eşitlik getirecekti fakat kan, göz yaşı, komünist ülkelerde bile elit sınıf getirdi.
Bu yüzden bir şeyin içinde güzel fikirlerin olması, takipçilerinin de güzel olacağı anlamına gelmez arkadaşım!
Biraz gözünüzü açmak gerek.
Özellikle Müslüman olup, barışı ve sevgiyi destekleyenlerin gözünü açması; dine sahip çıkması gerek. Çünkü sevgi dolu olanlar İslam’a sahip çıkmazsa, böyle saçma sapan tipler İslam’a sahip çıkar.

**

Bakın, Türkiye olarak üzerimize büyük bir yük düşüyor. Zaten tarihten gelen bir Türk düşmanlığı ile mücadele etmek zorundayız. Fakat günümüzde; IŞİD gibi çeşitli manyak terör örgütleri, İslam nüfusunun yoğunlukta olduğu bir ülke olarak bizi fazlasıyla etkilemekte.

Ayrıca Türkiye olarak, 1920’de başardığımız örnek devrimi; demokrasi ve insan hakları açısından coğrafyadaki diğer ülkelere de anlatmakla yükümlüyüz. Dindar olun ya da olmayın fark etmez.

Ancak bu işleri “kişiler” üzerinden toplulukları suçlayarak yapamayız. Türkiye’nin geleceğini güzel yönde çizmek istiyorsak, böyle olmaz. Sizin siyasi görüşünüz, mezhebiniz, dini inancınızdan olmasa dahi; bu tarz saldırgan tavırlarda bulunanları uyarın. “Siz X’ler böylesiniz” diyerek değil. Sen iddia ettiğin görüşün, inancın, mezhebin (vs) adamı değilsin. Sen, kendini bilmez birisin şeklinde ikaz edin. Suçlama, hatta topluluğu ve fikirleri suçlamaya gitmeyin.

 

Türkiye Zor Bir Dönemde

Maalesef demokrasi, hukuk, laiklik gibi sorunlarla içte boğuşuyoruz. Şu an Türkiye bir demokrasi mücadelesi vermeye çalışıyor. Özellikle Atatürkçülerin ve solcuların, bu demokrasi mücadelesinde insanları “koyun” aşağılamasından tutun, bir çok kötü şekilde üstüne vardığını görüyorum. Türkiye’deki solun sorunu zaten ortada. Bu şekilde bir şeyleri düzeltemezsiniz.

Bunun üzerine IŞİD, PKK, YPG, FETÖ gibi tonla örgüt çıkmış. Bazıları iktidar ile eskiden iyidi, bazıları iktidar tarafından süreçlerle güçlendirildi, bazılarına karşı da “bir kaç öfkeli genç” diyerek uzunca süre ilginç tepkiler verildi. Fakat gelinen nokta ortadadır.

İktidarın, FETÖ’nün bir terör örgütü olduğunu kabul etmesine seviniyorum. Yıllardır söylemiştik, demediklerini bırakmamıştı. Ne yazık ki, şimdi de başka tarikatler ile işbirliğine yönelmiş durumdalar. Öte yandan zamanında gözardı edilen hücreler bugün canımızı yakmakta.

Bütün bu zor dönemde; işbirliğini, uzlaşıyı öğrenmemiz gerek. Kutuplaşmayı kırmamız gerek.
Fakat iktidara sesleniyorum, biliyorum ki buradaki yazılarımı takip edenleriniz var içinizde,
Eğer dediklerinizde ciddiyseniz, toplumda huzur ve hoşgörü ortamı yaratmak istiyorsanız,
Uzlaşının siyasal kanadı olan demokratik adımları atınız.
Hukukun üstünlüğüne, basının özgürlüğüne karşı olan demokratik haklara dikkat ediniz.
En azından CHP ile dialog içine girerek, anayasa değişikliğindeki sorunları dinleyiniz.
FETÖ’den Çözüm Sürecine, ekonomik sorunlara kadar dediklerimiz bir bir çıktı.
Anayasa değişikliğinde de aynısı olacak. Şüphelerimiz, sıkıntı çıkartır dediğimiz konular ortaya çıkacak.
Bunların önüne birlikte geçmek gerek.
Tabi CHP’de her şeyi dinlemeden reddetmemeli. Böyle olmaz.

**

Eğer sözlerime kulak verilmezse; AKP ve CHP, aynı zamanda kanaat önderleri bu konularda bir şey yapmazsa Türkiye daha da kutuplaşacak. Sadece bu da değil. Ekonomik kriz sağlam vuracak. Yani hiçte uzakta olmadığını düşündüğüm kehanetim; Türkiye’nin 10 yıl içinde ekonomik, sosyal, kültürel ve güvenlik krizlerinin artması, gerçekleşecek.

Bunu durdurmak, başta bireyler olarak elimizde. Uyarayım, bu iş 3-5 günlük değil, 3-5 yıllık uzun süreçli bir iş.
zor ancak imkansız değil.

Bunun ilk adımı olacak; SOSYAL MEDYADA KİŞİDEN YOLA ÇIKIP GRUPLARI SUÇLAMAYIN, hakaret etmeyin. Provakatör hesapları hemen şikayet edin. Abuk subuk bir şey yazan hesaplar eğer 3-5 tweete sahipse,twitter üzerinden şikayet edin. Yok değil, gerçek kullanıcı ise; devlet organlarına internet üzerinden şikayet edin.

Sosyal medya, terör örgütlerinden tutun yabancı istihbarat örgütlerine kadar, şirketlere kadar bir çok farklı kişi, kurum, kuruluş ve toplulukların ar-ge mecrası. Kendimize dikkat ettiğimizden daha fazla, karşıdaki insanlara dikkat etmemiz gerekmektedir.