Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Türkiye, dünyanın en önemli bölgesi. Coğrafi ve stratejik olarak (jeo-strateji). Haliyle, nasıl 2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş sırasında Türkiye’de ajanlar cirit atıyordu, aynı şekilde devamında da geldi.

bknz:

Kargaşa anında bilgi çarptırmalarına dikkat
Son günlerde Türkiye üzerine yapılan yıpratıcı propagandalar
Yurtdışı destekli STK’lar ve özel amaçlı TV programları

Yetti mi? Yetmedi. Politik söylemler ile Türkiye gerildikçe gerildi. Doğruluk Payı, teyit.org gibi çeşitli organizasyonlar çıktı ancak söz ağızdan bir kere çıktıktan sonra bunun geri dönüşü yok, hele hele Cumhurbaşkanı çıkıp Kbataş olaylarını olmadığı halde sırf Gezi Parkı’nın sürecini kontrol etmek için olmuş gibi söylerse, “camiye ayakkabılarla girdiler görüntüleri var önümüzdeki Cuma göstereceğim” deyip (hala gösteremedi) bu halkı galeyana getirirse ne olacak?

bknz:

Psikolojik savaş ve algı yönetimi: Gezi Parkı süreci
Albirini vur ötekine: referandum öncesi iç savaş mı istiyorsunuz?

Referanduma doğru evet diyenlere “koyun, çomar, cahil”; hayır diyenlere “terörist, vatan haini” demekle bir yere varılmaz. Bunlar demokratik değildir, hukuka uygun da değildir; hatta bunları geçin İNSANLIK DIŞIDIR!

Anayasa değişikliği neden olmalı, neden olmamalı?
Eski sistem nasıldı, sunulan öneride nasıl olur?
Başkanlık sistemi nedir, parlamenter sistem nedir?
Yasama-yürütme-yargı dengesi nedir?

Daha madde madde sıralanacak tonla konuyu tartışmak varken ne oldu? Biz kimin evet kimin hayır diyeceğini ve evet diyenlerin cahilliği, hayır diyenlerin vatan hainliğini konuşuyoruz. BÖYLE OLMAZ!

Provakasyonlara Dikkat!

Dün Eskişehir’den İstanbul’a geliyordum, tren garında adamın biri genç bir çocuğa “siz vatan hainisiniz” falan diye saldırmaya başladı. (geleceğim sonunda)

Bakın yıllardır televizyon programlarına her gün gördüğümüz kan, sigara, alkol, küfür yasak. Güzel tamam.
Fakat sürekli görmediğimiz kavga, gürültü, silahlar serbest. Hatta yenge ile birlikte olma, tecavüz falan ohoo…

Sörvayvır’ı açıyorsun, insanın en ilkel hali oldu. “Haaa, hööö, hııı, girdi mi, koyduk mu, hooooo, hııı”. Bu nedir ya? Homo-erektüs! Evlenme programını açıyorsun dayılar, teyzeler tazmanya canavarı gibi tartışıyor birbiriyle. Dizi izliyorsun orada süreklii kavga gürültü.

İnsanlar bu hale getirildi işte. Aynı televizyondaki gibi “hiçbir şeyi beğenmeyen, her şeyi eleştiren, her konuda bilgisi varmışçasına konuşan” tipler olduk.. Adam hukukun nasıl işlediğini, demokrasiyi bilmiyor; bırak onları Türkiye’deki 7 coğrafi bölgeyi bilmiyor kalkıp “Arda ben varım, sen de var mısın?” diyor. Sen Anayasa profesörü müsün? Siyaset bilimci misin? Akademisyen misin? Herkes haddini bilecek.

Öte yandan bu işleri bilen adamlar, çatır çatır Mülkiye’den, Türkiye’nin devlet terbiyesi olarak en köklü ve en sağlam kurumundan postalandı. Yazıklar olsun.

**

İşte ince ince bu şekilde kavgaya, gürültüye, eleştiriye, bilmişliğe alıştırılan topluma yetmezmiş gibi sürekli provakatörler sızdırılıyor. Dedim ya, bu ülkede yabancı devlet kuruluşları gerek istihbarat gerek STK’lar aracılığı ile fazlasıyla müdahale ediyor.

Bunu Gezi Parkı protestolarında da görebilirsiniz, Gezi Parkı’na karşıt olanların çeşitli organizasyonlarında da…

Yetti mi? Yetmez.
Dün yaşadığımız olayı daha fazla yaşayacağız.
Hayırcılara vatan haini diyerek saldıranlar olacak.
Çıkıp birileri “bana suikast hazırlığı var” diyebilir, hatta hukuksal süreç başlayabilir.
Bakın sadece iktidarın hayırcıları terörist olarak köşeye sıkıştırma çabasından bahsetmiyorum.
Çeşitli istihbarat örgütleri ve provakatörlerin her yerde toplumu germe çabası olacak.

**

IŞİD o kadar ülkeyi karıştırmış, Türkiye’ye karışamamış.
Çevremizde iç savaşlar çıkmış, kan gövdeyi götürmüş, Türkiye’nin içi karışmamış.
AKP Çözüm Süreciyle PKK’ya resmen hazırlanma fırsatı sundu, Doğu’da mahalle mahalle organize oldular; sonra dediğimizi görüp operasyon başlattılar. Çok riskli bir operasyondu, çünkü Türkiye ilk kez böyle bir şey ile karşılaşmıştı. O ateş Türkiye’ye sıçramadı, Türkiye Cumhuriyeti Devletine muhalif yaklaşan Doğu halkı HDP’nin çağrısına uymadı, terör örgütlerinin çağrısına uymadı. Haliyle temizlendi. TÜRKİYE YİNE KARIŞMADI!

Bakın Türkiye zor durumdadır. Gayet iyi geldi. Neden?
Binlerce yıllık bir bilinç var, devlet olma bilinci. Bu DNA’lar ile de aktarılır, kültür ile de aktarılır.
Fakat son zamanlarda Batı hayranlığı ile yozlaşan ve İslam adı altında Araplaşan 2 kesim var ki işte bunlar tehlikelidir. Sık sık anlattım bu blogta. Eğitimden kültüre, ekonomiden dile kadar her şey bozuluyor. İşte kültür böyle bozulur. Resmen sömürge oluyoruz.

Eğer kültüre, tarihe, dile sahip çıkarsak; Türkiye ayakta kalır. Gelişim ve değişim illa ki olacak ancak İstanbul’un her yerini “LAvash, outlet, mall, shopping center” gibi saçmalıklarla Arapça tanıtılarla doldurarak değil! Dil, toplumu bir arada tutan en büyük unsurdur. Dil bozulursa, toplum olma bilinci bozulur.

Toplum olarak devlet bilincimiz var. Bu yüzden bunca kutuplaşmaya, bunca hakarete, bunca iftiraya rağmen; örgütlü güçle iktidarın dahi kendi gibi düşünmeyenlere “terörist” demesine rağmen sağduyu bozulmadı. Binlerce yıllık bilincin sağduyusudur bu.

Şimdi provakasyonlar başladı, başlayacak. Eminim. Perşembenin gelişi, Çarşamba’dan belli. Bu provakasyonlar halkı germek içindir. Evet sağduyu var ancak üniversitelere bakıyorum öğrenciler karışık. Toplum kutuplaşmış. Haliyle bu tür provakasyonlar tehlikeli olmaya başlayacak. O sağduyu sonsuza kadar gitmez.

Toplum bir bölünürse, kötü şekilde bölünür.
Öyle 2023’te, 2053’te, 2071’de çeşitli hayallere kapılıyorsunuz da; mevcut toprağı elde tutmak giderek zorlaşacak.
Bu iş böyle yürümez haberiniz olsun.

Bunu sadece iktidar yandaşları için söylemiyorum.
İktidarı destekleyenlere koyun, cahil, çomar deyip; cahil gördükleri adamları eğitmekten, bilinçlendirmekten aciz adamlara da söylüyorum.

Kaldı ki bu adamların “iktidar alternatifi” çıkarttığı liderler ortada. Rakibi Kılıçdaroğlu ve Bahçeli olan birisinin %50 çok mu süpriz? Başarı değil, aksine %60 alamadığı için başarısızlıktır…

Referenduma gidiyoruz ancak referandumun sonucu önemli değil. Referanduma giden süreçte halkın kutuplaşması, bu tarz saldırılar ve devlet terbiyesi almış olması gereken ve devlet kurumunu önce tutması gereken adamların çıkıp hayır diyenlere terörist demesi ne rezillik ya?

Bunun geri dönüşü yok.
GERİ DÖNÜŞÜ YOK!
Referandumdan ne çıkarsa çıksın; halk daha kutuplaşmış, halkta kin ve nefret duyguları daha da uyandırılmış olacak.
Bu ateş sadece AKP’li olmayanları ya da AKP’lileri değil başta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını sonra bölgedekileri yakar haberiniz olsun.

Aklınızı başınıza alın, “karşı taraf” olarak tanımladığınız komşularınızı, arkadaşlarınızı, akrabalarınızı, çalışanlarınızı, mesai arkadaşlarınızı, sevgililerinizi; terörist, cahil, koyun, vatan haini, çomar gibi ithamlarla anmaktan vazgeçin.

İktidar gelip gider, referandum değişir ama milli birlik bozulursa bir daha geri gelmez. Tarihte defalarca gördük. DEFALARCA!

Hadi Irak’ı, Suriye’yi geri birleştir?

Bu tarz söylemler kime yarar biliyor musunuz? Türkiye Cumhuriyeti üzerinde kendi planlarını işletmek isteyenlere. Seçim sizin. Medeniyetin doğduğu bu topraklarda ya barış hakim olacak; Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Hacı Bektaşi Veli’nin sürekli vurguladığı gibi; ya da bu topraklar bölük pörçük olacak. Akılsızlığınız yüzünden.

BİLGİNİZ YOKSA, FİKRİNİZ OLMASIN, SESLENDİRMEYİN! Uzmanları dinleyin, köşe yazarlarını (Farklı görüşlerden) okuyun. Öğrenin. Allah’ın adıyla mı okursunuz yoksa kitap okumayı sevdiğiniz için mi bilmem. AMA OKU BE KARDEŞİM! Boş boş galeyana gelmeyin.