Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Görgü kuralları ile başlayıp kısaca protokol kurallarına geçeceğim ve sonunda telefon-yazışma gibi bazı kuralları anlatacağım.

Uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi öğrencisiyim ve bu yıl okul bitecek. Bunca ders arasında hiçbir zaman nereye imza atılır, uluslararası görüşmelerde neler yapılır gibi şeyler ders olarak verilmedi. Sağolsun 1-2 öğretmenimiz ders içinde çeşitli modeller (BM vs) yaptı hepsi bu.

En basitinden iki kişi arasında yada iki kurum, devlet arasında imzalanan bir belgenin resmiyet kazanması için ne gerekir? Bu tarz hiçbir şeyi okuldan öğrenmedim ve öğrenciler mezun olduktan sonra devlet yada özel sektörde şirkete çalışacak. Haliyle bunları bilmemiz gerekiyor.

Hepsini geçtim, henüz ilkokulda çeşitli haklarımızı ve görgü kurallarını öğrenmemiz gerekmez miydi? Ya aileden kazanıyoruz yada kişisel çabalarımızla. Mezun olup, işe girdiğimizde sudan çıkmış balığa döneceğiz. Peki neden?

**

Daha fazla dert yanmayacağım. Kendi çabalarımla bulduğum, gördüğüm bazı şeyleri BUDAYARAK size vereceğim. Çünkü kalıplara, kurallara çok önem veren birisi değilim ve sevmiyorum. Fakat iş devlete geldiğinde, her şey TEMSİLE dayanır. Haliyle kişiye değil, makama saygı için bazı şeylere dikkat etmek gerek. Ayrıca devletle ilgimiz olmasa bile, sosyal yaşantımızda saygı önemlidir.

Kısa Bir Anektod

Çok ilginç gelen, yaşadığım bir şeyi anlatmak istiyorum. Okulumuzda 20 bine yakın öğrenci var ve 6 bin kadarı yabancı. Nijerya’dan Kazakistan’a, Rusya’dan Libya’ya her çeşit öğrenci var.

Yağışlı bir günde Tajikistan’dan bir arkadaşımı gördüm. Elinde eldiven vardı ve şemsiye tutuyordu. Görüşecektik ve kız eldiveni çıkartmaya çalıştı. Elinde şemsiye falan tuttuğu için gerek yok dedim ama hayır dedi bizim ülkede bu saygıdır. Karşındaki insana saygı gösterdiğin için eldiveni çıkartırsın.

Daha sonra özellikle eski Sovyet ülkelerinde bu tarz incelik ve görgü kurallarına dikkat edildiğini gördüm. Bizim İstanbul’daki yamyamlara bakınca, kaç tane saygı ve görgü kuralını önemsiyoruz, biliyoruz acaba?

Bakın size eski İstanbul’dan bir manzara. Şimdi götüne eşortman+ayağına parmakarası terlik geçirip okula gidenlere bakınca….

Gerçekten görgüsüz bir millet mi olduk? 1960 yılı, İstanbul’daki nezih insanlar..

1960 Türkiyesi

**

İnsan olmanın, insanca yaşamanın bir şartı da görgüdür, saygıdır. Birazcık bunlara bakalım.

 

Görgü: Toplum içindeki saygı ve anlayış temelli kurallardır.

Protokol: Resmi ilişkilerde seviye ve biçimsel davranışları belirleyen kurallar bütünü.

 

Şimdi tarihimizle o kadar içli dışlı, o kadar Osmanlıcı’yız ki; Kanuni Sultan  Süleyman’ın hazırlattığı Teşrifat Nizamnamesi (Protokol Tüzüğü) nedir okullarda öğretiliyor, efendim tarih derslerinde anlatılıyor falan değil mi? Değil. Bırakın bunların anlatılmasını, belgeye ulaşamadım. Ulaşabilen varsa: emrecetinblog.com@gmail.com adresine mail lütfen.

Yine protokol kuralları Atatürk döneminde de oluşturulup uygulanmıştır. Peki bütün bunlar neden anlatılmıyor? Neden 1071 Malazgirt, 1453 İStanbul’un FEthi arada Kırım ve Dandanakan savaşlarını görüp bırakıyoruz? Çünkü eğitim ve sistemden yoksun eğitim sistemimiz değil mi??? Neyse…

Sıra Sıra Verelim

Bunu araştırırken Ahmet Şerif İzgören’in “Dikkat Vücudumuz konuşuyor” kitabını ve seminerlerini de düşündüm. Yani resmi bir alanda el sıkışırken iş bakışı, sosyal bakışı gibi çeşitli alanlar var bunlara kadar bir sürü şeye dikkat etmek gerek ancak hepsine ne ben dikkat ediyorum ne de burada anlatabilir. Haliyle temel bazı şeyleri yazmak daha doğru.

Sadece görgü kuralları ve bedendili değil, üzerine Putin’in KGB’den öğrendiği 6 öğüdü ve Güce Ulaşmanın 48 Yasası gibi bir sürü şeyi katarsanız; birazda çalışmayla istediğiniz zamanlarda durumu kontrol altına alabilirsiniz.

Başlayalım.

Kurallar

Kurallar neden vardır? Hiç düşündünüz mü?

Sadece trafikte değil, sosyal hayatta hatta ilişkilerde de kurallar vardır. Kimisi belirgin, kimisi değil. Kurallar, kararlılık sağlar, düzen sağlar. Örneğin kimse trafik ışıklarına uymasa trafik yoğunluğunun yanı sıra, yaralanma ve atta hayat kayıpları çok yüksek değerlere ulaşabilir (hoş aptalca kurallar ise insanları çileden çıkartabilir).

Sosyal hayatta bazı şeyleri düzene oturtma bilmek için kurallara sahibiz. Çoğu yazılı olmasa da, uygulanması gereken önemli kurallardır ve GÖRGÜ oluşturur.

Bu yüzden kurallara dikkat etmek, uymak gerekir. Kurallara uymayana ne diyebiliriz? GÖRGÜSÜZ! Görgüsüzlüüğün temelinde de cahillik, ilkellik, yobazlık vardır. Değil mi emniyet şeridini kullanan ve kırmızı ışıkta geçen; bunları yaptığı için kendini akıllı sanan aptal?

Kurallar işimizi kolaylaştırır, ilişkileri düzenler; hattâ ne yapacağınızı bilmediğinizde, yardımcı olur.

Dikkat edin, kuralları bozanlar, kurallara uymayanlar; toplumda kötü olarak anılır. Öyle de olmalıdır, mı acaba?

Görgü Kuralları

Bu bölüm daha çok sosyal yaşantı ile ilgilidir.

  • İnsanlara karşı nazik olmak
  • Rahatsızlık ve istenmeyen hareketlere karşı kendinizi kontrol etmek (otokontrol)
  • Gidilecek yere göre giyinişe dikkat etmek
  • Hoşgörü ve tevazu çok önemli iki kavramdır.

gibi çeşitli temel kurallar var. Temel olarak güler yüz, başka insanlara karşı hoşgörü, başkalarının davranışlarına tevazu gösterme (yani kuralları bilmeyen ve daha cahil insanlara karşı anlayış) gösterme önemli.

Gösteriş, kendini övme gibi davranışlarda kesinlikle görgü içinde yer almaz.

Diğer önemli incelikler:

  • Meydan okumayın
  • Değerleri ve iyi davranışları takdir edin
  • Başka insanların inançlarına, kültürlerine, düşüncelerine katılmasanız dahi saygılı olun.
  • Sakin ve sesinizi ölçülü kullanın (annemin hocasının dediği gibi: cehaletin olduğu yerde gürültü eksik olmaz).
  • Kılık kıyafetinize dikkat edin (ki bu pahallı değil, temiz ve özenli olmak demek)
  • Dedikodu yapmayın (kişisel özellikler, sır, yaşanan sorunlar vs)
  • Rica etmenin değerini öğrenin (isteklerinizde kullanın)
  • Argodan kaçının (hasiktir lan! diyorum neden? Çünkü bana göre küfür çok önemlidir, katılmadıım belkide tek nokta. Doğru zamanda edilecek küfürün değeri pahabiçilemez, hiçbir kelime küfür kadar duygu yüklü değildir)
  • El şakaları ve yakın arakadaşlarınızla aranızda yaptığınız espirileri diğer insanlara karşı yapmayın.
  • Karşınızdaki insanı dinlerken kafanızı anladığınızı belirtmek için hafifçe sallayın.
  • İnsanlarla konuşurken ne çok yakın, ne de çok uzak durmanız gerekmekte. Resmiyet ve samimiyete göre yakınlık ve uzaklık ayarlanmalıdır.

Ayrıca,

  • Utangaç biriyseniz bunu kabul edin ve söylemekten çekinmeyin.
  • İltifat edilirse yalnızca “teşekkürler” deyin.
  • Birisine iltifat edecekseniz, samimi olun. Gerçekten beğendiğiniz ve dikkatinizi çeken bir şeyi söyleyin.
  • Eleştirmeyi, özel ve kırmadan yapın. Topluluk içinde, sert şekilde eleştirmeyin.
  • Topluluk içinde birisi sizi eleştiriyorsa sakin kalın, savunmayın ve sesinizi yükseltmeden; eleştirini özel olarak bana yapmanı tercih ederdim deyin.

Kişisel Görgü

  • Sözlerinizi tutmaya dikkat edin.
  • Söylediğiniz saatte, söylediğiniz yerde bulunun.
  • El ve ayak tırnaklarının kesilmesine,
  • Ağız kokusu, ter kokusu gibi rahatsızlık verici kokuların olmaması için diş fırçasına, deodoranta ve parfüme,
  • Saç ve sakalın dağınık olmamasına dikkat edilmelidir.

Tanışma, Davet, Ziyaret

  • Gidilecek misafir önceden bilgilendirilmelidir, izin sitenmelidir.
  • Gidilen yere hediye güzel bir davranış olacaktır (içecekten tutun, ev eşyasına kadar, durum, kişi ve bütçe…)
  • Kapıyı çaldıktan sonra, 1-2 adım kadar geride beklenmeli.
  • Oturulacak yerler, sofra gibi geçişlerde misafir olduğumuz kişinin daveti ve yer göstermesi beklenmeli.
  • Saate bakılmamalı
  • Ayrılırken ziyaretten memnuniyet dile getirilmeli
  • İlk önce evin kadını selamlanır. Ayrılırkende öncelik evin kadınındadır.

Öte yandan:

  • Misafir gelmek isteyenler reddedilmemeli,
  • Misafirliğe gelenlere güler yüz gösterilmeli ve herkesle eşit derecede ilgilenilmeli
  • Bir şey ikram edilirken en fazla 3 kere ısrar edilmeli

 

Kim Kime Tanıştırılmalı?

  • Sonra gelen, orada olanlara
  • Erkekler kadınlara
  • Küçükler büyüklere
  • Astlar, üstlere tanıştırılır.

Tanışma Kuralları

  • Tanışma, ilk karşılaştığında yapılmalı.
  • Kendi ad ve soyadınızdan sonra eşinizin adını ve ünvanını söylemelisiniz.
  • Tanışma işlemli bütün taraflar için ayakta gerçekleşir (tanışan, tanıştıran, tanıştırılan).
  • Gözler, karşı tarafından sosyal üçgeninde kalmalı (iki göz ve burun), başka yere bakamamalı.
  • Tanışma sonrasında memnun oldum, şeref duydum gibi sözler söylenmeli ve büyükler küçüklere nasılsınız demeli.
  • Küçükler ise teşekkür ederim demelidir.
  • Normal konuşmada da söze büyük başlar, konuyu büyük değiştirebilir.
  • Tanıştırılmaya çalışılan kişiler, daha önce tanışıyorsa, tanıştırana saygı nedeniyle sessiz kalmalı.
  • Bir toplantıdan ayrılan erkek, kadınları selamlamak için eğilir.

Kurumlsallık: İş yerlerinde temsilci olarak gittiyseniz önce çalıştığınız kurumun adını, ünvanınızı ve isminizi söyleyiniz.

Tanıştırıldıktan sonra el sıkışırken:

  • El uzatma her zaman kadından erkeğe, büyükten küçüğe, üstten asta olur. Yani kadının, büyüğün ve üst rütbelinin; el sıkışma için el uzatmasını beklemek gerekir.
  • El uzatıldığında, elin havada kalması saygısızlıktır. El havada bırakılmamalıdır (evet küs yada başka bir şey olsanız dahi).
  • El ne çok fazla sıkılmalı ne de ölü balık denilen gevşeklikte verilmeli. El sıkışma, 2 kez sallanarak yapılmalıdır (el sıkışmada üstünlük vs için bknz: Ahmet Şerif İzgören). Ayrıca resmi ilişkilerde yanaktan öpmek ve sarılmak yoktur.

 

**

 

Protokol Kuralları

1. VALİ (Devleti ve Cumhurbaşkanını, Kaymakam Hükümeti ve Başbakanı temsil eder.)
2. GARNİZON KOMUTANI (Genelkurmay Başkanını / Silahlı Kuvvetleri Temsil eder)
3. BELEDİYE BAŞKANI (Halkı temsil eder)
4. BAŞSAVCI (Yargıyı temsil eder)
5. REKTÖR (YÖK’ü ve Üniversiteyi temsil eder)

Yani bir ilde, en önemli 5 kişi ve makam bunlardır. Sırasıyladır.

Protokolde de, görgü kuralı gibi saygı ve nezaket önemlidir (bu yüzden beyler, hanımlar ve diğer yapmacık gibi gelen sözcükler havada uçuşur). Burada kişiler, bir kurumu temsil ettiği için; kendisine yapılacak her türlü saygısızlık, kuruma yapılmış gibi kabul edilir. Haliyle temsil ettiği kurumu ezdirmemelidir. Diplomatik bir şekilde gereken cevabı vermelidir.

Haliyle, bu saygı sözcükleri kişiye değil, kuruma; devlet ve millete duyulan saygıya karşı söylenir.

Önemli: Kim, nerede, nasıl, ne zaman karşılanmışsa, karşılanan kişi aynı şekilde cevap verir.

**

Burada oturma düzenlerinden, karşılanmaya, hitabete kadar bir çok şey var aslında. Yapılacak en iyi şey, ilgili 3-4 kitap okumak yada internette “protokol kuralları” diye yazarak bulunabilecek bazı temel bilgileri okumak.

Ancak ben size youtube bağlantısı vereceğim: TC Dışişleri Bakanlığı: Protokol Kuralları Oynatma Listesi

Kısaca bazı önemli yerleri de yazayım:

  • Nezaket ziyaretleri için 15 dakika, iş görüşmeleri için 30 dakika yeterlidir (toplandı değil, toplantı için en fazla 2 saat).
  • İş görüşmeleri sabah, nezaket görüşmeleri için öğleden sonrası için randevu alınmalı ve verilmeli.
  • Önemli randevular, günün ilk sırasında olmalıdır (yada sabah, dinç olunan zamanda)
  • Toplantı iptali en az 24 saat öncesinde olmalı.
  • Resmi görevlerde, mektuplar ve hitap MAKAM YAPILIR.
  • En ilginç gelen şeylerden birisi ise: yazışmalarda eş kullanılmaması. Örneğin : “Sayın Cumhurbaşkanı ve Bayan Recep Tayyip Erdoğan” şeklinde gönderiliyor ve Cumhurbaşkanı makamı ile kişi ve Bayan XXX yazarak eşi söyleniyor ama eşinin ismi yada eşi yazılmıyor yine makamdaki kişinin ismi var. İlginç.
  • Elden gönderilen metubun zarfı kapatılmamalı, sağ üst köşesine “elden gönderildi” yazılmalı, özel kalem müdürüne sunulmalı.
  • Resmi yazışmalarda alt makamlara yazılırken “rica ederim”, üst makamlara yazılırken “arz ederim” denmeli.
  • Vatandaş olarak makama bir şey yazılıyorsa; “saygılarımla arz ederim” denmelidir.

****

Çoook şey var, yani bu protokol kuralları yalnızca bir ders olarak belki iki ders olarak okullarda verilmeli. Ben küçük bir bölümünü verdim çünkü hepsine internetten ulaşabilirsiniz.

 

Bazı Önemli Kurallar

Milli Eğitim Bakanlığının yayınladığı protokol kurallarından aşırdım buradakileri. Yine budayarak. İsteyenler için: MEB Protokol ve Görgü Kuralları.pdf

Yazışma

  • Resmi toplantılarda mavi ve kaliteli bir tükenmez kalem (yada keçeli) kullanılmalıdır. Özel yazışmalarda ise siyah kullanılabilir.
  • Mektubun sol köşesine adres, telefon; sağ köşesine ise il ve tarih atabilirsiniz (yada imzanızın altına).

Hemen araya girerek Bay, Bayan gibi konuya girelim: bizim dilbilgisi yoksunu feministlerimiz kız lafına karşı. Fakat Türk tarihi, Türkçe ve Türk kültüründe; ufak kadına kız, ufak erkeğe oğlan denir. Haliyle kız ve oğlan herhangi şekilde cinsiyetçi değildir.

Aynı şekilde Türkçe yoksunu insanlar tarafından kadın yerine hanım, bayan kullanılıyor fakat yanlış. Cinsiyet belirtmek için erkek ve kadın kullanılır. 2 bayan öğretmen değil, 2 kadın öğretmen denir.

Bay-bayan, hanım-bey nedir?

Bay ve bayan, soyad öncesine gelir. YANİ SOYAD İLE BİRLİKTE KULLANILIR!
Örneğin: Bay Erdoğan, Bayan Erdoğan.

Hanım ve Bey ise, addan önce gelir YANİ AD İLE BİRLİKTE KULLANILIR!
Örneğin: Kamâl Bey, Zübeyde Hanım.

Bu saçmalığı da giderdiysek:

  • Hitap ederken, Bay ve Bayan sözcükleriyle başlanır ve yakınlık varsa Sevgili Bay X, Sevgili Bay Y diyerek başlanabilir.
  • İmzayı mektubun bittiği satırdan 2 cm alt tarafa (tercihen sağa) atabilirsiniz.
  • Zarf üzerindeki alıcı resmiyle Sayın Bay X, değilse Bayan Y şeklinde yazılabilir.

Davet Kuralları

  • Davet, bizzat yada davetiye ile yapılır. Onur konukları ise bizzat çağrılır.
  • Alıcı ismi, saygı için “el yazısıyla” yazılır.
  • Üst makamlardan gelen davete katılmak zorunludur.
  • Davet, kutlama gerektiriyorsa ve katılmama durumu varsa; mazeretle birlikte telgraf yollanır ve tebrik edilir.
  • 15 dakika önce davet yerinde bulunulur, davet sahibi ile çok fazla konuşulmaz.
  • Davet sahibinden habersiz, konuk götürülmez.
  • Çocuklar için düzenlenmemişse, davete çocuk götürülmez.
  • Kendi aralarında konuşulan grupların konuşması bölünmez.
  • İki kişi özel konuşuyorsa, bölünmez.
  • Davetliler eşliyse, ne içeceklerini sormak davet sahibinin erkeğine düşer.

Sofra ve Yemek Kuralları

  • Yemek masasına dirsekler konulmaz. Eller kullanılmadığında masa altına konur.
  • Sofrada dik oturulur, sadece baş eğilir, kambur durulmaz.
  • Tuz, biber vs için ayağa kalkılmaz, uzanılmaz. Önünüzde yoksa, kibarca isteyiniz.
  • Masa altındaki ayaklar, karşıya uzatılmaz.
  • Sağınızda oturan kadının, oturup kalkmasına yardımcı olunur (niye soldakiyi sallamıyoruz anlamadım).
  • Öksürük, hıçkırık, tıkanma gibi durumlarda masa terkedilir, geçince geriye dönülür ve özür dilenir.
  • Yemek masasında ilaç alınmaz.
  • Yanakları dolduracak büyüklükte lokma alınmaz.
  • Ağız şapurdatılmaz, eller yalanmaz.
  • Yemeğin suyuna banılmaz (üzdü), tabak ekmekle silinmez.
  • Davet sahibi ve onur konuğu yemeğe başladıktan sonra yemeğe başlanır.

Diğer incelikler:

  • Bıçak kullanılıyorsa, çatal sol, bıçak sağ elle tutulur.
  • Çatal sola, kaçık ve bıçak sağa yerleştirilir. Bıçak, kaşık ve tabak arasına konur.
  • Salata çatalı, yemek çatalından kısadır. Salata, yemek ile verilecekse; yemek çatalıyla tabağın iç tarafına konur.
  • Özel yemeklerde salata çatalı dış tarafa konulabilir.
  • Balık çatalı ise diğer çatallara göre daha kısa ve düzdür ve kaşığın sağ tarafına yerleştirilir.
  • En resmi yemeklerde bile en fazla 3 çatal ve kaşık bulunur.
  • Bütün yemeklerde büyükçe servis tabağı konur ve diğer servis tabakları, bu tabağın üzerine konur.
  • Su bardakları, konular yerine almadan önce doldurulur.
  • Peçeteler resmi olmayan yemeklerde çatalların soluna, resmi davetlerde ise servis tabağının içine konur.
  • Peçete, yemek sonunda tekrar katlanıp konursa, bir davet daha isteniyor demektir.
  • İçeceğinizi istediğiniz zaman içebilirsiniz ancak yemek için davet sahibi beklenmeli.
  • Yağ, reçel, bal gibi şeyler ortak ise; önce tabağınıza alın oradan kullanın.
  • Kadınlar, yemeğe başlamadan önce fazla ruhlarını peçete ile almalı.

*

  • Hediye alırken, pahalı değil kullanışlı olması önemlidir.
  • Hediye, karşılığını getirebileceğinden; hediye alınacak kişiyi mahçup etmeyecek bir şey seçiniz.
  • Çiçeklerin anlamları vardır. Bu anlamlara uygun çiçek götürün.
  • Çiçeklerin hazırlanışı da önemlidir. Örneğin:
    • Buket: Doğum, doğum günleri, hastalar, sanatçılar, sporcular içindir.
    • Sepet: davet, nikah ve konser
    • Çelenk: cenaze ve tören
    • Vazo ve saksı: Çok yakın arkadaş ve akrabalara gönderilir, çeşitlilik önemlidir.
  • Çiçek sunulurken ve alınırken işlem sol elle yapılır, sağ el ile selamlaşılır.

Tiyatro-Konser-Topluluk

  • 10 dakika önce gelinir
  • Gösteri sırasında konuşulmaz, ses çıkartılmaz.
  • Geç kalınırsa, ilk perdeye kadar beklenir.
  • Beğeni, ayağa kalkıp alkışlanarak gösterilir, bağırılarak değil.
  • Alkış fazla olursa, müzisyenler gelip bir eser daha seslendirir.

 

Giyim Kuralları

Erkekler için Altınyıldız’ın blogunda bir gönderi var. Örneğin cepkenin (yelek) en alt düğmesi kapatılmaz, gömlek manşeti, ceketten 1-2 santim uzun olmalı vs.

***

Şimdilik bu kadar. Ben de araştırıyorum, yer yer ekleme, çıkartma, düzenleme yaparım. Tekrar diyorum ki; istersen psikolog, mimar, mühendis ol fark etmez. Bunları bilmek gerek. Okullarda öğretilmeli değil mi?