Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

 

Türkiye’de En Önemli Sorunlardan Birisi

Kurtlar Vadisi’nden sonra mı oldu öncesinde nasıldı bilemiyorum ancak bizim ülkede herkes her şeyi biliyor. Toplum içinde hukuku, tarihi, coğrafyayı ve önemlisi siyaset bilimini bilmeyen insanlar kalkıp öyle akla zarar şeyler söylüyorlar ki; olmaz diyorum, olur diyor. Yahu olmaz. O iş öyle olmaz. Hukuka ters, sosyolojiye ters, siyaset bilimine hiç yaraşmaz.

Örnek vermek gerekirse;

Japonya’da çocuklar okullarını kendileri temizliyor.

 

Dinlerine (Şinto ve Zen) ve Japon kültürüne uygun olarak “birliktelik, toplumun parçası olma” gibi değerlerle yapılan bir eylem. Finlandiya sistemini falan araştırın benzer uygulamalar var.

Çok güzel değil mi fikir olarak? Çocuklar kendi okullarını temizleyecek, apartmanda ve evlerde herkes kendi kapısını temizlesin (Bknz komünist sistem ve Türkiye’deki Bulgaristan göçmenlerinin evlerinin önünü temizlemesi vs)… Al, Türkiye’ye uygula, her yer pırıl pırıl olsun…

Buraya kadar sorun yok. Keşke olsa… Ancak bu işler o kadar kolay olmuyor. Nereden biliyorum? Dayım ve yengem öğretmen, günümüz velilerini biliyorum. En basitinden “ben çocuğumu yerleri temizlesin diye mi okula yolluyorum, hademe yapsın” diyecek milyonlarca kılkuyruk çıkacak.

Yani bir şeyin güzel görünmesi, onu uygulayabileceğin anlamına gelmiyor. Peki tamamen mi uygulanmaz? Hayır. Uygulanabilir, ancak karşılaşacağın sorunları ve bunu çözmeyi projelendirmen gerek.

**

Türkiye’deki en büyük sorun budur. Örneğin biri çıkıp “yahu uzaya araç gönderelim” diyebilir. Tamam da kardeşim projelendirdin mi? (Yerli araba da aynı şekildeydi). Halk olarak konuşmak kolay. Al KOSGEB desteğini, al TÜBİTAK desteğini; git bakanlıklarla konuş, git önemli ailelerle konuş illa destek verilir. Ancak projelendirdin mi? Hayır. Ekonomi, proje yazma, teknoloji konusunda doğru dürüst bilgisi yok; “uzay aracı niye yapmıyoruz?”.

Yahu bu işin mühendisi var, astronot okulu var, araçlarda kullanılacak özel maddeleri var, elektroniği var, yazılımı var. Neyi nereden alacaksın? Hepsinden önemlisi hangi bütçeyle? Bunlar bir ekosistemdir. Astronot eğitimini yurtdışından aldır, cihazları yurtdışından getirt, burada birleştir; Rusya’dan falan uzaya at… Eee? Böyle iş mi olur? Haa olmasına olur, hiç olmamasından iyi ancak ülkeye katkı konuşulacaksa böyle olmaması gerekir.

Otur planını, projeni çıkart; illa ki bir şeyler olur. Fakat rakı masasında ya da kahve köşesinde oturup gram bilgi yokken “egunumi söper, ülkeyi rezil ettiler yaaaa” veya “yerli araba, yerli uzay mekiği” falan demek Türk hastalığı bana göre.

Mesela elimde tuttuğum bir nesneyi bırakırsam yere düşer. Bunu hepimiz biliyor. 3 yaşındaki çocukta bilyor, 100 yaşındaki yaşlı da…
Git, bin yıl önceki adam da biliyordur.
Hatta daha öteye git; 20 bin yıl önceki maymunda biliyordur.
Olay şu: düştüğünü herkes bilir, “yerli üretim” yapılmasını gerektiğini herkes bilir ancak; neden düşüyor? (yer çekimi vs) ve nasıl yapılacak? Bunu herkes bilemez, herkes cevaplayamaz.

Bilim gelişmeli ki yer çekimini bul değil mi? Fikirleri projelendireceksin ki yerli araç, yerli uzay mekiği falan yap. Birileri yapsın canım, devletin imkanı var dersen; her şeyi devletten beklemek olur. Ahmet Şerif İzgören’in bir hikayesi var bununla ilgili (Avucum’daki Kelebek’i izleyin). Haliyle bu işler konuşarak bir yere kadar oluyor.

**

Çalışacağız. Farklı fikirlere saygı duyacağız. Sürekli düşüncelerimizi ve projelerimi geliştireceğiz. 11 yaşından beri programlama yapan, bilgisayar mühendisliğini 3. yılında biri olarak ve sayısaldan gelip Siyaset Bilimine geçiş yapan biri olarak; programlamada ve mühendislikte kullanılan proje başında planlama kısmının (flow chartlar vs, Türkçesi akış diagramları gibi bir şeydi galiba) önemini biliyorum. Maalesef sözelcilerde bu yok. Haliyle politik düşünceyi “böyle yapalım” demek kolay, ancak nasıl yapılacağı bölümünde sorunlar oluyor.

Türkiye’de de en büyük sorun sistemin olmamasıdır. Maalesef sistem yok. Günü kurtaracak projeleri yapıyoruz ancak sistemi oturtmaya çalışmıyoruz.

Ben inanıyorum, Türkiye düzlüğe çıkacak. Yeter ki SEN DEĞİŞ! Bırak başkasını, önce kendini değiştir… Sonra etrafın değişir, sonra Türkiye değişir. Ortadoğu değişir, dünya değişir… Yeter ki kendini değiştir, geliştir…