Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Özgecan’ın vahşice katledilmesinden sonra, twitter’da ve internet üzerinde kadınlar çektikleri sıkıntıları anlatmıştı. Bazılarını okumuştum. Okuduklarım arasında beni etkileyen bir şey var ki 2 ay geçmesine rağmen unutmadım ve hayatım boyunca unutacağımı da sanmıyorum. Bu sorun ise kadınların çoğunun problemi.

Toplu Taşıma Araçlarında Son Yolcuyla İnmek

Düşünüyorum, aklım almıyor. Bu ülkedeki pislikler yüzünden kadınların özgürlüklerini yerle bir eden bir durum. Eskişehir’de doğdum büyüdüm, İstanbul’da yaşıyorum, Kıbrıs’ta okuyorum ve hayatım boyunca hiçbir zaman toplu taşıma araçları ya da herhangi bir yerde temkinli olmamam gerekmedi. Öyle bir ülke düşünün ki, kadınların ulaşım haklarına dolaylı yoldan gasp edilmiş olsun, kadınlar yalnız dolaşamasın, trafikte arabalarının kapılarını kilitlemek zorunda kalsın! Hayal etmenize gerek yok aslında, bu yazıyı okuyorsanız muhtemelen o ülkede yaşıyorsunuz.

İşin bu kadar garip ve ciddi olduğunu düşünmemiştim. Arkadaşlarıma sordum, çoğu son yolcuyla indiklerini ve gidecekleri yerlere yürüdüklerini söylediler. Burada insanların eşitliğinden özgürlüğüne, vatandaşlık haklarından insan haklarına kadar bir çok şey çiğneniyor.

Kabul edemiyorum, hazmedemiyorum. Bizi doğuran analar nasıl olur da bu hale düşebilir? “Kadın” kavramına hiç mi saygımız kalmamış ki kadınların bu tarz sıkıntılarla yüzleşmesine neden oluyoruz anlayabilmem mümkün değil!

Bir kadının İstanbul’dan Hakkâri’ye, Samsun’dan Antalya’ya kadar her yerde günün ve gecenin herhangi bir saatinde, istediği ulaşım aracıyla tek başına gitme özgürlüğü olmalı oysa… Kadınlar ulaşım araçlarında, sokaklarda, trafikte rahatça dolaşma özgürlüğü olmalı. Anlam veremiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Manifestosu yazmıştım. “Suç Oranı Düşürülmeli” maddesinin altında şunları yazdım;

Türkiye Cumhuriyeti Devletinde “Vatandaşlık Okulları” projesi hayata geçirilerek, suç işlemiş olanlar ve temelde “halkın huzurunu bozanlar” rehabilitasyon ile topluma tekrar kazandırılmalı. Eğitim ve ceza yasalarında reformlar yapılarak, suç oranı hızlı şekilde düşürülmelidir.
Her vatandaş ve her turist, günün her saatinde ve her sokakta özgürce ve korkusuzca gezebilmelidir.

Ne kadar önemli olduğunu şimdi anlıyorum. Kendi yazdığım manifestoyu devletin yönetimini ele alarak gerçekleştirmenin değerini şimdi anlıyorum. Kadınların bu hale düşmesini anlamakta ne kadar zorlanıyorsam, bu manifestonun gerçekleştirilmesinin önemini de bir o kadar iyi anlıyorum.

Ülkedeki bu suça, her türlü ayrımcılığa, ayılığa bir son vereceğim. Benden sonra yedi sülalemede küfür etseler, ayıları bu ülkeden temizleyeceğim!

 

Kategori: Genel - Politika - Tarih