Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Terör sorunu nasıl çözülür adlı başlıkta anlattığım gibi; hükümet terörle müzakere yaparken, teröre göz yumarken, operasyon yapmıyorken, çeşitli bölgelerde özerklik ilan ettiler. 13 bölgede (Cizre, Yüksekova vs var), özerklik ilan ettiler[kaynak]. Bütün bu süreçte ve Açılım Süreci’nde devlet sakindi, operasyon yapmıyordu, askerler teröristleri kıstırdığında “geri dön, çatışma” emirleri geliyordu.

Bunu fırsat gören teröristler, devletin korktuğunu, güç kazandıklarını sandılar. Psikolojik olarak iyi hissettiler. Artık özerklik diye dolaşıyorlar ve sözde kürdistan hayaline yakınlaştıklarını düşünüyorlardı.

Özerklik ilan ettikleri Cizre için karar çıktı ve giriş-çıkışlar yasaklandı. Elektrik kesildi, su belirli aralıklarla verildi, cep telefonu şebekeleri çalışmadı. Bu sırada asker ve polis Cizre’yi teröristlerden temizledi ve temizlenen yerlerde evleri aramaya başladılar. Hepsi yasaldı, Bakanlıktan kararlar vardı. Açılım sürecini destekleyenlerin(!) evlerinde silah ve mühimmatlar bulundu ve el konuldu.

İşler burada karıştı.

Devlet Gücünü Hissettiklerinde Geri Çark Ettiler

Hükümetin politikası nedeniyle, asker ve polis; teröristlerle mücadele etmedi. Bu sırada teröristler güçlendi. Bundan kasıt, örgütlendi, şehirlere sızdı, bomba ve mayınlar kurdular, taktik geliştirdiler. Bu yüzden kendilerini güçlü sandılar ve özerkliğe kadar gitti. Ancak operasyon başlayınca, güçlerinin hiç olduğunu anladılar.

Ölüm korkusu, çözüm aramaya itti. Şehirdeki örgütleri toplandı ve internetten bir takım işler çevirmeye başladılar. Türkiye Üzerinde Yapılan Yıpratıcı Propagandalar konumda bazılarını açılladım. Dünyaya vermek istedikleri mesaj şuydu :

  1. Sözde sivil katliam yapılıyor, ve çocuk ile askerler ölüyor. Ancak Mehmetçik tarih boyunca kadına ve çocuğa silah doğrultmamıştır ve 1915’ten bu yana, saldırı değil; savunma savaşları ve çatışmaları yapmıştır.
  2. Sözde sırf Kürt olduğu için eziliyorlarmış. Eskişehir’de dövüldüğü söylenen Kürt inşaat işçisinin aslında Şam’da olduğu ve Filistinli olduğu buradaki konumda ispatlarıyla açıklandı.

**

Uluslararası medya buna inanmadığı için, halkı etkileme yoluna gittiler. İşte twitter’da son durum;

Twitter Trend Topic (TT) 2015-09-11 15-46-16 Ekran görüntüsü

Türkiye ve Dünya’da ilk sırada “Cizre’ye Ses Ver” etiketi mevcut. Buradan “tamamen örgütlü ve bilinçli şekilde” yalan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıpratma haberleri yayınlıyorlar. Şimdi paylaşılanlara bakalım:

Sosyal Medya'da Cizre yalanları

Bir sürü yanıltıcı bilgi var. Yıpratıcı propagandalarda bazılarından bahsettim. Örneğin öldürülen (kast ettikleri asker/polis) bebeğin otopsi sonucunda şöyle diyor[kaynak]:

Şırnak Valiliği, Cizre İlçesi’nde ölen 30-35 günlük bebekle ilgili yapılan otopside bebeğin üzerinde ateşli ve delici alet yarası olmadığı açıklandı. Halen cesedi Şırnak Devlet Hastanesi morgunda bulunan bebeğin kesin ölüm nedeninin Adli Tıp incelemesinde belli olacağı belirtilen açıklamada şöyle denildi:

****

Terör Örgütü ve Devletin İlişkisine Örnek

Altta vereceğim izleti, ilişkiyi açıklıyor. Devlet, aslan; terör örgütü ise sırtlandır. Aslan, sırtlanla gerçekten kavga etmediği sürece sırtlanlar toplanır, aslanı rahatsız eder ve kendilerini kral sanırlar.

ANCAK; aslanın tek pençesi ve tek ısırığı ile ölecek olan sırtlan, ancak üzerine koşan bir aslanı gördüğü zaman  işin gerçeğini anlar.

Şu an durum budur. Cizre’de askerler temizlik yapıyor, terör örgütü köşeye sıkıştı. Kendilerini kurtarmak için örgütlü ve bilinçli şekilde yalan ve iftiralara baş vuruyorlar. Maalesef, devlet görevlilerinin açılama yapmaması bunu tetikliyor. Kıbrıs Barış Harekatı’nda Ecevit nasıl 2 saatte bir açıklama yaptıysa, zor zamanlarda da açıklamalar yapılmalıdır.

İşte İzleti:

SORUM

9 sene boyunca psikolojik savaş, propaganda gibi konularda bulabildiğim her kitabı okumuş, bulabildiğim her izletiyi izlemiş biri olarak ne yaptıklarını ve nasıl engelleneceğini biliyorken; devletin, istihbarat servislerinin neden mücadele etmediğini anlayamıyorum. Ediyorsa da yeterli değil.

En basitinden çeşitli sitelerde ve forumlarda İngilizce olarak yanlış bilgileri avlayıp, doğrularını yazmaları gerek. Twitter’da sürekli bunlar paylaşılacak.

Devlet görevlilerinin ise çıkıp, bilgileri “doğru şekilde” açıklaması gerekmektedir. 2 saatte bir olmasada en azından her sabah bu söylentileri kesmek amacıyla bir açıklama yapılabilir.

Kategori: Genel - Hayat - Politika