Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Romanlardan, klasiklerden nefret ederim. Gerçekten nefret ederim. 16 yaşıma kadar toplasan 2-3 kitap okumamın nedenide budur. Beni kitaptan soğuttu. Ancak roman yerine bilgi ve analiz dolu kitapları sevdiğimi anladım…

Tabi ki bilgisayarla uğraştığım için programlama diline ait kitaplar aldım (o zaman adsl yoktu, telefonla bağlanıyorduk ve her an internette değildim). 16 yaşımdan sonra asosyalliğimin farkına varıp bunu bitirmek isteyince dedim ki “yahu bu psikolojiyle ilgili, o zaman önce psikoloji öğreneyim”.

Psikoloji ile başladı, beden dili ile devam etti. Derken psikolojik savaş ve derin devletler, politika… İlerleyen yıllarda markalaşma, PUA, propaganda, pazarlama derken dünyayı değiştiren insanların biyografileri… Zaten bütün bunlar bilgisayardan soğutup politikaya yönelmemi sağladı, ne yazık ki bunu öğrenim olarak gerçekleştirmem biraz uzun sürdü. Ancak şimdi uluslararası ilişkiler ve politikadayım…

Neyse, bütün bu süreçten öğrendiğim tek bir şey var: OKUMAK CAHİLLEŞTİRİR!

**

Ne Kadar Okursan O Kadar Cahil Olursun

Özellikle 20’li yaşlardan önce ne güzeldi, ben her şeyi bilirdim. Uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi bölümüne geçtikten sonra işler iyice karıştı. Her okuduğum ki kitapta ne kadar cahil olduğumu daha fazla anladım. Her gittiğim derste, öğretmenlerle konuştuğum her konuşmada cahilliğim su yüzüne çıkıyordu. Oysa ben kitap okumadan ve bölüme girmeden önce ne güzel her şeyi biliyordum!!!

Ne kadar cahil olduğumuzu anlamak; okuduğumuz kitap, köşe yazısı ve “emrecetinblog.com” (:P) sayesinde oluyor. Şu an dünyaya bakışım gerçekten ucu bucağı olmayan bilgi okyanusu gibi. Bir şeyler öğrenmek istiyorum ancak uzmanlaşmak tam bir çılgınlık. Her konuyu bilmek imkansız. Sadece genel bilgi için, bir sürü şey okumam ve takip etmem gerekiyor.

Ayda 2-3 kitap bitirmek için çoğu zaman kendimi zorluyorum. Köşe yazılarını haftalık takip ediyorum (haftasonu yada dersimin olmadığı belirli bir günde tüm haftayı okuyorum). Ancak gerçekten zor..

Bitti mi? Bitmez.

Kaliteli Kitaplar Yok Mu!

Walter Isaacson’ın yazdığı Steve Jobs biyografisi,
Cemalettin Taşçı’nın Yılmaz Büyükerşen söyleşisi (Zamanı Durduran Saat),
Robert Greene’in bir sürü tarihsel olayları inceleyerek yazdığı mükemmel kitaplardan biri olan “İktidar – Güce Ulaşmanın 48 Yasası“…

Bu 3 kitap, hayatımın kitabı diyebilirim. Bu 3 kitaptan sonra, başka kitapları alırken daha fazla dikkat ettim. Çünkü bu kitapları okurken su gibi akıp geçti. Dili, konuları mükemmeldi. Ancak saçma sapan kitaplar ise 150-200 sayfa bile olsa bitmek bilmiyor.

Ahmet Şerif İzgören’in Dikkat Vücudunuz Konuşuyor isimli kitabı mesela. 16 yaşından beri beden dili ile ilgili (ve hatta NLP vs), bir sürü kitap inceleyip aralarından seçip aldım ve okudum. Ancak hiçbiri İzgören’in kitabı gibi yararlı değildi benim için (mükemmeldir, tavsiye ederim, özellikle politika alanındakilere).

**

Yani bir kaliteli kitap alıyorsunuz, 600-700 sayfa bile olsa sabahtan akşama kadar okuyup o gün yada 2-3 güne heyecan ve merakla bitiriyorsunuz. Ondan sonra böyle bir kitap daha alma isteğiyle koşuyorsunuz D&R yada diğer kitapevlerine ve YOK!

Aptalların, aptallar için yazdığı aptalca kitaplarla dolu olan; yani %80’i zaten çöp olan kitaplar arasında size uygun dil, konu ve yazım içeren kitabı zaten bulamıyorken, birde “bundan” istiyorum diyorsunuz. Ancak bulamayacaksınız. Çünkü elinizdeki kitap tek! Onun gibi olmak için yola çıkanlar, zaten orjinalin tatsız bir kopyasını yazmış olacak.

Böylesine nadir ve kaliteli işler eşsizdir. Tektir. O yüzden, sizi daha da sıkı incelemeye yönelten o eşsiz kitaba dikkat edin. Bilemiyorum Steve Jobs’un biyografisini kaç kere okudum…

**

Görebileceğiniz üzere okumak cahilleştirir.
Yetmiyormuş gibi kaliteli işler (sadece kitap değil, hepsi) bir zehir gibidir ve bir kez aldığımızda bir daha eskisi gib olmayacağız ve tekrar tekrar bu “zehri” almak isteyeceğiz. Keşke diğer zehirlerde böyle olsa.

Okuyun,
Sadecilik (minimalizm) ile ilgilenen,
Kaliteli işley yapın,
Zen’i öğrenen (tasarım, sadece görünüm değildir),
Yüksek hedefleriniz ve büyük hayalleriniz olsun,
Bu hayaller ve hedefler için farklı bir şeyleri nasıl yapacağınızı düşünün,
Sıradanlaşmayın…

Kısacası: FARKLI DÜŞÜNÜN!