Herkesin gözü kulağı, Rusya’nın Suriye’deki terör hedeflerine bıraktığı bombalarda. Peki neden bu kadar önemli?

ABD ve koalisyon ortakları IŞİD’e karşı 7 binden fazla operasyon düzenledi ve kimsenin sesi çıkmadı. Ancak Rusya bir kaç gündür Suriye’de hedef bombaladı, tüm dünya ayakta. Peki neden?

Öncelikle;

IŞİD Karşıtı Koalisyonda Kimler Var?

ABD’nin başını çektiği koalisyonda; Avusturalya, Bahreyn, Kanada, Fransa, Ürdün, Katar, Sudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık (İngiltere) mevcut.

Soru şu, 7 bin operasyon yapılırken sıkıntı yoktu, fakat  Rusya’nın bombardımanı dünyayı neden ayaklandırdı?

Geleceğim. Fakat Rusya’nın (Putin) yaptıklarına göz atalım.

Rusya’nın (Putin’in) Attığı Adımlar

Gürcistan’a Abazya ve Osetya nedeniyle operasyon düzenledi ve 2 günde başkente (Tiflis) 40km kala durdu. Operasyon düzenlemesinden önce NATO ve Avrupa Birliği üyelikleri konuşuluyordu. ABD’nin her türlü desteğine(!) rağmen, Rusya adımını attı ve ABD sadece izlemekle yetindi. İlgili izletim:

Ayrıca “Putin’in Rusyası” belgeselinin 3. bölümünde detaylıca mevcut.

Ukrayna’da iş savaş çıktı ve Ruslar, Kırım’a ve Rusların yaşadığı bölgelere geri çekildi. Kırım’da işler karıştı ve Putin, Kırım’ı neredeyse mermi atmadan Rusya’ya bağlamayı başardı. Ukrayna, ABD, Avrupa Birliği çaresiz izledi. Oysa Avrupa Birliği, Ukrayna’daki faşist (aşırı sağcı) hükümeti kabul etmek için çok çabuk davranmıştı.

2,5 saatlik belgesele buradan∠ ulaşabilirsiniz. Batı medyası sıkça yalan attı, olayları birde Rus tarafından izleyin; sonra bilgileri eşleştirirsiniz.

Rusya’nı Suriye adımı ise biyolojik silah söylentileri sırasında ortaya çıktı. Putin, Esad’ı ikna etti ve silahları teslim aldı. ABD ve koalisyon(!), yapacağı operasyonu durdurmak zorunda kaldı. Bir kez daha Putin, Batı karşısında baskın konumdaydı.

Rusya İçin Suriye’nin Önemi

İlkokuldan beri öğrendiğimiz “Rusya’nın sıcak denizlere inme politikası” herkes tarafından bilinir. Ancak konu bunun biraz daha ilerisinde. Rusya’nın Akdeniz’deki tek üssü Suriye’de. Ayrıca gemileri Suriye’de konuşlanmış durumda.

Navy-deploymnet-Map-mediteranean-syria

international-navy-in-mediterranean-sea

Lazkiye’de hava üssü var ve Tarsus’ta deniz üssü var. Buraları korumak istiyor, aksi takdirde Rusya’nın Ortadoğu’daki işi zorlaşacak. Yunanistan ve İran ile Suriye gibi bir ilişkisi yok. Bu yüzden Rusya’nın birinci amacı Suriye’de etkin bir rol oynamak. ABD, NATO ve AB ise, Rusya’nın burada güçlenmesini istemiyor (haliyle).

Güçler Dengesi ve Türkiye

Suriye’de, ABD’nin “piyonları” var. Aynı piyonlar bizimde başımıza ekşiyor ve ekşiyecekte neyse… Rusya’nın Esad’ı var. Türkiye, IŞİD ile güç kazanmak istemiş olabilir ancak bu seçimiyle dış politikada çok kötü bir yere sürüklendi. AKP, iktidara geldiğinde Türkiye, bölgede sözü geçen bir ülke konumundaydı. Şimdi ise savrulan yaprak. Ne dediğinin ve ne yaptığının önemi yok.

**

Rusya’ya göre, Suriye’deki her grup terör örgüt. ABD ve AB’ye göre değil. Kremlin sözcüsü Peskov, “Şu ana kadar hiç kimsenin ılımlı muhalefetin ne olduğunu açıkladığını sanmıyorum. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise bu konuyla çok ilgilenerek, ılımlı muhalefetin ılımlı olmayan muhalefetten ne gibi farkları olduğunu sormuştu” ifadelerini kullandı.[kaynak]

Puşkov ise Twitter hesabından yaptığı açıklamasında “Ilımlı muhalefet üyeleri IŞİD ile savaşmıyor, El Kaide safına geçip Rusya’nın büyükelçiliklerine ateş ediyor. Bu mu ılımlılık?” diye yazdı.[kaynak]

**

Türkiye ve dış işlerinde Türkiye’yi süper güç yapan(!) Davutoğlu, başından beri Esad’ın gitmesini istiyor. Bu arada ünlem koydum ancak anlayanlara belirteyim; Davutoğlu’nun saçma politikaları yüzünden Türkiye uluslararası alanda güç kaybetti ve bölgede kontrolü tamamen kaybetti.

Rusya’nın aktif çalışması, ambargoya rağmen direnmesi sonucunda ABD’de fikir değiştirmek zorunda kalmıştı. Rusya operasyon yapmadan önce, “Esad gitmeli” diyen ABD, “hemen gitmesine gerek yok” dedi [kaynak].

Size Cumhuriyet gazetesi yazarı Semih İdiz’in yazısından bir bölüm vermek istiyorum [kaynak]:

Erdoğan, İstanbul’da gazetecilerin bir gün önce Putin ile yaptığı görüşme hakkındaki sorularını yanıtlarken, “Rusya’nın henüz Suriye’ye bakışında doğrusu bir netlik göremiyorum” demişti. Ardından “Temenni ederiz ki Rusya bu süreçte dün yaptığımız görüşmelerin gereğini yerine getirir” diye eklemişti.
Moskova’nın Suriye’de başlattığı hava operasyonu, bu krizin başından beri aslında son derece “görülebilir” olmasına rağmen Erdoğan’ın göremediği anlaşılan “netliği” kendisine sağlamış olmalı. Bu arada Erdoğan, Putin ile yaptığı görüşmenin “gereğinden” söz ederken neyi kastettiğini bilmiyoruz, fakat Moskova’nın bu sözleri de ciddiye almadığı bu vesileyle görülmüş oldu.

**

Hiçbir Güç Rusya ile Karşı Karşıya Gelmek İstemez

Putin’in söylemi belli; Libya’da, Irak’ta yaşanılanları gördük ve Suriye’de olmasına izin vermeyeceğiz diyor. Ortadoğu’da “baharları” gördü, Ukrayna’da, Afganistan’da ve hatta Soğuk Savaş sırasında, sonrasında bir çok ayaklanma ve iç savaş gördü. Tabi ki Rusya’nında çıkarı mevcut. Ancak dediklerinde haksızda değil.

Rusya süper güç ve Suriye’de Rusya ile birebir çatışmak kimsenin işine gelmez. Fakat Putin, ayak oyunlarında üstündür. Suriye’de bombalama ile dünyaya mesaj verdikleri yetmezmiş gibi Putin, Erdoğan’ın “uyarılarını” ne kadar ciddiye aldığını, yaptıkları sınır ihlalleriyle gösterdiler.

Fakat işler Suriye’de kızışırsa, 3. Dünya Savaşı’na doğru sürüklenecek bir süreç izlenebilir ancak şimdi değil.

Burada Türkiye’nin “şimdilik” korkması gereken şey ise, Rusya-Türkiye gerilimidir. Uçakların it dalaşından tutun, sınır ihlallerinin ve sonrasında “olası” uçak düşürmenin (angajman)  yol açacağı diplomatik kriz ise cabası.

2007 yılından sonra AKP “yenilikçi” vasfını kaybetti ve baskıcı hale geçti. Avrupa bunun farkında ve ilişkiler soğudu. Bilimden siyasete işler çok sıkıntılı. Türkiye ise çıkış yolunu Rusya ve Avrasya Birliğinde aramaya çalışıyor. Rusya’nın “Türk Akımı” projesi, Türkiye ve Rusya için bir umut. Ancak Türkiye ile Rusya arasında çıkabilecek krizlerin sonucunda bu tür ekonomik ilişkiler sıkıntıya girebilir ve iki ülke ağır şekilde zarar görür.

****

Olacakları izleyeceğiz. Ancak görünen o ki; Batı, Rusya’yı Gürcistan, Kırım, Suriye konusunda durduramıyor. Ambargolarda yeterli değil.

 

Kategori: Genel - Hayat - Politika