Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Malum tartışmalar başladı. Bunları izlerken, sınav döneminin arasında CNN Türk’ü açayım dedim. Bu aralar bolca bahsettiğim entellektüellerimizin ağzından neler dökülüyor öyle… AKP’lisinden CHP’lisine, HDP’lisine; aydınından işçisine kadar herkesin ağzında bir “darbe anayasası”….

Sinirim bozuldu, tartışmayı kapattım. Hanımefendi zaten her şeyi söyleyeceğim derken hızlı hızlı konuştu ve halkın ne anlayacağını tahmin edemiyorum.

Bu süreçte aydınlara ve uzmanlara, kanaat önderlerine önemli bir rol düşüyor. Doğruları, olanları anlatmakla yükümlüler ancak çıkıp “darbe Anayasası” gibi bir kavram kulanıyorlar.

ÇILDIRIYORUM!

 

Nedir Bu 1982 Anayasası

İşim ya da uzmanlık alanım hukuk veya anayasa hukuku değil. Ancak herkesin bu şekilde politik söylemler yüzünden yüzlerce, belki binlerce kişinin emeğini gözardı etmesine de müsade edecek değilim.

1980 darbesi tartışılabilir. Şahsen sevmem. Kaldı ki günümüz cemaatlerini ve dindar oluşumlarını serbest bırakan, palazlandıran; okuyan ve sorgulayan gençleri katleden bir darbeydi. Bu darbeden sonra aileler “aman çocuğum siyasete girme” dedi, haliyle boş kalan siyasete kimler oturdu biliyoruz.

Öte yandan 1980 darbesinden sonra Cumhurbaşkanı’nın asker kökenli olacağı düşünülüyormuş ve buna göre 1982 Anayasası hazırlanmış gibi bir şey okudum ancak ne yazık ki kaynağı bir yere yazmamışım veremeyeceğim. Bu yüzden 1982 Anayasasının Cumhurbaşkanına fazlaca yetki verdiğini anlatıyordu.. Neyse.

Sivilleşme ve Değişim

Fazla bilmediğim için fazla detaya girmeyeceğim, ancak en kısa sürede ilgili araştırmaları inceleyip tekrar düzenlerim konuyu.

Mustafa Balbay’ın güzel bir yazısı vardı [1], o da ışık olsun bu yazıya. Diyor ki:

177 maddelik 1982 Anayasası’nın 113 maddesi değiştirildi. İlki 1987, sonuncusu Mart 2011 olmak üzere, tam 17 kez küçük ya da büyük anayasa değişikliği yapıldı.

2011 yazısı, sonrasında değişiklik göremediğim için eklemedim. Varsa bildirin, düzelteyim (emrecetinblog.com@gmail.com)

1-) Halk Oylaması

Öncelikle bu Anayasa, halk oylamasına sunulmuş ve %91,3 gibi bir oy almıştır. Diyorlar ki efendim askerler bunu yanılttı, oylarla oynadı. AKP içinde bunu diyenler vardı; onlara dediğimi diyeceğim: kardeşim hadi %1 ile oynadı, %2 ile oynadı. %30-40 ile oynanamaz!

Öte yandan herkesin birbirini vurduğu, her şeyin karıştığı bir dönemde; halkın tepkisini tahmin etmek gerek. Darbe sonrası en azından rahat bir dönem yaşıyoruz diye düşünenlerin sayısı da fazlaca var.

2-) Yıl Yıl Değişimler

1987’de siyasi yasaklar, ağırlıklı olarak 67, 75, 175. maddeler ve geçici 4. madde değişti. 12 Eylül’ün siyasi yasak koyduğu politikacılara hakları bu değişikliklerin ardından halkoylamasıyla geri verildi.

1993’te özel televizyonların yayına başlamasıyla birlikte anayasanın 133. maddesi değiştirildi.

1995’te dönemin Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un birleştiriciliğinde, tüm partilerin eşit katılımıyla meslek odalarından sendikalara kadar siyasi haklarda önemli genişleme sağlayan değişiklikler yapıldı. Bu anayasa paketinde, 33, 52, 53, 67, 68, 69, 75, 84, 85, 93, 127, 135, 149, 171. maddeler ve Başlangıç değişikliği vardı.

(14 madde)

1999’da Devlet Güvenlik Mahkemeleri’yle ilgili 143. madde değişti. Bu yıl ayrıca 47, 125, 155. madde değişti.

(4 madde)

Anayasadaki tek pakette değişiklik rekoru Ecevit’in başbakanlığındaki koalisyon hükümetinin. Özünde “AB’ye uyum” paketi olarak yapılan bu değişikliklerle ölüm cezası da kaldırılmıştı. 3 Ekim 2001’teki bu pakette Başlangıç, 13, 14, 19, 20, 21, 22, 23, 26, 28, 31, 33, 34, 36, 38, 40, 41, 46, 49, 51, 55, 65, 66, 67, 69, 74, 87, 89, 94, 100, 118, 149 ve geçici 15. madde vardı. Aynı yıl 21 Kasım’da da 86. madde değişti.

(31 madde)

3 Kasım 2002 seçimlerini AKP’nin kazanması, partinin genel başkanı Erdoğan’ın ise yasaklı olmasının getirdiği tablonun ardından anayasada 8. kez değişikliğe gidildi. 76 ve 78. maddeler değişti.

(2 madde)

AKP iktidarı döneminde, anayasa ile iktidar karşı karşıya gelince, anayasada oynama yapıldı.
2004’te 10, 15, 17, 30, 38, 87, 90, 131, 143, 160. maddeler, 2005’te 133, 130, 160, 161, 162, 163. maddeler değişti

(10 madde)

2006’da 76. madde,  (1 madde)
2007’de yeni geçici 17. madde, 77, 79, 96, 101, 102. maddeler,  (5 madde)
2008’de 10. ve 42. maddeler değişti (2 madde)

 

12 Eylül 2010’da halkoyuna sunulan 16. değişiklikte 10, 20, 23, 41, 51, 53, 54, 74, 84, 96, 125, 128, 129, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 156, 157, 159, 166, geçici 15, yeni geçici 18, 19. maddeler değişti.

(23 madde)

Son olarak da 17 Mart 2011’de sporun geliştirilmesi başlıklı 59. madde değişti. (1 madde)

 

Emeğe Saygı Be!

Televizyondaki CHP’li olduğunu anlatayan, haliyle aydın olması gereken hanımefendiden meclisteki milletvekillerine (sadece AKP’li değil, CHP’li, MHP’li, HDP’li) ve televizyonda entellektüel geçinen aydınlara kadar İNSAF YAHU!

Yani adamlar 1992-1995 arası şimdi mumla aradığınız partilerarası uzlaşıyı sağlıyor ve anayasayı değiştiriyor; sonrasında Ecevit’in AB uyum yasaları çerçevesinde 1999 ve 2001 değişiklikleri var; yetmiyor AKP geliyor ve 2002’den 2010’a kadar köklü değişiklikler yapıyor…

Hâlâ kalkıp birileri %91,3 oy almış ve 17 değişiklikte toplamda %63,8’i değişmiş (177 maddeden 113’ü) bir Anayasa için kalkıp diyorlar ki “efendim bu darbe anayasasıdır”. Herhalde bu anayasayı Kenan Evren’in oturup bizzat yazdığını ya da askerlerin yazdığını düşünüyorlar. ÇOK İLGİNÇ!

Politik söylemlerinize bunları meze etmeyin. 1987’den 2010’a kadar ve hatta 1982 Anayasasını yazan 15 kişiye kadar (beğensekte beğenmesekte) bir emek vardır, uğraş vardır. Hele hele 1992-2001 arasında çok önemli gelişmeler katedilmiştir.

**

İsim vermeyeceğim ancak okulumuzdaki bazı hukukçularla, politikacılarla konuştum ve sordum; gerek tartışma programlarındaki uzmanlardan gerek İlber Ortaylı gibi farklı insanlardan ortak bir mantık çıkıyor: sıfırdan değiştirmek yerine değişiklikler daha doğru.

Haliyle bu anayasayı küçümseyenler, sanıyorum sıfırdan oturup Anayasa yapmanın mantıklı olduğunu düşünüyor. Böyle bir şey için ya darbe gibi otoriter bir dönemde olacaksın ya da Batı’nın demokrasi kültürüne sahip olacaksın.

Şaşılacak şey.

İstediğiniz kadar yeni anayasa yapın, istediğiniz kadar değiştirin; bu ülkede sağlam eğitim vermezseniz, uzlaşı (müzakere,konsensüs) kültürünü geliştirmezseniz, hoşgörü ve saygıyı öne çıkartmazsanız dilediğiniz sistemi getirin, dilediğiniz değişikliği yapın ya da sıfırdan anayasa yazın fark etmez, BU ÜLKE DÜZELMEZ!

İlla anlayacaksınız bunu ancak iş işten geçecek mi, önemli olan bu…. Yazık.

 

Kategori: Genel - Politika - Tarih
Etiketler: , , ,