Ankara’da yaşanan olayları izledik. Devamında facebook’tan, twitter’dan ve etrafımdaki insanlardan yorumları dinledim. Gazete paylaşımlarının altındaki yorumlar, izletilerdeki (video) yorum kısmına yazılanlar, twitter’dan bilinçsizce ve salyalar saçarak hakaret etmek… En son, milli maçtaki “saygı duruşuna” saygısızlık…

ARTIK YETER!

Ülkedeki herkes, politikacılar yüzünden (ki baş suçluyu biliyorsunuz); kin, nefret, öfke duygularıyla hareket ediyor. Bu duygularla hareket edenler, mantık dışı tutumlarda bulunur. Böylede oldu! Ülkenin geldiği nokta bir ayrımdır. Gidişat ise iç savaş görünüyor.

Gruplaşmış Kitleler

Bir tarafta Ankara’da yapılan saldırıda ölen herkesi terörist gözüyle gören, kayıtsız şartsız hükümeti destekleyen bir kitle var. Diğer tarafta ise koşulsuz AKP’yi suçlayan bir kitle. Birbirlerine girdi, girecekler. Sosyal medya yapılan suçlamalar, hakaretler birbiri ardına paylaşılıyor.

Bu Bir Terör Saldırısıdır

Ankara’da HDP’li vardı CHP’li vardı, sünni vardı şii vardı, avukatlar vardı doktorlar vardı… Var oğlu vardı. Yani bomba sadece “terörist” gördüğünüz HDP’lileri vurmadı. TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN BAŞKENTİ ANKARA’DA NEREDEYSE 100 KİŞİYİ VURDU!

Anayasanın 66. maddesi açık ve nettir: Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür. Yani 100 tane vatandaşımız orada öldürüldü. Bu, devletin büyük bir zaafıdır. İstihbarat gelmediyse MİT’te, geldiyse ve bir şey yapılmadıysa savunma bakanlığı ile iç işleri bakanlıklarında sorun vardır. Var oğlu var… Polistede var…

İktidarın doğrudan yada dolaylı desteklediği IŞİD, bize döndü ve Reyhanlı’da, Suruç’ta, Ankara’da kendini gösterdi. Dolayısıyla Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu’nda hata vardır, Başbakanlıkta hata vardır, AKP’de hata vardır. Öncelikle bunları bir kabul edin.

Kime yapılmış olursa olsun, bu bir terör saldırısıdır. Ulusal ve uluslararası tanımıyla, bir terör saldırısıdır.

Meşru HDP Yerine Terör Örgütü pkk Mı Tercihiniz?

Demokratik bir düzende yaşıyoruz ve HDP’Lİ MİLLETVEKİLLERİ, MİLLET TARAFINDAN SEÇİLEREK MECLİSE GÖNDERİLMİŞLERDİR! Yani yasadışı hiçbir şey yok. Onlarda bir grubun temsilcisidir. Görüşleri sizden farklı olan bir grup, meclise HDP tarafından temsil ediliyor. NOKTA!

HDP’nin terör ile siyasal bağlantılarıda ortadadır. Doğru. Terör örgütüne karşı olan, devletin geleceğini destekleyen bizler; farklı düşünenlerin ellerine silah almaları yerine MECLİSE GİREREK POLİTİK ÇÖZÜM ARAMALARINI desteklemeliyiz.

Özellikle aşırı kişiler şunu kabul etmeli; Doğu’yu isterseniz sabahtan akşama kadar bombalayın, oradaki insanalrın fikirlerini değiştiremezsiniz. İsrail, Filistinlilerin fikirlerini değiştirebiliyor mu? Esad, muhaliflerin fikirlerini değiştirebiliyor mu? Sorunlar böyle mi çözülüyor?

Sorunu çözmek için: politik davranmak gerek ve bu konuda uyanık olmak gerek. Uluslararası hukuk, diplomasi, lobi faaliyetleri yürütmek gerek. Terör örgütünü meşru gösterip, terör örgütü yerine insanların HDP’ye geçmesini sağlamak gerek. Çünkü HDP meşrudur. HDP ile anlaşabilirsin. Yasaların ortada olduğu bir dönemde, yapılacaklar konusunda dialog kanalları açıktır.

Türkiye’nin Kürt kökenliler ile problemini biran önce çözmesi gerek. Tabi sürekli taviz vererek değil. Bakın 66. maddeyi söyledim, Türk’lük bir köken değil; herkesi birleştiren bir şemsiyedir. Bunu “Türk-Kürt” diye bol bol söylerseniz işler değişir. Türk’lük geniş bir kavramdır ve şu ırk Türk’tür dönemecini çoktan geçtik. Tatarlar, göçmenler, Lazlar, Çerkezler… Hepsi Türk’üm diyor. Kökenim bu diyor. Ancak Kürtler kabul etmiyor. Bunun için propaganda ve çeşitli çalışmalar başlatılmalıydı. Bu başka bir konu.

Dialog Kanallarını Kapatmak İç Savaşa Sürükler

AKP’nin en zayıf olduğu zamanda, MHP bütün eleştirilerine rağmen AKP’yi destekler nitelikte bir adım attı. Biz görüşmeyiz, koalisyon kurmayız. HDP’den teklif geldi: CHP-MHP koalisyonu kurulsun ve biz dışarıdan destekleyelim, bakanlık istemiyoruz dediler. Fakat MHP bu fikride reddetti.

NE İSTİYORSUNUZ?

Türkiye böyle giderse, zaten kötü olan ekonomisiyle daha da kötü olacak. Sınırlarımız kevgir olmuş, giren çıkan belli değil. Rusya, IŞİD’i bombalayınca militanlar sakalları kesip Türkiye’ye geldi. PYD’ye ABD tarafından silah yardımı yapılıyor. O silahlar er yada geç bize dönecek. Üzerine Amerika’nın, Avrupa’nın ve hatta Rusya’nın Ortadoğu’da söz hakkı olurken Türkiye tamamen oyun dışına atıldı. Bunun sonucu kötüdür!

Hükümet kurulmazsa, tehlikeli işler olacak. Gerici ve bölücü hareketler hızlanacak. Kısacası HDP ile anlaşmazsan, bir süre sonra IŞİD’in Türk tipini ve pkk’yı karşında göreceksin. Silahlı halde…

Açıkça söylüyorum, Türkiye’de iç savaş demek, Doğu bölgesinin kaybedilmesi demektir. İstenilen bu mudur? Öyle klavye başından “asarız, keseriz, oluk oluk kan akar” demek kolaydır. Bu işin AB’si var, ABD’si var, NATO’su var BM’si var Rusya’sı var Çin’i var… Şu an diplomatik adımlar atabilirsin (diplomasi gücün ne kadar yetiyorsa, ne kadar becerikliysen). Ancak Türkiye karışırsa, hareketlerimiz kısıtlanır.

Suriye ic savas haritasi

Sarı bölgeyi görüyor musun? PYD’nin bölgesi. Ruslardan Amerikalılara, AB’den Çin’e herkesin anlaştığı tek konu. Hatta orada koridorun eksik kaldığını ve görürsünüz. Bu bölgeyi tamamlatacaklar merak etmeyin.

Oradaki Türkmenleri hem IŞİD hem PYD “YOK EDİYOR”. Bakın uluslararası örgüt, PYD’nin savaş suçu işlediğini; Türkmen köylerini zorla boşaltıldığını ve yakıldığını açıkladı[1]. 2023 yılı geliyor, 100. yıldan sonra işler değişecek. Neyse bu da başka konu.

Şu haritaya bakarsanız, üstteki haritanın anlamı daha anlaşılır olur. Siyah kutular, petrol havzaları.

Suriye ic savas haritasi ve petrol

**

Kısacası Türkiye’nin dış politikası çöktü. Ortadoğu’da gücümüzü yitirdik, Suriye’de yitirdik, bir kaç sene sonra IŞİD’e yardım yüzünden uluslararası mahkemelerde yargılanırsak şaşmayın.

Bütün bu tehlikeler mevcutken, çocukluk etmenin anlamı yoktur. Direkt görüşme, direkt anlaşma. Bırak arka kanallardan CHP işi halletsin. Kur CHP-MHP koalisyonunu, HDP dışarıdan desteklesin. 13 senedir Türkiye’ye verilen bu zararıda birlikte onarın.

Kürt kökenlileri reddet, Kıbrıslı Türkleri küçümse, Ortadoğu’yu karıştır… Ne olacak sonumuz? Ne bekliyorsunuz?

Nefretiniz ve öfkeniz yüzünden gerçekleri göremeyecek kadar körleşmişsiniz. Herkese söylüyorum, sadece AKP, MHP değil; CHP, HDP ve diğer herkese…

Gidiş yönümüz iç savaştır, karışıklıktır, Türkiye’nin dengesinin bozulmasıdır. Sonu kimseye yaramayacak. Bu gidişat değişmezse; Atatürkçüler, dindarlar, milliyetçiler ve Kürt kökenliler için çok ağır sonuçlar olacak. ÇOK AĞIR!

Artık kendinize çeki düzen verin. Kin, öfke, nefret duygularını bir kenara bırakın ve mantığınızla adım atın, bir şeyleri sonuçlandırmak ve çözmek için yola çıkın. Bu körlüğünüzden tiksindim. Saçma sapan yorumlarınız sinir hastası edecek. O kadar aptalca, o kadar mantık dışı ki! Sizin insan olduğunuza, düşünebilen bir yaratık olduğunuza inanmakta güçlük çekiyorum.