Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Kendini ne kadar seviyorsun? HAYIR, GERÇEKTEN ???

Fizyolojik olarak mutsuz olmak, mutlu olmaktan daha zordur. Fakat insanlar zoru başararak mutsuz oluyor. Neden? Sevdiğimiz işi yapmıyoruz, isteklerimizi dile getiremiyoruz, hayal kuramıyor ve hayallerimizin peşinden koşamıyoruz yada direkt KOŞMUYORUZ!

Her insanın mükemmel işler yapacak potansiyeli vardır. Bu potansiyel ile doğarız.. Fakat büyüdükçe aile, okul, toplum tarafından sınırlar getirilir zihinlerimize. Bu, yaratıcılığı ve farklı düşünmeyi öldürür. Dolayısıyla hayal kuramazsın, kursan bile hayallerini gerçekleştirecek gücü bulamazsın. Toplumun ne dediğini çok önemsersin ve toplumun seni ittiği yönde ilerlersin… Okul, askerlik, iş, evlilik, çocuk, torun, dünyadan göç… Sonra?

Torunların öldükten sonra seni kim hatırlayacak? Hepsini değiştirebilirsiniz. Ben, bugün size kendini sevenlerin hikayesini anlatacağım. Mutlu olmalarına izin verenlerin, hayallerinin peşinden koşanların.

 

Kalıpların Dışına Çıkın!

Avukat, öğretmen, doktor olmak zorunda değilsiniz! Ailenize, arkadaşlarınıza uyarak ve toplumun “garanti” olarak gördüğü mesleklere yönelerek hayatınızı zehir etmek zorunda değilsiniz.

2013 yılında keskin bir kararla bilgisayar mühendisliğinden, uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi bölümüne geçtim. Neden? 14 dilde programlama yapabilirken, 5 tanesinde gayet iyiken ve 3 yıl harcamışken neden  değiştirdim? Çünkü mutlu olacağım, yapmak istediğim iş, o bölümle ilgili değildi! Kendime 3 yıl işkence ettim. Kıbrıs’tan, okuldan, okumaktan, kendimden nefret edecek konuma gelmiştim ki, bölüm değiştirerek her şeyi tersine çevirdim.

Zamanınızı, yapmayı sevmediğiniz işlerde harcamayın. Ne para kazanabilirsiniz, ne mutlu olabilirsiniz!

Helvetica Belgeseli

Yazı tipi olan Helvetica belgeselini izlerken orada “yazı tipi tasarımcıları” gördüm. Bir dayı vardı hatta minimalist yapısı vardı, ofisinden belli. Düşünebiliyor musunuz yazı tipi tasarımcısı? Parti kurduktan sonra gidip “benim ilkelerim bunlar” diyeceğim ve bana yazı tipi oluşturacak… Nasıl bir şey istersen, yapıyorlar. İş harika olduğu gibi, sıra dışı.

Peki bu tarz ilginç işler varken neden hayatı kalıplarda yaşıyoruz?

 

Kendinizi Mutlu Edin Para Her Şey Demek Değil

Para, riskleri almanızı sağlayacak bir araçtır. Amaç asla değildir, olmamalı. Parayı amaç edinenenler MUTSUZ! Paranın sınırı yok. Bir çok insan hayatından memnun değil. Daha zengin olmayı, daha iyi arabaya binmeyi düşünüyor ve bazı hayatların hayalini kuruyor olabilirsiniz. Uyarayım:

Sıkıldığınız hayatlarınız başka birilerinin hayalleri, hayalini kurduklarınız ise başkalarının sıkıldıkları….

İşini severek yapmıyorsan, yaptıın iş zevk aldığın hobin değilse, neden yapıyorsun? Para için mi? Her an’ını bir kez yaşadığın bu mükemmel hayatı, para için mi tüketiyorsun? Üstelik hobini yaparak, yeteri miktarda para kazanmak varken?

Cesaret Örnekleri

Size etrafımdan 3 örnek vereceğim. 2 örneğin geçmişini yeterince bilmem, şu an mutlu olduklarını da bilemiyorum. Biri annem ile ilgili, diğeri etrafımdaki 3 insan ile…

Yaptıkları işlerden, yansıttıklarından, işlerini istekle yapmalarından mutlu olduklarını hemen hissedebileceğiniz insanları örnek vereceğim… Hepsi bu.

seval korkmaz ilaç

Annemin İlaç Firmasını Kurması

Annem üniversitede hocaydı ve araştırmalar yapıyordu. Bazı şeyler yüzünden ayrıldı, tahammül edemedi. İlaç firmasına geçti ve sonra 2 tanesine daha. Hepsi vizyonsuz, yenilikleri “Avrupa’da var mı?” diye bakarak takip eden; önce yatırım yaparak öne geçmek varken, Avrupa’da çıktıktan sonra uygulamaya geçirerek arkaya düşen ahmaklar sürüsüydü.

Sonunda kendi ilaç şirketini kurdu. Devamı gelecek (glüten alerjisi olanlara müjde!). Tanıdığım en güçlü ve cesaretli kadın. Herkes “birilerinle ortaklaşa” girdiğini düşünse de hayır, beni tek başına büyüttüğü gibi, tek başına şirketini açtı. Şirket açmayı da gözünüzde çok büyütmeyin.

Sonuç olarak başınıza kötü bir şeyler geliyorsa, mücadele etme gücünü buldukça daha güçlenecek ve sonunda başladığınız noktadan kat kat daha iyi bir noktaya geleceksiniz. Annem, hayali olan kendi ilaç şirketini açma adımını başarıyla gerçekleştirdi. Sırada köklü yenilikler ve değişimler var… Onlar da gelecek.

 

bodrum creative

Bodrum Creative

Hani hep deriz ya, “Türkiye’de garaj yok, ondan facebook, google çıkmıyor” diye; heh bana göre bu adamlar bunu başaranlardır.

Yaptıkları işleri, tarzlarını ve tasarıma ilgili olduğum için; minimalizm felsefesini işlerine aktarmalarını seviyorum. Yaptıkları işlerden ve yapış şekillerinden, kalitelerinden; mutlu oldukları belli oluyor. Ofisi sıfırdan elleriyle kurdular, her şeye baştan başladılar.

Cesaret ettiler, güzel bir noktaya geldiler.

Detay : bodrumcreative.com

bodrum creative 2

 

M.O.D. Kıbrıs

Üniversiteye gidince bir dönem dansa gitmiştim. Vals, salsa, bachata danslarını biraz öğrenmiştim. Okula ders vermeye gelen bir çift vardı; danslarına ve öğretme heveslerine bakınca dansı sevdikleri anlaşılıyordu. Ardından Kıbrıs’ta MOD adında bir stüdyo açtılar. Çocuklara ve üniversitedeki gençlerede dansı sevdirmeye devam ediyorlar.

Çok değil, dans ederken bir kaç dakika izleseniz, dansı ne kadar çok sevdiklerini görebilirsiniz.

Ahmet ve Bilgen hocada, hobilerinin ve mutlu olacakları aktivitenin peşinden gittiler. Cesaret ettiler ve başardılar.

ahmet bilgen arık - Kıbrıs mod

 

Size yıllardır incelediğim Google, Apple (Steve Jobs), Starbucks gibi çeştili örnekleri verebilirdim. İstemedim. Bu yazıda, hayatımdan örnek vermek istedim. Etrafımdakilerden… Birebir tanıdıklarımdan. İşte size şahit olduğum 3 örnek… Hepsi bu.

Dilerseniz tanımadığım ancak mükemmel bir şirket olan Ederkrone firmasınada bakabilirsiniz.

 

İzin Ver Cesaret Et!

Bilgisayar mühendisliğinde okurken amacımı bulmaya çalışıyordum. İnsanın amacı nedir? Ne olmalı? Araba bir yerden bir yere daha hızlı gitmek için var, bardak sıvıları tutmak için, kalem yazmak için. Peki insan?

Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeyi amaç edindim. İlk aşama olarak sert bir kararla sevmediğim ve mutsuz olduğum bölümümü değiştirdim. Senelerce okuduktan sonra. Ardından bunca sene yaptığım her aktiviteyi, öğrendiğim her bilgiyi, okuduğum her kitabı birleştirerek hayatıma devam etmeye başladım. Bu adımların bir tanesi bu blog, diğer bir kaç tanesi anlatamayacağım adımlar. Diğer bir tanesi Yılmaz Büyükerşen’in medya ekibiyle ile Eskişehir seçimlerini izlemek. Ki girdiğim ilk aktivite, hemde Eskişehir’i mükemmelleştiren adamın kampanyası…

Bazı şeyler hepimize zor gibi geliyor, ancak her şey elimizde. Kararlılıkla ve doğru şekilde adım atarak, istediğinize ulaşabilirsiniz. 70 yaşına geldiğinizde  (ki sağlıklı beslenme ve spor yaptığınızı varsayıyorum), hayatınızdan pişmanlık duymayın.

 

Kısacası; hayal kur, cesaret et, adım at… Kendi mutluluğuna “izin ver”!

 

Dipçe: yazıyı sat 6’da yayınlayacaktım, ancak gece hosting şirketinde sıkıntı meydana geldi ve hiçbir servise ulaşamadım. Otomatik yazıyı kuramadım, sabah kalkınca devam ettim.

Kategori: Genel - Hayat - Politika
Etiketler: , , ,