Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Oyunun kuralları ve tanıtımına ilişkin bağlantıları yazının sonunda vereceğim.

Dipçe : sağda solda bir çok “İngilizce” ve yabancı dilde sözcük duyup doğal olarak sinir olduğumdan ; Türkçeleştirmeye çalıştım.

Go oyunu, bilinen en eski oyundur. Çin’de 127 yılında (MS) ilk kayıtlarına rastlanan oyun, 700’lü yıllarda Japonya’ya, Çin’in Japonya Büyükelçisi tarafından getirilmiştir. Japonya’ya gelişiyle birlikte, Go oyunu gittikçe istek görmüş ve popüler olmuştur. Ne yazık ki 1980’lerin sonuna doğru Türkiye’ye gelmiş ve 1990’da ODTÜ’de topluluk halini almıştır.

Savaş Sanatı’nı yazan Sun Tzu’nun (Çin’li general) ve bir çok uzakdoğu komutanlarının, savaş sanatına benzediği için sevdiği ; halkında benimsediği bir oyundur. Kuralsız olması nedeniyle savaş konusunda satrançtan daha gerçekçidir. Satrançta her taşın bir oynayış kuralı vardır ancak Go’da yoktur. Satrançta ilk hamle (rakibinde oynamasıyla) için 400 olasılık vardır ancak Go oyununda 129.960 ilk hamle olasılığı vardır.

Türk olarak, hemen rakiple “kapışmaya” karşı bir isteğimiz olsada ; satrançtaki gibi taş yemek, tavladaki gibi kırmadan çok alan hakimiyetine dayanır.

Orjinali 19×19 yani 19 yatay, 19 dikey çizgilerin olduğu bir alanda oynanır. Taşlar, çizgilerin kesişim yerlerine konulmak zorundadır. Ancak 13×13 ve 9×9’luk türevleride görülür. Siyah ve beyazdan oluşan “özel” taşlar vardır. Tahtada, çizgilerin çarpımı kadar taş bulunur ve siyah daima bir fazladır. Yani 19×19’luk bir tahtada 19*19 = 361 olduğundan, 1 taş siyahın olacak ve 360/2 dersek 180 beyazın, bu durumda 181 tanede siyahın olacak.

Go Oyunun Amacı ve Oynanışı

Bu oyunda amaç, daha fazla alana hükmetmektir. Rakibin taşlarını öldürerek tahtadan indirebilir, rakibi sıkıştırabilirsiniz. Oyun sonunda “zapettiğiniz” taşlara ve alan hakimiyetinize göre puan alırsınız (videoda anlatılacak).

İlginç oyundur, aslında çok basit bir kaç kuralı varken iş oynamaya ve aktiviteye glediğinde ; biraz karmaşıklaşabilir. Oynadıkça öğrenebileceğiniz ve yeni bir şeyler öğrenmenin seneler alabileceği bir oyundur (zorluk değil, ilginç deneyimler yaşatması bakımından).

İnsanların karakterleri bu oyuna yansır. Bu yüzden Uzakdoğu felseesi ve inançları ile özdeşleştirilir. Aceleci bir insan aceleyle oynar, saldırgan bir insan saldırır, sakin bir insan barışçıl oynar. Bu bağlamda kendi karakterinizi oyun üstünde görüp, kendinizi düzeltme imkanına da sahip olabilirsiniz.

Go oynarken oyuncular kimi zaman öyle yoğunlaşırlar ki çevreyle olan ilişkilerini tamamen kaybederler. Bir efsaneye göre Kore’de bir evde Go oynayan iki kişi evde yangın çıktığını fark etmemişler ve yanarak ölmüşler. Çok daha eski bir efsaneye göre (III. yy), bir oduncu olan Wang Zhi Çin’deki Shishihan dağlarında dolaşırken Go oynayan iki kişi görmüş ve onları izlemeye başlamış. Aradan zaman geçmiş ve birden bir ses duymuş: “Neden evine gitmiyorsun. Baltanın sapına bir baksana”. Bakmış ki baltasının sapı çürümüş, parçalanmış çoktan. Evine vardığında köyünde tanıdığı kimse olmadığını görmüş ve dağda yüzyıllar geçirdiğini anlamış. Daha çarpıcı bir örnek daha verelim -bu seferkinin gerçek olduğunu da belirtelim- 1945’te Japonya’ya atom bombası atıldığı sırada Go oynayan iki kişi sarsıntının etkisiyle dağılan taşları toplayıp oyuna hemen kaldıkları yerden (107. hamleden) devam etmişler! (Profesyonel oyuncular, bitirdikleri oyunları tekrar baştan sona hatırlayabilirler) .

Oyuna Dair

Oyunun sevdiğim kısmı, Hearts of Iron yada benzeri strateji oyunlarını oynamışsanız (bilgisayar); burada bölge hakimiyeti ve destek gibi kavramları göreceksiniz. Bu, Go oyununada yansıyor. Savaş alanındaki gibi askeri birlikleri bölerek veya tüm güçle saldırabilirsiniz.

Ancak sadece bununlada sınırlı değil. Eski zamanlardaki gibi boyları, derebeyliklerini ele geçirerek ilelemek gibi bir histe veriyor. Yada politikada tarafları çekmek ve içine girmekle iligli güzel yansıma sağlıyor. Uzakdoğu’da şirketler, ekonomi ile ilgili benzeşmeleri olduğu için, şirket çalışanlarına öğrettikleride var.

Benim hissettiklerimse ; ilk başta iki sınır devleti arasındaki politik savaş gibi başlıyor, taşlar öldürüldüğü yada kısıtlandığı zaman ordu savaşıymış gibi hissettiriyor. Politika ve savaşı oyunda görüyorum.

Go Oyunu Örnekleri

Birazda örneklere bakalım.

Go oyunu

Örneğin bu oyunda; siyah, beyaz taşları dışarıda tutmuş ve ortayı kendine ayırarak büyük bir avantaj yakalamış.

Go Oyunu başlangıcı

Burada beyaz sol tarafı üstten ve alttan “güçlü şekilde” ele geçirmeye çalışırken, siyahta hem engellemeye hemde sağ tarafta alan kazanmaya çalışmış.

Go Oyunu Başlangıç

Aynı oyunun devamında beyazlarda sağa açılmaya çalışmış, sağ altta siyahlar beyazı sarmıştır.

**

Görebileceğiniz üzre ilginç bir oyundur. Buyrun vidyolarla izleyin.

Kısa bir giriş :

Temel Yaklaşımlar :

Bağlantılar :

Go Oyunu, Go Okulu, Tübitak Go, Facebook Go Oyunu

Kategori: Genel - Politika - Tarih
Etiketler: ,