Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Hazır spin doctor terimini açıklamışken, Catherine Kaputa’nın “Sen Bir Markasın” isimli kitabından defterime aldığım notları, kendi fikirlerimle birleştirerek bir derleme yapayım dedim.

Çevrenizde neye bakarsanız bakın, marka göreceksiniz. Cep telefonundan koltuğa, tişörtlerinizden  arabalara… Hatta hayvanlar, Golden mesela yada aslan başlı başına markadır (ormanın kralı denir). Peki insanlar? Aslında bizlerde birer markayız. Kıyafetlerimizden sözlerimize, davranışlarımızdan yaptıklarımıza kadar her şey bizi markalaştırıyor.

O halde kişisel markamızı nasıl yaratabileceğimizi anlatalım. Kitaptan bölümlere geçeceğim ancak bir kaç başlıkta ben eklemek istedim. Önce onlar. Sonra kitap başlıklarını “yine tamamen değil”, yorumlayarak vereceğim.

**

Marka Değerleri

Bunu yaparken elinize kağıt alıp oturmanız ve yazmanız gerek. Siz kimsiniz? Gerekirse çevrenizdekilerden destek alın, onlara ufak bir kağıt verin ve bir kaç cümleyle sizi başkalarına tanıtmalarını isteyin. Dürüst olmalarını isteyin. Altına 3-4 cümlede eleştiri içeren şeyler yazmalarını ısrarla isteyin.

Böylece olumlu ve olumsuz yanlarınızı, “nasıl algılandığınızı” anladınız. Sonuçlar ne olursa olsun sıkıntı yok. Sıkı bir çalışmayla 2-3 sene içinde insanlar sizi, sizin istediğiniz gibi görmeye başlarlar. Hepsi için söz veremem ancak çoğunluğu etkileyeceğiz.

**

SWOT analizi yapabilirsiniz (bilgi için Gogıl). Burada önemli olan, olumlu ve olumsuz yanları görmek. Daha doğrusu markanızın algılanışını görmek. Ben sizin gerçek karakterinizle şu an ilgilenmiyorum. Algılandığınızdan çok farklı bir karakterde olabilirsiniz.

Şimdi oturup nasıl bir marka değeri ortaya koymak isteyeceğinizi düşünün ve bunu KESİNLİKLE kendinizi bildiğiniz karaktere uygun olarak yapın. Örneğin Kemal Kılıçdaroğlu gibi sakin bir yapınız varsa kalkıp Hitler gibi demagog olacağım, Erdoğan gibi bağırıp çağıran biri olacağım derseniz patlarsınız.

Kısa süreçte insanları kandırsanız bile, uzun süreçte uyumsuzluklar ve soru işaretleri ortaya çıkar ve bunu insanlar hisseder. Sonunda da markalaşma değerine zarar verir.

Ancak yine imkansız değil. Eğitim ve dersler alarak kendinizi geliştirebilirsiniz. Hayat görüşüm “imkansızın olmadığı” yönündedir. Bu yüzden gerçekten isterseniz ve azimle uğraşırsanız her şey mümkündür.

Dış Görünüş

İletişimde ne yaptığından çok, nasıl yaptığın önemlidir. Buradaki nasıl kısmı ise beden dili ve ses tonu ile olur. İletişimde 3 usnur var; beden dili, ses tonu ve sözcükler. Beden dili ve ses tonunun toplam ağırlığı %93!!! Bu kısım, nasıl söylediğiniz ile ilgilidir. Geriye kalan %7’lik bölüm ise sözcüklerdir, ne söylediğindir.

Öte yandan araştırmalar gösteriyor ki, bir insanla tanıştığımızda ilk bir kaç saniyede (4 ila 10 arasında değişen sonuçlar var) seveceğimizi, nefret edeceğimizi yada diğer duygularımızı belirlediğimizi gösteriyor. Bu yüzden dış görünüş, renkler, beden dili önemlidir.

Baştan Sona Bütünlük

Markalaşma, zor ve uzun sürece dayalı bir çalışmadır. Beden dilinden sosyal medya hesaplarına, giysilerden arabanıza, projelerden sözcüklere kadar her şey bütünlük sağlamalı ve aynı mesajı vermeli.

En basit örnek; Erdoğan beden dilini ve mimiklerini, hitabet tarzını çok sert olarak kullanıyor. Kullandığı arabanın “güç” anlamınada gelen siyah renkte olması ve lüks, zenginlik ve güç ile ilişkilendirilen Mercedes olması şaşırtıcı mı? Peki ya şöyle bir araçtan inseydi ne düşünürdünüz?

pembe smart hello kitty

Örnek çok uç görünebilir, çünkü olması gerekenin dışında. İşte markalaşma böyle yaratılır. Baştan uca bir mesaj vererek.

**

Sosyal Medya

Etkin kullanma ile igili taktikleri daha önce verdiğim için, burada tekrar tekrar vermeyeceğim. Fakat sosyal medya markalaşma değeri için önemldir. Politkacılar açısından konuşuyorum, her zaman olduğu gibi. Yazı tipinden (Obama, Gotham kullanıyordu mesela), paylaşılan görsellerin karakteri olmasına kadar….

CHP, bunu başardı. Özellikle 7 Haziran seçimlerine giderken, görsellerde gayet güzeldi. ancak 2-3 ayda sonuç alınabilineceği düşünüldü. Hayır, markalaşma için hele hele AKP’nin çeşitli şekilde saldırdığı CHP’nin bunlardan kurtularak yeni bir marka yaratabilmesi için en az 3-4 seneye ihtiyaç var. Neyse…

Kişi olarak bile önemlidir sosyal medya! Instagram’dan twitter’a kadar yazdığınız ve gönderdiğiniz her şey aynı mesajı içermelidir. Bir yanda 2 kişinin oturup 40 mezeyle chivas içtiği resim yollayıp, twitter’da savurganlık kötüdür derseniz işler ilginçleşebilir.

******

Neyse fazla uzun olmasın. Geçelim kitaba.

Sen Bir Markasın

Tabi ki bir özet niteliğinde paylaşacağım bunları. Okuyup, not aldığım şekilde. Bu yüzden kitabını MUTLAKA okuyun. En basitinden D&R’da mevcut.

Kendi Markanın Başına Geç

Markalaşma yumuşak güç ile ilgilidir (bknz: Yumuşak Güç ve Sert Güç). Yani çekimdir.

Marka neden değerlidir? Bunun için bir örnek verilmiş kitapta bende paylaşıyorum:

Marka ve ürün arasındaki farklar

Kendi BÜYÜK fikrini bul

Bu aslında “karizma”nında temel kuralıdır. Büyük bir fikrin olmalı. Seni diğer insanlardan ayıran bir şey; bakış açın, tarzın, gizemin vs…

Marka gücünü harekete geçir

Bakın Kamer Genç bir markaydı. Süleyman Demirel’de öyle. Bunlar politik markadır. Eleştirilirsede farklı tarzı vardı ve marka değeri vardı. İsmi söylenildiğinde akla bir imge geliyordu. Süleyman Demirel’in şapkası, Tansu Çiller’in füları, Ecevit’in mavi gömleği… isim söylenildiğinde akla bir görsel geliyor, aynı zamanda bir tarz, bir sözcük geliyor. GAP’ı gaptırmam, o bayrak inecek o asker gidecek…

Markana hükmetmeye başla

Başarılı bir kişisel marka yaratma işine girişmeden önce; ne olduğun, nerede olduğun, kariyerinde ve özel hayatında neler istediğin gibi soruları kendine sorman ve bunları yanıtlaman gerek.

Kişisel Marka

Kişisel marka; adından, kimliğinden veya nasıl göründüğünden fazlasıdır. Verdiğin mesajlar, kendini sunumun ve pazarlama taktiklerin gibi kendini farklılaştırma ve pazarlama adına yaptığın her şeyi ifade eder.

zihin yapısı

***

10 Madde

  1. Kendi değerini bil, benzersiz olduğunu unutma: Bir kişisel marka denetimi yap.
  2. Büyük resimde ufak sekmeler yarat : SWOT analizi yap.
  3. Rekabetten kaçınma: rekabetle ilgili eğitimi ihmal etme.
  4. Doğru noktayı bul : hedeflerine ulaşmak için doğru stratejiye odaklan.
  5. Kendini etkili sunmanın gücünden faydalan: görsel kimliğin ilkelerini öğren.
  6. Kelimelerin gücünü kullan: sözel kimliğin ilkelerini öğren.
  7. Pazarların (hedef kitle) düşünce biçimini kavramaya çalış.
  8. Sosyal ağını genişlet ve görünürlüğünü arttır: bir yerlerde bir şeyler için birilerinin aklına senin geliyor olman gerek.
  9. Kişisel marka aksiyon planına göre hareket et: belirli taktikler geliştir ve bir takvime bağlı olarak uygula.
  10. Ne yaptığını ölçümle.

**

Farklı Bir Marka Olmak İçin “Farklı Düşün”

Taklitler, asıllarını yaşatır. Bu yüzden orjinal olmak ve taklit edilecek şeyler yapmak gerek. Kültürleşmek, kütlürün içine sızmak gerek.

Kişisel Marka Kuramı

Araştırma ve ciddi bir analizle başlamadan önce sezgilerine başvurmayı unutma. Sana cahilane fikir gibi görünen bir önsezin aslında mesai harcanan bir çalışmadan fazla işin iç yüzünü kavrayan, değerli bir görüş olabilir.

Bu söze katılıyorum. Hedeflerimi belirlerken asla mantığa başvurmam. Her zaman gönlümden geçenleri, sezgilerimle birleştirerek hedef koyarım. Amacım dünyayı değiştirmektir. Hedefi koyduktan sonra, buna nasıl ulaşabileceğim ve bu konuda neler yapabileceğim için mantığımı devreye sokarım.

Bu yüzden her zaman sezilerinize güvenin. Beden dili, 6. his gibi kavramları önemseyin.

Rakiplerini Analiz Et

Dişe diş düşman olmana gerek yok. Aynı şirkette çalıştığın arkadaşlarında rakibin olabilir. Yapman gereken şey, diğerlerinin düşünemediğini düşünmek farklılığı ortaya koymaktır. Farklı olmak buraa da işe yarayacaktır.

Analiz Analiz Analiz

Her olay, her konuşma sonrasında Erdoğan’ın önüne anket sonuçları gelmesi şaşırtıcı mı? Değil. Hedef kitleyi, rakipleri, fikirlerin yansımasını görmek gerek. Anketler, analizler şarttır. Kendiniz, rakipleriniz ve hatta kendinize karşı analizler yapın. Başkası beni nereden vurmak ister? Bir proje yaparken zayıf noktaları nelerdir?

Pazardaki Fırsatı Yakalayacağın Doğru Zamanı Kolla

Hedef kitle ve pazar için anlamlı olabilecek bir nitelik taşımıyorsan, o zaman bir değerin yoktur.

Geleceği Öngörmenin En İyi Yolu Onu Yaratmaktır

Bayıldığım başka bir söz daha… Geleceği tahmin etmek istiyorsanız onu ŞEKİLLENDİRİN!

**

Kişisel Marka Stratejisi

Bu aynı zamanda markalaşma için şirketlere de önerilir.

  1. İlk ol : Yenilikçi olmak gerek ve ilk olmak önemlidir (pahallı araba üreten ilk şirket Mercedestir).
  2. Lider ol : Şirketler genelde “orjinal” kavramıyla vurmaya çalışır. En çok satılan lastik, en fazla tüketilen kola, en kaliteli araba….
  3. Anti-lider : Herkesin Chevrolet yani kocaman araba aldığı bir devirde miniş VW Beetle üretmek??? Yada herkesin açık sistem bilgisayar ürettiği dönemde, içini açamayacağınız baştan sona kapalı Apple bilgisayarları (ve sonrasında iPhone, iPad, iPod) üretmek??? Bazen tam tersi, aslında en gerekeni olabilir.
  4. Niteliği sahiplen: Volvo güvenli arabadır, Mercedes konforlu, BMW’nin sürüş keyfi vardır. Kelimeleri kullanırlar. Peki Merceded Volvo’dan daha az mı güvenli? Volvo Mercedes’ten daha az mı konforlu ? Tabi ki hayır.
  5. Odaklan : Starbucks neden bu kadar sağlamlaştı? Sadece kahveye odaklandığı için olabilir mi? Onca kafenin aksine? Burada da minimalist olun. Sadeleştirin, odaklanın. Artıklardan kurtulun. Apple, ev bilgisayarları yaparak bu kadar sağlamlaştı. IBM gibi iş dünyasının aksine, “bilgisiz”(!) ev kullanıcılarına yatırım yaptı ve şimdi dünyanın en kolay işletim sistemine ve cihazlarına sahip. Steve Jobs, iPhone’u tasarlarken, bir özellik için en fazla 3 menü içeri girme özelliği istedi ve bunu koydu.
  6. Özgün Miras : Okul, çalıştığın firmalar… Bunlar seni sen yapar. Benim gibi insanlar okulu ve diplomayı önemsemediği için boşa çıkacaktır ancakve (MAALESEF) insanların çoğu bu tür diploma ve eski firmaları önemsiyor. O halde bunları kullan.
  7. Bir Davayı Sahiplen : Faydalı bir iş yapmak, sıradan bir başarıdan daha önemldir. 10 proje başlatıp yürütmek yerine, sonlandırılacak yani başarıya ulaştıracağın 1 proje daha işe yarardır. İnsanlar seni tuttuğunu koparan biri olarak görüp, korkacaklardır. Tabi ki bu yoldan gitmek daha zordur. Daha fazla hesaplama, daha fazla plân gerek. Çünkü batarsa, birlikte batarsın. Ancak ne demiştim? İMKANSIZ DİYE BİR ŞEY YOKTUR!

**

Görsel Kimlik İlkeleri

İnsanlar kapağına bakarak kitabı yargılama der. Oysa kapak çok şey anlatır. Örneğin kapağında sadelik yoksa, konuları karışıktır. Kapağı özensizse içi kimbilir nasıldır.

Maalesef insanlar görsel denilince, dış görünüş denilince; Brad Pitt ve Angelina Jolie gibi olamayı düşünüyor. Hayır arkadaşım güzellik ve yakışıklılıktan bahsetmiyorum. Ayakkabıların leş gibiyse, dişlerin sapsarıysa, önemli bir toplantı olmasına rağmen kıyafetlerin buruş buruşsa seni tabi ki dışgörünüşüne göre yargılayacağım. Kendine özen göstermeyen birisi, projeye ve işine ne kadar özen gösterebilir?

Bunlar kesinlikle yüz güzelliği, pahallı kıyafetler falan değil! Biraz bilimle ilgilenseniz; beden dilinin %60’larda olduğunu bilirsiniz. Peki beden dili güzellikle ilgili mi?

Hele hele konu markalaşma ise, dış görünüşün verdiği mesaj yani kapak çok önemlidir. Neyse geçelim kitaba…

Görsellerin Evrensel Dili Vardır

Bu yüzden politikacılara ısrarla INSTAGRAM diyorum ve nedenini anlamadığım biçimde ısrarla reddediyorlar. Bu yüzden Coca-Cola milyarlarca doları görünüşe ve milyonlarca doları şişe ar-gesine harcıyor. Bak teneke şişe yapmışlar şimdide…

Logonun biçimi, malzemesi, rengi, sembolü…. Bunlar önemliğdir. İnsanlar içinde böyledir. Ayakkabıdan  saate, saç şeklinden gülümsemeye, ev adresinden araba kadar her şey senin hakkında mesaj verir. HER ŞEY!

**

Hale etkisini bilir misiniz? Çok güzel anlatmışlar buyrun:

**

Bunların dışında farkınızı vurgulayın. Çizeceğiniz dış görünüş profili, mesleğinizi ve geçmişinizi taşıyabilir. Yada hedef kitlenizle eşleştirebilirsiniz.

Renklerin anlamları ve politikada kullanımı başlıklı konumda Yılmaz Büyükerşen’in kırsal kesime giderken giydiklerinden bahsetmiştim. Bir göz atabilirsiniz.

Görsel Kimliğin Ne Söylüyor?

Giysi dolabına gittiğinde sana ne anlatıyor? Gerçekten yansız bakmaya çalış. Başka birinin dolabı olsaydı ne düşünürdün? Genelde evlerin kütüphane kısmı, kişiler hakkında çok şey anlatır. Peki ya giysileri?

Marka değerlerine uygun ve benzer mesajlar verecek şeyler yapmak gerekir.

***

Yok canım giysiler anlamsızdır diyen var mı bilmiyorum ama varsa, “I’m PC I’m Mac” reklamından örnekleyelim:

pc mac

Hangisi gelenekselci, hangisi yenilikçi? Söyleyebilir misiniz? İki kişi aynı işi aynı şekilde mi yapar?

Sorular arttırılabilir ancak oalyı anladığınızı düşünüyorum.

Devlet başkanlığı için yarışan biri soldaki gibi giynirse sıkıtnı. Sağdaki gibi giynirse zaten politikada ne işi var denir. Normal politikacı gibi görünse? Yani şöyle modern:

Putin ve köpeği

Peki bunu kırmak için ne yapmak gerek?

Devlet Başkanlığı nedir? Güç, kuvvet, liderlerlik… E o zaman bunları vurgulayacaksın. Nasıl? şöyle:

Vladimir Putin at binme erdoğan Vladimir Putin kaplan Vladimir Putin uçak kgb Vladimir Putin sniper keskin nişan

Neyse bununla ilgili söyleyecek çok şeyim var, fazlasını merak ediyorsanız : Resimlerle Putin’in Özellikleri ve Diğer Liderler.

**

Mükemmel Görünmeyin!

Öteki yandan mükemmel görünmek çok tehlikeli olacaktır. mükemmel görünmeyin. Erişilmez, yapmacık gibi hisler yaratacaktır. Sevilmeye engeldir.

Saç Sakal Alametifarika

Hitler
Stalin
Erdoğan
Merkel

Aklınızda bir bıyık, saç tipi geldi mi? Saçınızı, bıyığınızı ayırtedici bir nesne olarak kullanın.

Alametifarikaya gelirsek… Arapçadan gelmiş, Türkçesini bilmiyorum ancak ayırtedici özellik deniyor. Kullanım anlamı ise, sürekli giyilen bir şey (evet Süleyman Demirel’in şapkası)…

Bakınız Steve Jobs:

steve jobs

**

Walter Isaacson’un yazdığı Steve Jobs biyografisini KESİNLİKLE öneririm. Büyük hayal kurmayı, hayallerim için çabalamayı, sadeliği (minimalizm) Steve Jobs’tan öğrendim. Bana katkısı büyük. Zen ile ilgilenen Jobs, kendi için onlarca özel kazak diktirdi. Evinde yine onlarca kot pantolon ve ayakkabı var. VE HEPSİ AYNI! Evet Einstein gibi.

İşte Steve Jobs’un alametifarikaları.

Görsel Kimlikte Sembol Logo ve Tasarımlar

Sosyal medya var, görsel kimlik dedik… Peki nasıl olacak? Yüzlerce satırlık sözü tek bir görselde alatabilirken, Instagram’ı, sosyal medyada görselleri kullanmamak sanıyorum markalaşma konusunda büyük hata olacaktır.

Marka için olmazsa olmaz şey, logodur. Logon olacak.  OLMALI! Apple, Nike, Mercedes…. Hepsi logodur.

Peki ya politikada? İşte size “ilk olmak, kopyalanmak” konularınıda içeren bir örnek:

Obama, Erdoğan ve Eroğlu'nun seçim logoları benzerliği

**

E = MC2 bir logodur, semboldür. Steve Jobs’n kıyafetleride… Bakın isim markadır. Görünüş markadır. Logo markadır. Slogan, söz, formül… Hepsi markadır. Einstein’ın saçı, tipi markadır, sözleri markadır, denklemi markalaşmıştır.

Bilinçli mi yaptı bilinmez ama, bu şekilde markalaşarak kitlelere ulaşabilmiştir.

Logo Tasarlarken Uyulması Gereken Kurallar

  1. Basit olsun: Kolay anlaşılabilmeli ve kolay çizilebilmeli. Kartvizitlerde, profil resimlerinde, çıkartmalarda, sitelerde uygulanabilir olmalı. Bir çok logo ve görsel arasından seçilebilmeli.
  2. Farklı olsun: Rakiplerinden ayrılan bir görüntüsü olmalı.
  3. Kişliği olsun: Logo, duygu ve kişilik için sözsüz ipuçları içermeli.
  4. Esnek olmalı: Marka alanını genişlettikçe logo da onunla büyüyebilmelidir.
  5. Anlam taşısın: Bir logo aynı zamanda simge olmalıdır, resim değil. Tanımlanmaktansa tahminde bulunmak daha iyidir. Logoyu açıklamak zorunda kalıyorsan; BAŞARISIZDIR!

**

Örnek için benim logom. Bu aslında “emrecetinblog.com”un değil, direkt Emre Çetin’in simgesidir.

Emre Çetin Blog

Açıklamıyorum, ne anlıyorsanız o.

**

Rengini Belirle

Bir renginiz olsun. Coca Cola kırmızıdır, beyaz kulaklık ise iPod demektir… Hatta reklamları şöyleydi (ki muhteşem ötesidir):

ipod

Sadece beyaz kulaklık (:

**

İnternet Sitesi

Markalaşma için internet sitesi OLMAZSA OLAMAZdır. Gerekirse tek sayfa olsun, 3 cümle olsun. Ancak logo olmalı, renkler dikkatle hazırlanmalı.

Günümüz düşünüldüğünde ise sosyal medya için bağlantı buradan verilmeli.

Emrecetinblog.com’un başlangıçta bu kadar tutulacağını düşünmemiştim. “Türkçe” ve “politik” içerikli bir blog için, dünydaki 30 milyonu aşkın site içinden ilk 1.2 milyonuncu olmak (ki mevcut durum 1 milyon 100 bin 117), gerçekten çok büyük bir şey. Bununla ilgili sonda bir şeyler söyleyeceğim.

Fakat blog, site ve özgün fikirler; insanları bağlayabiliyor. Yorum yazabilirler, yazmayabilirler. Katılabilirler yada katılmayabilirler. Fakat farklılığa tepki vereceklerdir.

Bir parti başkanının haftada 1 blog yazısı yazması çok mu absürd olurdu? “Ama zamanım yok”. Televizyonda metni okuyacağına, fazla uzun olmasa bile, açıklayıcı ve oturup bizzat yazdığınız bir metin, insanların hoşuna gidecektir.

Ama bütün bunlar, ben devlet başkanı oluncaya dek havada… Hepsini gerçekleştirmek bana düşecek. neyse..

Reklam

Çok önemlidir. fikir ve mesaj için çoook önemlidir. Hedef kitlenin okuduğu kitap, dergi, gazetelere ve bloglara reklam vermek ancak geleneksel reklamların dışında bir şeyler yapmak çok önemlidir. Hatta biraz cesur adımlar atıp bazı yaralar kaşınabilir.

**

Mesajı Gizle : İsimler Yazılar İmzalar…

Bir araştırmada, bir grup erkeğe iki güzel kadına ait fotoğraflar gösterir ve oylama yapılması istenir. Oylama sonucunda, her iki kadında eşit güzelliktedir.

Ardından farklı bir gruba, uydurma isimlerle tanıtılır: Elizabeth ve Gerturde. Oylama ise %70’le Elizabeth’in güzelliğinden yanadır.

İsimleriniz konusunda fazla inatçı olmayın. “Sahne adı” kullanabilirsin. Yada soyisminle anılabilirsin. Burada Elizabeth, kraliçe ismidir. Araştırmanın nerede yapıldığını bilmiyorum ancak güzel ve ünlüler varsa, isimler bazı şeyleri değiştirebilir.

**

Yada… İsmi geçebiliriz. Örneğin Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’e, Eskişehirliler Yılmaz Hoca der. 5 üniversite kurmuştur ve şehir için yaptıklarıyla Eskişehirlinin sevgisini kazanmıştır. Bu yüzden hoca denir.

Doktor hanım, mühendis bey, Yılmaz hoca… Bu tarz örneklerle fazlasıyla vardır. Sadece isimsel değil, markalaşmanın yoludur, ayrışmanın yoludur. Belki bir toplulukta sizin isminizden bir kaç kişi daha vardır ve işler karışır. Ancak soyisim yada mühendis bey ile anılırsanız sadece siz olursunuz.

Gerekirse bir araştırma grubu kullanılır (ben kesinlikle çocukların olması taraftarıyım) ve bu araştırma grubunda ismin, ünvanın, soyismin yada hepsinin birlikte söylenişinin kişiler üzerinde ne anlam çağrıştırdığı belirlenir ve burdan yola çıkılır.

İsim İçin Tavsiyeler

  • Göbek ismini kullanabilirsin.
  • Çift soyisim kullanabilirsin : Catherina Zeta-jones
  • Baş harfleri kullanabilirsin: J. F. K (Keneddy)
  • Sıradan bir isim ise yazım ve logoyla farklılaştırmayı dene.
  • Sıradışı bir isimse HARİKA!
  • Tek bir ismi kullan: Sıla gibi. Google’da aratırsak, şarkıcı Sıla gelecektir.
  • Adını sadeleştir : uzun ve karışıksa, halk diline in. Başkaları araştırsın, halk nasıl hitap ediyor, nasıl söylüyor? bunu kullanabilirsin.
  • Ünvan: eğer böyle bir ünvan varsa KESİNLİKLE kullan. Sizi takdim edenlere, kullanmaları için baskı yap. Çünkü bu bir propaganda ve markalaşmadır.

İsmini Markalaştır

Mesela EÇ Teorisi çıksa? Çetin yasası yada… Nasıl Darwin teorisi varsa, işler ilginçleşecektir. Diyetlerde, doktorun ismiyle anılıyor… Güzel bir markalaşma.

Slogan ŞART!

Markanın sloganı olsun. Kişisel sloganım var. Söylemeyeceğim. Ancak Emre Çetin Blog’un sloganı: “politika ve eleştiri ağırlıklı minimalist blog”. Belki uzun gelebilir, ancak blogu tek cümleyle özetlediğim için insanların aklında yer bırakabiliyor.

Sadece isimde değil, “gömlek bu bedene dar geliyor” şeklinde çeşitli sloganlar ile rejim ve sistem konusunda özetlemeleri ülkemizdeki politikacılarda yapıyor.

Hikaye Gücü

Gerekirse bir reklam firmasıyla anlaşılıp, kullanılabilecek 3-4 hikaye bulunmalıdır.  Marka değerinizi önplana çıkartacak hikayeler. Yaşanmış bir olayın üzerinde çalışılarak anlatılması önemlidir. Obama bunu çok iyi yapar. Halkı özdeşleştirecek ve akıllarında kalacak noktalar…

Şu an Adolf Hitler’in Kavgam kitabından geriye ne hatırlıyorum? Adolf Hitler’in karanlık sokakta betimlediği Yahudi imajı. Burnuyla, tipiyle ilgili bir betimleme vardı. Koskoca kitaptan aklımda kalan budur. İşte bu, güçlü bir propagandadır. Kendi için değil, ancak Yahudi nefretiyle ilgili nasıl ürkütücü bir betimleme yaptıysa… Ki bunun tamamen uydurma olduğu ortaya çıktı.

***

Etkili Konuşma

Hitabetin ne kadar önemli olduğu konusunda Erdoğan-Kılıçdaroğlu örneğini versem anlayacaksınız. liderlik özellikleri arasındaki maddelerden birisi hitabettir. Ancak, “özellikle gelişmemiş toplumlarda” ve doğu kültüründe hitabetin liderlikle direkt ilişkisi vardır. O halde diksiyon ve hitabet dersleri ŞARTTIR!

Sahnedesiniz. Hayatınızın her alanında sahnedesiniz. Öyleyse tiyatro ve hitabet eğitimi şart.

  • Resmi değil, şahsi konuş.
  • En iyi malzemeni destekle (konuşmanın girişi ve bitişi önemlidir, arada kalan kısımları insanlar unutur). açılışına çok iyi hazırlan. Tahmin edilemez, herkesi şaşırtacak ve ilgi çekecek bir şey olsun.
  • ATASÖZÜ VE HALK AĞZINI KULLAN! topluluğa konuşuyorken terimsel kullanmak sıkıntıdır.
  • Güncel haberler, hikayeler, örnekler kullan. İnsanların gözünde canlandıracağı imgeleri ver.
  • Kapanış vurucu olmalı. Fakat, Steve Jobs’unda dediği gibi, “one more thing” (son bir şey daha) kısmını ekle ve süpriz yada özel bir şey ile bitir. Tiyatro gibi, seyirciler salondan çıkarken sonda yaşananların şokuyla hayatlarına devam etsin.
  • Dinleyicileri rakama ve bilgi seline boğma.
  • Örnekler ver, örnekler ver, örnekler ver… Herkesin anlayacağı, kafasında kolayca canlanacağı, basit bir örnek ver.
  • AYNA KARŞISINDA ALIŞTIRMA YAP! (benim daha iyi tavsiyem var, kamera karşısında konuş, dön ve kendien bak, beğenmediğin yerleri değiştir).
  • Bir tarzın olsun. Muharrem İnce’nin farklı konuşma tarzı bir çok insanı cezbetmiştir.
  • Bakış açını keskinleştir ve kendi bakış açından sun (markalaşma konusunda da aynı mesajı verecektir, olumludur).

 

Damganı Vur

  1. Güçlü başla
  2. Hikaye ve örnek kullan
  3. Mesajı kotnrol et (Stratejik yaklaş ve duygusal açıdan etkile)
  4. Kendini markanla damgala (bakış açını ve markanı ver, tamamlasın)
  5. Güçlü bitir.
  6. Kelime ve deyim türet
  7. Sesinin marka gücünü kullan.
  8. Topluluğa değil, kişiye konuş (aranda bağ kurcaksın)
  9. Durakla ve yavaşla
  10. Yeni bir şeyler öner (ezber boz).

Bir Kaç Teknik

Size hitabet, markalaşma, pazarlama gibi kitaplardan bulamayacaınız bir kaç taktik vereyim (PUA adı verilen tekniklerden).

Yavaşlayın: Konuşurken hızınızı azaltın. Hatta normal hayatın yarısına düşebilirsiniz bile. Tane tane konuşmaya özen gösterin.

Konuşmadan önce dinleyicileri hipnotize et: Kullandığım ve işe yarar bir örnektir. Bekle, salona bak, herkese tek tek bak. 1 saniye, 4 saniye, 10 saniye… Sonra sakince selamla, kimsin, niye oradasın gözlerine bakarak anlat.. Kouşmana başla.

Ne kahramansın be! : Sözlerin ve hikayelerin üzerinde çalış. Tabi marka değerine bağlı olarak öne çıakrtacağın hikayeleri geliştir ve insanlara anlat.

**

Ünlü Ol

İlk senin akla geleceğin konuların üzerine git, üzerine gittiğin konularda ilk sek akla gel. Markalaşma kısaca budur.

Ünlülerle çalışmak önemlidir. Size basit bir örnek ile açıklayayım. Blogta yazılar yazıyorum ve facebook’taki arkadaşlarımdan bir kaçı arada bakıyor. Fakat Cem Seymen, bir kaç konum için bana teşekkür etti. Bende bir tanesini O’na yolladım. Bunun ekran görüntüsünü alıp facebook’ta paylaştığımda; o gün arkadaşlarım arasından gelenlerin sayısı bir hayli arttı.

Yani yazım orada. Ancak ortalama insanların (kusura bakın arkadaşlarım, nasıl olduğunuzu anlayın) bir şeye değer biçmesi için, değerli olduklarını düşündükleri ünlülere ve uzmanlara ihtiyaçları vardır. Ben, çoğu zaman ünlü ve uzmanların dediklerinin bile çöplük olduğunu biliyorum.

Maalesef “kitle kitle kitle”… Kitleye yönelik işler yapıyoruz. Onların bakış açılarını değiştirip, dünyalarını geliştireceğiz ancak öncesinde onlara ulaşmamız gerekir. Bu yüzden böyle hamlelere ihtiyacımız var. Toplumun önemli gördüğü, sizden daha önemli olan (yada bilinen, popüler) kişilerin sizin hakkınızda söyleyeceği 1 cümle…. Topluluk için ne anlama gelir tarif edemiyorum. Düşünün, çok önemli!

G Puanı

Adını Google’a yaz. Sen kaçıncı sıradasın? Çıktın mı? blog ve site ne işe yarar diyorsanız, işte bu işe yarar. SEO terimini araştırın (hayır CEO değil).

***

Yaptıklarınız haberlerde yer almaya başlarsa, yada ekşisözlük, onedio gibi yerlerde keyfinize diyecek olmasın

Düşük ve Yüksek görünürlük

**

Hükümdar Olacağın Bir Alan Bul

Şirketler için bunlar pazar alanıdır. Herkes araba satar. Ancak kimse yapmıyorken, engellilere araba satmak önemlidir. Köşe başları, yeniliğe sahip olmayan dinazorlar tarafından kapılmamış alanlara yönel.

Çıkış Hikayeni Tasarla

Bulunduğun konuma nasıl geldin? Hikayeleştir, anahtar kelimeleri burada vurgula. Markanı güçlendirecek işler ortaya çıksın. Her cümleyi dikkatlice tasarla (yada uzmana, reklam şirketine, metin yazalarına yaptır).

Anlatı Yeteneği

  • Başka insanlardan alıntı yap : “geçen gün bir çiftçiyle konuştum ve bana… anlattı/söyledi/dedi” şeklinde bir açıklama çok önemlidir.
  • Dikkati başka yere çek: bütün marka yönetiminde önemli olan şey, marka yüzünün kendini övmemesidir. İşlerine dikkat çekmeli. Yaptığı işler, görünümü, projeleri, arkadaşları marka yüzünü övmeli.
  • Dinleyicileri olaya çek : bunu yaptık, bunu ettik değil; umarım bir dahaki “x aktivitesinde” sizde orada olursunuz ve birlikte şunu şunu yaparız.

Şans

Her adımı ustaca planlayıp, insanlara “sanki her şey kendiliğinden olmuş gibi” göstermelisin. Bu, Robert Green’in yazdığı “Güce ulaşmanın 48 yasası” adlı kitaptada böyle geçiyor. Şans meleğinize inanın. Daha doğrusu inandırın.

Medyaya Hakim Ol

Günümüzde medya her şeydir. Sosyal medya bir ayağıdır. Ancak ana akım medya çok önemlidir.

  • Kendinle ilgili doğrudan röportaj verme (ben şuyum, bunları yaptım vs). projelere, işlemlere, başka şeylere yönlendir. Yaptıklarınla, seni sen yapan şeylerle ilgili olsun. İnsanlar sana odaklanır merak etme.
  • Konuyla ilgili hakim görüşten, farklı bir görüş; seni medyada önplana çıkartacak ve daha fazla yer almana neden olacaktır.
  • Gündem dışı bir soru gelirse, kontrolü ele al ve vermek istediğin mesajı ver. Bu sırada tartışmalı haberler ise seni gündem yapacaktır.

Kendini Güncel Tut

Sadece haber izlemekten bahsetmiyorum. Sosyal medyada neler oluyor, teknolojik gelişmeler nedir, gençler arasında moda nedir?

Örneğin Snapchat, gençler arasında moda. Türkiye’de bildiğim kadarıyla hiçbir politikacının snapchat’i yok. Bende kullanamıyorum (tanrım, çağdışı ve eski moda kaldım 😐 ) ancak kullanılmalı. Politikacı ve markalar için ŞART!

Bunun gibi nice gelişmeleri takip etmek gerekir. Periscope, vine, instagram, facebook canlı yayını… Kullanıcı kitlenizi BESLEYİN! Sıkmayacak kadar nadir, kopmayacak kadar sık onlarla olun.

Şüphelerinden Kurtul

Ünlü olmak, politkacı olmak, kitlelere ulaşmak fazlasıyla yorucu ve şüphe içerecektir. Başarısızlık şüphelenmenize, kendinizi sorgulamanıza neden olacaktır. YILMAYIN! Bir bebek yürümeye başlamadan önce ortalam 200 kez düşer. Hangi işinizde 200 kez uğraştınız ve yapamadınız? Ders alın, bir dahaki sefere aynı hatayı yapmayın. Başracaksınız.

Yapabileceklerinize dair kesin bir inancınız olsun. Sarsılmaz inancınız.

Karşı Koy

Katılmıyorsanız, çalıştığınız kişilere karşı fikirlerinizi söylemeyi bilmelisiniz. Bir iki kere söyleyin. Dinlemezlerse kendileri bilir.

Bu durum, Amerika’nın Küba çıkartması rezilliği ile bitti. FBI, CIA, uzmanlar, akademisyenler, ordu… Hepsi bu işin çok kolay olacağını düşündü. Toplantılarda yanlış hatırlamıyorsam bir kişi buna karşı çıktı. Ancak “group thinking” dediğimiz bir kavram var. Topluluk düşüncesi. Eğer bir toplulukta siz hariç herkes aynı şekidle düşünüyorsa, çoğu zaman rahatsızlığı vurgulamakta çekinirsiniz. Söyleseniz dahi, üstelemezsiniz. Çünkü siz “sürekli arıza çıkartan ve eleştiren” konuma gelmekten korkarsınız.

Fakat çok geçmeden doğruluğunuz ortaya çıkabilir. Yada siz yanılmış olabilirsiniz. Her durumda, farklı düşünceler ortaya konulmalı.

***

Çok uzatmak istemiyorum konu başlıklarını verip son düşüncelerimi (ve bence en önemli şeyleri) yazacağım ve bitireceğim.

  • Hissedilir değer yarat : insanlara ne yaptığını ve neden yaptığını hissettir. İnsanları yaptığınız şeyleri gösterin. Kimleri, nasıl etkileyecek bunlarıda gösterin.
  • Sahaya güçlü takım ile çık : Sizi tamamlayacak, sizin ne yapmak istediğinizi anlayacak insanlardan oluşan bir takımınızın olması önemlidir. ÖZGÜN, yani ezber bozan ve farklılığı getirmeniz gerekir.
  • Somut hedefler belirle ve nasıl gideceğini analiz et.

*************

Son Fikirlerim

İnsanlar, ölümden sonra hayatın olup olmadığını sorguluyor. Bazıları ise diğer tarafda uçmağa (cennete) gitmek için, bu dünyayı cehenneme çeviriyor.

Asıl soru şu; ölmeden önce yaşam var mı? Yaşadın mı? Ve daha önemlisi, öldükten sonra geride kalanlar için, insanlar için ölümsüz olacak mısın? İnsanların hayatına dokunabilecek ve imzanı evrene atabilecek misin?

İmkansızı İste

Çoğu insanın kafasında imkansız yer edinmiştir. Bende edinmedi. Bir şey imkansız değildir. Sadece yöntemin yanlıştır. Bunu söylediğimde garipsiyorlar.

Bakın uçak icat edilmeden önce, Wirght kardeşler uçma denemeleri yapmadan önce insanlık için uçmak imkansızdı. Fakat yeni teknikler, yeni düşünce ve denemelerle uçmak imkanlı hale geldi.

Yuri Gagarinden önce insanın uzaya çıkması, Neil Armstrong’dan önce insanın Ay’a ayak basması imkansızdı.

**

İmkansızın peşinden gidin. Başkalarının yapamamasına aldanmayın. Farklı düşünerek, farklılıklar deneyerek yapabilirsiniz. Ben bunu istiyorum. Dünyayı değiştirme hayalim var ve insanlar çoğu zaman başaramayacağımı düşünüyor. Ben değil, onlar başaramaz. Ben başaracağım. Şimdiden başarmaya başladım.

Çünkü insanların düşüncesi; dünyayı değiştirmek için milyarlarca lira gerekir, güç gerekir… Oysa ben bir kaç kişinin fikirlerini değiştirsem, onlara büyük amaçlar edinmeyi sağlasam; dünyayı değiştirmeye başlayacağımı biliyorum.

Bana kaç kişi, hangi konularda başaramazsın dedi. Fakat dedikleri konuları başardım. Fazlasıda olacak. Ben imkansızı reddediyorum. İmkansız, kafanızda ürettiğiniz bir kalıptır.

Bu yüzden kırın. Ve yapın.

Yaptıklarınızın Arkasında Büyük Amaçlar Olmalı

Eğer yola para kazanmak için çıkıyorsanız iş biter. Başarısız olacaksınız.
Eğer yola ünlü olmak için çıkıyorsanız yine başarısız olacaksınız.

Burada başarısızlığı zengin ve ünlü olmayacağınız gibi algılamayın. Olabilirsiniz. Sonunuz uyuşturucu olabilir, kötü örnek olarak gösterilebilirsiniz.

Oysa her yapılan işte, amaçlarınızda büyük hedefler, büyük hayaller ve insanlık olmalı. Çocuklar, doğa, hayvanlar, hastalar, kadınlar, insanlık…

*

Yılmaz Hocanın plaj örneği

Yılmaz Hocanın bazı şeyleri nasıl “yapmış olmak için yapmadığı”na ilişkin başlı başına bir kitap yazabilirim. Eskişehir mesela, “güzel şehir olsun” demedi; sadece üniversite değil, şehirde insanı eğitmeli dedi. Bunca senfoni, tiyatro, kültürel şeyler bu yüzden. Neyse…

Eskişehir’de plaj yapıldı. Eskişehir’e deniz geldi denildi. Peki neden? Nasıl oldu bu iş? Hadi deniz yapalım, aa süper oldu mu dedi? Tabi ki hayır.

Hoca, adını hatırlamadığım bir yere gidiyor. Halkla konuşurken, çocuklar geliyor. Hoca diyor ki; “bir baktım hepsinin bacakları eğri büğrü”. Nedenini sorduğunda ise, bu bölgedeki insanlarda raşitizm var demişler. Araştırmış, güneş görmedikleri ortaya çıkmış.

Sonra Yılmaz Hoca diyor ki; o halde tatil yörelerine gidemeyenler için bir plaj yapalım ve insanlar buraya gelsin, kendilerini özel getirtiğimiz kuma gömsün, yaşlılar ve çocuklar güneş alsın.

**

İşte proje böyle çıkıyor. Bir şeyi sırf yapmış olmak için yaparsanız, o iş anlık olarak başarı getirebilir. Ancak sonrasında hiç olacaktır. Emeğinize yazık.

Bu yüzden büyük amaçlar edinin, insanlığı düşünün. Sonuna kadar saldırın ve başarın.

**

En basitinden Ankara… Parklarını, heykellerini (te allahım) gördüm. Metrosu falanda var. Ankara’nın nasıl rezil olduğu, yapılanların bir işe yaramadığı ortadadır. Neden?

Yılmaz Hoca ile çekişme halinde, bir şeyleri yapmış olmak için yapıyor. Oysa amacı insan olsa, insanlık olsa; şu anda Ankara bambaşka bir yer olurdu. Haliyle iktidar belediyesi, Eskişehir’deki gibi baskı, bütçe kesintileri yok.

**

Son sözüm; markanızda “ya olduğunuz gibi görünün, yada göründüğünüz gibi olun”. Aksi takdirde tutmayacaktır.