Doğu Akdeniz Üniversitesi (Mağusa/Kıbrıs), Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi olarak yanıt vereyim. 6 senedir adadayım.

Bu soru kadar saçma bir soru görmedim hayatımda. Neden ?

1- Kıbrıslılar derken, Cypriots yani Rumları yada Rum tarafını mı kastediyorsun ? Yoksa “Kıbrıs Türklerini” mi ? Yoksa Rum, İngiliz vs kökenli olup KKTC Vatandaşlarını mı soruyorsun  ???

2- Herhangi bir grup/millet herhangi bir ürün, devlet, millet, parti, organizasyon, iş, kişi vs’nin %100’ünün sevmesi yada sevmemesi diye bir şey olamaz ! Oranıda bellidir : 4’te 1, yani %75. Yapılan araştırmalara göre bir şey ne kadar iyi olursa olsun insanların en fazla 4’te 3’ü  o’nu sevecektir. Yani Kıbrıs Türklerinin en fazla %75’i bizi sevebilir yada %75’i bizden nefret edebilir. Bu yüzden genelleme yapmak imkansız…

Gelelim açıklamalara. Kıbrıs Türkü olarak devam edeceğim yazıma. Çünkü 1974’te adanın %3’üne sıkışan Türk kökenli vatandaşlardı. Makaryos zamanında İngiltere’de iş ve ev ayarlıyorlardı bizim vatandaşlara, Kıbrıs’taki Türklerin evlerinin, arsalarının tapularını alıp onları İngiltere’ye gönderiyorlardı, orada işi ve evi hazırdı. İngiltere’deki Kıbrıs Türklerinin çoğu bu şekilde gitmiştir. Sonra darbe oldu ve Rumlar soykırıma başladı. Yani Makaryos çaktırmadan yürütüyordu işleri, darbe yönetimi açık açık silahlı güce sarıldı..

Türklere soykırım iftirası atanlar KKTC'de yaşananlarada baksın bir zahmet !

Türklere soykırım iftirası atanlar KKTC’de yaşananlarada baksın bir zahmet !

Adanın %3’üne sıkışan ve katliama uğrayan Türkleri kurtarmak Türkiye’nin birinci göreviydi. Şimdi de Irak’taki Türkmenlere karşı bunlar yapılması gerekirken, ülkeyi müslümanlaştırmak uğruna Suriye’deki Kürtlere ve “sunni Suriyelilere” öncelik verildi ancak Türkmenler unutuldu bile ! Neyse…

Türkiye Cumhuriyeti, muazzam bir çıkartma başlattı ve 2 aşamada adanın 3’te 2’sini aldı. Kısaca tarih ve olaylar bundan ibaret. Detay için : Turgut Özakman – Çılgın Türkler Kıbrıs

Günümüzde KKTC ve Kıbrıs Türkleri

Adanın 3’te 2’sini aldık, diplomasi masasında nüfusa oranla Kıbrıs adasının 3’te 2’si Rumlara, 3’te 1’i Türklere gitti. KKTC devlet olarak tanınmıyor. Savaş sırasında

1- Ateşkes antlaşması olur ve bunu askerler yapar.
2- Barış antlaşması olur ki bunu da siyasiler yapar.

Barış antlaşması yok sadece ateşkes antlaşması var. KKTC, “Türkiye’nin izin verdiği kadarıyla” devletçilik oynuyor. Tam devlete kavuşturamadık. Kendi ayakları üzerinde durması için gerekenleri yapamadık ! Senelerdir tanınmaması ekonomi başta olmak üzre bir sürü sıkıntılara gebe oldu. Kalkınma, eğitim vs gibi sorunlar çoğaldı.

Savaş dönemini yaşamış Kıbrıs Türkleri  tabi ki Türkiye’nin yaptığına minnettar. Ancak yeni nesil konusunda yer yer haklı, bunun yanında da saçmalık ötesi de olan çeşitli sıkıntılar mevcut. Rum tarafına geçiyorlar, AB’ye gidiyorlar ve oradaki devleti, imkanları görüp doğal olarak KKTC’de de bunun olmasını istiyorlar. Şikayetleri bu yüzden (yeni nesilin).

Öte yandan 1974’te Kıbrıs’ta “otomatik çamaşır makinası” vardı. Gelişmişliği düşünün. Şimdi ise gerçekten çok yavaş gelişiyor. 40 senedir basit bir anlaşmayı bile tamamlayamadık. Türkiye’nin diplomasi gücü bu kadar zayıf olmamalı. Hele Ortadoğu’da.

1974’ten sonra adadaki Türk nüfusunu arttırmak için Türkiye’den insanları yolladılar adaya. Şöyle düşünelim, oldu da IŞİD ile savaştık ve Irak yada Suriye’nin 3-4 şehrini aldık. Dediler ki oradaki Türk nüfusunu arttıralım. Hadi gidin. Kimler gidecek ? Türkiye’de düzenini kuranlar, şirkette CEO olanlar, profesörler, öğretmenler, yazarlar mı gidecek ? İşi, düzeni, ailesi olanlar mı gidecek ??? Böyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. İşsiz, güçsüz, hapisten yeni çıkmış, ailesi ve durumu olmayanlar geldi Kıbrıs’a doğal olarak. Ev verdiler, “dünyaya ihraç edilen” portakal bahçelerini verdiler. İlk zamanlar yine üretim iyidi, sonra 1974 öncesinde Rumların kullandığı “damla sulama sistemi” yerine zaten sıkıntılı olan kuyulardan bol bol su çekip hortumla suladılar bahçeleri bilinçsizce. Kuyular bitti, portakal ağaçları gitti, kestiler, verilen “ev ve arsaları” talan ettiler. Nasıl şimdi İstanbul ormanları talan ediliyorsa.

Yetti mi ? Hayır. Restorant ve kafelerdeki masalar falan dışarıdadır ve akşam öyle kalır. Ancak önceden ev ve arabaların kapılarını bile kilitlenmez, hatta kapatılmazmış. Hâlâ da kapıları açık bırakanlar mevcut. Ancak 1974 sonrasında, suç oranları ; taciz, tecavüz, gasp arttı. Doğal olarak !? Yani sen İstanbul’da diyorsun doğudan geldiler karıştırdılar diye de bu adam Türkiye’den geldi, burası karıştı demeyecek mi? Der. Bunda alınacak bir şey yok değerli kardeşim.

Üzerine nüfus cüzdanı ile giriş serbest. Günübirlik hırsızlar geliyor. Üzerine kumarhaneler KKTC hükümeti kontrolünde değil, TC kontrolünde. Yani yeri gelince Kıbrıs’lıları “besleme” gözüyle görüyorsun ancak ; fuhuş ve kumardan her türlü kazancıda Türkiye Cumhuriyeti olarak sağlıyorsun. Oh ne ala ? Diyeceksiniz ki olmasın mı ?

OLMASIN ! 8 üniversite + ODTÜ ve İTÜ kampüsü + Açık öğretim + (yanlış hatırlamıyorsam) 3 akademi olan bir adada fuhuş, kumar, uyuşturucu, kaçakçılık OLMASIN ! Gençleri zehirliyoruz.

düzenleme: 2017 itibarıyla 19 izin verilen üniversite ve toplamda 30 küsür üniversite önümüzdeki yıllarda KKTC’de açılacak. Bakkaldan çok üniversite olacak!

Gurur Kırıcı Söylemler!

Namusu için Rumlar ile büyük zorluk altında çarpışan Kıbrıs Türklerine yardım ediyorsun, sonra Anavatan olarak büyük gelirler elde ediyorsun. Bunların üzerine besleme, “biz para göndermesek açlar”, onları Rumlardan biz kurtardık gibi bir ton gurur kırıcı cümle sarf ediyorsun. Yahu burada 1974’te Türkleri kurtarmak için operasyon yaptıkta, şimdi babamızın hayrına tutmuyoruz. Buraya yerleştirilecek füzeler, Ortadoğu’yu vurur yada oradan gelecek tehditlere önlem olur. Bir sürü stratejik ve ekonomik önemi var. Yoksa Bulgaristan’da yaşayan soydaşları nasıl Türkiye’ye aldık, Kıbrıs Türklerini de Türkiye’ye almayı bilirdik. Ancak Ege’de burnumuzun dibinde olan Yunanlılar yetmezken, Akdeniz’de burnumuzun dibinde olan Rumlar tarafından sarılacaktık.

Kıbrıs Türklerinde de Hata Var

Öte yandan Kıbrıs Türklerinde de sorun yok mu ? Var. 2000’lerin başında CTP’nin DAÜ’deki sağlam hocaları tasfiye etmesinin sonuçlarını bizzat ben ve DAÜ öğrencileri yaşamıştır. Bunlar iç politika. Kıbrıslı hocaları işe almak için, çok sağlam yabancı hocalar feda edildi. Oysa liyakat gerekirdi. Kıbrıslı olup olmamasına bakmayacaksın!

Kıbrıs Türkü olarak ; 8 üniversite var (arttı ve artıyor), hala niye elle tutulur bilimsel ve teknolojik gelişmeler çıkmıyor diye bir zahmet sorgulayacaksınız. Mesela bizim DAÜ. 1979 yıllık, her yıl 30 küsür yıllık üniversite diye gaza gelirler. Ada ülkesinde, deniz kentinde üniversitesin; su ürünleri yok, gemicilik ile ilgili bir bölümün yok. Ee? Götür kur Kars’a orada da üniversite olur, bu neyin gazı? Bak Yakındoğu taş gibi hastahane açtı, ada halkına hizmet ediyor. Sen ne yaptın DAÜ? Diploma fabrikası gibi cırt cırt diploma vermekle olmuyor, ülkene, şehrine, halkına hizmet edeceksin.

Bahane Üretmeyin!

Kıbrıs’ın tanınmaması, Türkiye’nin gölgesi ardında olmasına bahane üretmeyin. Para Dedektifi’nde Tayvan’a bir göz atın. Çin’in baskısı varken, tanınma konusunda sorunlar yaşarken; adamlar bilim, teknoloji üreterek nasıl dünyaya kendini zorla “muhtaç bıraktırdı”. Bütün gün muhabbet sohbet, geyik yapıp sonra tanınmıyoruz, Türkiye izin vermiyor gibi söylemlere sığınmayın.

**

Öte yandan Rumca kelimeler, İngiliz özentiliği bütün KKTC kültürünü tüketiyor. Dikkatli olunmalı. Türkiye için sorun yok, Karpaz tarafından bölge bize kalır ve oraya askeri üs kurarız. ufak kısım yeter, diğer kısımları ve KKTC’yi Rumlarla birleştiririz. Ancak Kıbrıs Türkleri yeniden aynı sıkıntılara maruz kalacaktır.

Ancak KKTC taraflı sorunların çoğu devlet olamayışlarından ve iç problemler. Türkiye Devleti ve KKTC oturup el ele verip bazı şeyleri düzeltmeli. Çok saçma bir küskünlük var.

Bilgin Yoksa Fikrin Olmasın

Kıbrıs’ın nerede olduğunu bilmeyen adamların gelip “onlar bizi sevmiyor” diye yakınmasına iffet oluyorum. Çok genel yazdım. Sorunlar daha detaylı daha farklı.

Neyse ki Rum tarafında gaz bulundu, bu yüzden Kıbrıs sorununun çözülmesi hızlanacak.

Bizim millete not

Her türlü yabancıyla dalga geçtiniz, aşağıladınız; yetmedi Azerbaycan Türklerinin dilleriyle uğraştınız, yetmedi kendi içinizdeki şivelere taktınız, oda bitti Kıbrıs’lılara salata oluyorsunuz.

Dönüp aynaya bakın. Milletin uzaya çıktığı dönemlerde saçma sapan sorunlarla ilgileniyorsunuz. İzlediğiniz dizi ve programlara bakın ! Özlem Özden adında ya kast ajansından çıkma, yada psikolojik sorunları olan birisini Türkiye kendine dert edindi.

Türk toplumunun IQ ortalaması 88 (ki 90 “normal bir insan” olarak kabul edilir), millet günde ortalama 5 saat televizyon izlerken, 6 senede 1 kitap okuyor. Gerileme ve muhafazakarlaşma dönemindeyiz. Oturup bunları değerlendirin. Kıbrıslıların yada başka bir milletin sizi sevip sevmeme sorununu birazda kendinizde arayın. Ülkelerde bireyler gibidir ve uluslararası alanda arkadaşlıkları, müttefikleri olmalıdır.

Azerbaycan Türkleri sabah akşam Türk filmlerine bakarken, daha Nahçivan ile Azerbaycan’ı farklı ülke olarak düşünen ve arından “biz sizle kardeşiz” diye gezinen bir halkız biz. Türk devletlerinden uzak kalarak Türklüklerini kaybettirdik. Uygur Türklerine, Türkmenlere yapılan eziyetleri görmezden geldik. Avrupa’daki Türklere yapılan kültürel soykırımı ve özellikle Almanya’da yapılan son derece rahatsız edici terörist saldırıları izler olduk.

Her şey bitti ; çocuğumuz gibi olan KKTC’ye, bakmamız ve büyütmemiz gereken KKTC’ye şimdi önyargıyla yaklaşıyoruz. Olacak iş değil. Benim aklım almıyor. Ne yaptığınızı bildiğinizi de düşünmüyorum.

gelecekten gelen düzenleme:

16.04.2017’de jöleli “Kıbrıs vilayettir” gibi saçma sapan açıklamalarda bulunmuş [haber]. Hayır zaten kendisinin karakteri, bilgisi ortada üzerinde konuşmaya gerek yok ama her önüne gelen bilgisiz cahilin kanallarda bu şekilde konuşması rezilliktir.

Avrupa Birliği ile ilişkiler çok sıkıntılı bir noktada. Neredeyse (Gürcistan ve tabi ki Azerbaycan hariç) bütün komşularla düşmanız. Bölge güçleriyle sorunlarımız var. Amerika ile aramız bozuk, Rusya ile gerilim var, Fransa’ya parmak sallıyoruz, Almanya’ya ayar vermeye kalkıyoruz…

Yetmedi Azerbaycan ve Kıbrıs Türklerine karşı saçma sapan söylemlere giriyoruz. Bunun sonu hoş değildir. Eğer herkesle aranda sorun varsa, dönüp kendine bakacaksın. Kendimizi kaybettik. Bilgisizliğin dibine vurdu… Ne ekersek onu biçeceğiz, ama biçilecek şey pek hoş olmayacak bilginize.