Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Kara para aklama (money laundering) deyimi nereden geliyor?

1919’da Amerika içkiyi yasakladığında (1919-1933) buradaki dağıtım ve ihtiyacı mafyalar ve çeteler üstlendi (bknz o dönemi anlatan çok güzel bir dizi: Boardwalk Empire). Devletin alkol vergilerinden kazandığı gelirin kat kat fazlasını çeteler içki kaçakçılığı ile kazanmaya başladı. Böylece adam, silah; kısacası güç kazanmaya başlamışlardı. Al Capone, Şikago’da fazlasıyla güçlendi.

Laundering demek, İngilizce yıkama işlemine geliyor. Money ise para. Yani money laundering = para yıkama. Peki bu deyimin kökeni nedir? Neden yıkama ile ilişkilendiriliyor?

Al Capone ve Para Aklama

Al Capone, içki ve uyuşturucu işindeydi ve devlet bununla ilgili bir şey bulamıyordu. Vergi konusunda devlet sertti ve Al Capone bunun çözümünü çamaşırhane açarak buldu.

İçki kaçakçılığından, haraçtan, hırsızlıktan vs aldığı paraları; sanki çamaşırhanelerden kazanıyormuş gibi gösterdi. Çamaşırhaneler zinciri sürekli olarak  para basıyordu(?) ve böylece Al Capone’un kara parası “aklanıyordu”. Tabi laundering yıkama olduğu için; Al Capone’un “laundery” yani yıkama servisi bunu kazandırdı.

Tabi bu, devleti engelleyemedi, 1931’de dava açıldı, 1932’de hapse gitti, 1939’da çıktı ancak suç işi bitmişti.

Al Capone ve Thompson Silahları

1. Dünya Savaşı ve öncesindeki taramaları tüfekler oldukça büyüktü:

 

Örneğin bu Maxim adı verilen silah 62 kilogramdı ve 7,92 x 57 mm mühimatı vardı. Yani:

 

**

 

Fazlasıyla ağır olan ve en az 2-3 kişiyle taşınan bu silahların yerine yeni bir çözüm gelmesi gerektiğini bilen John T. Thompson, ki kendisi askerdi, yeni bir proje üzerinde çalışıyordu ancak Amerikan ordusu gereksiz bulunca istifa edip destek bularak geliştirme yoluna gitti ve çok bilinen Thompson silahlarını bulmuştu:

 

 

Tabi bir sorun vardı, geliştirene kadar 1. Dünya Savaşı bitmişti.

Burada tekrar bir ara vermem gerekiyor; bu dönemde mafyalar (gangsterler); Colt M1911A1, Beretta 950 Jetfire, FÉG PJK-9HP, Smith & Wesson tarzındaki “silahları”, normal bildiğimiz silahları kullanıyordu. Ki şarjöre aldığı mermi ve dakikada atabileceği mermi bakımından (şarjör tak çıkart vs) fazlasıyla uğraştırıcıydı:

 

Thompson Devreye Girer

Böyle bir ortam düşünün. Silahına göre bir kerede 6-13 kadar mermi alan ve tek tek tetiğe bastığınız silahlar (ya da pompalı tüfek vs) öte yandan 62 kilogramlık 8 cmlik mermiler falan.

Thompson bu işi akılcı bir şekilde halletti. 0.45’lik Colt mermisi yani silah mermisi kullandı. Boş ağırlığı ise 4.9 kilogramdı. Resimde gördüğünüz gibi 100’lük şarjör takıldığında ise 9 kilogram kadar oluyordu.

100 mermiyi atma süresi: 4 saniye! HEPSİ BU KADAR!
Yani hafif ve etkili (özellikle kısa menzilde) bir silah geliştirmiş oldu.

Dünya Savaşı’nı kaçırması önemli değildi, gangsterler bu silaha üşüştü ve özellikle Al Capone ile ün yaptı. O dönemde çok kanlı çekişmeler oluyordu (malûm çete çekişmeleri); arabay geliyordu, yavaşlıyordu ve tetiğe basınca 4 saniyede 100 mermi bir yada bir kaç kişinin üzerinde veya mekana boşalıyordu.

**

1920-1930 arasındaki yeni bir devir açtı içki kaçakçılığı ve Thompson silahı. O günden bu güne; para aklama, kaçakçılık, organize suç, yarı otomatik silahlar ve silah taşıma/bulundurma ruhsatı ile ilgili bir çok şey miras kaldı. O dönemde silah taşıyamıyordun ancak Thompson taşıyordun çünkü ilgili bir yasa yoktu. Haliyle buna karşı alınan önemler bugün bile yasaların içinde.

Örnek olması için 100’lük Thompson silahı ile arabadan atış videosu vereceğim (tabi ki ben çekemedim, Türkiye) ancak yabancılar yapmış:

**

1920-1930’larda Amerikan Mafyası, 1960-1970’lerde Sovyet ve Amerikan ajanları gerçekten ilgi çekici dönemler…

Kategori: Ekonomi - Genel - Tarih
Etiketler: , ,