Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Kapak fotoğrafında görmüş olduğunuz yeşil yerler Müslüman nüfusun yaşadığı bölgeler. Tam bilmiyorum ama 50 civarında olduklarını sanıyorum.

Bugün, bu ülkeleri ve toplumlarını dünyadan komple alsak (yoğun bölgeleri); sanat, spor, bilim, teknoloji ne kadar etkilenir dersin? Aynı zamanda kaç savaş, kaç problem sonlanır onu bir düşün.

İslâm’ın içeriği değil buradaki önemli nokta, İslâm’ın algılanışı.
Gelin ben size El Farabi dönemini anlatayım.

7. ve 8. yüzyıllar, İslâm’ın altın çağı olarak anılır. Kültürel ve bilimsel işlerin yoğun olduğu dönemdir. İslâm İmparatolruğunun bir çok şehrinde Yunan ve Roma düşünürlerinin eserleri tercüme edilerek kütüphaneler konulmuştu. Bağdat, bilimsel bir merkez haline geldi ve El Farabi, hem bir filozof hem de Yunan filozof Aristoteles’in eserlerinin yorumcusu olarak burada tanınmıştır.

Aynı yüzyıllarda Avrupa’da ise karanlık bir dönem dolaşıyordu. Dini liderler, siyasi liderlerden daha fazla söz sahibiydi (hatta 11. yüzyıllarda yapılan Haçlı Seferleri bir göstergesidir). Tabi Avrupa’nın bu karanlık zamanında bir çok filozofun ve bilim insanlarının kitapları yakılmıştır. Din, bilim ve kültürün üzerine karanlık şekilde çökmüş; siyasette de ağır rol almıştır.

Buraya döneceğiz.

**

El Farabi Dönemi

El Farabi’ye göre ; cehalet, yoldan çıkmışlık ve sapkınlık başarısızlığı getirir.

Cahil bir ülkede insanlar gerçek mutluluğun erdemli bir yaşam sürmekle kazanılacağını bilmezler.

Yoldan çıkmış bir ülkede insanlar erdemin doğasını yanlış anlarlar.

Sapkın bir ülkede ise erdemli bir yaşamı neyin oluşturduğunu bilirler ancak onun izinden gitmeyi tercih etmezler. (Sanırım Türkiye’nin nerede olduğu belli).

Bu üç mükemmel olmayan devlette insanlar iyi yaşamak yerine zenginlik ve zevk peşinde koşarlar. Farabi’ye göre;

Halk erdemli insanlar tarafından yönetilmek istemez.

[kaynak: Alfa Yayıncılık – Siyaset Kitabı]

***

Avrupa’da Gelişme  İslam Dünyası ve Günümüz

Dönelim Avrupa’ya… Avrupa’da bir takım yenilikler olmuştur. Bu yeniliklerin sonucunda kiliseler bazı yerlerden kontrolünü çekmiştir. Fakat Avrupa’da bir çok kitap yakılmıştı, şimdi bu kültürü geri kazanmak gerekiyordu.

Bu yüzden İslâm coğrafyasındaki kütüphanelerden kitapları çevirttiler. Tabi sadce Aristoteles vs gibi bilginler değil, Doğu’da bunları okumuş bir çok filozofun ve bilim insanının geliştirdiği teorileri ve bastıkları kitaplarıda Avrupa’ya götürüp çevirdiler.

Bununda üzerinden yüzyıllar geçti; şimdi IŞİD, Avrupa’nın karanlık zamanlarında olduğu gibi müze bombalıyor, heykel yıkıyor, kitap yakıyor… Türkiye’de heykele ucube deniliyor; spor, sanat, bilim, teknolojiye önem verilmiyor ve önem verilmediği gibi “Diyanet Bakanlığı”na verilen bütçenin 10’da 1’i ancak veriliyor.

Aklıma çok güzel bir söz geldi Avrupa’lılar ve günümüz İslam coğrafyası ile ilgili:

Avrupalılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda baktık ki İncil bizim elimizdeydi. Topraklarımız ise beyazların olmuştu.

– Jomo Kenyatta

***

O dönemde de İslâm aynıydı, Kuran aynıydı; bu dönemde de İslâm ve Kuran aynı. Ancak algılanışlar farklı.

Demokrasi, komünizm, İslâm, Hristiyanlık vs gibi dinlere ve siyasi/ekonomik sistemlere baktığımızda ve bunları biri karşımıza geçip anlatsa; hepsinin teoride mükemmel olduğunu görürüz. Her şey süperdir. Ancak iş uygulamaya geldiğinde, işin içine insan faktörü girer ve her şey değişir.

Örneğin IŞİD bugün Cuma namazında Şii camisini bombaladı. IŞİD Müslüman, Şii’ler Müslüman… Sanırım başka bir şey söylemeye gerek yok. El Farabi döneminden IŞİD çağına geldik.

50 küsür devletten bir tane adam gibi örnek devlet yok. Türkiye’de yaşayan tatlısu Müslümanları ise laik ve demokratik sistemde yaşayıp; şeriat, İslam, IŞİD diye bağrıyorlar. Buyrun sizi IŞİD’in yönettiği bölgelere, İran’a, Arabistan’a alalım. Bakalım özgürlüklerin olmadığı bir çevrede neleri destekleyeceksin.

Gerçek Müslümanlar yolsuzluğa, katliamlara, cehalete dur demelidir. Uyandınız uyandınız benden söylemesi…

Kategori: Dersler - Genel - Politika - Tarih