Öne çıkartılan görselde, yaralı köpeği hastahaneye taşıyan Yozgatlı çocuk var. Keşke bu çocuk gibi olabilseniz…

Başakşehir tarafında, Yıldız Teknik Üniversitesinin Teknoparkından, caddenin karşısına geçerek markete gidecektik. Kalabalık bir cadde. İnşaat alanları falan var.

Bir köpek, inşaat alanındaki kum yığının üzerine atlıyor ve kumlar kayınca havlıyordu, oyun oynuyor kendince. Ufak bir köpek. Sevmek için çağırdım ancak korkudan gelemedi fakat peşimize takıldı. Markete girdim, annemleydim ve köpek için mama alıp çıktık. Köpeği arıyordum, bulamadım. Yakın bir yere mamayı döktüm. Geri dönerken köpeği gördük.

Bende köpeği çağırarak mamanın olduğu yeri göstermeye çalıştım. Fakat araba geçtikçe korkuyor, ben biraz üzerine gidince çekiniyordu. O sırada yanımdan biri geçti ve dedi ki : “SOLDİRECEK SOLDİRECEK”, sikik şivesi ve kalmayan insanlığı ile “saldıracak saldıracak” demeye çalıştı.

Köpek arabadan korkuyor, üzerine gidince kaçıyor; fakat hayatında sevgi görmemiş ilker yaratığın köpeğe bakışı saldıracak şeklinde (yada daha kötüsü mercimek kadar beyniyle beni kandırmaya çalışıyor aptal).

sokak köpeği ve ekmek

İşte size Türk insanı… Hoşgörü dini Müslümanlığı seçenler… Canlılara saygısı olanlar(!).

Apartmanda sokak köpeklerine yemek çıkartsan, sana laf söylerler çünkü hayvanlar toplanıyormuş. Seni görünce kaçacak delik arayan çünkü senin gibi yaratıklar tarafından daha önce dövülmüş olan hayvanlardan korkan beyinsizler sana bunu yapmamanı söyler. Çoğu insan bu beyinsiz ilkel yaratıklardan çekinir çünkü sayıları fazladır.

Bu hayatta çocuğa, doğaya ve hayvana acıyorum; ancak bunlar gibi insan adı verilen ve çağdaşlaşamamış, sevmeyi öğrenememiş ilkel yaratıklara ACIMIYORUM! Hee, belki sevginin ne kadar güzel bir şey olduğunu hayatları boyunca göremedikleri ve göremeyecekleri için üzülebilirim. Hepsi bu.

 

Halkımızın geldiği nokta budur… Şu üstteki hayvanın her an saldıracağını düşünecek kadar “hayvandan uzak”… Oysa büyürken evinde bir kedi, köpek, kuş olsaydı; böyle olmayacaktı. Sevgiyi, sevmeyi ve sevilmeyi öğrenseydi…

Korkması gereken hayvanlar. Çünkü bunlar gibi yaratıklar hayvanlara eziyet ediyor, barınaklara şikayet ediyor ve barınaklar öldürüyor, sevgilisine “ayy tatlı” dedi diye yavru alıp, sonra sokağa salıyor…

ONLAR, yani hayvanlar; bizden ilgi ve sevgi dışında hiçbir şey istemiyor. Ve sizin gibi yaratıklar ise karşılığını eziyetle veriyor.

Hayvan sevmeyen birisinin içinde SEVGİ yoktur! Doğa sevemez, hayvan sevemez, insan sevemez, kadın/erkek sevemez…

Sevgi içinizde ya vardır ya yoktur…
Sevgi yoksa; ilkellik vardır, nefret vardır, öfke vardır, kin vardır…
Yani insanı insan yapan değerlerin arasındaki bütün kötülük sizde mevcuttur.
Yani içinizde sevgi yoksa, kötüsünüzdür!

İnanıyorsanız İslam’ı, inanmıyorsanız insanlığı öğrenememişsiniz demektir. Yaşamanın amacını…