Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Bazen insan çok dolar, o kadar fazla dolar ki; bir patlasa, ucunu tutamayacağını düşünür. O haldeyim.

Bu izletiyi izledim, benim için filozof olan Köylü Ekrem abimizin söyledikleri; düşündüklerim, hissettiklerim. Tek fark, kendisi gerçekleştirmiş.

Şimdi bir şeyler yazmaya başlasam, ucunu tutamam. Bilgisayar mühendisliğindeki öğretmenlerinden girer, eğitim sistemine uğrarım. Seçmen kitlesinin aptallığından (büyük çoğunluğunun) parti liderlerinden çıkarım. İyisi mi ben konuşmayayım.

Karşısında saygıyla eğildiğimi ve böyle birinin heykelde değil de, politika ile uğraşan bir halini bulursam şu an okulu bırakıp yanında çırak olarak pişmeye gideceğimi de belirteyim. Bazı işleri inanılmaz, ancak sözleri, düşüncelerini yansıtıyor…

Sen neymişsin be abi!
– Çocukluğuma büyüyorum.
– Beni sürekli rahatsız eden eğitim sistemini tamamlayamadım.
– Ben, ellerim ve yaptıklarım kadar varım.
– Bu sistemin kağıdına da ihtiyacım yok, bana vereceği ünvana da ihtiyacım yok.
– Okuduklarımı kimseyle paylaşamıyordum, sokakta kimsenin yakasına yapışıp ben şuyum ben bunları biliyordum diyemezdim; yontmaya başladım.
– Bu işi, insanı insana anlatma çabası olarak görüyorum.
– Sanatta estetiğin dışında hiçbir sınır olmamalı.
– Hiçbir sanat akımını tanımıyorum, tanımakta istemiyorum.
– İkimiz ortak yaptık, bana ait değil, doğayla birlikte yaptık.
– Belkide binlerce kişinin basıp geçtiği taşı aldım, hiçbir şekilde oynamadan, “bakın nelere basıp geçiyorsunuz” demek için bu figürü oluşturdum. İnsanların ayaklarının altından alıp, baş hizasına koymaya çalıştım.
– Başhekimmiş hiç fark etmiyor, bende Köylü Ekrem’im!