iPhone 5S telefonum var ve çok seviyorum fakat her iPhone modelinde olduğu gibi, iPhone için 4. yıl demek artık bu telefonu yavaş yavaş değiştir demekle aynıdır. Kapitalizmin “planlı eskitme” modası. taa iPhone 4’ten bu yana planlı yavaşlatıldığını söylüyordum, ortaya çıktı. Bataryasını değiştirsem bile gelecek iOs sürümünde desteklenmeyecek, ses konusunda sorun var (tozları temizlendi), yani 4 yıl dolunca yavaş yavaş yenisine bak demek oluyor.

Gerçi iPhone’da 4 yıllık gibi bir süre olduğu için kızıyordum, ekran korumasız ve kılıfsız (kaç kez ve nerelerden düşmesine rağmen) bir şey olmadı ve 4 yıl içinde sadece bataryasını değiştirmek zorunda kaldım. Samsung kullananlar bu sürenin 2,5 yıl civarı olduğunu söylüyor. Böyle bakılınca iPhone hâlâ mantıklı bir seçenek.

Fakat konumuz bu değil.

 

Başka Bir Dünya Mümkün Mü?

Apple’ın cozutmaya başlaması ve arayıp bulamadığım telefon” başlıklı yazımda, şarjı çok giden ve ekranı e-mürekkepli olan, whatsapp ve mail özelliği barındıran telefon bulamadığımdan bahsetmiştim. Bir nevi Kindle tarzı. Telefon bakmaya devam ediyorum ama 7-8 bin civarında bir parayı çentikli saçmalığa vermeyi istemediğim gibi; Apple daha doğrusu iOs dışında bir dünyaya giriş yapmayı istemiyorum. iOs’un sadeliği ve performansından sonra Android karmaşıklığı ve Linux dünyasının genel sıkıntısı olan “yaptık oldu” mantığındaki tasarımlarına tahammül edemiyorum.

Bütün bunların yanında Samsung S3600 kapaklı ve temel model telefonun 7 yıldır kullanıldığını, benim 2-3 yıl kullanıp dedeme ve onun devamında anneanneme verdiğini düşününce, aklıma başka bir çözüm geldi.

 

iPad Mini + Temel Telefon

Bir telefonda olmazsa olmaz iki uygulamam var: mail ve Whatsapp. Şimdi telefon alsam, hadi çentik faciasını atlatıp iPhone 8 seçsem 5.800₺. Bu fiyatlara alışmış olabilirsiniz ancak Avrupa ve Amerika’da asgari ücretin 3,6 katına insanlar araba alırken biz burada telefon alıyoruz, bir tane bize bir tane devlete. Haliyle ya yurtdışından gelenle getirtmek ya da başka seçenek daha mantıklı. Şimdi başka seçeneği konumuz gereği inceleyelim.

Dedim ki iPad Mini’yi seviyorum. İçine kitapları atıyorsunuz, müzikleri… İnterneti var, ağa bağlanabiliyor, iPhone uygulamalarının çoğu var… E daha ne? iPad Mini’nin ilk jenerasyonu var. Yavaş ancak kitap okuma konusunda çok süper.

iPad Mini ve temel telefona bakalım.

iPhone 8: 5800₺
iPhone Xr: 7300₺ aklımızda dursun.

iPad Mini: 4000
Tuşlu telefon: 150-400₺ arasında var.

Telefonda her gün şarj derdi yok ve iPad Mini’nin şarkı sürekli gidiyor. iPhone’un aksine iPad Mini’nin 2012’de çıktığı düşünülürse, 6 yıldır kullanılıyor. Oyun oynama taraftarı falan değilseniz, 6 yıllık iPad Mini hâlâ işinizi görür.

**

Tabi 4500₺ bunlara vereceğime iPhone 8 alıp kurtulurum, ortamda da tuşlu Nokia, Samsung telefonu yerine iPhone olur ezilmem hatta 1600₺ maaşla çalışırken gidip 10 bine iPhone X alırım, bilmem kaç aylık kazancımı buraya veririm böylece herkes benim ezik olmadığımı görür, kızlar üstüme atlar gibi bir düşünceniz varsa bilmem.

Ben araba, giysi, telefon, makam ile değil; fikir ve karakterler ile önplana çıkmak gerektiğini ve diploma, telefon, sigara gibi şeylere takılmamak gerektiğini savunsam bile Türkiye’nin bir gerçeği var.

Hatta başka bir “kısayol”. Sahibinden‘e baktığımız zaman simkartlı olanların yaklaşık 1600-1700₺ civarı olduğunu görüyoruz.

 

Sıkıntı Nerede?

2. el alırsanız ve tuşlu telefon alırsanız 2 bin lirayı bulmadan en son iPad Mini ve tuşlu telefonu halledeceksiniz. Fakat sorun nerede?

Başlıkta anlattığım gibi iPad içinde Whatsapp olmamasında. iPad’de niye Whatsapp yok? Mantığı nedir? Tabi “yahu nasıl yok” diyenler vardır. Telefonunuzu uçak moduna alıp iPad’deki whatsapp’a girmeyi deneyiniz.

Bununla ilgili Whatsapp’a mail attım. Artık ne kadar ciddiye alırlar bilmem. Fakat Türkiye’de telefonlara bu kadar paraların ödenmesi acıdır. İnsanlar bunlara ulaşamadığı için arabalar, telefonlar bu kadar önemli ve sözümona(!) kalite göstergesi oluyor.

Bir yandan Ekşi Sözlük’te yıllar önce okuduğum bir yorum vardı; insanlar zenginlerin giydiği giysiyi alamaz, taktığı saati takamaz, bindiği arabaya binemez, oturduğu evlerde oturamaz. Fakat zenginlerin kullandığı telefonları alabilir.

Bu söze gerçekten hak verdim. Aslında kaliteli yaşamak her insanın hakkı derdim. Fakat bu ülkeyi bu hale getirenleri destekledikçe anladım ki, kalite sadece o’nu arayanın, peşinde koşanın hakkıdır. Kaliteli yaşamak istiyorsanız, ona göre oy vereceksiniz. Oy verdiklerinizden, ona göre hesap soracaksınız. Avrupalı, Amerikalı meslektaşlarımız ve hatta bırakın onları Avrupa’da ekonomik sıralamadaki bizden daha kötü ülkelerde bile meslektaşlarınız nasıl daha iyi yaşayabiliyor? Bunu sorgulayacaksınız. Bunun için uğraşacaksınız. Neden onlar asgari ücretin 3 katına araba alabiliyorken (bizim 25-30 bine aldığımız araçları), biz burada telefon alabiliyoruz?

Neyse konu derin.

Attığım mail burada, belki günün birinde işe yarar.

 

Kategori: Ekonomi - Genel - Teknoloji
Etiketler: , ,