İlk Tip: Yeni Nesil Gazetecilik

Öyle araştırmacı gazeteciler falan iyice azaldı. Onu beklemeyeceksiniz bu devirde. Mailler var; kişiler, kurumlar, partiler falan bu maillere haber yazısı ve görsellerini geçiyor. Onlar da internetten yayınlıyor. İşte yeni nesil habercilik. Ama nasıl yayınlamak!  Kopyala/yapıştır. Hiç okumuyorlar bile. Bir hata olursa, her yerde görüyorsunuz. Bu kadar üşengeçler.

Bazıları bloggerlara, youtuberlara gidiyor. Oturup Google’dan böyle keşfedilmeyen şeylere bakıp, onlardan en iyi ihtimalle mail ile bir şeyler istiyorlar (bir kaç kez benimle de görüştüler) ki soru sormayı geçin, ben her boku yazıyorum yetmiyor görsel istiyorlar. Görsel hazırlayacağım ee?? Kendileri uğraşmadan basacaklar. Haber işte mis. Ha bir de kötüsü var, fark etmiyorum sanıyorlar; köşe yazılarında bazı yerleri bire bir ekliyorlar. Benim blogumdan alan bir kaç kişi var mesela. Yeni nesil gazetecilik bu. Araştırmamak, internetten intihal.. Mis.

İkinci Tip: Bok Atmaca

Şimdi size örnek veriyorum, tarifini veriyorum; kağıt kalem çıkartın.

1- Para alıyorlar mı bilmiyorum ama sinir olduğunuz bir kişi, kurum, parti vs seçin.
2- Direkt olarak ne kadar kötü olduğunu değil, hizmetlerinden yola çıkacağız.
3- Konuyu bulduysanız bununla ilgili bir görsel bulun ve kocaman ve sap sarı yazı tipiyle karalayıcı başlık atın.
4- Götü yasal olarak kurtarmak için, “iddialara göre” sözünü ekleyin.

İşte hemen size canlı örnek;

Yılmaz Büyükerşen’i (Eskişehir Belediye Başkanı) kötülemek için çıkarttıkları bir haber “Son Timsah da Öldü” (olur da silininirse archive.org adresi burada).

Bakıyoruz şimdi görsele;

 

Ooo ne kadar da ölü bir timsah. Haber içeriğinde görebileceğimiz üzere, İDDİAYA GÖRE sünger yeyip ölmüş bir timsah vay anasına sayın okuyucular!

Evet boktan bir resimle , sarı ve büyük fontla sikik bir başlık attık mı? Attık. Şimdi geldi haberin içeriğini doldurmaya. Evet kağıt kalemler hazır mı? Örneklerle “nasıl boktan haber yazılır” veriyorum;

Kötü başlangıç yap: Örneğin: “büyükşehir Hayvanat Bahçesi’ndeki skandallara bir yenisi daha eklendi.

Bunu okuyan ne diyecek? püüü seni Eskişehir Belediyesi seni! Demek bol bol skandal var. Püüü!!!

Yetmedi! İkinci paragrafı zorluyoruz hemen:

“Açılmadan hayvan mezarlığına dönen Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’nde arkadaşı ölünce tek kalan son timsah da telef oldu. “

**

Devamında klasik Türk haberciliğine uygun olarak bu yukarıdaki 2 cümleyi evirip çevirip 40 kere kullanacağız. İşte hayvanlar öldü, skandallar bitmiyor, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, ölen ölene, telef olan olana, herkes birbirine, kim kime dum duma, hepsi ölmüş…

Böyle ikili tekrarlar özellikle, bunları 40 kere kullanacaksınız. Gerizekalılar için haber yapar gibi yazacaksınız. Dünyanın en salak adamı gelip okusa dahi (ki başka kimler tahammül edip sonuna kadar okuyor bilmem), anlayacak. Aynı şeyi 40 kere yazacaksın ki anlasın (ya da böyle haberlerde gerçek zannetsin).

Ayrıca desteklemek için konuyla ilgili STK’ları araya sokacaksınız. Mesela hayvan ile ilgili ya diyeceksiniz ki (hem göz korkutma ve okuyucu için araca ciddiyet katma); avukatlar bu işin peşinde haaa! STK’lar imza kampanyası başlatmış haa!!!

Hangi avukatlar? İnternet üzerinden başlatılan kampanyanın adresi nerede? Bu açıdan baktığında blogum, böyle dandik haber sitelerinden kat kat sağlam kaynaklara sahip. Hepsinin bağlantısını veriyorum. Ben de bilirim “biri şöyle bir şey dedi” demeyi. Böyle salaklık mı olur yahu?

**

Durun Bitmedi! Götü Kurtaralım

Şimdi iyice gömdük ama Büyükşehir Belediyesinin avukatları var. Nasıl kurtulacağız? Durun durun zaten iktidar Yılmaz Hocayı sevmiyor, mahkemeler ellerinde yırtarız diye mi düşünüyorsunuz? Yok, Yılmaz hocanın avukatları sağlamdır. O yüzden götü kurtarmak gerek. Sihirli kelimeyi veriyorum, not edin:

iddialara göre

İşte süper kelime. Kimin iddiası?

“iddialara göre, Hayvanat Bahçesi’ne gittiğinde timsahı göremeyince sorup öldüğünü öğrenen Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen çok sinirlendi, çalışanlara “Siz bu gidişle beni de öldürürsünüz” diyerek kızdı.”

 

Ahlaksızlar! Gazeteci Etiği Nerede?

Böyle bir iddia varsa Eskişehir Hayvanat Bahçesi yönetimini ararsın dersin ki “böyle böyle iddia var, ne diyorsunuz?”. Yorum yok derlerse, “yorumdan kaçındılar” dersiniz, yok efendim yorum varsa; “bu iddialar karşısında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi bilmene yönetici bunları dedi” dersiniz.

Bir de Yılmaz hoca beni de öldürürsün demişmiş…

Böyle habercilik mi olur yahu?

Üçüncü tip habercilik var; bikinili kız fotoğrafı ekleme. Türkiye’de ciddi haber sitesi yok. Rengarenk, zırt pırt renkli ve saçma reklam olmayan, saçma salak magazin haberleri olmayan; 3 cümleyi 40 kere tekrar ederek 5 sayfalık haber çıkartmayan bir haber sitesi çok mu zor?

El Cezire Türkiye vardı güzeldi, analizleri güzeldi ama gitti.
Sputniknews’in etkinlik sırasında dakika dakika vermesi güzel…
Fakat neden bir tane Türk sitesi yok? Doğru düzgün bir haber sitesi?

Böyle saçma sapan sitelerde, saçma sapan insanların aptal ötesi haberlerini görmek zorunda mıyız?