Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Yeni “Cumhurbaşkanlık Sarayı” tanıtım videosunda İstiklal Marşı’nın bestesini değiştirerek Mehterleştirmişler… Önce kızdım, sonra düşündüm; halkımız ikilemde. Sürekli, düzenli olarak, bilinçli şekilde ikilemde bırakıyorlar.

Laik misin, müslüman mı ?
Atatürkçü müsün Fatih Sultan Mehmetçi mi ?
Solcu musun, sağcı mı ?
Türk müsün, Kürt mü ? (bu apayrı konuda neyse)10. Yıl Marşı mı, Mehter Marşı mı ?

Ya kardeşim bir insan ;

Hem Mehter Marşı’nı sevip, hem 10. Yıl Marşı’nı söyleyemez mi ?
Hem tarihi değiştiren Fatih Sultan Mehmed’e saygı duyup hem dünyaya ders veren Atatürk’ü sevemez mi ?
Hem Kürt kökenli olup hem imkanlarını kullandığı Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran halka Türk dendiğini kabullenemez mi ?
Hem müslüman olup, hem de islamın içindeki “din özgürlüğü” maddesince laikliğin her inanca özgürlük getirdiğini savunamaz mı ?

OLABİLİR ! Ancak bizi kontrol etmek için kutuplaştırmaya çalışıyorlar. Olay nerede başladı biliyor musunuz ? Gelin anlatayım.

Osmanlı’da değişime direndi, Fransız İmparatorluğu gibi, ve bunun sonucunda tamamen ortadan kaldırıldı (Fransız Devriminde olduğu gibi). Oysa İngiltere’deki gibi değişimi “kendi eliyle” başlatsaydı bugün Avrupa’da bir çok ülkedeki gibi kraliyet olurdu ancak demorkaside olurdu. Bu işin teknik detayı ve sonuçların analiz edilmesi.

Değişim gerekliydi. Bunu bazı Osmanlı Padişahları görmüş ancak gerçekleştirmek için zamanları yada imkanları yetmemişti. Yerine gelenlerde, yapılanları tamamen kaldırdı. Türk Devrimi olduğunda, yüzlerce yıldır imparatorlukla, tek adamlıkla yönetilen ve hilafetle yönetilen bir halka bunu kabul ettirmek zordu. Daha önce tatmadıkları bir şeyi tadacaklardı. Ancak İngiltere bunu 13. yüzyılda gerçekleştirmeye başlamışken, biz ancak 20. yüzyılda Cumhuriyet adı verilen rejime “kısmen” geçtik. Bu bağlamda eskiden kalan kültür ve alışkanlıklar değiştirilmeliydi.

Daha da kısa özetlemem gerekirse ; çikolata yüzünden alerji olan bir çocuğa, bir kaç gün çikolata yedirmemek gerek. Fakat “Atatürkçülüğü” ve devrimi “yanlış anlayan” bir takım insanlar, çikolatayı çocuğun hayatından çıkartmaya çalıştı ! İmkanı var mı ? ASLA !

**

İşte bunun sonucunda Osmanlı’ya karşı bir istek ve arzu doğdu (doğal olarak). Kişisel fikrimde Osmanlı kültürünü yaşatmaktan yanadır. Geçmişine sahip çıkmayan, anlayamayan, bilmeyen bir milletin geleceğini başkaları çizer. Üstelik politikanın, askerin giremediği yerlere ; sanat, spor, bilim girecektir ! Örnek olarak ;

Koyu bir Cumhuriyetçi ve demokrasi yanlısı olarak, Atatürkçü olarak şu görüntü karşısında tüylerim diken diken olmaktadır. Milli birlik ve bütünlük için sanat, spor, bilim, teknoloji alanlarına “yatırım yapmak” ve bu alanlarda başarılı olarak dünyaya kültürümüzü, kelimelerimizi satmamız gerekmektedir. Kendimizi ancak böyle tanıtabiliriz.

**

Şunu düşünün, 1950’lerden sonra Mehter gibi Osmanlı’ya ait çeşitli “kültürel” motifler Atatürkçüler tarafından sahiplenilseydi nasıl olurdu ? Cumhuriyeti korumak istiyorsanız, O’na karşı olan şeyleri alıp Cumhuriyet’e uyarlayarak kullanmak gerekirdi. Yine, yeniden ve tekrar tekrar Atatürkçülerin yanlışlarını görüyoruz. 1938’den sonra Atatürk ve Atatürk’e ait devrimler sekteye uğramış, düşüşe geçmiştir. Aydın, bilgili, görgülü insanların sahip çıkması ve ülkeye yön vermesi gerekirken ; demokrasi bozulduğunda orduya güvendiler, “birileri” kapı kapı dolaşıp evlere adam çekerken Atatürkçüler yine oturuyordu. Yeni yeni uyanışlar oluyor.

Tarihinize sahip çıkın !
İnsanları kutuplaştırmayın !
Atatürk’ü sevmeyenlere kızacağınıza, insanlara Atatürk’ü anlatın.
Demokrasi ve Cumhuriyeti sevmeyenlerin sayısının çoğalması, “sizin eksik çalışmalarınız” yüzündendir !

İşin özü ; İstiklal Marşı’nın Mehterleşmesinin bir nedenide Atatürkçülerin eksik çalışmalarıdır ! Dirilin, “büyüyün”, insanlara yol gösterin.

BEN OSMANLI TORUNU, ATATÜRK’ÜN ÇOCUĞUYUM ! Sizde öyle olun. Geçmişinizi silmeyin. Dünyaya dersini veren Padişahlarımız vardı, Dünyaya haddini bildiren Atatürk’ümüz oldu ; şimdi bunları dünyaya hatırlatacak insanlar geliyor. Halk olarak kucaklaşalım.