Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Kritik bir seçim dönemi var. Recep Erdoğan’ın gücü düşerken; kendisini, partisini ve yandaşlarını kurtarmak için her türlü riske girecektir. Bu yazıyı günler öncesinden yazacaktım, bugüne kaldı. İyi de oldu çünkü bugün Fuat Avni hesabından bir paylaşım geldi. Doğruluğu şüpheli, ancak böyle şeyleri düşündüklerini biliyoruz ve Fuat Avni’nin neredeyse her dediği çıktığı için…

Hitler Almanyası gibi Recep Türkiye’sine gidiyoruz. Size Recep Erdoğan değil, millet olarak korkmamız gereken diğer riskleri anlatacağım. Ama önce Fuat Avni hesabından paylaşılan tweetler:

1. Yezid’in, dört yüz milletvekili sırrı belli oldu. Kasırga’ya CHP’yi ardından MHP’yi kapatma formülü üzerinde çalışma talimatını verdi.

2. Plana göre CHP’nin kapatılması sürecinin baş aktörü Yargıtay Başsavcılığına seçilecek yeni isim olacak.

7. Şimdiden söyleyeyim bir sonraki aşama kendisini devlet partisi olarak güvende gören MHP’nin kapatılması olacak.

Bunun bırakın gerçek olmasını, yönetimce düşünülmüş olması bile korkutucu olurdu. Protestolar, protestoları bastırmak için polis şiddeti, buna bağlı olarak daha büyük protestolar, hatta ayaklanma ve isyanlara kadar dönüşebilecek sürece girerdik ve Doğu’da pkk ve çeşitli örgütlerin özerklik mücadelesine şahit olurduk. Umarım söylentiden ibarettir.

Ancak benim bahsetmek istediğim tehlike bu değildir.

Türk Silahlı Kuvvetleri Tehlikesi

AKP bin türlü yasa ve yöntemle, irtica yüzünden TSK’dan atılanları geri aldı. Devletin bütün kadrolarında olduğu gibi TSK içinde de adamlarını güzel kadrolara getirmeyi başardı.

1800 kişi (bilinen) irtica yüzünden atılmıştı ve bu insanlar geri döndürüldü [İrticadan atılanlar geri döndürüldü]. Bunun dışında ismini vermek istemediğim paşanın, Recep Erdoğan karşısında nasıl kulu olduğunu görüyorsunuz. Bunun nedeni TSK içinde AKP zihniyetinin üst kadrolarca yayılmış olmasıdır.

Devrim ve Ordu Bağlantısı

Dünya üzerinde (neredeyse) hiçbir devrim askeri/silahlı kanat olmadan başarılı olamamıştır. Türkiye Devrimini de Atatürk ve silah arkadaşları başlattı, ordu ile birlikte hareket edilidi; devrimden sonra halka devrim öğretilmeye çalışıldı. Atatürk, devrimi gerçekleştiren halkın ordusuna, devrimi koruma görevi verdi. Türkiye Cumhuriyeti demokrasisinin başı sıkıştığında TSK yola getirecekti. Tabi bu da demokratik bir kavram değildir. Demorkasi ve Türkiye’nin geleceğini defalarca zedelemiştir.

Dahası, 1980 darbesiyle birlikte ordunun kendisi, bizzat irtica faaliyetlerini hızlandırmıştır. Kenan Evren denilen o şahısın gerek zorunlu din dersleri, gerek gencecik çocukları öldürmesi, gerek sol-sağ liderleri içeri atarken ; Fethullah Gülen ve benzeri dini liderlerin bütün yapılanmalarına göz yumarak bu kişilerden uzak durmaları ve Amerika’da “our boys did it” lafının dillendirilmesi bütün her şeyi özetliyor zaten.

AKP’nin gücü sınırlıdır. DEVRİM İÇİN ORDUYA İHTİYACI VARDIR! Bunu iki yolla yapabilir ; 1- polis devleti kurmak ve jandarmayı iç işlerine bağlamak, 2- ordu içinde kadrolaşmak.

TSK Darbe Yaparsa AKP’ye Yarar

Şu sıralarda olacak olan bir darbe kesinlikle AKP’nin işine yarayacaktır. Atatürk’ün demokrasisini değil, AKP’nin fikirlerini savunan bir ordu mevcut. Yapacakları darbe ve sonrasında halka sunulacak olan muhtemel Anayasa kesinlikle AKP’ye yakın ve hattâ AKP’nin elinden çıkmış olabilir.

Fuat Avni’nin Gönderisi ve AKP’nin Ordusu

Yukarıda anlattığım gibi Fuat Avni’nin parti kapatma davası doğru çıkarsa; iç karışıklık patlak verecek ve zaten fazlasıyla gerilime sahip olan Türk halkı, iç karışıklıkla birlikte coşacak. Türkiye Cumhuriyeti’nin bekâsı için ordu darbe yaparsa yine bahsettiğim olay olacak.

Öbür Tehlike : CHP ve MHP

Üstte saydığım darbeler vs fazlasıyla sert ve gerçekleşmesi ile ilgili düşüncem fazlasıyla düşük ihtimalde. Esas sorun muhalefet.

Senelerdir Oy Verdiğiniz Partilerin Başarısı Yok

MHP’nin Kaleleri : Yozgat , Adana , Trabzon , Sivas , Osmaniye, Adana

CHP’nin Kaleleri : Sahil bölgeleri

Fazla saymayacağım, değişti, bozuldu. Ancak size şunu sormak istiyorum: SENELERDİR OY VERDİĞİNİZ MHP VE CHP’NİN KALELERİNDE NE KADAR DEĞİŞİM VAR ?

Çok az. Neden belli : AKP izin vermiyor !

AKP İzin Vermiyor Söyleminin Arkasına Saklanmak

Eskişehirliyim ve 81 ilin hiçbirinde AKP’nin Yılmaz Büyükerşen kadar korktuğu, çekindiği ve engellemeye çalıştığı Belediye Başkanı göremezsiniz. Adam buna rağmen sıfırdan şehir kurdu. Demek ki neymiş ? İstenildiğinde yapılıyormuş.

İzmir’in bir tramvay problemi var, senelerdir sürüyor. Neymiş, Belediye Başkanı gitmiş ama izin vermemiş AKP, engellemiş. Yahu Eskişehir’de de yapıldı, Yılmaz Hoca uğraştı, didindi, başardı.

Bir çok insanın kolayına geliyor böyle bir tutum : “AKP izin vermiyor” deyip, makam koltuklarında oturuyorlar ve paralarının, güçlerinin tadını çıkartıyorlar.

Anlayacağınız o ki; ulusal seçimde başarısı olmadığı gibi, yerel seçimlerde de başarısızlar.

Kutuplaşma CHP ve MHP’nin de İşine Geliyor

AKP’nin halkı kutuplaştırdığının farkındayız. Ancak CHP ve MHP’nin de işine geliyor çünkü seçmenleri başka yöne gidemiyor.

“AKP’nin en büyük rakibi CHP, oyları bölmeyin” diye diye, ülkenin bölünmesine göz yumdunuz. AKP seçmenlerine yıllarca koyun dediniz ancak hiçbir başarı gösteremeyen CHP ve MHP’ye senelerdir oy verme koyunluğuna eriştiniz.

TEBRİKLER !

CHP’nin İktidar Olma Tehlikesi

Koyu Atatürkçü olarak yazıyorum bu satırları, Türkiye’de bir çok yerdeki CHP yapılanmasını bilerek ve Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümünde öğrenci olarak yazıyorum. CHP karşıtı olduğumdan değil, CHP’nin içindeki tehlikeleri gördüğümden yazıyorum. Özellikle CHP’liler iyice okumalı !

Batının Atatürk ve CHP’den İntikamı

Bakın değerli dostlar, Osmanlı Sevr Antlaşmasını imzalamıştı ve Batı Osmanlıyı parçalamıştı. Atatürk bu noktadan sonra “Osmanlının işi bitti, şimdi bizim sıramız” dedi ve Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Sevr döneminde harita şöyleydi;

Sevr antlaşma haritası

Sevr antlaşma haritası

Gördüğünüz üzre bölünmüştü. Atatürk, silah arkadaşları ve yüce Türk milleti sayesinde Kurtuluş Savaşı başarıya ulaştı ve Batı’nın plânları en az 200-250 sene sarktı. Ne var bu plânlarda ?

1- Sözde kürdistan plânı ile yukarıdaki Fransız ve İngiliz bölgelerini almak.
2- Sözde büyük Ermenistan plânı ile Doğu’yu parçalamak.
3- Suriye’lilerin, Arapların ve Rumların toprak, ev satın aldığı İstanbul’u özerk hale getirmek.

İşte bu üç plân tehlikelidir. Bunun için adım adım ilerliyorlar. Politik olarak görüyorsunuz.

Misak-ı Milli sınırlarımıza bakalım (Türkmenlerin ve Türklerin yaşadığı yerler):

1920 Misak-ı Milli HaritasıTabi diplomasi savaşında toprak kaybederek bugünkü sınırlara geriledik.

Batı Atatürk’ten ve CHP’den rahatsız. Kurtuluş Savaşı’nda Atatürk, “siz bir milletsiniz, Türk milleti” diyerek halkı birleştirdi. İşte bu yüzden Batı devletleri CHP’ye, Atatürk’e ve Türklük kavramına fazlasıyla karşı ve bizi yıpratmak için çeşitli propagandalar yaptılar.

Sadece propagada değil, Atatürk’ün ve Türk milletinin yaptıklarını CHP’yi kullanarak yıkacaklar ve böylece öc almış olacaklardır.

CHP İçindeki Garip Yapılaşma

Geçenlerde Emin Çölaşan ilginç bir yazı yazmıştı, komutanın irticacılara nasıl yalakalık yaptığı ve Refah ile Faziley partilerinden aday olduğunu, bugün CHP’den nasıl aday olduğunu yazdı : Albayımın Siyaset Macerası, okuyabilirsiniz.

CHP Atatürk’ün partisidir ve Atatürkçü düşünceyi yaymak, korumak ve temsil etmek ile sorumludur. CHP’nin içinde (gençlik kollarında) bir çok garip oluşum barınmaktadır. Tabi ki İstanbul Nişantaşı’ndaki yapılanmasından bahsetmiyorum. Kürtçü politikalar güdenler, demokrasiyi anlamsız bulan sosyalistler ve cemaat ile yakın ilişkileri olan enteresan insanlar mevcut. Bu adamlar yavaş yavaş CHP’de tırmanışa geçti.

Savaş Çıkabilir

“Dere geçerken at değiştirilmez” mantığını her zaman söylüyorum. Recep Erdoğan’ın seçenekleri tükeniyor ve iktidarı kaybetmemek için bu seçeneğe başvurarak operasyon başlatabilir. Çok tehlikelidir.

Ekonomik Kriz Gelecek

Beni takip edenler bilir, 1,5-2 senedir ekonomik krizin geleceğinden bahsediyorum. 8-10 sene içinde diyordum, yani 2020-2023 arasında bekliyordum. Ancak üretmeden tüketen toplum olduk, AKP ekonomik sistemi iyileştirsin diye AVM’ler ve halkın para harcaması gibi yollara başvurdu. Ancak kendi ürünlerimizi değil, yurtdışından gelen ürünleri satın aldık. Bu yetmedi, devlet topraklarını, limanlarını, madenlerini ve kurumlarını “yabancılara” sattık.

Denklem basit : üretmeden tüketirsen, kriz kapını çalar. Ancak görüntü o ki, 3-4 sene içinde kriz çıkacak. Türkiye merkezli olacak ve çok büyük yıkım yaşayacağız.

Biliyorum iyi şeyler söylemedim, çünkü böyle bir iktidarın ve bu hale gelen bir milletin önünde iyi şeyler yoktur. Yıkım yaşadıktan sonra ayaklanabiliriz. Şimdilik fazlasıyla zarar göreceğiz.