Ülkemizde olan şeyler hep aynı değil mi?

Durduk yere bir olay oluyor, bir söz söyleniyor ve 1 hafta boyunca gündem oluşuyor, herkes tartışmaya başlıyor. Soruyorum; sübyancı sapıklara, tecavüzcülere, yolsuzluk yapan bakanlara, yalancı politikacılara, iftiracılara sesini çıkartmayanlar; nasıl olurda birisi etek giydi diye, etek giyeni döver?

İşte bir kesimin özgürlük anlayışı.

**

Bu ülkede kadınları ya Arap gibi çöp torbası içine sokuyorlar, ya da çağdaşlık adı altında Batı kültürü hayranlığı ile “BEDENİNİ ÖN PLANA ÇIKARTIYORLAR”. İki tip insanın çekişmesini görüyoruz Türkiye’de.

Türk kadını ne çarşafa girecek, ne de her şeyin görsellik olduğu bir cinsel obje haline gelecek! İsteyen etek giyecek, isteyen türban takacak. Okula böyle gidecek.

Etraftaki her şey, kadınların eseridir. Ya direkt, yada dolaylı olarak. Çünkü erkekleri, kadınlar yetiştirir. Haliyle Neşet Ertaş’ın dediği gibi; kadınlar insan, biz insan evladıyız.

Bu manyaklar düne kadar “türbanlı bacım” ayağına söyleniyorlardı. Şimdi ne oldu? İşin politik boyutuna el atamıyorlar. Uyandılar. Haliyle dürteliyorlar, dürteliyorlar, dürteliyorlar…

Kadın 3 çocuk yapsın, 3 değil 5 yapsın.
Hamileyken sokağa çıkmasın.
İşsizliği kadınlar arttırıyor.
Kadın ev işi yapsın.
Kadın etek giymesin.
Kadın şöyle yapsın, böyle yapsın…

HASİKTİR BOK!

Araplaşmayacağız. Sizin gibi kimliğimizi kaybedip Arap bozması olmayacağız. Aynı şekilde çağdaşlık adı altında Amerikan yada Avrupa kültürünüde kabul etmeyeceğiz! Biz Türk’üz. Türk kadınları millattan önce boy yönetiyordu, Türk hakanları eşleriyle birlikte kararlar alıyordu… Özümüze döneceğiz.

Bu ülkede kimse bir kadına etek giydiği yada türban taktığı için şiddet yada politik baskı uygulayamayacak!

 

Bana Bak Pislik!

Bu ülke hortumlanırken, dünyanın en pahallı benzinini kullanırken, cemaat her yere yayılıp askerlerimizi içeri tıkarken, berbat sebze ve hayvan tohumlarını kullanırken sessizsin?

Ayşe Arman’dan sana üç yazı vereceğim:

  1.  Pedofili okul müdürü
  2. Çocuk istismarı (aile)
  3. Başka bir çocuk istismar olayı

Adını ağzıma almayacağım vakıfta pislik olurken neredeydin? Evinde.
Kadınlar tecavüze uğrarken ne yapıyordun? Muhtemelen “o saatte ne işi vardı, etek giymeseydi” diyordun.
9 aylık bebek tecavüze uğrarken? Susuyordun.
BEBEK LAN UFACIK BEBEK! Tulum mu giymeseydi? Bez mi takmasaydı? Anne sütü mü içmeseydi?

Bank, damacana, ördek… Hatta köylerin çoğunda karşılaşılan eşek olayları…

Bunlara ses çıkarttın mı? Hayır. Çünkü seninde bir parçan bu tarz pisliklere bulanmış. Fırsat bulsan, korkmasan sen de bir şeyler yapacaksın. Aynılarını yapacaksın. Çünkü insan değilsin.

Bunlara karşı sessiz oldun, ancak etek, saç, askılıdan tahrik oldun. Sen ciğeri 5 para etmeyen bir şerefsizsin.Sizin de zamanınız gelecek, 2030’u bekleyin, neler olacak göreceksiniz.

**

Bu Olayların Devamı Gelebilir

Eğer bu işler “planlı” ise, devamı gelecektir. İyi haber, insanlar organize olmaya, tepkilerini göstermeye başladı. Bu davranışları AKP’lileri bile şaşırtmaya başladı. Eskiden bazı şeyleri espiriyle geçiştirirdik. Politik gerilimi, espiriye vururduk. Fakat iş bu noktayı geçti. Artık insanlar sessizleşmeye başladı. İster depresyon sessizliği deyin, ister fırtına öncesi sessizlik… Fakat Türkiye Cumhuriyeti, çok sıkıntılı yıllar yaşayacak ve başlangıç çok yakında.

Bu işler planlıysa, devamı gelecek. Devamı geldikçe tepkiler olacak. Yavaş yavaş insanlar kutuplaşacak. Bu haberlerden sonra insanların etek, şort giymeyeceğini düşünüyorlar. Giyeceğiz kardeşim. İstediğimiz gibi giyeceğiz, gezineceğiz.

Toplanın arkadaşlar! Direnin, dik durun. 1 kişiyi döverler, 10 kişiyi tutuklarlar, 100 kişiyi gözaltına alırlar. Fakat direnmezseniz onurunuzu kaybedersiniz. Direnirseniz; bizim gibi düşünen en az 10 milyon kişi direnirse, inanın geri adım atmak zorunda kalırlar. 10 milyonluk hapishane yok! Önderlerinizi, size destek veren ünlü insanları susturmalarına izin vermeyin, susarlarsa siz susmayın. Karşı koyamazlar. Koyamadılar, koyamayacaklar.

düzenleme: devamı gelmiş zaten. bknz: atama bekleyen öğretmen

**

Bu blogu takip ettiği herhalinden belli olan bir kaç AKP’lilere sesleniyorum. Neyin diretmesi?

Cemaat, Ergenekon, Suriye, Çözüm Süreci…. Her konuda dediğimiz gibi oldu, haklı olduğumuzu gördünüz. Daha niye ülkeyi uçuruma sürüklemeye çalışıyorsunuz?

Gerilimi azaltın.
Türkiye çok tehlikeli noktaya gelmeye başladı. Böyle giderse 2 yıl içinde 1980 öncesi dönemlere döneceğiz. Çok tehlikeli dönemlere döneceğiz ve 10 yıl kadar ekonomik ve politik krizlerle boğuşacağız.

Uzlaşıyı yükseltmek gerekiyor. Başka çözüm yok! Başkanlığa giderken, hayatınızdan olursunuz. Masum insanların hayatlarına kastetmektir bu. Hitler bile dayanamadı. Osmanlı yıkıldı, devirler kapandı…. Siz de gideceksiniz. Ne kadar zorlarsanız, ne kadar kutuplaştırırsanız, o kadar kana neden olacaksınız.

Ağır darbe aldık, eskisi gibi olmaz belki ancak nereden dönersek kâr. Eninde sonunda gideceksiniz, iktidarınız ve gücünüz bitecek. O zaman geldiğinde bir diktatör gibi sona ulaşmayın. İnsanların kanlarını döküp, ülkeyi berbat bir durumda terketmeyin!

Bu olayları durdurun, hukukun çalışmasını sağlayın, uzlaşın. Aksi takdirde, işler çirkinleşecek ve kötüleşecek. Bizim için değil, sizin için çok geç olacak.