Bazıları Zen çemberi dese de, Enso çemberi deniyor (hatta Ensö Çemberi). Peki nedir bu Enso Çemberi?

Yıllar önce (6 yıl kadar), kötü olan el yazımı düzeltmek için ilkokulda başladığımız o alıştırma tarzında bir şeyler yapmaya başladım. Araştırdıkça kaligrafiyle tanıştım ama ülkemizde Hat denilen o yazı fazlasıyla karmaşıktı. Kesik uçlu kalemlerle yazılar yazmaya başladım. Yavaş yazdıkça ve kaligrafiyle düzenli şekilde uğraştıkça el yazımda düzelme oluyordu ancak yavaş yazmalıydım.

Derken Steve Jobs ile ilgili bir şeyler bakarken Japon kaligrafisiyle tanıştım. O sırada Zen, Zen budizmi falan derken; bir çember gördüm. Temeli. Başta çok saçma geldi, fırçayı eline alıp çember çiziyorsun. Tek seferde…

Fakat yıllar geçti, saçma olmadığını anladım. Dahası kaligrafi hayatın bir yansıması gibi. Biraz acele edersen işler kötüleşiyor. Biraz yavaş çizeyim dersen mürekkebin kağıtta dengesizliğini görüyorsun. Ufak bir tereddüt çizime yansıyor… Üstelik malzemelerinde önemli. Yani hayat gibi hazırlığını iyi yapacaksın, kendine güveneceksin, uygun hızla çizeceksin…

 

Japon Kaligrafisinden Göktürklere

Türk tarihinde özellikle Göktürkleri sevdiğim için, Orhun abecesini (alfabe) öğrenmeye çalıştığım için dedim ki ya niye Japonlarla falan uğraşıyorum? Hiçbir şey anlamıyorum zaten.

Bende Zen Budizmindeki, Japon Kaligrafisindeki bazı şeyleri Göktürkçe damgalara uyguladım.

göktürkçe kaligrafi (1)

göktürkçe kaligrafi (2)

göktürkçe kaligrafi (3)

 

Zen Çemberi olduğu gibi kaldı çünkü anlamı çok büyük!

 

 

Zen Çemberi Nedir? Neyi Simgeliyor?

Dövme yaptırmayı hiç düşünmedim, ancak yaptırsaydım, bu Zen Çemberi olurdu sanıyorum.

Hayatımda, düşüncelerim ve hayata bakışımda bu kadar etkili bir görsel. O kadar önemli ki biraz espiri biraz gerçek niyetine; “Enso çemberini bilen kızla hemen evlenirim” diye bir çok gönderim oldu sosyal medya hesaplarımda. Neyse…

Çembere baktığınız zaman, başlangıç ve son göreceksiniz. Aynı zamanda neredeyse kesiştiğini, bazende kesiştiğini. Bazı insanlar;

  • Başlangıcı olan her şeyin sonu vardır
  • Başladığın noktaya geri dönersin

gibi anlamları olduğunu söylüyorlar. Ben size Türkçesini zaten bulamayacağınız, ancak İngilizcesinde bile tam ifade edilemeyen anlamlarını dilim döndüğünce açıklayacağım.

 

Aydınlanma Çemberi

Gerekli malzemeleri Kıbrıs’ta bulamadım, kaligrafi mürekkebi ve kalın bir fırçayla idare ettim ama Japon kaligrafisi için gereken malzemeler gerçekten farklı. Neyse…

Çemberi çizmeye çalıştığınızda (ki Youtube’dan mutlaka izleyin), düşündüğünüz kadar kolay olmadığını göreceksiniz.

Çember; dengeyi, uyumu, doğru yerde doğru hız ve hareketi, kendine güveni, devamlılığı, zıtlığı anlatıyor. Aydınlanma çemberi diye geçer. Karakteri vardır. Her çizişinizde farklılaşır ve herkesin çizdiği Enso çemberi farklı bir karakteri yansıtır.

Karakterinizdeki acelecilik, tedirginlik yada diğer her şey yansır.

 

Karşıtlığın Uyumu ve Farklılık (Kontrast)

Enso çemberini oluşturan şey fırçanın ucundaki mürekkep değildir. Siyah mürekkebin anlamı ancak beyaz zeminde ortaya çıkar. Yani siyah mürekkebi ortaya çıkartan şey, temelin beyaz olmasıdır. Yada tam tersi…

Bunu ilgi alanım olduğu için politikaya uyarlayabilirim. Örneğin mürekkebin kapladığı alan, kağıdın kendisinden çok daha azdır. Fakat ortaya çıkan görüntü, “azınlık” ile vardır. Yani güç, asla sayısal değildir, güzellik asla sayılarla ölçülemez.

Eğer karakterinizi, değerlerinizi ve düşüncelerinizi topluluğun istediği gibi şekillendirirseniz; beyaz tabana beyaz mürekkep ile Enso çizmeye benzer. Anlamsız olduğu gibi gereksizdir. Oysa farklılık, sizi siz yapacaktır, ortaya bir şeyler çıkaracak ve farklılıklar üzerine yapacağanız alıştırmalar sizi mükemmelleştirecektir.

FARKLI OL, farklı düşün.

 

Başı ve Sonu Var Haliyle Maddeci Olma!

Her şeyin başı ve sonu vardır. İnsan hayatının, projelerimizin, ilişkilerimizin…

Bir şeyin başı ve sonu varsa, özellikle hayatımızın başı ve sonu varsa zaten şu an elimizde olan her şeyi kaybettik. Sadece elimizde olanları değil; utandığımız, çekindiğimiz, korktuğumuz anları da kaybedeceğiz. Hiçbirinin önemi kalmayacak. O halde harekete geçmeliyiz. Zaten hiçbir şeye sahip değiliz ve çekinmemizi, utanmamızı, korkmamızı gerektirecek hiçbir şey yok. İsteklerimiz ve hayallerimizin peşinden gitmemiz gerekir.

Ardımızda bırakacağımız miras kalmayacak. Belki para pul aklınıza gelebilir. Atatürk’ün, Einstein’ın, Tesla’nın, Gandhi’nin bıraktığı mirasları parayla ve pulla satın alabilir misiniz?

Ardınızda bırakacağınız en güzel eserler; fikirleriniz, yaptıklarınız ve değerlerinizdir. Bu yüzden yolunuzdan şaşmayın, maddeci yani para pul, araba, görünüş sever olmayın. Hepsi bitecek.

Geriye, Enso çemberinde olduğu gibi; ortaya çıkarttığınız ve ardınızda bıraktığınız işler kalacak. Bütün hatalarıyla, tedirginlikleriyle, acelecilikleriyle… Ve bunları bırakabilmeniz için “farklı” olmanız gerekmektedir!

 

Karma

Karma’yı açıklayacak en iyi görselin ne olduğunu düşünüyordum. Google’a yazınca buldum;

karma

Fark ettiniz mi? Enso çemberine benziyor değil mi…

Bizim atasözlerimizde uzakdoğu felsefesini yansıtacak çok şey var. Sadece atasözlerinden seçilme bir dini kitap yazılsa ve inanç yerine öğreti olarak insanlara anlatılsa; günümüzdeki bütün inanış ve dinlerden daha etkili ve olumlu olacağını düşünüyorum. NEYSE….

Gördüğünüz üzere Karma, yaptıklarının sana dönmesidir. Ben düşüncenin dönüp dolaşıp seni bulacağına inanıyorum. Haliyle olumlu düşünürsen, hayatın olumlu yöne gideceği düşüncesine hakimim. Enso, Karma gibi bir sürü şeyi anlatmak gibi bunu da anlatmak zor çünkü “oruç tut, namaz kıl Müslümansın ohh” diye kestirme yollarla düşünen insanların bunları anlaması zor. Şunu diyecekler “nası yani araba çarptı, ohh ne güzel mi diyelim?”.

 

Kendini telkinin, olaylara bakış açının titreşimleri ve beyine etkisi mevcuttur. Sürekli olarak başkalarının kötülüğünü düşünenler var. Örneğin yarışma programlarında “allahım nolur yapamasın” diyor kadın ve adam. Belli, kötümser birisi. Bunun yerine olumlu bölüme, “hadi başarabiliriz” şeklinde odaklanması daha “motive” edicidir.

Karma’da bununla ilgili. Yani yaptıklarınızın ve düşüncelerinizin size dönmesi. Karşılık beklemeden yaptığınız iyilikler, olumlu düşünmeniz ve herkese rağmen inandığınız değerleri kovalamanız bir şekilde sizi döner ancak siz bütün bunları “bana geri dönsün” mantığı ile yapmamalısınız. Bu rüşvettir.

Mağazalarda görüyorum, “sadaka ömrü uzatır” yazıyorlar. Yani para ver diyor ve karşılığında ömrün uzun olsun. Sevap puanı kazan. Bu, rüşvetçiliktir. Bu, bir şeyleri garanti altına almak üzeredir. Oysa dünyada her yıl 6 milyon çocuğun doğal olmayan nedenler yüzünden öldüğünü ve bunun yarısının yani 3 milyonunun açlık ve susuzluk nedeniyle öldüğünü bilsen ve bunu düzeltmek için KARŞILIK BEKLEMEDEN yardım ve yatırım yapsan, bu gerçek ve karşılık beklenmeden yapılan iyilik olur. Makbul olan budur.

 

Sonuç Olarak

Gördüğünüz gibi anlatılacak çok şey var fakat fazla yazarak okumayı güçleştirmek istemem. Enso’nun “bana öğrettiği” temeller bellidir ve özetlemem gerekirse:

  • Farklı ol
  • Maddeci olma
  • Kararlı ol
  • Ardında bırakacağın eser yalnızca düşünce ve insanlık için yapılanlar olacak.
  • Her şey bir döngüdür ve dönüp dolaşıp sana gelecek. Hayatın, düşüncelerinin yansıması.
  • Tedirginlik, acelecilik yada kararsızlık; ortaya çıkacak şeyleri kötüleştirecektir.
  • Başlamadan önce iyi hazırlan.
  • FARKLI DÜŞÜN, FARKLI OL, kalıplarda yaşama (önemli, tekrar vurgulamak istedim).

Boş bir kağıdı alıp, Enso çemberi çizin. Kafa dağıtmada çok iyidir. 10 dakikalık çalışmalar bile iyi hissettiriyor.

 

Araçlar

Normalde alttaki gibi ilginç bir mürekkep var. Taşı, özel bir kaba sürtüp, üzerine sıvı ekliyorsunuz falan ve fırçası farklı:

fırça

kaligrafi fırça2 mürekkep

 

Fakat ben bunları Türkiye’de çok sınırlı yerlerden bulabileceğinizi düşünüyorum. Haliyle şunları kullanabilirsiniz:

 

kaligrafi mürekkebi kaligrafi fırça

 

 

Etiketler: , , ,