Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Yerel seçimlere 3 sene var!

Ancak AKP’li adaylar şimdiden çalışmaya başlamış (kazanamadıkları yerlerde). Bazı partiler, bazı şeyleri düşünmesi gerek. Seçimden 3 ay önce, 5 ay önce Amerika’dan getirtiğin reklam firmasına POLİTİKA YAZDIRARAK, koltuğuna yapışıp kalarak olmaz bu işler!

Seçimi kaybettikten ertesi gün başlayacaksın çalışmaya. Devam edeceksin. 4 sene çalışacaksın ve bazen olmayacak, tekrar 4 sene çalışacaksın. 8 sene sonunda da kazanmıyorsan gideceksin. Elinden geleni yapacaksın. Yeni fikirlerle, gençliğin enerjisiyle; “eski toprakların” tecrübesiyle yola çıkacaksın. İNSANLIĞA MODEL çizeceksin! Sadece bir şehre, bir bölgeye, bir ülkeye, belirli bir kesime değil! TÜM İNSANLIĞA hizmet edeceksin!

**

Bak Yılmaz Büyükerşen‘e; sadece Eskişehir’e değil, yaptığı eserlerle Türkiye’ye (bal mumu müzeri), gençliğe (çocuklar için bilim), yaptıklarıyla İNSANLIĞA katkı sağladı. Kazandı. Başarısı süpriz değil. Genç yaşından beri nasıl çalıştığını Zamanı Durduran Saat’te anlattı… Yokluklarla bu günlere geldi… Her projesinin ardında büyük bir amaç vardır. Örneğin “Eskişehir plajı”, raşitizm hastalıklı çocuklara derman olmak için, yaşlılar ve insanlar güneş görsün diye var… Neyse…

**

Demokrasi Sandıkta Başlamaz Sonlanır

Demokrasi bir bütündür. Farklı görüşlerin dinlenmesi, bir olması, tartışmasıdır. İki tarafta tamamen kazanamazken, iki tarafında kazanmasıdır. NSDAP ile Almanya’da, Nazilerin nasıl “sandık” ile demokrasiyi sonlandırdığını gördük. Bir çok örneği var…

Tiranların, otoriterlerin, diktatörlerinin seçileceklerini bildikleri halk oylamalarını adres göstermesi DEMOKRASİ DEĞİLDİR! Aynı şekilde seçileceğini bildiğin kurultaylarda soruna çözüm değildir. Yada seçilmeyeceğini bildiğin için kurultayları “olağan” ile çözmeye çalışmakta…

 

Parti içindeki farklı görüşlere, muhalefete yaşam hakkı tanınmalıdır… Farklı sesler çıkmalıdır. Çıkmasada çıkmalıdır(!). Farklı kesimleri kucaklayacak, farklı kesimlerinde kendini bulacağı insanlar olmalıdır.

Neyse, bu başka konu.

CHP Nerede?

Türkiye bu kadar karışık bir durumdayken, CHP nerede? Türkiye için çalıştığınızı, çözüm bulmaya çalıştığınızı halkın görmesi gerek.

Bir milletvekili Rus kanalında konuşuyor.
Diğeri “haydi Bismillah” reklamı için başvuruyor…

Sanıyorum artık iş “doğru/yanlış” işinden daha büyük. Toplum hassasiyeti değerlendirilmeli. Haydi Bismillah kanunun sıkıntılı, başvurulmasıda doğru. Peki bunu CHP dışından biri yapamaz mıydı? En azından AKP’lilerin “bak Bismillah’ı yasaklattılar” sözlerini söylemesine neden fırsat tanındı? Zaten bu adamlar kulaktan kulağa “ezanı yasaklar, dini yasaklar, imam hatipleri kapatır” diye halkı korkutuyor… Size oy vermeyen o gecekonduları böyle vuruyorlar… Neden malzeme veriyorsunuz?

Hiç mi medya uzmanı yok, iletişimci yok, propaganda ve psikolojik savaş uzmanı yok? Neyse buda başka konu.

Avrupa ve Amerikalıların aksine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Erdoğan’ı ve uçağın düşürülmesini haklı buluyor! Kaldı ki kanunen haklı. Ancak kapanan tekstil firmaları ve çalışanları, çiftçi olayı hissetmeye başladı. Bu insanların yanında durulmalı. Sorunlarına “elden ne gelirse” çözüm bulunmalı. Yapılacak işler eminim vardır. Bu insanları kazanın.

Zor zamanların kurtarıcısı olun. Halkın hassasiyetine dikkat edin.

“Efendim etik değil”… Türkiye demokrasi değerlerini kaybediyor. Yarın demokrasi günümüzden daha kötü olduğunda etik kavramını bol bol sorgularsınız. Halkın önem sırasında demokrasi çok aşağılarda. Bunu Erdoğan’da biliyor. Demokratik davranmayarak güç kazanıyor ve buradan kaybettiği oyları başka yerden (bak sigarayı bırak haa gibi “etkinliklerle”) kazanıyor.

Demokrasi dışı adımlar atın demiyorum. Haydi Bismillah kampanyasının bu şekilde kullanılabileceğini bile bile gidip CHP’li milletvekilince durdurmak, kendi kuyunu kazmaktır. Bu basit hata ancak bunun gibi hataların toplamı, mevcut durumu getiriyor.

**

Sandık Başlangıç Değil Sonuçtur

Sandıktan çıkan sonuca göre demokrasi, söylemler şekillenmez. Şekillenmemeli. Sandıktan önce neler yaptığının, iki seçim arasını nasıl idare ettiğinin göstergesidir sandık sonuçları. %25, yani her 4 kişiden 1’inin oyu NORMAL ŞARTLARDA gayet iyi. Ancak Türkiye için yeterli değil. Hele hele cumhuriyeti kuran partiysen, korumak gibi zorlu bir görev seni bekliyor.

Şöyle bir bakıyorum, CHP’nin bir sonraki seçim için çalıştığını göremiyorum. Hadi kurultay var falan diyelim. Sonrasında??? Sonuç aynı çıkarsa (ki çıkacak), eski seçimlerdeki gibi seçime yaklaşırken mi kampanyalar başlayacak???

Eğer olaya sadece seçim diye bakıyorsak evet… Ancak olay seçimden büyüktür! Güçlü Türkiye için güçlü demokrasi gerekir. Güçlü demokrasi için CHP gerekir! Güçlü CHP demek, iktidar demek. Güçlü Türkiye demek.

Güçlü Türkiye ise, iş sorunlarını çözebilir ve sonrasında bölgenin sorunlarına el atabilir. Ortadoğu’da ve bölgemizde yeterince savaş, çatışma yaşandı. İnsanlar kendi gibi olmayanlara yeterince kin, nefret, öfke ile baktılar. Artık uzlaşı zamanı, barış zamanı, sevgi ve saygı zamanı…

Bunu Türkiye’de yapabilecek TEK PARTİ CHP’DİR!

Bunun için CHP’nin yeniden yapılanması gerekmektedir. Başta kimin olduğu çok önemli değil. Kılıçdaroğlu bir çok konuda önemli yenilikler yaptı. FAKAT, CHP içinden çıkan en son lider benim için Bülent Ecevit’tir. CHP’nin sadece lider çıkartması değil, toplum önderleri çıkartması gerekir; toplumu peşinden sürükleyecek insanlar çıkartması gerekir… Daha fazla Şafak Pavey, daha fazla Muharrem İnce, daha fazla Emine Ülker Tarhan olması gerekir. E parti içinde muhalefet elbet olacak. Önemli olan SENİN GİBİ OLMAYANLARIDA temsil edecek birilerinin bulunmasıdır.

CHP, iktidar olmak için AKP’DEN OY ALMAK “ZORUNDADIR“. Peki nasıl alacak? Muhafazakar kesim, CHP içindeki kim için CHP’ye oy verecek? Hangi isim için? Yada “Haydi Bismillah”ı yasaklayarak mı AKP’lilerin oylarını kazanacaklar???

Rus televizyonlarında konuşarak mı MHP’linin oylarını kazanacaklar?

Yapmayın. CHP, Türkiye’nin geriye kalan son umududur. Genel Başkan kesinleştikten sonra, ACİLEN seçim plânı hazırlanmalı. Sadece milletvekilleri ile değil, belediye başkanı adaylarıylada bu hareket devam etmelidir.

Temsilcilerin ve adayların attığı her adım ince şekilde hesaplanmalı, ortak ses memleketin dört bir köşesinde aynı mesajı vermelidir. Başka çözüm yok..

***

Seçim…

Neyi Seçim?

 

Demokrasi vaad edenlerin, parti içinde demokrasi sağlayamamasını mı,
Demokrasi içinde, demokratik olmayan sistem için demokrasi dışı işler yapanları mı???

 

Kategori: Genel - Hayat - Politika - Tarih
Etiketler: , , , , ,