Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Benim gibi insanlara haklı olarak bir eleştiri geliyor : anlatacaklarınızı neden internetten anlatmaya çalışıyorsunuz ?

Çok haklı bir eleştiri. Robert Greene’nin Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası adlı kitabındaki yasalardan bir taneside “tartışmanın zaman kaybı olduğu” yönündedir. Tartışarak kazanacağınız insanlardan daha fazlasını kaybedersiniz der. Bu yüzden söyleyeceklerinizi “yaparak gösterin” diyor. Tarihte gücü elde etmiş her insanın yapacağı şey budur.

“Biz”i bilmem ama ben neden interneti seçtim ? Hemen anlatayım ;

Öncelikle benim neslim; misket oynayan son, bilgisayarla tanışan ilk nesil. Yani büyüklere bilgisayarı, küçüklere misketi ve sokak oyunlarını anlatmak bizim için önemli ve zor. Şanssız nesil olduğumuzu düşünürdüm başlarda ancak aksine büyük görev altına girmiş bir nesiliz. Bunu tam anlamıyla başarabildiğimizi sanmıyorum ki bu bambaşka konu.

Günümüzde ve gelecekte bilgisayar ve internet çok önemli olacak. Maalesef teknoloji insanları asosyalleştiriyor. Öncelikli hedefim geleceğe yönelmek. Şimdiyi kurtarabileceğimi düşünmüyorum. İnternette, yani gelecekte “doğru ve düzgün” bilgiler olmalı. Gelecek nesillere bakıyorum ve internet onları değiştirmeye başlamış. Sorguluyorlar. Büyüklerimizin 60-70 yaşında sorgulamaya cesaret edemediği şeyleri 14-15 yaşlarında sorgulamaya başlıyorlar. İnternet büyük bir kaynak onlar için. Herkes düşündüğünü yazacak, ve gençler bunları okuyup en mantıklısını bulmaya çalışacak.

Öte yandan kendim gibi olan insanlara kızıyorum. Atatürkçüyüm, vatanseverim ve geleneklerime bağlı kalırken Avrupa ve geleceği takip ediyorum. Ülkemin ve milletimin ilerlemesini istiyorum ancak “geleneklerini kaybetmeden” ve en önemlisi “özgürlüğü sunan Atatürk ve silah arkadaşlarını tanıyarak” ilerlemeleri gerekmektedir. Yıllardır Atatürkçüler, vatanseverler, aydınlar oturdu. Maalesef fazla çalışamadı, örgütlenemedi.

1923’te Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.
1946’da ilk seçimler oldu.
1950’de radikal dinci olarak bakılan Adnan Menderes geldi. Ardından her şey değişti ;

1960 darbe,
1971 muhtıre,
1980 darbe,
1997 tanklar yürütüldü,
2007 e-muhtıra

kısacası Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasi ne zaman sekmeye başlasa “Atatürkçüler, vatanseverler, aydınlar, demokrasi yanlıları” değil ; asker kurtarmaya çalıştı. Demokrasinin iyi bir şey olduğunu asker, anti-demokratik biçimde anlatmaya çalıştı. Çünkü İnönü’de dahil olmak üzre Atatürk’ten sonra gelenler Türkiye Cumhuriyeti Devrimi’ni halka anlatamadı !

Bizim devrimimiz, Fransız devrimi ve başka örnek gösterilecek devrimler gibi halkın imparatorluğa isyan etmesi sonucu olmadı ; aksine aydınlar, vatanseverler, askerler Osmanlı’nın sonunu gördü ve halkı kurtarmak için çalışmalara başladı. Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra halka bu devrimi anlatmaya çalıştı ama Atatürkçüler anlatamadı. Bugün Nutuk’u okumayan ancak çok sıkı Atatürkçü olduğunu sananları gördükçede durumumuzun kötüleştiğini görebiliyorum.

Demokrasiyi istemeyen bir adama kızamıyorum. Çünkü “birileri” özellikle 1980’den sonra kapı kapı dolaştı ; altın, kahve, kömür dağıta dağıta insanlara “demokrasi kötü” dedi. Yabancı destekli “birileri”. Ancak Atatürkçüler, demokrasi yanlıları, vatanseverler; demokrasiyi ve devrimi halka ANLATAMADI ! Hatta anlatmaya zahmet bile etmedi. Koyunlar, yobazlar, beyinsizler, cahiller dediler.

Doğru Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının IQ ortalaması 88 (ortalama altıdır), üniversite mezunu oranı %11’dir ve üniversitelerin kaç tanesi dünyada ilk 500’e girebilmiş ? Eğitim berbat ! Günde ortalama 5 saat televizyon izler ama 6 yılda 1 tane kitap okur. Halkın durumu demokraiyi anlayabilmekten çok uzaktır. Ancak bunu kırmak bizim gibilerin elindeydi. Başarısız oldular. “Birileri” ise tam tersine kapı kapı dolaşıp insan kazandı.

Benim “şimidilik” yapabileceğim fikirlerimi buralardan yaymak ve etrafımdaki insanlara anlatmak. Zamanı geldiğinde, elime güç geçirdiğimde her şey farklılaşacak. O günler gelecek !

Benim gibi insanlar şiddeti sevmez; özgürlük, eşitlik, adalet ister. Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcut topraklarının “aynen bütünlüğünü koruması gerektiğine” inanır, Atatürk ilke ve inklaplarına bağlıdır. Bizim amacımız insanlara internetten ve normal hayatta bunları anlatarak değişim yaratmaktır. Henüz bizim gibi insanlar örgütlenebilmiş değil. Örgütlendiğimizde daha büyük etkilere sahip olacağız.

Ancak doğrular yavaş ama kesin olarak gelir.

Günümüz Türkiyesi günün en karanlık ve en soğuk olduğu dönem gibidir, yani güneş doğmadan hemen önce olduğu gibi. Gerekenler yapılacaktır.