Son gönderilerden haber almak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz

Türkiye ne kadar adaletli, demokratik, özgür olursa; o kadar güçlü, o kadar bir olur.
Türkiye ne kadar güçlü ve bir olursa; Ortadoğu’da o kadar huzur ve istikrar hüküm sürer.
Ortadoğu’da ne kadar huzur ve istikrar olursa, dünyada savaş ve çatışmalar, terör eylemleri o kadar azalır.

Ortadoğu için kilit rol Türkiye’nin. Türkiye’de ise kilit, doğu bölgesindeki sorunların çözülmesi.

Ancak ne şimdiye kadar yapıldığı gibi olayı terör sorunu görmekle, ne de teröristlerle müzakere etmekle sağlıklı bir çözüme kavuşulabilir… Daha demokratik, daha bilinçli, daha akademik adımlar atmalıyız.

**

2000’lerde Terör Bitme Noktasına Gelmişti

Milliyetin haberine [1] ve oradaki Jandarma Genel Komutanlığı 2009 faaliyet raporuna göre şöyle bir istatistik var:

Yıl Yıl ele geçirilen terörist sayısı

Yıl Yıl terör olayları nedeniyle şehit sayısı

Yıl Yıl terör olayları

***

Bu verilere göre RAHATLIKLA diyebiliriz ki; özellikle 2001-2002 olmak üzere; 2000-2001-2002-2003 yıllarında terör olayları, şehitler, terör yüzünden ölen vatandaşların sayısı çok az seviyede. Haberde taa 1994’lere gidiyor.

AKP, yönetme görevini devraldığında terör bitme noktasına gelmişti. Şimdi ise özerklik ilanları konuşuluyor; Silopi, Cizre, Nusaybin gibi bazı ilçelerin ise Suriye’den farkı yok.

sur operasyonu

**

Yani diyebiliriz ki; AKP’nin Açılım Süreci ve Akil Adamları tamamen başarısız oldu… Terör olaylarını bitme noktasında alan AKP; Çözüm Süreci ve açılım konusunda başarısız oldu.

Tekrar eski günlere, “daha kötü şekilde” döndük. Artık çatışma dağlardan mahallelere indi…

**

Yeni ve Demokratik Bir Çözüm Şart

Terör örgütünün kökü kazınmalı. Fakat bunun nasıl yapıldığı önemli. Eğer bunu yaparken; halk zarar görüyorsa, çocuklar çatışmaların içinde büyüyor ve korkuyorsa, bu korku nefrete dönüşebilir ve olaylar tersine dönebilir.

PKK bir terör örgütüdür, NOKTA!
PKK yada PKK’nın bir zamanlar liderliğini yapmış Öcalan ile bu iş yürütülmez…

Doğu bölgesinde Kürt kökenli vatandaşlarımız sıkıntı yaşıyor.
İşsizlik ve güvenlik başta olmak üzere bir çok sorunları var.
Bazıları, kendilerini Türkiye Cumhuriyeti’nin bir parçası hissetmiyor.
İşte bütün bunlar çözülmeli.

Ancak bunlar ne sorunlarını belirten Kürt kökenli vatandaşlara terör denilen eski kafayla,
Ne de terör örgütünü Kürt kökenli vatandaşların temsilcisi olarak gören şaşkın kafayla yapmamak gerek…

Teröristle Değil Halka ve Temsilcileriyle Süreci Yönetmeli

Terör örgütü militanları ulusal ve uluslararası yasalara göre SUÇLUDUR! Suçlularla devletin pazarlık yapması olacak iş değildir. Teslim olmaları ve cezalarını çekmeleri gerek. Terör örgütünün eski lideri Öcalan ile pazarlık yapmak ise başka bir yanlış.

Bu süreç yürütülecekse; Kürt kökenli vatandaşların kendileriyle yürütülmeli, STK’lar (Sivil Toplum Kuruluşları) kurulmalı. Kürt kökenli vatandaşların temsilcileriyle bu süreç yürütülmeli. Sadece HDP’yi kastetmiyorum! Kürt kökenli vatandaşların %44’ü Batı’da yaşıyor. CHP ve AKP içinde de bir çok Kürt kökenli vatandaş var ve araştırmadım ancak MHP içinde de olabilir. İşte bu temsilcilerle süreç yürütülmeli, HDP ile yürütülmeli.

HDP’nin Meşruluğu

Ülkemizdeki demokrasi, “temsili demokrasi”dir. Yani insanlar bizzat gidip karar aşamasına katılmaz, direkt demokrasi ancak halk oylaması sırasında olur. Onun yerine, bizi temsil edecek temsilcileri seçeriz.

HDP milletvekilleri, devletin Anayasına uygun olarak seçilmiştir. Halk tarafından seçilmiştir, halkı temsil etmek için seçilmiştir. Buraya kadar hiçbir yasa dışılık, hiçbir sorun yoktur! Yani HDP’li milletvekilleri; CHP, AKP, MHP milletvekilleri kadar meşrudur. Bu yüzden, HDP’yi gözardı etmeyi unutun.

HDP’nin mecliste olmasının pkk’nın gücünü ve Kürt halkını temsil ettiği iddiasını düşürdüğünü düşünüyorum. Eğer HDP dışlanırsa, mecliste muhattap alınmazsa veya bir sonraki seçimde meclise giremezse; Doğu’da PKK’ya karşı destek artabilir…

Henüz Terör Örgütüne Katılmamış Gençlere Ulaşın

Terör örgütüne sempati duyan ancak henüz terör örgütüne bulaşmamış Kürt kökenli gençleri bulup; sorunlarını, düşüncelerini, akıllarındaki çözüm yollarını dinlemek gerek. Eğer bu gençlerin terör örgütüne katılmasını engellersek, bu sorunu önemli ölçüde çözmüşüz demektir.

SDP Yapılanmasına Dikkat

SDP  bir konuda çok güçlü: gençlerin beyinlerini yıkama… SDP’nin yapısı ve liderleri mercek altına alınmalı. Devlet düşmanlığı, terör propagandası, bölücülük konusunda çok sıkı bir strateji izliyorlar.

**

Sadece Kürtlere Değil Bütün Hakkı Yenenlere Ulaşılmalı

Türkiye’deki bu sorunun bir parçasının sistem sorunu olduğunu düşünüyorum. Anayasa ve bazı sistemler (eğitim vs) değişmeli. Bu Türklüğün çıkartılması şeklinde algılanmamalıdır.

Bakın Kürt kökenli vatandaşlar milletvekili oldu, bakan oldu, Başbakan oldu, Cumhurbaşkanı oldu.

Ancak roman kökenli vatandaşlar ilk kez milletvekili soktu. Bunca senedir ilk kez! Roman kökenli vatandaşlar zor durumda… Halkın Roman kökenli vatandaşlara bakış açısı Kürtlere bakış açısından daha kötü. Roman kökenli vatandaşların eğitim, kazanç, yaşam standartları; Kürt kökenlilerden daha kötü. Ayrıca Doğu’da Kürt kökenli vatandaşlar arazi şartları yüzünden ne kadar zorlanıyorsa, Karadeniz’deki vatandaşlarımız da o kadar zorlanıyor.

Sadece köken ve coğrafya değil; bu ülkedeki Alevi vatandaşların ibadethaneleri olan Cem Evleri, ibadethane sayılmıyor….

***

Say say bitmez… Görünen o ki; devlet her kişiye, gruba eşit yaklaşması gerekirken, mezhep, köken, dil, düşünce ayrımcılığı yapıyor. Bu ortadan kalkmalı. Sözle değil, uygulamayla kalkmalı. İnsanlar kendilerini eşit ve özgür hissetmeli; demokratik adımlar ve adaletli sistem getirilmeli.

Çözüm süreci sadece Kürt kökenli vatandaşlara değil, haksızlığa uğramış hisseden bütün herkese uygulanmalı. Bugün Türkiye’de 78 milyon insan varsa, 78 milyon insanın da bu ülkede hakkı yendi. Türban taktığı için, alevi olduğu için, askılı giydiği için, Kürt kökenli olduğu için, AKP’li olmadığı için vs.. vs..

*

Kısacası; çözüm süreci “herkes için” başlatılmalı, bütün azınlıklar, bütün haksızlığa uğrayanlar için. Demokratik olarak başlatılmalı; yasal olarak suç işlemeyenlerle, STK’larla, partilerle, temsilcilerle, gençlerle yürütülmeli.

Suç işleyenlerle, terör örgütleriyle pazarlık yapmak; onları meşru kılmaktır.

*

Terör örgütü Suriye’de yaşananlar nedeniyle, AKP’nin açılım sürecinde bazı şeylere göz yumması nedeniyle cesaret kazandı… Aynı hatalar tekrarlanmamalı. Uzak geçmişteki zihniyet, yakın geçmişteki iyi niyet hataları tekrarlanmamalıdır…

Bu sorun çözülür,
Yeter ki gerçekten istensin,
Yeter ki uzmanlarla birlikte çalışılsın,
Yeter ki halk içinde olsun,
Yeter ki her adım halka açıklansın,
Yeter ki çözülmek istensin…

Üniversiteler bu konuda araştırma yapmalı, akademisyenler çözüm üretmeli, uzmanlar (psikoloji, siyaset bilimi, ekonomi, terör, sosyoloji gibi bir çok dalda uzmanlaşmış uzmanlar) ile birlikte hareket edilmelidir.

Çözülecek. Bu sorun çözülecek. Er yada geç… Dikkat edelim; 78 milyon olarak yüz yüze bakıyoruz… Yapılan bazı şeyler yüzünden kimsenin önünde, ne içeride ne dışarıda başımız öne eğilmesin…

Sorun çözülür, yeter ki çözülmek istensin….